benim icin ihtiyac degil.
sevismekten daha muhim meselelerim ve dertlerim var.
hayır libidom ölü oldugı icin degil.
normal seyreden bir hayatım olmadıgı icin.
simdilik baska odaklar buldum.
aklım bu kadarına yetti.
bir gün biriniz daha iyi bir cözümle gelirse memnuniyetle dinlemek isterim.
bizim eve cok yakın. gecen sene tanıtımına gittim. şeker bir ogrenci kız gezdirdi. cici bir kutuphanesi var. ben hukuk dusunuyorum. tam burslu. bir iki sene sonra insallah;)
dısardan adalet okudum.
dısardan dıs ticaret okudum.
ben mal mıyım galatasaray uluslarası ilişkilerde 4.sınıfa gelmişken boyle seyler yapayım?
o donem ekonomik sıkıntılar oldu.
ustune neredeyse butun aşk hayatım galatasaray da benim.
tramvalarımı tetikliyordu.
bildigin deliriyordum.
ben de bıraktım ekonomik sebeplerle birlesince.
ustunden 20 yıl gecti.
o zamanki aşklarım adımı bile hatırlamıyordur muhtemelen;)
bu sene ogrenci afından yaralanabilirsrm gidicem.
guncel mecburi dersler ne bilmiyorum. bir sene mi biter, bir bucuk senede mi. cok da fark etmez zaten;)
anlamayacagınızı bilyorum ama anlatıcam.
ben en basından beri ilk sevgilisiyle evlenme hayalleri kuran bir insandım.
partner degiştirmek bana ilginc gelmiyor.
bir kişiyle cok uzun yıllar gecirmek daha cazip geliyor.
erkeklerle cogunlukla ikiletmem, naz yapmam, lezbiyen eyilimlerim oldugu icin degil. gram lezbiyen eylimim yok. zaten ne oral seks yapmasını ne de bana yapılması seviyorum.
kendimce tum bu lanet olası surmeyen ilişkilerim arasında biraz emin olana kadar bekletiyorum.
bunca cabama ragmen bu kadar koruyabildim kendimi.
bizim kader carpık yazılmıs;)
cok guzel bi sey. valla. kullanın.
cıkarın icin akıl kullanmak degil bahsettigim.
en bogazicili, en zeki benim kullanması da degil.
hayat satrancsa, ve hepimiz piyonsak, her hamlen de elinde degil degil.
piyon dogru hamlelerle vezir bile olur;)
bunu anlatmaya calısıyorum.
tutturmusunuz emir kuluyuz.
cöpcüysen bile oyle guzel bir copcu ol ki herkes senden bahsetsin.
your way of doing things matter;) -olayları senin yapma seklin fark yaratıyor-
ya birbirinizi gaza getirip dırmaktan vazgecin artık.
ve insanları intihara suruklemeye calısacak kadar gaddar olmaktan da vazgecin.
sonunda zaten olucez. bırakın yasayalım hayatı.
sizin hayatı yasamaya hakkınız var da bizim yok mu?
bu parcanın hikayesini ilk kez anlatıyorum.
icerde ve dısarda cok guvenlik problemleri yasayan bir insanım.
bu parcayla hayatıma giren adam bi sene boyunca beni korudu.
beni koruyan bir adama nankörlük yapmam.
ben de yapmadım.
guvendigim birine giderim.
guvenmedigim birine gitmem.
heralde anlasılır olmustur.
ve caresizligim asla ekonomik sebeplerle olmaz benim. onu kendi basıma halledebiliyorum.
sen kapı acıyorsan ve ben sana ısrarla gelmiyorsam bil bakalım ilişkimizde ne eksik?
boyle iste.
daha fazla sorma.
zaten senle iletisimde olmam da sevgilimin hosuna gitmiyor. onu gram uzmek istemem bu hayatta.
kadınlarda hep bir sindrella sendromu oluyor:
o ayakkabı benim ayıgıma olacak. kahramanım prens bunu anlayacak.
belki bunun otesi vardır:
onurunu gururunu kendine saygını iki paralık yapmaya calısan kotu kalpli prensin elinden seni kurtaran adamdır kahramanın.
ne dersiniz? ;)
-the girl: we are 30 and we are fucked up.
-the boy: we are not fucked.
-the girl: we have nowhere to go. we are fucked up.
-the boy: we are not fucked up. together we will figure out. we always do.
bir senedir sadık kalmaya calıstıgım biri var. 15-20 defa filan sınandım cesitli adamlarla. bazıları birkac defa ısrar etti.
sukur gectim sınavlarımı basarıyla. -melekli gulucuk-
birkac ay evvel eski işyerleri sebebiyle tanıdıgım bi cocuk var. o dedi ki senin o tarafa cok işim dusuyor. bi kahve icelim mi? ben de dedimne zaman? o da dedi aksam sana geleyim. ben de dedim su sıra musait degilim.
yani tabi cok duzgun erkekler var bu dunyada. ama ben maksimumda kendimi koruyup işimi sansa bırakmak istemiyorum. evde yalnış bir davranısı olsa ben ne yapabilirim sonra?
ben 5 sene sadık kalmak istiyorum.
lutfen artık bana cevap yaz:
kabul ediyorum ya da kabul etmiyorum, evet ya da hayır.
iki ay onceydi. işyerinde son gunumdu.
marmaray da yesilkoy de indim. sinop mantıya gittim. gorevli kız sinop mantı mı vereyim dedi. yok dedim burdayım ama siz bana kayseril mantısı verin, sinop mantı ben yemiyorum.
hep kendimce en dogrusunu yapmaya calısıyorum aslında ben. yolda insanlar kafamı karıstırıyor dicem, hep insanları sucluyorsun diceksiniz. ama valla oyle oluyor.
ben hep her seyin en dogrusunu yapmayı seviyorum;)
benim hayatımdaki en uzun ilişkim eski eşim. 7-8 sene. reel en özel ilişkim de o.
bana söyledigi en güzel söz şu:
-ben sana hayranım. o kadar guclu bir kadınsın ki. türlü türlü badireler atlattın, hala dimdik karsımdasın. ve tüm bunları yaparken kimsenin corbasından bi kaşık calmadın. ben anlayabiliyorum. gecmişte bir iki erkek iyi niyetini kötüye kullanmıs. o kadar iyi, o kadar cici, o kadar hanım hanımcık bir kızsın ki. hic uzulmemis ol diye seni ilk bulan ben olayım isterdim. bin tane ömrüm olsa gene seni kendime aşık eder, senle evlenirdim.
koylu yazardan ironiler bana 'dunyada tanıdım en iyi kalpli kadın sensin' dedi;)
bir de 10 sene once bi cocuk 'sen iyi degilsin. asırı iyisin. senin gibi insanlar kalmadı' dedi.
hayatım boyunca iyiligim hakkında aldıgım tek iltifatlar bunlar.
nedese insanlar hep bana çakalsın çukalsın, suya goturur susuz getirirsin, masum ayagına yatıyorsun ama cok sinsisin diyor.
adımız cıkmıs bi kere;)
ama benim anlamadıgım gidiyorlar, takılıyorlar, donuyorlar.
bizim butun sureclerde sadık olmamızı bekliyorlar. en ufak hafif flört gibi olayımızda cıngar cıkarıyorlar.
ilgim olan bi cocuk vardı. bana geceleri bara gidip takıldıgını anlattı. ben de anladım olmayacagını. bi cocukla yakınlasmam oldu. o donem sana degmez filan dedi bana.
bu erkeklerin kafa ultra adaletsiz calısıyor;)
net ol, net olim.
adını koymazlar, sonra senin bi cocukla kahve icmenden bile buyuk olay cıkartırlar mesela;)
seni terk ederler, baska biriyle hukuk kurdugunda seni dusman bellerler;)
kafaları cok guzel bu erkek cinsinin;)
sana bpynuz ustune boynuz takarlar gıkın cıkmaz, sen hafif flortoz bir diyalogun icin gunlerce ozur dilersin;)
yeni işe girdiginizde ilk ay kritiktir, biliyorsunuz.
kalıcı mı gidici mi olacagınız belli olur.
işe baslayalı birkac hafta olmus. o gün benim cok ustume gelmişler. ilk defa bir iki saat erken kacmak icin izin istemisim. istifa mı etsem dusunceleri aklımdan geciyor.
bir cocuk dedi ki:
-gitme, kal.
sonra bi sene kaldım:)
simdi sen bu cocugu unutabilir misin? ben ölsem unutamam. galp.