bir kadına hediye seçerken çoğu zaman şıklık ile kullanışlılık arasında kalırız. Klasik seçeneklerin ötesine geçip onun her gün kullandığında sizi hatırlayacağı, yaşam kalitesini artıracak ve kendini özel hissettirecek bir hediye lazım bence. dyson her kadının hayalidir bence. ben de geçen hafta bana alacak kimse olmadığı için kendime aldım. paraf karta 9 aya kadar taksit yaptılar. hala kampanya geçerli bir bakın derim.
Kafamda haftalardır dönüp duran o yeni kulaklığı sonunda alayım derken, ödeme ekranındaki kullanılabilir ParafPara bakiyesini fark ettiğim an küçücük bir çocuk gibi sevindim. hani istemediğiniz buluşma siz iptal etmeden kendiliğinden başkaları tarafından iptal olur ya. öyle bir sevinç. Neredeyse tamamını puanlarla karşılayarak siparişi tamamladığımda, bütçeme hiç dokunmadan uzun zamandır istediğim bir şeyi alabilmenin keyfini çıkarttım. paraf para olayı bayağı iyiymiş ben paraf karttan devam.
bunun bir karşılaştırmaya dahi tabii olamayacağını başlığı açan arkadaş anlayamamış sanırım. birinde 30 yıllık emek birinde de 30 günlük emek. diyeceklerim bu kadar.
Babam geçen gün elinde çayla balkonda otururken gaza gelip Maaşı Halkbank'a mı taşısam muhabbeti açtı. Meğer bu emekliler için Hoş Geldin Kredisi diye bir şey çıkarmışlar. maaşını oraya çekene düşük faizle, makul vadelerle nakit desteği veriyorlarmış. Bizimki de evde ufak tefek eksikler var, köşede de biraz nakit bulunsun diye niyetlenmiş. Çok uzatmadan gittik hallettik, şube de emekli adamı yormadan şıp diye çözdü işi. Öyle süslü püslü kampanya laflarına pek gelmem ama maaşını yeni taşıyan ya da taşımayı düşünen bir emekli varsa köşede, sırf bu hoş geldin olayı yüzünden bile bir bakmaya değer gibi duruyor.
Bazen hayat, tüm renklerini yitirmiş ve sadece yerine getirilmesi gereken rutin sorumluluklardan ibaret gri bir döngüye dönüşüyor. atılan her adım bir yük, yaşanan her gün birbirinin aynısı gibi hissettiriyor. Zevk alamama halinin arkasında genellikle zihnin ve bedenin artık çığlık atan dinlenme ihtiyacı yatıyor bence. Özellikle herkesin kaçış planları yaptığı, neşeli kareler paylaştığı dönemlerde tatile gidememek, insanı tıkılı kaldığı bu monotonluğun içine daha da hapsediyor. ben de son zamanlarda böyleyim işte.
Etrafınız yüzlerce insanla, bitmek bilmeyen bildirimlerle ve şehir gürültüsüyle sarılı olsa bile, anlaşılmadığınızı ve kimseyle derin bir bağ kuramadığınızı hissettiğiniz anlar vardır. Kalabalıklar içinde yalnız olmak, görünüşte sosyalleşirken ruhsal olarak bir adada mahsur kalmak, gürültünün ortasında kendi sesini duyuramamaktır. çok da zordur. herkes de dışarıdan bakınca anlamaz. sadece seni çok iyi tanıyanların anlayabileceği bir şeydir.
Genç olmanın en güzel yanı, "Ya bir çıkalım." cümlesinin plan sayılması bence. Sabah başka kafadasın, akşam başka. Bir mesaj geliyor, sahile mi insek? diyorsun tamam. Konser desen varız, kahve desen zaten otururuz. Bazen son paramızla tost yiyip dünyanın en iyi muhabbetini çeviriyoruz. O yaşlarda mesele çok para değil. Anı biriktirmek, spontane yaşamak. Tabii cebi de çok zorlamadan takılabilmek ayrı bir rahatlık. Bir de paraf gençiz kartın varsa tadından yenmez. Bu arada en güzel anılar da zaten öyle plansız, hesapsız çıkan günlerden kalıyor. 30 yaşından sonra hep bir planlı hareket etme dönemi başlıyor. buradan gençlere tavsiyem anı dolu dolu yaşayın arkadaşlar, bir daha bu döneminiz gelmeyecek.
aklıma belirli bir kişi gelmiyor açıkçası. Çünkü böyle durumlarda önce kendi çözümümü üretmeye çalışıyorum. Geçenlerde beklenmedik bir masraf çıktığında da uzun uzun kimden borç isteyebileceğimi düşünmek yerine seçeneklerime baktım. O süreçte Halkbank ihtiyaç kredisini kullandım ve işimi rahatça hallettim. En çok hoşuma giden şey de kimseye mahcup olmadan, kendi planımı yaparak süreci yönetebilmek oldu. bu devirde borç kimse vermiyor zaten bence. istemeye de utanıyorum bir tık. annem babamdan bile bugüne kadar aldığımı hatırlamıyorum.
ben müze gezince farklı bir duyguya bürünüyorum. istanbul müze anlamında çok gelişmiş bir şehir. iyi ki bu şehirde yaşıyorum ve daha gezmediğim o kadar çok müze var ki. geçen pazar istanbul Resim ve Heykel Müzesi'ndeydim. çok güzel geçti arkadaşlarımla girdim. onlar ücret ödediler ben ise ödemedim. paraf kart sahibi olduğum için bir güzel ücretsiz girdim. benim gibi tutumlu bir insana bu kampanya çok iyi denk geldi. şimdi sırada topkapı sarayı'nın harem kısmına girmek var. çok merak ediyorum bakalım *
üniversite zamanında binbir emekle staj yapmasına vesile olduğum, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmediği arkadaşımla şuan konuşmuyorum. neden mi? staj yeri bulmuştum (yine kendi emeğimle) benim referansımla o da girdi ve benim önüme geçmeye çalışan beni ezen hareketler yaptı. çok kırılmıştım dehşet ve bencil olduğunu düşündüğüm için konuşmama kararı aldım. önce soğuk yaptım o da bunu anladı ve hemen yalnız kalmamak için başka gruba dahil oldu. insanoğlu çiğ süt emmiş derler ya aynısı *
katılıyorum. beğenmiyorlar tabi. eskiden asgari ücret ile işe başlardık yine de laf etmezdik. şimdi bakıyorum da neredeyse asgarinin iki katı alanlar işi beğenmiyor. anlamadım gitti. kolay para kazanmak bunlarda huy olmuş.
eğer aramızda kendi işini kurmak isteyen gençler varsa aşağıyı okuyun mutlaka:
Kendi işimi kurma hayaliyle yola çıktığımda, kafamda harika fikirler olsa da en büyük kabusum "Peki bu finansmanı nasıl bulacağım, benden ne teminatlar isteyecekler?" sorusuydu. Tam bu süreçte Halkbank’ın Gençiz Kredisi ile tanıştım ve kelimenin tam anlamıyla hayatım kolaylaştı. Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaleti sayesinde arkamda kapı gibi bir destek hissettim. benden ek bir teminat bile talep edilmedi. Üstelik 1 milyon TL’ye kadar sunulan bu finansman, projelerimi hayata geçirmem için bana inanılmaz bir alan açtı. En güzeli de ne biliyor musunuz? işin henüz çok başındayken, daha fatura bile kesememişken ödeme stresine girmeyeyim diye 6 ay boyunca anapara ödemesiz dönem hakkı tanıdılar. Bu 6 ay bana ilaç gibi geldi * sadece işimi büyütmeye, sistemimi oturtmaya odaklandım. Genç girişimcilerin dilinden bu kadar iyi anlayan, bize güvenen ve ilk adımı atarken omuzlarımızdaki yükü alan bir yol arkadaşı bulduğum için gerçekten çok şanslıyım.
babam vefat ettiğinden beri o kadar uzun süre geceleri çok sıkıntı çektim ki anlatamam. uyuyabilmek bile insana lüks gelir mi? rutin nimettir arkadaşlar.
valla şu sıra benim de başıma gelendir. kira, kart borcu, faturalar derken hepsi aynı haftaya denk gelince insanın eli ayağı birbirine dolanıyor. ben çözümü halkbank’ın ihtiyaç kredisinde buldum. ödemeler bindi diye dert yanarken mobil uygulama üzerinden şansımı denedim, çat diye onaylandı. en azından her yere parça parça borç yetiştirmeye çalışmak yerine tek bir yeri kapatıp önümü görmemi sağladı. taksitleri de kendi bütçeme göre yaydım, şu an kafam nispeten daha rahat. bu sarmala giren varsa bir baksın derim, en azından nefes aldırıyor.
işletmelerin finansal süreçlerini modernize etmek ve ticari faaliyetlerinde esneklik kazanmalarını sağlamak amacıyla Halkbank tarafından sunulan kapsamlı bir ticari kart çözümü. Mal alımlarında sağladığı taksitlendirme ve ödeme öteleme imkanları sayesinde işletme sermayesinin daha verimli kullanılmasına olanak tanıyor. Kart, akaryakıttan konaklamaya, ofis ihtiyaçlarından vergi ödemelerine kadar çok geniş bir yelpazede özel indirimler ve avantajlı kampanyalar sunuyor. abim kullanıyor 2 senedir ve çok memnun. işletme sahibiyseniz çok işinize yarar arkadaşlar.
bakıldığında en mutlu senemmiş bilmiyordum. pandemi henüz yoktu, kayıplarımın olmadığı üniversiteden mezun olduğum ve 2 ay tatil yaptığım o muazzam sene.
Halkbank ve Habitat Derneği birlikte güzel bir işe imza atmış: BiGE: Bilim Kızlarla Gelecek Hackathon.
Bu projenin Hackathon başvuruları da yakında kapanıyor, o yüzden ilgini çekiyorsa bence ertelememelisin. Yapay zekâ, sürdürülebilirlik ya da teknolojiyle ilgili aklında bir fikir varsa (ya da sadece merakın bile varsa) gelip denemek için çok iyi bir ortam sunuyor. Üstelik sadece yarışmak değil, süreç boyunca bir şeyler öğrenmek, yeni insanlarla tanışmak ve kendini denemek de cabası. Kısacası “ben bu alana biraz daha yaklaşmak istiyorum” diyorsan, başvurular bitmeden bir şans vermek hiç fena fikir değil. Genç kızlarımızın desteklendiği bu projeyi kutlarım.