istanbul

entry6106 galeri989 ses1
    676.
  1. amd'nin şubat ayında duyurduğu 45nm teknolojisiyle, 6mb level3 arabelleğe sahip, soket-f formunda üretilen, 6 çekirdekli yeni opteron serisi işlemcinin kod adı.

    http://www.amd.com/us/pre..._processor-2009jun01.aspx
    2 ...
  2. 677.
  3. içinde istanbul'lu barındırmayan, yada çok az barındıran şehirdir. Hatta şöyleki bu şehirde istanbul' luyum demek suç gibidir, kimse inanamaz. Oralı olduğuna inandırmak için 7 nesil sayılması gereken şehirdir.
    2 ...
  4. 678.
  5. dünya'nın en özgür mapushanesi...
    3 ...
  6. 679.
  7. second isimli gruptan dinlenmesi gereken mükemmel şarkı.

    (#1422327) numaralı entry'nin coverı.
    2 ...
  8. 680.
  9. yaşanacak tek güzel şehirdir;insanı kendisine aşık eder üstelik.
    1 ...
  10. 681.
  11. şuan deli gibi ağlıyor. o ağlıyor ben çay içiyorum.
    4 ...
  12. 682.
  13. 683.
  14. okan bayulgen'in kizinin ismi.
    1 ...
  15. 684.
  16. her köşesinde ayrı bir tarih parçası, ayrı bir geçmiş, ayrı bir ruh ve ayrı hayatların izlerini bünyesinde bulundurmakta olan, gidildiğinde düşünmeden kucağını açan, havasıyla insana huzur veren şehirdir. her tepesinde ayrı bir renk, her sokağında ayrı bir ruh olmakla birlikte istanbul denilince iç çekilmesine sebep olan yer bilhassa üsküdar' dır.

    üsküdar'dır istanbul. istanbul'dur üsküdar.. akşam çıkarsın dolaşmaya, onca kalabalığın arasında, onca konuşma, onca nefret ve onca aşk arasında dolaşırsın nemli havasına bırakıp tenini.. güzel olan tarafı da budur belki de, bunca kalabalığın arasında aslında sıkışması gereken ruhunu bırakabilmendir onu o yapan.. bir midye dolma tezgahında ıslanmış parmaklarınla yakarsın sigaranı, yandan vururken sesi dalgaların.. döner bakarsın kız kulesi' ne,iç çekersin derin derin nefesini bir daha asla duyamayacak gibi o kokuyu.. uğurlar gibi sevgiliyi, kollarında uyurken, doya doya, fakat doyamadan.. oturursun bir mindere, hemen kıyısında dalgaların.. bir çay istersin sigarana yoldaş etmeye, sana yoldaş istanbul' a, bir damla da sen vermeye.. gözlerini kapatırsın, aklına gelir hemen yâr, uzaktadır senden, orada olmasını istersin.. o boğaz'ın tatlı soğuğunda yanında istersin, çayın olup içine akmasını, sigaran olup ciğerini yakmasını, yakarken cenneti dünyada yaşatmasını.. olmadığını hatırlarsın gözünü açtığında, bir nefes daha çekersin sigarandan.. boğaza düşen ışıklar sana göz kırparken, gözlerini bulursun sevgilinin, doya doya bakarsın, yine, doyamadan.. etrafta koşturan her yere çay dağıtmaya çalışan telaşlı büfecileri izlersin.. kaçı dönüp bakabilmiştir ki doya doya, dibindeyken bu güzelliğin, kaçı bilebilmiştir ey istanbul senin değerin? sorarsın kendine de, istanbul'a da..

    gecenin bir yarısıdır, duvarlarda nefesin sıkışmıştır ayrılıktan.. sevgiliyi özlersin, ararsın, sesini duyarsın, özlemin bir nebze dindi sanırsın, iki dakika sonra farkına varırsın, daha da hasret kalmışsındır.. sanki sigara buna dermanmış gibi bir daha, bir daha, bir tane daha yakarsın peşpeşe.. derin derin solursun, sevdiğini içine çekercesine.. ama işte buradadır üsküdar, buradadır o karanlıkta ışıldayan dar sokaklar.. çıkarsın.. boş boş adımlarken, boş boş kederlenirken sadece bir mesaj atarsın o kadar, 'keşke burada olsaydın..'. inersin boğaza.. asıl derman odur sana.. kattın mı içine bir parça sigara, kattın mı içine biraz balık kokusu, tamamdır, yârin yanındadır sanki.. bir yandan ihanet ettiğini düşünmektesindir sevdiğine, bir yandan kopamamakta istanbul'un gece düşünde.. paketler biter, çaylar tükenir.. şeker olursun istanbul çayına atarsın kendini erirsin.. eridikçe bir yudum daha içersin.. içersin içersin de, ruhu doyuramazsın bir türlü, bırakıp da gidemezsin..

    ve sabah uyanırsın, boynun tutulmuştur, soğukta yatmışsındır, koynuna almışsındır boğazı.. gece baktığında hüzünlendiren kız kulesi gülümsemektedir sabahın günaydın'ı olup.. dibinde uyuyakalmışsındır, her yanın ağrımaktadır fakat bu kimin umrundadır? bilirsin, ya uyuyamaz insan heyacanıyla kollarında derin derin nefeslerle uyuyan sevgilinin, ya da dalar uykuya tıpkı uykusu gibi bir meleğin.. öyledir istanbul.. ya doyamaz, gözlerini bile kapayamazsın heyecandan her an, ya da dalarsın, ona karışır, bir renk de sen katarsın..

    budur işte istanbul, sevgilidir.. gidersin bir gün, arkanda bırakırken martılar gözyaşı olur çığlıklarla akarken boğazına.. bir gün de dönersin, aynıdır, tereddüt etmez, gülümser sana, rüzgarıyla bir buse kondurur ruhuna.. kimisi değerini hiç bilmez ama, en güzel rüyalar dökülmüştür istanbul'a..

    ve vuslatının arefesinde bu sevgilinin, döktürmüştür parmaklarımdan bunları, rüzgarsız, martısız, çaysız, sigarasız.. budur istanbul.. uzakta bile sendedir, candır, canandır..
    4 ...
  17. 685.
  18. - altı tarafı denizlerle kaplı...
    - alt tarafı hala taş toprak... (metro mu dedin? çukulat değil mi o?)
    - üst tarafı sis, duman, ekzoz kokuları...
    - yedi tepe ortasında, yedi tepesinden de ayrı güzel gözüken...
    - uğruna her zaman kavga edenlerin olduğu...
    - tek bir sokağında yetmiş ulus bulunan... (istiklal mi orası?)

    yıllardır var olmasına rağmen güzelliğinden ve çekiciliğin hiç birşey kaybetmemiş yaşlı, fahişe şehir. ıslak, kirli ve yapış yapış ama her daim sıcak vajinasına sizi hızla sokup çıkarır. bakire bir bağımlı gibi aşık olursunuz. o herkesin en az birkere öptüğü dudaklara dokunurken.

    - kimsenin anası olamayan, ama herkesin kadını olan...

    istanbul aşağılık bir fahişedir. melek görünümü ile bütün gayri meşru işlerin peşinde...
    sevişmesi tehlikeli ve bağımlılık yaratan...
    3 ...
  19. 686.
  20. 20 yaşında bir dahi padişahın,fatih sultan mehmed han'ın türk ve islam alemine hediye ettği ardından tekrar haçlı çizmeleri altında ezilmekten büyük önder atatürk ve muzaffer silah arkadaşları tarafından kurtarılan dünyanın başkenti.
    2 ...
  21. 687.
  22. geriye dönüp bakıyorum da kendi kişisel tarihime her şey ama her şey bu şehirde başlamış ve bitmiş.. tebessüm ve gözyaşı damlası arasındaki medcezire fon oluşturmuş o davetkar siluet.
    gülmüşüm, güldürmüşüm, bitmişim, başlamışım, özlemişim, özlenmişim..
    çok değil 1 ay önce koptum gittim bu şehirden ilk kez.
    gemileri yakmıştım bir inat uğruna..
    arkadaşlarım, babam ve ailem istememişti böyle olmasını ama benim iki kanat inadım ayrı düşmek istemişti kaderimden.
    lakin heyhat..
    padişah da olsan bir başka diyarda, istanbul'lu için istanbul'suz yaşanmıyor, olmuyor, yapılamıyor..
    seni nasıl özlemişim anlatamam.
    kadıköy civarındaki kurşuniliğe çalan sarı-lacivert rengi, öğlenin üçünde sıkışan amansız trafiği, herhangi bir sahil şeridinden karşı yakanı izlemeyi, prens adalarının gerdanına inci bir kolye gibi sıra sıra dizilişini, içinde nefes alan beni..
    hani bazı ayrılıklar vardır; onsuz geçen her an, her saniye onun değerini arttırır da kendi sevginizi sınarsınız ve o sınavda aşkınız katmerleşir, özleminiz artar biteviye..
    bu da böyle bir şeydi işte istanbul..
    Beni affet, geldim yine koynuna.. ama şimdi sıra sende, yaklaş yanıma.
    o sessiz ve sensiz geçen zamanlarımızı bana anlat istanbul.
    artık ne olacaksa senin yanında olsun.
    seni çok özledim..
    hem de çok..
    5 ...
  23. 688.
  24. Türkiye den her çeşit insanının bulunduğu kaos.
    1 ...
  25. 689.
  26. yaşam biçiminiz için en uygun olan şehir değildir istanbul. içinde sadece ona ait yaşam biçimi olan bir şehirdir. yeni bir hayata başlatır istanbul. binlerce yüzünü yeni görmüş olduğunuz insanla karşı karşıya getirir. metroda taksim gezi parkını tercih ediyorsanız meydana çıkmak yerine, biraz daha yalnızsınızdır. ama bir o kadarda uzak bir kavram yalnızlık, istanbulda.

    eminönü den geçtiğiniz her seferde ağzına kadar dolu kovaların içindeki balıkları saymak istiyorsanız, hak veriyorsunuz bir yandan, bu şehrin bereketine.

    bir de madalyanın öbür yüzü var. görünmeyen, ama aslında gözümüze gözümüze sokulan.. birileri tarafından dilendirilen, sapasağlam bir delikanlı olan çocuğun artık sakatlığı kabul etmiş olmasıdır, her gün gördüğümüz kayan hayatlardan bir model. ya da hemen yüz metre gerisinde, üstünde kapalı çarşıdan aldığı bir takımla müşteri çıkacak mı diye bakan pezevenginden kurtulmanın yollarını arayan bir hayat kadınıdır, her gördüğümüzde yarı gülümseyerek baktığımız.
    bu şehirde acıma yok. bu şehirde yerde bulduğun senindir. boğazın enfes güzelliğine kendini kaptırıp bir sigara tüttürürken gözünün içine sokulan bu satılmış hayatları görmezden gelemessin işte. çünkü onlar sanki ortaköy camii si gibi değişmeden hep aynı yerde dururlar.

    bu şehrin ismi istanbul..
    2 ...
  27. 690.
  28. --spoiler--
    bu şehir adamın *mına kor.
    --spoiler--

    kısa ve öz.

    gerek yok cafcaflı laflara, bu travmatik fahişe için..
    2 ...
  29. 691.
  30. özellikle orta yaşlara yaklaştıkça hayaller kuruyoruz. hep bu şehirden gitmeler üzerine. bir şekilde bulduğumuz para ile ege'ye, akdeniz'e yerleşmek istiyoruz.

    boğuluyoruz burada, bu kalabalıkta. trafikte çıldırıyoruz çoğu zaman. hep bir yerlere yetişme telaşı içindeyiz, hep sevmediğimiz insan kalabalıklarına karışıyoruz mecburiyetten.

    pahalı da yandığınımın şehri. oturmak istediğimiz evler, o lebi deryalar hep bizden uzakta. güvenlik desen o da hak getire.

    boğuluyoruz, hep kaçmak istiyoruz, ve çokça da nefret ediyoruz.

    ama, derken,

    bir an, bir köşesinde oturup bir nefes alıyoruz. köprünün altında mesela, galata köprüsünün yahu. iki, üç duble rakı içiyoruz. mekancı da hain, sözleşmiş gibi inceden bir müzeyyen çalıyor. boğaza bakıyoruz, köprü uzakta nazlı nazlı salınıyor gibi geliyor.

    başımızı biraz çeviriyoruz, sarayburnu, topkapı sarayı, ezan okunmaya başlıyor, müzeyyen abla es veriyor.

    ve o an bir daha anlıyoruz. nereye gidiyorsun yahu. bunların hepsini bir arada hangi şehir verecek sana? sen bunların hangisinden vazgeçebileceksin?

    anlıyorsun yine, en derininde hissediyorsun, hep aşıksın bu şehre, hep aşık kalacaksın. hani bir şarkıda, bir şiir de, der ya, buralar gitsin sen gitme diye, istanbul söz konusu olunca, herkes gitsin ama sen gitme diyorsun.

    tanım; istanbul, gönlün başşehri.
    2 ...
  31. 692.
  32. can güvenliği ile ilgili uyarıların hemen hemen hiçbirisini dikkate almayan milyonların yaşadığı şehir. bu şehir sakinlerinin bu tür uyarıların bir amacı olduğunu kavrayabilmeleri için en az bir kişinin ölmesi gerekiyor. biri niyazi olacak ki biz akıllanacağız.
    2 ...
  33. 693.
  34. hollywood yıldızlarına göre düşünecek olursak, istanbul bir vin diesel'dir.

    müzik gruplarına göre düşünecek olursak, istanbul bir pink floyd'dur.

    amerikan güreşçilerine göre düşünecek olursak, istanbul bir kevin nash'tir. (big sexy)
    1 ...
  35. 694.
  36. napolyon:
    "dünya tek devlet olsa başkenti istanbul olurdu."
    1 ...
  37. 695.
  38. hayallerin şehri, çok şey isteyipte hiçbir şey elde edemeyenlerin uğrak yeri. asırlardır kendisine küfür edenleri misafir eder ve gıkını bile çıkarmaz.
    1 ...
  39. 696.
  40. yaklaşık 10 yıl önce, küçük tıfıl bir çocukken terk ettiğim güzel şehir. en azından benim terk ettiğim senelerde güzelliklerle hatırlarım istanbulu. ne varki geçen bi turistik gezi yapalım dedik istanbula. sultanahmetle aya sofyanın ordaki parkı herkes bilir. efenim orda bi simit alalım dedik. simitçi bizi, hellolarla, bon jourlarla karşıladı. çüş dedim. evet yüzüne karşı çüş dedim lavuğun. görmüyormusun kapkara türk evladını beya simitçi cocuk dedim. abi kusura bakma böyle alıştık dedi. lan türkiyede değilmiyiz, ne alışması...

    sonra camileri kiliseleri gezmeyi bitirip galata kulesine vardık. galata kulesine çıkalım dedik, demez olaydık bir kuyruk, bir ter kokusu, arada güvenlik görevlisinin ingilizce verdiği emirler hay lanet dedim istiklale gidelim bari. tramvay filan*. tünelin oralardayız, bi büfedeki elemana sordum bu yol istiklale çıkarır mı bizi? yes this way dedi hanzo. acaba dedim ben mi türkçe konuşamıyorum yoksa, istanbul diye londra civarına mı geldik sabah? çocuğa peki öyleyse this way dedim. abi türk müsün dedi? kusura bakma kim türk kim değil belli olmuyor bu sıcakta dedi.

    sabah gazetesi bi ara tv den ingilizce öğretiyoruz gibi salak bir promosyon yapmıştı, anladım ki bu promosyonun meyveleri baya olgunlaşmış artık...

    neticede; simitçisinden büfecisine herkesin ingilizce konuştuğu, kendinizi türkiye dışında herhangi bir yerdeymişsiniz gibi hissettirebilen esnafa sahip kent olmuş istanbul...
    4 ...
  41. 697.
  42. tükiye sınırları içerisinde bulunduğu için şanssız sayılabilecek müthiş bir şehirdir.
    2 ...
  43. 698.
  44. 11 milyonu geçen nüfusuyla Avrupa'da birinci, dünyada ise dördüncü sırada gelen şehrimiz.
    2 ...
  45. 699.
  46. istanbul uzun ve karmaşık tarihi boyunca farklı medeniyetlerin bazen merkezi oldu bazen de yörüngesine gird.böylece o medeniyetlerin birbirine hiç benzemeyen şehircilik anlayışları istanbul'un oluşumunda etkili oldu.Bunların izleri şimdi de kentin dokusunda görülebilir.Bu tarihin uzunluğu ve bu uzun tarih boyunca istanbul'un önemli bir merkez olarak varlığını sürdürmesi şehrin coğrafi konumuyla yakından ilgilidir.boğaziçi iki denizi birbirine bağlayan bir su yoludur ve su yolunun iki kıyısında iki kıta karşı karşıya gelir.böyle bir kavşak noktasının ticari askeri vb. bakımlardan nasıl bir stratejik önemi olacağı açıktır.ancak bu açıdan bakıldığında çanakkale'nin de benzer özellikleri olduğu görülür.öyleyse niçin o boğazın kıyısında önemli bir şehir kurulmadı?bu sorunun cevabı haliç'tir.haliç her mevsimde ve her türlü rüzgarda güvenli bir limandır ve koca doğu akdeniz bölgesinde güvenlik açısından onunla boy ölçüşecek yalnız selanik ve izmir limanları vardır.onların da istanbul'daki gibi kavşak özellikleri yoktur.böylece denebilir ki doğa ve coğrafya istanbul'un önemli bir şehir olmasında önceden karar vermişlerdir.gene de kuruluşundan büyük constantinus'un tarihi kararına kadar bu potansiyel en iyi şekilde kullanılmamıştı.bunun nedeni de büyük ölçüde teknoloji zayıflığıdır.boğaz gemiciliğin erke evrelerinden beri kullanılıyordu, ama bu trafik bildiğimiz ölçülere göre büyük bir şehir için yeterli değildi.efsanevi megaralı byzas'tan sonra yaklaşık 800 yıl sonra is.196'da roma imparator septimus severus,şehri zaptetti ve kendisine direndiği için cezalandırarak yaktı,surlarını yıktırdı.ama bundan bir yıl sonra kendisinin yeniden sur yapması şehrin öneminin anladığının işareti sayılabilir.
    1 ...
  47. 700.
  48. gezilecek görülecek herşeyin olduğu şehir. yaşadığım yaşamaktan büyük keyif aldığım şehirdir.anadolu ve rumeli hisarı,pierre loti,emirgan,çamlıca tepesi... saymakla bitmez güzellikleri vardır. bununların yanında birbirinden güzel camiileri içerisinde barıdırır. kültürlerin buluştuğu ve hoşgörü şehridir. bizim şehrimizdir. burada yaşayanlar anodolulu yada asyalı değil avrasyalıdır. başka adı yoktur burası istanbul dur.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük