bir iki aydır sacma sapan saatlerde uyuyorum, uyanıyorum. demin koltukta uyuyakalınca uyumayı ne kadar ozledigimi fark ettim.
uyku perilerinden yardım istiyim;)
gece guzelce uyuyp sabah makul bir saatte uyanmayı ozledim.
babam vefat ettiğinden beri o kadar uzun süre geceleri çok sıkıntı çektim ki anlatamam. uyuyabilmek bile insana lüks gelir mi? rutin nimettir arkadaşlar.
iki yıldız arası göğe asılı hamak...
Uyku, uyku... Zamansız ve mekansız, uyumak.
Uyumak istiyorum; başım bir cenk meydanı;
Harfsiz ve kelimesiz düşünmek Yaradanı.
ilgisizlik, her şeyden kesilmiş ilgisizlik;
Bilmeyiş ki, en büyük ilme denk bilgisizlik.
Usandım boş yere hep gitmeler, gelmelerden;
Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden!
Göz kapaklarımda gün, kapkara bir kızıllık;
Kulağımda tarihin çıkrık sesi, bin yıllık.
Bir yurt ki bu, diriler ölü, ölüler diri;
Raflarda toza batmış Peygamberden bildiri.
Her gün yalnız namazdan namaza uyanayım;
Bir dilim kuru ekmek; acı suya banayım!
Ve tekrar uyuyayım ve kalkayım ezanla!
Yaşaya dursun insan, hayat dediği zanla...
Her gün bilinçli şekilde sistemi kapatıp, saatlerce hareketsiz yatıp, küçük bir ölü taklidi yaptıktan sonra sabah hiçbir şey olmamış gibi hayata devam etme eylemi.
Bir uzaylıya anlatsan, medeniyet puanın anında düşer.
olay artık tamamen göz kapatmak benim için. kafam hep açık nasıl uyunabildiğini unuttum sanırım. gözlerimin içi zımpara kağıdıyla 3 tur muntazam geçilmiş gibi. alevli meyve tabağı da olabilir.
zaten boktan hayatın üzerine biraz tiksinti ekleyince fazlalaşıyor sanırım. değildir desem aksini kendime ispat edemedim çünkü. insanlar bana bazen tikselti getiriyor.