Okuduğunu tahlil etmeyen, daha önce okuduklariyle karşılaştırmayan, her an kendi kafasını kullanmayan, zekâsını mahveder.
Okumak, sayfanın bütününü, cümleleri, kelimeleri anlamaktır.
dikkat gevşeyince gölge düşünceler kalır kafada.
çabuk okuyan, dikkatini teksif edemez.
zulamda 25 kitap var su an. ben birkac ayda onları temizlerim simdi.
yasasın!
sonra da kutuphaneye sararım.
bizim burada cok cici bir belediye kutuphanesi var.
galp.
Okuduğunu tahlil etmeyen, daha önce okuduklariyle karşılaştırmayan, her ân kendi kafasını kullanmayan, zekâsını mahveder.
Okumak, sayfanın bütününü, cümleleri, kelimeleri anlamaktır.
Dikkat gevşeyince gölge düşünceler kalır kafada.
Çabuk okuyan, dikkatini teksif edemez.
Türkiye okuma oranlarına bakıldığında ben hep iyi bir okucuydum. Abartmayayım kötünün iyisi diyelim. Bu sene kendime hedef de koydum. Ayda sekiz kitap okuyorum. Sosyal medyanın ve sonsuz kaydırmanın bizi esir aldığı şu zamanda iyi bir sayı bana göre.
kitap okumak yemek yemek gibidir. her bünye her yemeği kaldırmaz. yemek var, yemek var. kitap var, kitap var. okur var, okur var. hepsinde de fark var. evet..
--spoiler--
Sana hiçbir şey katmayan bir kitabı okumanın ne faydası var.
--spoiler--
Valla roman okuyorum ve eğlenceli oluyor. Bir de kütüphanede yemek yememi sağlıyor yani kitap okuma karşılığında yemek yiyorum. *
kitapları benim gibi aradığınız konu hakkında bilgi almak için kullanıyorsanız. yani baştan sona bitirme gibi garip bir huya sahip değilseniz, kırk otuz seneye yayarak öğrenmeye çalıştığınız, binlerce google aramasına rağmen tam anlamıyla oturtamadığınız bir meseleyi çok yalın örneklerle kavramanızı sağlar.
michio kaku nun geleceğin fiziği de bu türden bir eser.
yabancı dizilerde irdelenen çoğu konu 30 40 sene evvel kitaplaştırılmış!