Ayrıldığım şehir. 3 yılımı bir araba deposuna sığdırıp ayrıldım. Çok arkadaşım oldu kimlerle nerelere gittim gezdim. Ama dostum olmadığını ayrılırken anladım. Çalıştığım iş yerinden ayrılırken tek bir damla göz yaşı dökmedim. Bunun dışında istanbul tuhaf bir yer alışması zor, karışık ülkelerden kültürlerden insanlar bir arada yaşıyorsun her gün yüzlerce farklı yüz görüyorsun. Eminönü’ne gittiğinde tarihi dokuyu hissediyorsun, istiklalde kalabalık içinde yürüdüğünde kendi hayatının küçüklüğünü anlıyorsun, Beşiktaş’ta Kadıköy’de günbegün geçip giden gençliğine yanıyorsun. Öyle ya da böyle sevdim sanırım ben istanbul’u.
20 sene önceki halinden eser olmayan dünya'nın en büyük metropol şehirlerinden biridir. tinerci, mülteci, hapçı, keko, hırsız, tacizci, eşkiya vs ne ararsanız var. eğer öyle zengin birisi değilseniz villa'da falan yaşamıyorsanız, elit semt ve sitelerde oturmuyorsanız istanbul'da yaşamak pek mantıklı değil.