Anthony Quinn Davis, 14 yaşında.
1982 yılında güney florida'da (abd) tabancayı beline takıyor ve bir soygun yapıyor.
14 yaşında, kimseyi vurmuyor öldürmüyor.
polisle çatışmıyor, yakalanınca teslim oluyor direnmiyor.
Anthony Quinn Davis mahkemeye çıkıyor, silahlı soygundan yargılanıyor.
ara edibüdü: tabanca veya bıçak ya da beyzbol sopası , bir demir parçası vb öldürücü, yaralayıcı bir cisim elindeyse bu silah sayılır.
üstünüzde silah olmasa, bir trafik çevirmesinde polisin dur ihtarına uymayarak aracı polis üzerine sürerseniz altınızda ki araba bir silah, ölümcül güç, saldırı olarak görülür ve vurulursunuz. eğer polis ateş etmemiş ve sizi öldürmemişse bu polisin merhametidir.
bir sivile de aynı şekilde trafikte tartışdığınız birinin üzerine araba sürerseniz onu yaralarsanız cinayete teşebbüsle yargılanırsınız. o kişi ruhsatsız silahıyla sizi vurursa sizi öldürmekten-cinayetten değil de ruhsatsız silah taşımak ve ateş etmekten ceza alır.
kısacası...
elinize demir bir sopa ya da beyzbol sopası alıp bir markete, benzinliğe girip ya da yolda birine "paranı ver yoksa senin kafana bu sopayı indiririm" dediğinizde elinizde olan sopa veya elinizde olan ar15 ya da kalaşnikov makineli tüfek olması fark etmez. silahlı saldırı olarak aynı cezayı alırsınız.
eğer soygun sırasında elinizde olan sopayla direnen birinin bırakın kafasına vurmayı eline vursanız kalaşnikov tüfekle adama ateş etmiş yaralamış gibi cinayete teşebbüs, saldırı vb ek cezalar alırsınız.
neyse...
14 yaşında silahlı soygun yapan ama kimseyi öldürmeyen Anthony Quinn Davis silahlı soygun davası 15 yaşında sonlanıyor.
aldığı ceza şartlı tahliye olmadan ömür boyu hapis cezası.
15 yaşında ve yetişkin cezası alıyor.
üstelik idam mahkumlarının yattığı cezaevine yollanıyor. 15 ile 75 yaş aralığında her suçlu suçuna ve suç geçmişine bakarak ömür boyu şartlı tahliye olmadan hapis cezası alır.
zaten Anthony Quinn Davis kendisini suçsuz görmüyor. daha öncede suç geçmişi olduğu için silahlı bir soygunda kimseyi vurmadığı, ateş etmediği halde 14 yaşında işlediği suçun karşılığı olarak 15 yaşında ömür boyu şartlı tahliye olmadan hapis cezasını almasını ağır buluyor.
15 yaşında çocuğu tecavüzcüler, katillerle dolu idam mahkumlarıyla aynı hapishaneye konmasına isyan ediyor.
2010 yılında cinayet işlemeden soygun saldırı vb suçlardan hükümlülerin şartlı tahliye olmadan hapis yatmalarını yüksek mahkeme anayasaya aykırı buldu.
Anthony Quinn Davis 2010 yılında çıkan şartlı tahliye imkanından yararlanmak için 41 yıl hapis yattı ve 41 yıl sonra şartlı tahliyeye hak kazanıp serbest kaldı.
1 yıl da yargılama sürecinde hapis yattığını düşünürsek...
beline silah takıp tehditle soygun yapmak, geçmiş suç siciline de bakarak 14 yaşında işlenen suça 42 yıl idam mahkumlarının arasında hapis yatmak ve şartlı tahliyeden çıkmak.
en ufak bir kavga, atışma, tehdit olunca şartlı tahliyesi yanacak ve tekrar hapse girip ömür boyu hapis yatacak.
15 yaşında 5 tane suçu olan insanlar ya hapiste ya mezardadır.
bizde 30-40 tane suçu olanlar 41. suçu işlerken suç üstü yakalanıyor, polise direniyor, karakola gidiyor ve ailesine teslim ediliyor.
suça sürüklenen çocuklarmış, cinayet işlememişlermiş.
zeka problemi yaşıyorsunuz.
önce öldürsün sonra yargılarız mı demek istiyorsunuz?
15 yaşında o cocuk dediğiniz insan çöpü kırmızı ışıkta duran arabaya yaklaşıyor. arabanın arka koltuğunda bebek var. anne arabayı kullanıyor. elinde taşla arka kapı camına vurup kırıyor bebeğin yanında olan çantayı kapıp kaçıyor. cam parçaları çocuğun üzerine sıçrıyor. cama vurduğu kırdığı taş bebek koltuğu üzerinde çocuğun kucağında.
okuldan gelen çocuğuna bakınca çocuğuna yeni almış olduğu montun sırtında eteğine kadar kusursuz kesiği fark eden anne. bir falçata ya da neşter veya jiletle atılmış kesik olduğunu görüp dehşete düşüyor.
bunlar suça itilmiş çocuk eseri öyle mi?
hayır!
bunlar bilinçli şekilde yapılan, tercih edilen kötülük.
ya zeka sorunu yaşıyorsunuz ya da insanlık değerleriniz dejenere olmuş.
çarpıtma yok, kime hırt dendiği anlatılmıştır.
dil ve kültür açısından hırt tanımı nedir açıklanmıştır. hırt tanımı yanlış biliyor ve kullanıyorsunuz.
birileri saçı için, tipi için, toplumun bir kesiminden olduğu için hırt diyebilir ki bunlar da yanlış tanım kullanıyor.
ya cahilsiniz ya da zekanız anlatılanları anlamaya yetecek seviyede değil.
kimse suça sürüklenmez ki çocuk bile olsa ki hele ki 14-15 yaş gibi kanunen ve yasal olarak çocuk tanımı yapılan bireylere bile "suça sürüklenen çocuk" diye ajitasyon yapılmaz. kimseyi masum, suçsuz, seçme şansı olmayan, kader mahkumu yerine koymayın.
bu yaşlarda bir insan doğru-yanlışı bilir ve artık yaptıkları kötülükler kişinin özgür iradesinin eseridir.
ya da ruh hastasıdır.
tanımları doğru kullanın.
bu kadar da alınganlık yapmayın.
bir davranış için yapılan tanımlamada "senin yaptığını çorumlular yapmaz" demek tüm çorumluları aşağılamak için kullanılmaz.
ya da bir kişiye şanlı urfalı dediniz diye tüm urfalıları şanlı, gaziantepli dediniz diye tüm gazianteplileri gazi yapmaz.
her memleketten iyisi de kötüsü de hainide vatanseveri de çıkar. söylenen söz kişiyi ve davranışını belirtir.
toplumun bir kesimi için genelleme yapılmıyor, saçı şöyle, toplumun bu kesiminden, tipi böyle, fiziği böyle diye hırt tanımı yapılmıyor., yapılmaz da...
3-4 yaşında çocuğa kendisinin değil de başkasının olan oyuncak için "git şu bebeği al, getir" diyen ebeveynler yok mu?
var.
buna "suça itilen çocuklar" deriz.
15 yaşında hırsızlık, gasp, darp, yapan çocuğa bunu yap diyen, yaptıran, buna göz yuman aileler, çevre, çeteler olsa bile 15 yaşında bir insan özgür iradesi ile kötülüğü yapar, suç işler.
buna suça itilen çocuklar diyemeyiz.
polis hırsızlık veya kapkaç ya da gasp esnasında yakaladığında hakkında 30-40 suç dosyası olan 14-15 yaşında bu suç makinelerini çocuk diye ailesine teslim edebilir. kanun yasa böyle olabilir, bunu tartışmıyorum.
sadece kullandığınız kavramlara dikkat edin diyorum.
bu hırt denilen tiplerin sergilediği sorumsuzluk, saygısızlık içinde hem kendilerinin hem çocuklarının suça meyilli olmaları, tüm ahlak ve etik değerlere, inançlara, kültürlerine ters bir yaşamın içinde olmalarına, suç oranlarına bakınca bu tiplerin en fazla suç işleyen insanlar olmasına neden bu kadar tepkiliyiz?
neden bunlara insan çöpü diyoruz?
aslında ahlak ve etik değerler, sorumluluklar (insanlık erdemi) kültüre, kimliğe, dine, millete-ırka, ülkeye, coğrafyaya göre değişkenliği yoktur.
dünyanın neresinde yaşıyorsanız yaşayın doğru her yerde doğru, yanlış her yerde yanlıştır.
yıl 2018.
ohio (abd) svanton kasabası.
10 yaşında kirsten cox okulda arkadaşına zorbalık yapıyor.
bu durum okul tarafından kızın babası matt cox'a iletiliyor ve kızının arkadaşına zorbalık yaptığı belirtiliyor. kız uyarı alıyor, 3 gün okul servisine binmeme cezası alıyor.
baba tarafından ve okul tarafından yapılan uyarılar ikazlar olmasına rağmen kız arkadaşına ikinci kez zorbalık yapıyor.
okul kıza 3 gün okul servisine binmeme cezası veriliyor.
kızın babası zorbalık yapan kızı arabasıyla okula mı bıraktı?
hayır!
baba kızına hayatı boyunca unutamayacağı bir ders verdi.
kızını 3 boyunca ev ve okul arasında olan 8 kilometrelik yolu yürüttü. babası arabasıyla kızını arkasından takip etti.
kız 3 gün boyunca 2 derecelik soğuk bir havada 8 kilometre yolu kendi çantasını taşıyarak, yürüyerek okula gitti.
baba "asla benim evimde zorbalık olmaz" dedi.
ayrıcalıklar hak edilir ve kötü davranışların karşılığı olur. ister yetişkin ister çocuk olsun insanlar sorumluluğunu bilmeli ve kimse kendini ayrıcalıklı hissetmemeli.
işte bu bilinçte olan insanlar hırt değildir.
hırt:
bu ifadenin kökeninde satın alma gücü (zenginlik fakirlik) eğitim (okul okumuş-okumamış olma, diploma kariyer sahibi olma-olmama) kentin hangi semtinde doğup, büyüdüğü, yaşadığı (elit olarak görülen nişantaşı, bebek, moda, tarabya ya da varoş olarak görülen sultangazi, esenler, bağcılar, güngören) hangi ırk, kimlik, inanç, kültürden olduğuna (türk, kürt, ateist, dinci, sağcı, solcu vs) vb standartlar ile sınıflandırmalar yoktur.
bir moda, stil, giyim, makyaj, saç, traş vb tercihler için de hırt tanımlaması yapılmaz.
kelime kökeni popüler kültürün etkisi ve iletişim çağında değişen sıra dışı insan profillerine avamda yapılıyor olmasına dayansa da tamamen kültür ve yaşamın dile getirdiği yeni kelimelerdir.
genellikle bu kelimelerin dil olarak kökeni o kelimeyi kullanan insan topluluğunun dili şeklinde sınıflandırılır.
teknik olarak popüler kültür ürünü olan ve avam dilinde argo olarak görülse de bu tanımın kaynağı tartışmalı olsa da (argo ve avam aynı manalara, eş anlama gelmez) kendi kültüründe olmayan şey kendi dilinde tanımlansa bile köken olarak türkçe görülse de (türk dili ünlü ünsüz uyumu açısından da türkçeye uygun olsa da vb kriterler) kelimenin çıkış kökeni bu toplum kültüründe olmayan bir duruma yapılan tanım olduğu için kelimenin çıkış kaynağında yabancı etkisini göz ardı edemeyiz.
hırt tanımını görgüsüz, saygısız, sorumsuz, kendini geliştirmemiş, cahil insanlar (cehalet eğitimle ilgili tanım değildir) kaba, görgüsüzler, sosyal sorumlulukları olmayanlar için hırt tanımı kullanılır.
hani var ya "yattığın yer ahır sekisi, çağırdığın istanbul türküsü" dedikleri tamamen kişinin bulunduğu koşulları unutup ya da görmezden gelip olduğundan farklı görünme çabasında olması, şartlarına uymayan davranışlarda bulunması, çevresince alay konusu edilmesine ve kınanmasına yapılan tanımdaki kişidir hırt.
bilgisi olmadan fikri olan, doğrululuğunda ısrar ettiği bir şeyi akla mantığa uygun maddi delillerle örnekleyemeyen, doğruluğunu anca "falanca demiş, şurda yazıyormuş, bundan duydum ve o'da şundan duymuş" vb diye savunan ısrar eden, karşılaştırmalı okuma bile yapamayan cahil cesaretine sahip kişilerdir hırt tipler.
aynı zamanda da değer yargıları ya yoktur veya dejenere olmuştur.
toplumsal yaşamları kabile kültürü seviyesinde avcı toplayıcı grup halinde değer üreterek değil de değerleri tüketerek yaşayanlardır hırt olanlar.
burada bir insanın (gencin yetişkinin) aşağılanan saç kesimi, giyimi, konuşması değildir.
hangi semt, hangi inanç, hangi kimlik-ırk-köken olduğu eleştirilmiyor.
ne düşünce, hangi ideolojide olduğu da sorun yapılmıyor.
ben balkonda hafta sonu kahvaltı ederken kafama halı çırpan ve bu halı çırpan hayvana "çüş" deyince "ne yani evimde temizlikte mi yapmayacağım?" böğüren, hafta sonu herkes evinde, yaz günü, camları açık, insan balkonda kahvaltı eder, temizliğimi hafta içinde yapayım. komşuları da halı çırpmadan önce uyarayım, izin isteyeyim" diye düşünmeyen tiplere hırt diyoruz.
onun kürt türk olduğu, dinli dinsiz olduğu, sağcı solcu olduğu , traşı veya başı açık-kapalı vs için değil, insanlığa uymadığı için hırt diyoruz.
işte bu hırtların anası babası kafamıza halı çırpar, çocuğu avm, pazar, caddede telefonunuzu çalar.
doğru yanlış, hak hukuk, haram, helal bilmeyen suça sürüklenmiş çocuk diye ağlarız.
bunlara hırt demek bile az gelir. bunlar insan çöpüdür.
bunlar organize olmuş kötülüktür.
akıl tutulması yaşıyoruz.
sosyal çevre, düşük gelir seviyesi ve eğitimsizlik vs bahane edilerek suça sürüklenen çocuklar demek, suçu makul-normal, suçluyu masum etmek için insanın ya zeka sorunu yaşıyor olması ya da ahlak ve etik değerleri, sorumlukları olmayan insan olması gerek.
13-15 yaşında bir çocuk doğru-yanlışı bilir.
acıyı ve sevinci bilir.
ödül ve cezayı bilir.
günahla sevabı bilir.
sorumlulukla sorumsuzluğu, bunun yararını da zararını da bilir.
13-15 yaşında bir çocuk tercih hakkını kullanmaya başlamıştır.
siz 15 yaşında bir çocuğa çiviyi verin sokakta tüm arabaları çizin deyin. eline taş verip git şu çocuğun kafasını yar deyin. gir şu marketten 1 şişe kola çal deyin, toplu taşımada git şu kadının çantasından telefonu cüzdanı al deyin.
15 yaşında çocuk bunun ne olduğunu, karşılığının ne olacağını bilir.
artık o bir çocuk değil de tercih hakkını kullanan bir suçludur.
ya da 15 yaşında çocuğa tüm uyarılara rağmen silah kullanmayı öğretir ve silahları orta yerde bırakırsanız o çocuk silahları alıp katliam yaptığında o artık çocuk değil de hem bir suçlu hem de ruh hastasıdır.
o çocuklarla beraber ebeveynleri de aynı suçtan yargılanır.
onlar artık bir aile değil de bir suç örgütüdür ve bu örgütte kimse masum değildir, artık kimse anne, baba, çocuk da (aile) değildir. hukuki olarak da vesayetleri kalmamıştır.
haber:
istanbul'da çocuk yaştaki iki hırsızlık şüphelisi polis tarafından yakalandı. Biri 14 diğeri 15 yaşında olan çocukların toplam suç kaydının 544 olduğu belirlendi. https://www.ntv.com.tr/tu...saskina-cevirdi-1731480/1
haberin sonu:
cep telefonu çalan ve Polisleri farkeden iki şüpheli koşarak kaçmaya başladı. Kaçış sırasında çaldıkları cep telefonunu yere atan şüpheliler, kısa süren takibin ardından yakalandı.
iki çocuk şüpheli ekip aracına bindirilmek istedikleri sırada polise direndi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen H.Ö. ile A.K., çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
bu vb yaşananlara bakarak "suça sürüklenen çocuklar" diye ajitasyon yapmak için ya zeka özürlü olmak lazım ya da tün insanlık değerleri erozyona uğramış olmak gerekir.
o çocuklar suça sürüklenmiyor.
suçun karşılığı olan cezayı almadıkları için suçu tercih ediyorlar. tıpkı bir yetişkin birey gibi, kötülüğü tercih ediyorlar ve bilinçli şekilde de yaptıklarının kötü, suç olduğunu biliyorlar.
herkes gençliğinde bir zorluk, bir yokluk yaşıyor.
ingiltere tahtının varisi olsanız çocukluk gençlik yokluk içinde geçiyor. ne istediğini yapabiliyor ne de istedikleri gibi oynuyor, arkadaş seçebiliyor, sosyal hayatları oluyor.
hepimiz bir şeyin yokluğunu hissetmiyor muyuz?
hepimiz bir şeyin eksikliğini yaşamıyor muyuz?
öğrencilik yıllarında yurtta kalmak yerine ev tuttum.
hesapsız kitapsız harcamalarım yüzünden izmarit içtiğim günler oldu ama yan tarafta oturan kişi masasında sigara paketini unutup kalkınca arkasından seslenip sigarasını unuttuğunu hatırlattım.
enayi ya, sigarasını unuttu. tam da sigarasız kalmıştım, ilaç gibi geldi demedim.
bunun için suça sürüklenen çocuklar diye ajitasyon yapmayın.
kötü olmak bilinçli bir davranıştır.