thebiggraywolf
598 (haşmetmeab)
yedinci nesil yazar 783 takipçi 7514.44 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    her türk kızını türbanlı zanneden gavur

    2.
  1. her türbanlıyı müslüman-dindar (allah'ın dini olan islam açısından) sanan yurdum insanını düşünürsek...
    gavura(!) kızmamak lazım.
    1 ...
  2. eski sevgilinin 1 haftada yeni sevgili yapması

    5.
  3. mission: impossible2 filminde geçen replik akla gelirse...
    https://www.youtube.com/watch?v=tBMw9CHrCJY
    videonun 1:50 dakikası.

    edibüdü: doğru-yanlış, dünya denen gezegende (ve muhtemelen evrenin herhangi bir galaksisinde eğer dişi ve erkek ilişkisi varsa) hangi toplumda, hangi millette, hangi kültürle din kimlik vb içinde hangi ülkede olursanız olun evrensel bir deyimdir.
    "Kadınlar, maymun gibidir; yenisine tutunmadan ellerindeki dalı bırakmazlar." deyimi.
    konuyu tarzan metaforundan başlayarak aslında bu konunun sadece kadınlara has bir davranış olmadığını (bakınız: erkeğin orospuluğu) vs konuyu uzatmayayım.
    0 ...
  4. yaş ilerledikçe katlanılması zor şeyler

    3.
  5. insanlara ve insanların aptallıklarına...
    1 ...
  6. bir kadını araba park ederken izlemek

    4.
  7. lütfen bu girdiyi feminikgiller familyasından olanlar okumasın...

    internetten dürüm siparişini verir, çayınızı kahvenizi içer, üzerine bir sigara yakar, günün nasıl geçtiğini anlamazsınız.
    bir erkek olarak izlemekten zevk aldığım iş makinelerinden sonra 2. eğlencem bir kadının aracını park ederken izlemek.
    ciddiyim.

    https://www.youtube.com/shorts/nQaL-c3B6Ow

    yalnız burada dikkat edilmesi gereken güvenlik tedbirlerine de uyulması lazım.
    örnek: sokakta oynayan çocuklar olunca bir kadın sürücü sokağa park edeceği zaman çocukları uyarın. oyunlarına ara vermelerine en az 50 metre o bölgeden uzak durmalarını isteyin.
    aynı zamanda da yaşlı ve engellileri de uyarmalısınız ki malumunuz; onlar bir tehlike anında anında uzaklaşma, hareket etme, refleks vb savunma davranışları fiziki olarak yetersizdir.

    o bölgede aracı park halinde olan sürücülere ulaşmaya çalışın. sürücüler mümkünse aracını o bölgeden alsın.

    telefonunuzu açık tutun, telefonun şarjı olsun, olası bir durumda itfaiye, ambulans, polis, çekici vb yardım-hizmet almak zorunluluğu olma ihtimalini göz ardı etmeyin.

    aynı zamanda da telefonunuz kayıta hazır halde tutun. yaşanacak bir sigorta sorunları başta olmak üzere mahkeme hukuk sürecinde "sigorta dolandırıcılığı, sigortadan para almak, arabayı yenilemek için kasten yapılmış kaza-hasar" vb veya "kişiye-kişilere duyulan öfke, kin, intikam ile kasten cana mala hasar vermek için yapılmış fiil" gibi suçlamalara, dava süreçlerine karşı elinizde olan görüntüleri verip hukuka yardımcı olmak "yok canım! sadece sıradan bir kadın sürücü vakası" demeniz için hazırlıklı olun.

    https://www.youtube.com/watch?v=3-YdfLfyyMA

    unutmadan...
    burada aptalın biri (geri zekalı da olabilir ki fark etmez) çıkıp "kadın düşmanı, mizojini kişilik" vs diye höykürmesin.
    aksine, kadınlara çok minnettarız ve onları tahmin bile edemeyecekleri kadar sever değer veririz.
    kadınlar olmasaydı hayatımız bu kadar güzelleşemez ve kolaylaşamazdı.
    araçlarda tasarımlar, estetikler, sağlamlıklar, lüks ve kolaylıklar hep kadınlar sayesindedir.
    teknolojik gelişmeler, yenilikler hep kadınlar sayesindedir.
    yanlış anlaşılmasın, "onlar (kadınlar) arabaları yaptı" tabi ki demiyorum ki yapamazlar da yapmaları da imkansız zaten...
    "onlar sayesinde" derken ""onlar (kadınlar) için yapıldı" diyorum.
    aracın otonom sürüşünden park asistanına, geri görüş kameralarından şerit takip asistanına, sesli komut teknolojisinden uzaktan aracı çalıştırıp ısıtmak vb sensörler yazılım ve programlar kadınlar olmasaydı bu kadar hızlı gelişemezdi.

    kadınlar olmasaydı arabaya bakıp "vay amk ya! ibneler ne araba yapmış abi be" dediğini araçlar hep kadınların sayesindedir ki burada "vay amk ya! ibneler ne araba yapmış abi be" demede sövgü degil de bir övgü vardır.
    bu arabalar benim gibi cahil ameleyi arabaya atmak için, benim suyumu (ağzımın suyu) aksın diye yapılmadı.

    edibüdü: az önce "yanlış anlaşılmasın, onlar (kadınlar) arabaları yaptı tabi ki demiyorum ki yapamazlar da yapmaları da imkansız zaten..." derken burada kadınlara bir aşağılama yoktur.
    bu bilimsel istatistik bir veridir.
    bu gibi teknoloji-mühendislik alanında manhattan projesinden başlayıp büyük hadron çarpıştırıcısına (lhc) otomotiv tasarımcılarından sap, microsoft, intuit vb yazılım firmalarına, samsung ve intel veya nvidia, sk hynix, qualcomm vb chip üreticilerinden te connectivity, bosch, fizix vb sensör üreticilerine bakın.
    bu şirketlerin tasarım üretimlerinde yazılım ve donanımdan tasarımına mühendislik hizmetlerinde kaç kadın var?
    bazılarında hiç yok, olanlar da numunelik diyeceğimiz 1 veya iki tane...
    0 ...
  8. 2026 dünya kupası finalini kim oynar

    15.
  9. milli takım yüzünden 1 tane dünya kupası maçı izleyemedim.
    bizim çocuklar denen milli takım...
    yok ya! bu millet federasyonundan milli takıma, hakeminden vs futbol adına bu kadar kalitesiz ruhsuz insanı bu ülke bu toplum içinden çıkaramaz.
    dünya kupasında ne hakemimiz ne futbolcumuz ne takımımız var. 90 milyon insan içinden bir tane kaliteli liyakatli işini bilen ruhunu ortaya koyacak adam yok demek haksızlık ama bu federasyon milli takım hakem kulüpler vs bakınca futbolda nerede olduğumuz ortada.
    bunlar kimin çocukları bilmem ama kesinlikle bizim çocuklar değil. bu kalitesizler yüzünden ulusal maçlardan turnuvalardan soğudum.
    0 ...
  10. 2026 dünya kupası finalini kim oynar

    10.
  11. türkiyeehehehe!
    edibüdü: pardon, gülmekten yazamadım.
    0 ...
  12. 2026 dünya kupası finalini kim oynar

    9.
  13. türkiyeehehehe!
    edibüdü: pardon, gülmekten yazamadım.
    0 ...
  14. günün sözü

    12529.
  15. iki tür mücadele tarzı vardır: biri yasalara uyarak, öbürü zora başvurarak.
    birincisi insanlara özgüdür, ikincisi hayvanlara özgüdür ama hep olageldiği gibi, birincisi yetmediğinden ikincisine başvurmak gerekir - niccolo machiavelli.
    0 ...
  16. 22 haziran 2026 fsm ye amedspor bayrağı asılması

    3.
  17. gayet normal, amed veya fener ya da beşiktaş galatasaray hepsi bu ülkenin kulübü.
    olayı teröre, bölücülüğe, şehitlere, onbinlerce masum insan canına kanına vs de bağlamamak lazım.
    unutulmasın ki abdullah öcalan beyefendi (mhp milletvekili Mehmet Taytak beyefendinin kullandığı sıfat) çıkıp apo "ben galatasaraylıyım" demişti.
    abdullah öcalan beyefendi ve kurucu önder (yine mhp başkanı hükümet ortağı devlet bahçeli beyefendi ve mhp milletvekili Mehmet Taytak beyefendi ağzıyla) apo çıkıp "ben amedsporluyum" da demedi.

    eğer bu kadar hassas milliyetçilik duygunuz varsa ve ortalama bir zekaya sahipseniz boğaz köprüsüne asılan galatasaray bayrağına da "apo galatasaraylı" diye höykürmeniz lazım.

    unutmadan...
    apo denen insanlık düşmanı katilin ömrü yeterse türkiye büyük millet meclisine gelecek olmasını bilin.
    bakınız: milliyetçiler ve devlet bahçeli beyefendinin istediği.
    torunlarınız apo, fetö gibi insanlık düşmanlarına saygı duruşu yapacak.
    bu insanlık düşmanlarına anıt mezar yapılacak, bunlar demokrasi şehidi diye anılacak.
    bunlarla mücadele eden ve canını geleceğini yok eden feda eden insanlara din düşmanı, barış istemeyen savaş suçlusu, vatan haini denecek.
    bakınız: şeyh said, said nursi, iskilipli atıf vs.
    bugün apo için yapılan meclise davete bakın, yarın fetö denen şeytan için "ölüsü türkiye'ye getirilsin, anıt mezar yapılsın" denmeyecek mi sanıyorsunuz?
    bundan 20 yıl önce devlet bahçeli apoya "kurucu önder" diyecek, meclise davet edecek, mhp milletvekili apo için sayından daha üstün sıfat olan beyefendi diyecek dense "yok ebenin damı" derdiniz.
    sırada fetö var, göreceksiniz...
    çocuklarınıza torunlarınıza öyle bir gelecek bırakıyorsunuz ki...
    kalkmış amedspor üzerinden milliyetçilik rolü yapıyor insanı güldürüyorsunuz.
    dua edin de barış elçisi, barışın mimarı, kurucu önder diye apo posteri asmıyorlar.
    0 ...
  18. göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı

    4.
  19. şimdi bir şeyler yazacaksın...
    neyse, susayım.
    0 ...
  20. evlilikteki en büyük sorun

    111.
  21. budur.

    https://www.youtube.com/shorts/h9E-fiWGQHI

    hangi kültürden, hangi toplumun hangi sınıfından, hangi eğitimde ve satın alma paritesinden olursa olsun, ister ingiltere kraliçesi ister çemizgezekin bir köyünde kuzu güden bir kız olsun istisnasız kadınların hepsi aynı genetik davranışı sergiler.

    car car car ederler ve cümleyi de kesinlikle "beni dinlemiyorsun" diye bitirirler.

    peki, evlilik denen bu birliktelikte yangın sireni gibi susmayan, başımızı ağrıtan, asla ama asla bir on-off düğmesi olmayan, ona bir zarar gelmemesi için uğrunda hiç düşünmeden öleceğimiz, saygı duyup sorumluluğunu aldığımız ve aynı zamanda da o an içinizde ki şeytanın "tut şunu balkondan at" tavsiyesine kulak asmadığımız bu kadınlara erkek olarak (evlilikte) ne yapmamız gerek?

    kadını dinliyormuş gibi yapın. mış gibi yapın ki onu dinleyip tartışmayı ciddiye aldığınızda evlilik denen kurumu sürdüremezsiniz. evlilik bir mahkeme salonunda duruşmaya döner, kim haklı-haksız, kim suçlu-masum tartışmasında kim kazanırsa kazansın her ikisi de kaybeder.

    kadına tıpkı 3 yaşında çocuk gibi davranın.
    işten yorgun gelmişsiniz, stres sinir içindesiniz ve çocuk sizinle oynamak istiyor. onu azarlar mısınız? yorgunum dediğinizde çocuk bana ne derse onu ciddiye alıp kızar mısınız?
    kadına da aynı davranın, kadın haklı veya haksız sinir içinde o genetik car car car modundaysa onu ciddiye almayın, kızmayın, tartışmayın, cevap vermeyin, dinliyormuş gibi davranın.
    ne bileyin, ne olacak bu fenerbahçenin hali, milli takım nasıl bu kadar rezil olur, ülke olarak her alanda ve anlamda liyakatsizlik içinde nasıl çapsızlık kalitesizlikte yarışır, ne olacak bu iklim değişikliği, neden şimdi ki müziklerde ruh yok, nerede eski meyve sebzelerde olan tat, acaba şimdi tartışmayı uzatmamak için evden çıktığımda bir ocakbaşı lokantasına gidip ya da rakı balık mı yapsam vb gibi şeyler düşünün.

    bir gay değilsiniz. kadını anlamaya çalışmayın, anlayamazsınız.
    empati yapmayın, yapamazsınız.
    tartışan kadını ciddiye almayın, alırsanız "mış" gibi yapın. unutmayın ki kadınlar sevilmek içindir, sadece sevin, he deyin geçin ve yatağa küs girmeyin, sanki hiç tartışmamış gibi götü kucağa alıp sarılın yatın.
    0 ...
  22. meslek seçiminde ilgi alanları mı maddiyat mi

    5.
  23. başarılı olmak istiyorsanız maddiyattı düşünmeden sevdiğiniz işi yapın. kazanılan para sonuçtur. bu sonucun pozitif etkisi olması, başarı için de yaptığınız işi sevmelisiniz.
    1 ...
  24. 120 kilo olup 1 2 opel corsa ya binmek

    4.
  25. rahmetli akrep nalan akla geldi. taksim sanat evinde görmüştüm. çıkışta ona eşlik etmiş, akm yakınında (atatürk kültür merkezi) otoparka kadar gitmiştik. orada arabasına binmişti, şu an hatırlamıyorum bir japon arabasıydı, arabaya binince araba yana doğru yatmış ben de arabaya acımıştım.
    0 ...
  26. çekirdek yiyip kabuğu balkondan atmak

    2.
  27. hele ki bunu bahçeli olan, alt katlarınızda açık olan balkonları olan en az 4-5 katlı bir binada (cam ile kapatılmamış balkonları olan) yapıyorsanız, çekirdek çitleyip kabukları balkondan aşağı atıyorsanız kesinlikle kulaklarınız çınlar.
    hemen bir kulak burun boğaz uzmanına gitmeye kalkmaya veya şeker hastası, tansiyon hastası mıyım diye korkmayın.
    kesinlikle yediğiniz çekirdeğin kabuklarını balkondan aşağı attığınız için alt katta olan komşularınızın o çekirdeğin yetiştiği sapını koçanını sizin müsait yerinize monte etme isteklerinden doğan kulak çınlamasıdır.
    1 ...
  28. birbirine kadın ikram eden zenginler

    3.
  29. 1- diyelim ki arkadaş arkadaşın pezevengidir diye deyimi/atasözü olan toplumda yaşadığını bilmeyecek kadar cahilsiniz.

    2- böyle bir toplumda yaşamasanız bile hayatın gerçeklerinde bir ilişki, arkadaşlık, flört, çıkma, evlilik, bir anlık ilişki vb için çiftlerin tanışmasına, birbirleriyle ilişki kurmasında arkadaşların yardımcı olmasına vesile olacak insani bir ilişkiniz çevreniz olmadı?

    3- doğada yalnız yaşayan, sadece çiftleşme mevsiminde bir araya gelen canlılar (örn; vaşak, tarantula, peygamber devesi, gergedan vb) gibi canlılarsınız da insan değil misiniz?

    yaşanmıştır...
    barmen olan arkadaşın barında takılırken 2 kız ile tanışılmış. gece süren içki dans eğlence sonrası ertesi gün gündüz buluşmak için sözlenmiş olup ayrıldık.
    akılda cevabı bulunmamış soru olarak kalan "bunlardan hangisi bana yazılıyor? durum 2+1 mi yoksa 1+1 de diğeri erkete mi? ya 1+1 de biz yanlış hamle ile oyuna başlamadan kırmızı kart görüp oyun dışı kalırsak, hangisi bize yazılıyor vs" merakı içinde barmen olan arkadaşı "yarın gündüz buluşalım, benimle gel" diye durum anlatılır ikna edilir.

    barmen arkadaş "yok ya, ben gelmeyeyim. bu işlerde şansım yok" bahanelerini aşıp buluşma yerine cafe'ye geldik.
    1+1 oynanacaksa sorun kim kimin manitası olacağıydı.
    çözüm gayet basitti. biz karşılıklı oturacağız. kim kimin yanına oturursa o onun manitası olurdu.
    okeyleştik ve kızlar geldi.
    ayağa kalktık, tokalaştık, merhaba dedik, ayakta arkadaşı tanıştırma, çok beklediniz mi vs klasik 1-2 cümle ile geçen 1 dakikada kızlar da kendi arasında paylaşım yapıp (mimikleri vücut dilinden anlaşılıyordu) beğendiğinin yanına oturdu.
    1 sene falan 4 kişi çıktık.
    tek yaşadığım için ev ortamı (semt) müsaitti. buluşmalardan sonra bize giderdik. hoş, manitasını alan arkadaşlar evimize damlardı. malumunuz, ciddi ve seviyeli bir ilişki yaşayan çiftler (bu ilişkinin adı ne olursa olsun bu ilişkide seks varsa) kadını alıp ilk birliktelikte otel odasına götürüp ona fahişe muamelesi yapmamalı (zorunluluklar hariç) neyse...
    barmen arkadaş "yok ya, ben gelmeyeyim. bu işlerde şansım yok" demesinde haklı çıktı.
    ertesi gün arkadaş bana "şansıma sıçayım ya! kız bakire çıktı ve evlenmeyeği biriyle ileri derecede ilişkiye girmem dedi" diye yakındı ama 1 sene çıktılar, ısınma hareketleriyle idare ettiler.
    zaten arkadaş bu toplumda bekaretin bir kız için ne anlama geldiğini bilen karakterli biriydi. asla evlilik vb diye kızı kandırıp hayatını zindan edecek biri değildi. zeten bu karakterde olsa onunla ne arkadaşlık yapar ne evimi açardım.

    diyeceğim olaya bakarken biraz nötr olmalıyız.
    bu işin zengini fakiri yoktur. kadın erkek ilişkisinde çiftler arasında ilişki ormanda hayvanların ormanda çiftleşme çığlığıyla başlaması gibi durumu insanlar yaşamıyor.
    nasıl anlar nasıl yorumlarsınız bilemem ama evlilik veya aşk ya da bir anlık ilişki olsun arkadaş arkadaşın pezevengidir ve de bunun zenginlikle fakirlikle değil de insanlıkla alakası vardır.
    0 ...
  30. milli takıma isim koyalım kampanyası

    7.
  31. milli takıma isim koyalım kampanyası

    5.
  32. içimizden geçeni yazsak entry silinir.
    yetmez!
    öküzün biri çıkar "milli takıma hakaret ediyorsun" der.
    bu sırada öküzlerden özür dilerim. öküzler öküz olduğu halde böyle öküzlük yapmayacağını biliyorum; teşbihte hata olmaz.

    ben de "milli takıma hakaret ediyorsun" diyene "ulan öküz! üzerlerinde olan forma akşam yatarken giydikleri gaffurun pijaması degil. o formanın üzerinde ay ve yıldız var. burada milli takımı eleştirmiyorum, milli takımın değerini bu değersizlerden korumaya çalışıyorum.
    burada milli takıma milli formaya, bu ülkeye, bu millete bir hakaret varsa asıl hakaret edenler ve bu ülkeyi bu formayı değersizleştiren rezil eden federasyon ve federasyonun tercihi olan, yetki ve sorumluluğunda tasarrufunda olan milli takım denen milli takım çatısı altında olan kalitesiz insanlardır." derdim

    burada milli takım denen olgunun değerini bu değersizlerden korumaya çalışıyoruz. nasıl bir ülke olduk?
    hırsıza hırsız, yalancıya yalancı, kalitesiz insana kalitesiz, liyakatsiz insana liyakatsiz diyemiyoruz.

    ufacık çocuklara dini yapılarda tecavüz ediliyor, eleştirince din düşmanı oluyoruz.
    yerli milli diye satılan bir ürüne bu ülkenin vatandaşı elin gavurundan(!) daha fazla para verip almasına isyan edince de vatan haini oluyoruz.

    yurt dışından 100 liraya aldığımız ürüne gümrük yasakları kısıtlamaları geliyor. bu ürünü ben yurt dışından getiremiyorum ama başkalarının yurt dışından 100 liralık ürünü getirip iç piyasada 500 liraya satmasıyla daha pahalı almama isyan etmeme ülke ekonomisini batırmak paramızı yurt dışına çıkartmak isteyen biriymişim muamelesi görüyoruz.

    https://www.youtube.com/w...8&list=LL&index=2

    https://www.youtube.com/shorts/jdrSl2gVL_I

    https://www.youtube.com/shorts/OeZP1tUMk-s

    milli takım ve göğsündeki ay ve yıldız senin çapsızlığın kalitesizliğinin işe yaramazlığın sorumsuzluğun ruhsuzluğunun koruma kalkanı değildir.
    milli takım kaliteliymiş.
    yerim lan sizin kalitenizi.
    ben köyde tarla süreceğim bana lazım olan traktör. ben ferrari alıp arkasına pulluk takıp tarla süremedikten sonra, köy yolunda tarlada çamur kar içinde kullanamadıktan sonra ferrarinin kalitesi ne işime yarayacak?
    inşaatta moloz taşıyacağım, kepçe kamyon vs alacağım. gidip araç filomu bentley ile mi kuracağım yoksa komatsu veya caterpillar mi alırım? bana ne bentley'in kalitesinden?
    yerim lan sizin kalitenizi.
    1 ...
  33. okulda felsefe dersinin kaldırılması

    2.
  34. gayet normal.
    okuduğunu anlamayan bir nesil yetiştirdik ve yetiştirmeye de devam ediyoruz.
    böyle istikrarlı bir durumda eğitimde psikoloji, felsefe, mantık, sosyoloji gibi dersler orta öğretim ve lise müfredadında olması tıpkı çatısı akan, camı kırık, dökülen evde oturup yüzlerce bin lira verip lüks oturma grubu almaya benzer. olsa ne olacak, bu dersleri verecek öğretmenleri sistemden yok ettiniz, bu derslerin müfredatını anlamsızlaştırdınız, bu derslerin önemini gören bilen insanları düşman ilan ettiniz.

    yetiştirdiğimiz nesle bakın, toplumsal çöküşün itici gücü bu eğitimsiz, diplomalı, düşünemeyen, sorgulayamayan ve de soru soramayan insanların artık yaşanan yoksullukla pastadan pay alma yarışında kaçınılmaz olarak mach kişilik edinen insanlardır.

    mach: kişinin manipülatiflik, ahlaka kayıtsızlık, empati eksikliği ve kendi çıkarlarına hesaplanmış odaklanma ile karakterize edilen kişilik özelliği yapısının kısaltılması ki buna psikolojide makyavelizm denir.
    0 ...
  35. türkiye a milli futbol takımı

    945.
  36. https://www.youtube.com/shorts/jdrSl2gVL_I

    aslında söyleyecek çok şey var da...
    kime ne anlatacağız? ahlak ve etik değerleri yanında zekaları anlattığımızı kabul etmeyecek, anlamayacak insanlarla muhatap oluyoruz.
    0 ...
  37. muz cumhuriyeti

    98.
  38. bu muz cumhuriyeti dünya şampiyonluğuna katılım sayısının artması, ballı kuralarla şansa yakalanan başarılarla katıldığı dünya kupasından en erken gol atmadan elenen muz cumhuriyeti ülkesidir.
    nüfusunun %49,26'sı yetersiz beslenen ülkedir.
    https://www.worldometers....a-tarim/haiti-gida-tarim/
    tartışmalı seçim sonuçları, ekonomik zorluklar, krizler, dikta yönetimler, hukuksuzluk, depremler su baskınları, doğal felaketlerle falan boğuşan ülkedir.
    yok lan!
    haiti tabi ki...
    0 ...
  39. 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı

    48.
  40. türkiye a milli futbol takımı

    940.
  41. devletin görev ve sorumlulukları

    4.
  42. devlet denen kavram için onlarca tanım sıralar, görev ve sorumlulukları için yüzlerce madde yazabiliriz.
    devlet denen olgu insanların bir araya gelerek oluşturdukları sosyal mutabakat, yaşam sözleşmesidir.
    bakınız: devletlerin anayasaları.
    devlet denen yapı için gerekli olan tek şey tıpkı hukukta olduğu gibi tutkulardan arındırılmış mantık ile idare ediliyor oluşudur.
    örnek: devlet denen yapının dini mezhebi olamaz.
    eğer devlete bir din gerekiyorsa bu din adalet olurdu.
    devlet denen organizasyona bir mezhep gerekseydi bu mezhep eşitlik olurdu.
    bu bağlamda devlet denen toplumsal/sosyal yapı/organizasyonun görev ve sorumlulukları tanımlanır.
    0 ...
  43. kamyoncuların durduğu mola yeri iyidir goygoyu

    4.
  44. kim ne der, ne düşünür bilinmez ama tecrübeyle sabittir ki en az 50 defa yolda yemek molalarında kamyoncuların kullandığı mola yerlerini tercih ettim.
    malumunuz, en sevdiğim yemek kuru fasulye.
    1 hafta 3 öğün evde kuru fasulye pişse önüme konsa başka yemek yok mu diye sormam.
    istisnasız her sefer kamyoncuların mola yerlerinde yediğim yemeklerden zevk aldım. hele ki kuru fasulye ve çorbaları yanında et yemekleri pilavları her zaman mükemmeldi.
    tabi ki 5-10 defa otomobil, otobüslerin mola yerlerinde de yemek yedim ama hiç birinde de kamyoncuların mola yerlerinde olan yemeklerin lezzetini alamadım.

    bir defasında bolu yakınlarında kamyoncuların bir mola yerinde yemek yiyorduk. ilerimizde masada 3-5 yaşında iki çocuklu bir aile yemek yerken yan masada olan 3 kamyoncu 40 yaş civarında (muhtemelen daha gençler, ama hayatın yükü ile ezilmiş tipler) o aileye göz ucuyla bakıyorlardı.
    çocukların çığlıkları, gülüşmeleri, oynamalarına ara sıra tebessüm ediyorlardı. o insanlar yollarda ailelerinden uzak hayat geçiriyorlar. o insanlar ailesi ile böyle bir seyahat gezmede olmak, iş için değil de zevk için gezme-yollarda olmayı istemezler mi sanıyorsunuz? o kamyoncular o aileye bakınca ailelerinin özlemini çekmediğini, sadece kötülük için mi bakıyor sanıyorsunuz?

    evet, kaba saba olabilirler.
    üstleri paspaye-kirli olabilir, avam ağzı kullanabilirler ama onları toptan kötülemek haksızlık. yol kenarlarında mola yerlerinde hele ki kalitesizlik ve kötülük kamyon tır varsa vardır, otomobil varsa yoktur demek aptallıktır.
    1 ...
  45. baba ile içki içmek

    10.
  46. rahmetli babamın "oğlum, içki iç sigara içme" demesi akla geldi.
    bir tavsiyedeydi. sağlığımı düşünüyordu. cep harçlığımı (okurken veya gezmelerde vb dışarı çıkarken) fazla verirdi, annem fazla verme diye çıkışmasına "sigarası, bir iki bir şeyler içer senin fiyatlardan haberin yok" diye anneme çıkışma akla gelirse...
    ne içkime ne sigarama karıştı rahmetli, buna rağmen karşısında ne sigara ne içki içtim.
    biraz geri kafalı oluruz da... sanki görürse dayak yiyecekmişim gibi sigaramı hep saklardım, içki içip eve geldiğimde babamın görmesin beni diye sessizce gider yatardım. ömrü boyunca bir tokat atmadı babam.
    1 ...
  47. yunan kültürü vs türk kültürü

    12.
  48. yunan kültürü derken şimdi ki yaşanılan (yunanistan denen ülkenin) yunan kültürü mü kastediliyor bilinmez.
    yunan kültürü derken grek kültürü mü kast ediliyor bunu da bilmiyoruz.
    hele ki yunan kültürü derken helen kültürü mü denmek istiyor? bunu da bilmiyoruz.
    yoksa greko-romen olarak sentezlenmiş, akdeniz kültürü olarak dillendirilen ama aslında günümüzde ege denizi kültürü diye sadece yunan olan bir halkın yaşamına indirgenen yaşamın kültürü (bu da komik ki teknik olarak -oşinografi- ege diye bir deniz yok ki kültürü olsun. bu tanım olsa olsa adalar kültürü veya ege kültürü olarak tarif edilir) aslında burada dillendiriliyor? bunu da bilmiyoruz.

    ne olmuş ki canım yunanı, greki, heleni, greko-romeni hepsi bir-aynı demeyin ki en hafif tabirle bu aptallıktır.
    şöyle örnekleyelim de anlaşılsın...
    şu an bazı cahiller ve akılsızlar çıkıp"müslüman demek türk demektir" veya "türklük müslümanlıktır" diye saçmalıyor.
    yetmiyor, bazıları da bu cehaleti bir tık yükselterek "tabi ya! bunun için biz osmanlı'yız" diyerek türklük-türk kültürü kimliğini bir aileye, idereye indirgeyip aptalca saçmalıyor.
    sizce bu söylem içinde olanlara bakıp bu insanları tanımlarken "türk" diye kavram kullanabilir misiniz? çıkıp da "evet, türklük budur" diyebilir misiniz?
    bu insanlara bakıp "türklük budur-türk kültürü budur" diyebilir misiniz?

    evet diyorsanız en hafif tabirle akılsız veya cahilsiniz.
    en sevdiğim söz de "kendinizi ne hissediyor ve nasıl tanımlıyorsanız kimliğiniz kültürünüz o'dur" saçmalığı.
    bu sözü neden severim?
    bu söz insanların akılsızlığının ve cehaletinin turnusol kağıdı gibidir.
    bir insan kendini ne olarak tarif ediyorsa düşünce ve eylemi uyuşmak zorundadır.
    bir değeri benimsiyorsa, kendini bu değerle ifade ediyorsa bilmek ve o değerlere göre davranmak, o olmak zorundadır.
    burada seçme hakkı, düşünme hakkı, tercih hakkı, bir özgürlüğünüz yoktur.
    kültür ve kimlik pazardan en ucuz, en hesaplı, en iyi, demek zevkinize göre seçerek aldığınız meyve değildir.
    kültürünüz ve kimliğiniz mağazadan zevkinize göre seçip aldığınız kıçınıza uygun don değildir.
    kimlik ve kültürünüz içini istediğiniz dekor ettirecek eviniz değildir. burada bir özgürlük yoktur ve bunun tersini savununca bu durum cehaleti ve akılsızlığı aşıp düşünce eyleme dönüştüğünden artık bu durum aptallık olarak tanımlanır.
    bir fare kendini ormanlar kralı, en güçlü olarak kendini görebilir.
    bu cehalet ve akılsızlıktır.
    bunu eyleme dönüştürürse bu aptallıktır.

    bunun için ege'de binlerce yıldır kader birlikteliğini yapan bu iki halkın kültürünün ne olduğunu bilmediğimiz için (şu an yaşadıkları kültür) konu hakkında yorum yapamıyoruz.
    0 ...
  49. evrenin simülasyon olduğunun kanıtı

    2.
  50. evren simülasyon muş...
    yok lan! simülasyon değildir.
    yaşam bir yanılsamaymış.
    olur mu ya? yaşam bir gerçektir.
    bla bla bla, vs, kıl tüy.

    evren simülasyon değil de sivilce olsa ne olacak?
    insan denen canlı kanserli bir ur gibi bu evrende davrandıktan sonra...
    0 ...
  51. en iyi terapi

    36.
  52. kabullenmek...
    acı, zorluk, trama vs her ne yaşıyorsanız yaşadıklarınızı atlatmanın tek yoludur.
    kendinizi felaketlere hazır tutun.
    Dostoyevski'nin insancıklar eserinde dediği gibi "çok tuhaftı, ağlayamadım bile ama ruhum paramparçaydı" durumunu yaşarsınız fakat daha az hasarla atlatırsınız.
    0 ...
  53. a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi

    6.
  54. benim vergilerimle bu gibi insanların kursağından geçen bir kuruş varsa haram olsun.
    boğazında takılmazsa kıçında takılsın. yedinizseniz sıçamayın ya diyorum.

    yok lan, bunu ben demiyorum. fatih altaylı başka bir konu hakkında diyor.
    konu bu.
    https://www.youtube.com/shorts/derFf9BnQVc

    edibüdü: izledikçe gülerim, bu kadar güldüğüm isyan olmamıştı.
    ne alaka ise... konu harici, akıla geldi de paylaşalım dedik.
    0 ...
  55. maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek

    5.
  56. işim de yok, çalışmıyorum da desem yanlış olmaz.
    birikimlerimi yiyor, çalışmak ise keyfe keder takılma - can sıkıntısından oluyor.

    üstelik erkeklik mi adamlık mı aile sorumluluğunu alma-aile reisi, manosphere mi alfa beta gama mı bunlar ne ise ne gavurcaya aklımız erer ne de fizik, kimya veya sosyo-cinsel hiyerarşideki erkek kişilik tiplerine aklımız erer.

    aklımızın erdiği adamlık ne testisle ne parayla olur.
    3 kuruşun var-kazanıyorsun diye kendini adam sanma. o zaman 5 kuruşu olanın yanında sen adam değilsin.
    2 ...
  57. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2026 uludağ sözlük