Butik sınıfları var aslında.
Egitimi harika.
Yonu batıya acılan pencere.
insan icinde olunca cok degerini bilmiyor sanırım.
Ne bilim yan sıranda gordugun icip sızmasına sahit oldugun adama ne buyuk beyinsin sen filan demiyorsun.
Racona ters. ihih.
Puanları yuksekmis.
Butik sınıfları varmıs.
Hani batıda bir tabir vardır: headhunter
Buyuk beyinleri avlayıp toplamak.
Bunun dogu versiyonu gibi duruyor;)
Kiminiz Alkol gibi şeyler kullanıyor.
Kiminiz motosiklet, hız yapma, yamaç paraşütü, paraşütle atlama gibi şeyler yapıyor.
Bence en kafa yapan şey aşk hayatta, ekstra bi seye ihtiyaç yok;)
Benle kavga edilmez. Butun sevgililerim aynı şeyi soyler: senle kavga edilmiyor.
Annemle babam cok kavgacı oldugu icin ben alabildigine uysal olmusum.
Hayatımda sadece 2 tane şiddetli kavgam var:
1-yıl 2001. Sevgilimin beni aldattıgını ogrendim. Once sogukkanlı psikopt gibi tepki verdim. Sakin. Uysal. Kontrollu. Bir iki sonra bulustıgumuzda tekrar bir sinirlerim bosaldı. Motora baglamıs sekilde adama bi saat kufrettim... * ) kontrolum tamanen gitti... Cıldırmıs gibiydim. Sonra barıstık;)))
2-yıl 2013. Evliyim. Ben dort dortlugum. Ama esim cok flortoz baska kadınlarla. Cok uzuyor beni. Bi gun esyalarımı toplayıp evi terk ettim. Anneme gittim. Ertesi gun oglen kapım caldı. Benimkinin gozleri davul gibi sismis. Sabaha kadar aglamıs. Bana dedi ki:
-diger kadınlar sadece bi oyun. Ben kopek gibi asıgım sana. Sen benim gerceklesmis ruyamsın. Hadi evimize gidelim.
Barıstık:))
1-yıl 2000. iavecli sevgilim onu terk edince elinde sarı gulkerle 3 saat karda yol yapıp kapıya geldi. Olmaz dedim. O zamanlar ne aklı havadaymısım.
2-yıl 2003. ilk sevgilim kapıya geldi:
'Seni aldatarak yaptım bir hayvanlık. Affet. Evlenelim. Sen hayatımın kadınısın'
Beni aldattıgında 1999 yılıydı. Ofkem gecmiyordu ona bi turlu. Kabul etmedim.
3-yıl 2009. 3 senelik yeni ayrıldıgım sevgilim besiktas ta kaldıgım kız arkadasımın evine kapıya geldi.
Kazım koyuncu dan işte gidiyorum u soyledi. Karsılıklı agladık. Olmaz dedim. Gitti. O donem garip bir kafadaydım. Hem onu cok seviyordum, hem de onun hayatımın aşkı olmadıgını, baska biriyle olmam gerektigini dusunuyordum.
4-yıl 2018. Bir iki gun takıldıgım ve terk ettigim cocuk iki defa kapıma geldi barısalım diye. Evlenmek istiyormus benle. ilk gelişinde dayanamadım, aldım iceri. Ama icime sinmiyordu, hikayede yanlıs bi seyler oldugunu hissediyordum. Tekrar ayrıldım. Bir iki gun sonra tekrar geldi kapıya. iceri almadım.
5-yıl 2025. Uc sene beraber olup birkac sene once ayrıldıgım sevgilim sabahın ucunde iki defa kapıya geldi. Onu sevdigimi ama artık guvenmedigimi, bu sebeple olmayacagını anlattım.
Ben mi? Yıl 2001. Bir kere kapıya gittim... Bi saat kapıyı caldım. Acmadı. Arkadaslar yazık ediyorsun kendine diye alıp goturdu...
Baska yok hayatımda.
Eski eşim dünyanın en tatlı dilli erkegiydi.
Cok iltifat ederdi bana.
Ama beni en mutlu eden 5 tanesini bırakıyorum:
1-sen dünyanın en melek kadınısın. O kadar iyi kalplisin ki.. Benden once kotu erkekler senin iyi niyetini kotuye kulkanmıs. Keske seni ilk ben bulsaydım. Kimse uzemeseydi seni. Ama cok sanslıyım, beraber uzun bir gelecegimiz var.
2-sen hayatımda tanıdıgım en güçlü kadınsın. Ben sana cok hayranım. Ne badireler atlattın. Hala dimdik karsımdasın. Ve bunu kimsenin çorbasından bi kaşık çalmadan yaptın.
3-eski eşim seyahati sevmezdi. Beni onu haftasonları supriz tatillere kacırırdım. Ruya gibi gecerdi. Bi gun dedi ki 'sen bana seyahati sevdirdin'
4-eski eşim kahvaltı yapmazdı benden evvel. Ben her sabah uyanır, kahvaltı hazırlar, opucuklerle uyandırırdım onu. Bi gun dedi ki 'sen bana kahvaltıyı sevdirdin'
5-evliligimizin ikinci senesiydi. 7-8 senedir beraberdik. Bi gun dedi ki 'senden once kalbim cok buruktu. Sen ona cok iyibakıp onu iyilestirdin. Sen benim hayatımın kadınısın. Evimin neşesisin. Cok mutlu ediyorsun beni. Bin omrum olsa gene seni kendime aşık eder, senle evlenirdim'
Ben toksik bi insan oldugumu düşünmüyorum.
Uysalim zaten. Hayatımda bi şey firlatmisligim ya da kirmisligim yok.
Kimseye tokat atmisligim bile yok.
Hiçbir canlıya en ufak zarar vermisligim yok.
Sevgililerim hep senle kavga edilmiyor der, etmiyorum çünkü.
Ya bilgisayarım yok. Uludağ a cepten girilmiyor. Tabletten girmeye useniyordum.
Ayşen gruda nin dedigi gibi:
Televizyonun taksidi bitsin, onu da Alicam inşallah. ihih.
Bi şeyler bitiyor. Bir şeyler başlıyor.
Yıkıp yıkıp yeniden yapıyoruz anlamı.
Ama ben keskin sonları sevmiyorum.
Seversem hep şöyle derim:
-ozlediginde, ozlersen, kapım hep sana açık..
Herkesin şu anki mesleğinden farklı bi şey seçeceği.
Çünkü şu anki mesleğini deneyimledin.
Ben ilkokulda elçi olmak istiyordum.
Lise birde doktor olmak istiyordum.
Üniversitelerde hukuk, uluslararsı ilişkiler ve dış ticaret okudum.
Çok sözel kaldığım için sayisalda hevesim.
Fizik profesoru filan olsam, formüller arasında kaybolsam. Çok eğlenceli bence;)
benim icin ihtiyac degil.
sevismekten daha muhim meselelerim ve dertlerim var.
hayır libidom ölü oldugı icin degil.
normal seyreden bir hayatım olmadıgı icin.
simdilik baska odaklar buldum.
aklım bu kadarına yetti.
bir gün biriniz daha iyi bir cözümle gelirse memnuniyetle dinlemek isterim.