intihar etmek

entry1549 galeri70 ses1
    1526.
  1. Dünya'da Her 40 saniyede bir insanın yaptığı eylemdir.
    https://www.google.com/am...e-bir-kisi-intihar-ediyor
    Yüce Alllah'ım bunu yapmaktan sana sığınırım.
    0 ...
  2. 1527.
  3. ahireti bitirir.
    aklı yitirirse yırtar...
    aksi halde pimpis....
    1 ...
  4. 1528.
  5. Her 40 saniyede bir insanın yaptığı eylem. çok fazla. allah yazdıysa bozsun.
    1 ...
  6. 1529.
  7. Hiçbir zaman bir çözüm olmadığını düşündüğüm korkunç eylem. Kur'ân'a göre cehenneme gitmeyi garantilemektir.
    0 ...
  8. 1530.
  9. Ruhsal bir hastalığı olmayan yapamaz.
    0 ...
  10. 1531.
  11. acaba dini inancından dolayı intihardan vazgeçen var mıdır lan? intihar haleti ruhiyesi kavrayamadığım bir vazgeçiş, ancak haram diye o ruh halinden çıkan var mıdır? ilginç durumlar.
    1 ...
  12. 1532.
  13. 3 büyük günahtan kabul edilir. Kaynak: gtüm
    1 ...
  14. 1533.
  15. Hiç yalnız hissetmedim kendimi.
    Bir odada tek başıma kaldım, intiharın eşiğinde...

    Kendimi çok kötü hissettiğim oldu, ama hiçbir zaman birinin odaya girip kendimi daha iyi hissetmemi sağlayacağını düşünmedim? ya da birkaç kişinin.
    Başka bir deyişle, yalnızlık beni hiçbir zaman rahatsız etmemiştir, çünkü yalnız kalmaya doyamam.
    Ben kendimi insan dolu bir odada ya da tezahürat yapan seyircilerle dolu bir tribünde en yalnız hissederim.

    Ibsen’den bir alıntı yapacağım: “En güçlü insanlar genellikle yalnızdır.” Hiçbir zaman içimden, “şuh bir sarışın içeri girince kendimi daha iyi hissedeceğim,” diye geçirmedim.
    Hayır, onun hiçbir yararı olmaz. insanları bilirsin, “Hey, Cuma akşamı, ne yapacağız? Burda kös kös oturacak mıyız?” Evet, kesinlikle. Çünkü yok dışarıda bir şey.Aptallık sadece.

    Aptal insanlarla fingirdeyen aptal insanlar. Geceye koşa koşa çıkmak gibi bir ihtiyaç içinde olmadım hiçbir zaman.
    Barlarda gizlendim, çünkü fabrikalarda gizlenmek istemiyordum. Hepsi bu. Milyonlarca insan adına özür dilerim, ama ben kendimi hiçbir zaman yalnız hissetmedim. Kendimden hoşnutum.

    Bildiğim en iyi eğlence kendimim.
    Hadi, Biraz daha şarap içelim.
    Charles bukowski / Interview, Eylül 1987
    2 ...
  16. 1534.
  17. Dinimizce aşırı büyük Günah olan eylem, uzak durulması geteken düşünce.
    1 ...
  18. 1535.
  19. kendisini en ufak bir şekilde hortlatmanın dahi büyük vebal olduğunu düşündüğüm başlık.

    bu fikrin duyumsanması, yayılmasında en ufak bir emeğiniz olsa bile ahiret günü karşınıza çıkar ve çok pişman olursunuz. tehlikeli sınırlarda dolaşmayı bırakın.
    3 ...
  20. 1536.
  21. Ağlayarak iskender yemeyi tercih ederim. Şaka bir yana Hayat yeni bir şarkı keşfetme ihtimaline binaen bile yaşanılası...
    3 ...
  22. 1537.
  23. bazen insana gelen sikilme hissiyatıdır

    pardon o ibnelik miydi yanlış başlık
    1 ...
  24. 1538.
  25. Karşı apartmanın 13. Katından uzun uzun dışarıyı izleyen yaşlı adamı görenler hayata ne kadar bağlı ve şu an neler neler yapmak istiyor diye akıllarından geçerken o bir anda ölümü seçip kendini boşluğa bırakmıştı. Uzun bir süre planlanmış mıydı bunu yoksa o an kontrolü kaybedip gitmeyi mı seçmişti kimse bilmiyor. Şu an bu düşüncelerden olan ve belki eyleme geçen ne çok insan vardır. Anlamadan yargılamak bize kolay geliyor. Kaçanlar var ama kurtulan kim sahiden?
    1 ...
  26. 1539.
  27. cinnet anı değilse ebedi kalıcı.
    balıkçı yakupa göre ''hep cızbız, hep kebap.''
    inançlı bir için bunun geçerli sebebi hiç bir durumda yoktur, net.
    ölmeyi bayılmak zannedene de ilişmeyiz.
    1 ...
  28. 1540.
  29. Kolayı tercih etmektir. Bunu düşünenlere, kendileri ile ilgili farkındalık kazanmaları için e.durheim'in intihar kitabını okumalarını tavsiye ederim. intihar'ı anatomisine kadar inceliyor, açıklıyor, istatistik bilgileriyle kanıtlıyor.

    Not: gülmekiçinyaratılmış bir insan gülmeli, intihar etmemeli canım, anneni ve babanı düşün, abini düşün. Onlar nasıl üzülürler, bu hayatın sadece sana ait olduğunu nasıl düşünürsün?
    0 ...
  30. 1541.
  31. daha önce de yazmıştım. ancak nickimi sildiğim için bir kez daha bırakıyorum. ister etkileşim için yazmış olsun, ister trollemek için, bunun pek önemi yok. çünkü bu satırlara denk gelen ve gerçekten o noktada duran biri varsa, belki bir kez daha okumasının faydası olur.

    o yüzden tekrar yazıyorum:

    bazen bu bir düşünce gibi bile gelmiyor. daha çok içerde biriken her şeyin bir anda taşması gibi. uzun zamandır sırtında taşıdığın bir yük var; başta “idare ederim” diyorsun, hafif sanıyorsun. sonra fark etmeden ağırlaşıyor. bir gün geliyor ki aynı yük kemiğine dayanıyor. o noktada çözüm falan aramıyorsun. sadece her şeyin biraz susmasını istiyorsun. kafanın içi, göğsünün ortası, o bastıran ağırlık… bir anlığına dursun istiyorsun.

    ben o noktayı yaşadım. dışarıdan konuşmuyorum. girdim o karanlığın içine, oturdum, kaldım. geceyi uzatan, sabahı geciktiren bir şey var orada. dışarıdan bakınca hayat akıyor ama sen o akışın içinde değilsin. sanki kalın bir camın arkasından izliyorsun her şeyi. dokunamıyorsun. en kötüsü de bu zaten; kimse tam olarak anlamıyor, sen de anlatamıyorsun. göstermemeyi öğrenmişsin çünkü.

    psikiyatra gitmek bile zordu. kendine “ben iyi değilim” demeyi erteliyorsun. çünkü o cümleyi kurduğun anda bir şey resmileşiyor gibi geliyor. ama sonunda gittim. oturdum karşısına. ilk seanslarda büyük şeyler konuşulmadı. bir noktada doktorum dümdüz bir şey söyledi:

    “bu düşünceler seni ikna etmeye çalışır. ama bu onların doğru olduğu anlamına gelmez.”

    o an çok derin gelmedi. hatta biraz boş bile geldi. ama zamanla yerine oturdu. çünkü o düşünce geldiğinde her şey çok net, çok mantıklı görünüyor. sanki tek çıkış yolu oymuş gibi. başka ihtimal yokmuş gibi. ama aslında o an zihin seni daracık bir yere sıkıştırıyor.

    hâlâ gidiyorum. hâlâ ilaç kullanıyorum. bu iş “geçti, bitti” diye bitmiyor zaten. bazen yokluyor, bazen aynı yerden vuruyor. ama artık fark var. eskiden o düşünce geldiğinde inanıyordum. şimdi geldiğinde tanıyorum onu. aynı ses, aynı ton… ama eskisi gibi kandıramıyor.

    karanlığın içinde bile nefes alacak bir yer oluyor. bazen çok küçük bir şey. mesela elektro gitarın bir teli titreşiyor. o titreşim fiziksel ama etkisi başka bir yerde. kafamın içindeki kalabalık bir adım geri çekiliyor. tamamen susmuyor belki ama artık boğmuyor da. o an sadece ses var ve o ses bana şunu hatırlatıyor: hâlâ buradayım.

    bazen bu bile yetiyor. çünkü insan her zaman tamamen iyi olmak zorunda değil. bazen sadece biraz daha az kötü olmak bile yeter.
    karanlık her zaman son demek değil. bazen sadece içinden geçilen bir yer ve o yerin içinde bile küçük de olsa bir tutunma noktası oluyor.

    eğer şu an bunu okuyan biri o noktadaysa, şunu bil:
    şu an hissettiğin şey ne kadar gerçek gelirse gelsin, o an her şey değil.

    bugün buradasın.
    bu az bir şey değil.
    yarın da kal.
    5 ...
  32. 1542.
  33. Kız saçmalama ya.
    Anlık gelir öyle hisler. Kapılma o hisse geçiştir.
    Eski eşinle konuş o sana iyi geliyor. Seni anlar.
    1 ...
  34. 1543.
  35. Zor seçimdir. Ali Tatar'ın yaşadığı gibi bir şeye maruz kalmadıysanız, onurunuz ve insanlığınızı ispata son seçeneğiniz değilse ve hatta öyleyse bile yapmayın, yapmayınız!

    Bu kavanoz dipli çirkef çukuru için değmez.
    Nasılsa Ezrail zati bir gün gelecek, o kutlu meleği üzmeye değmez.
    0 ...
  36. 1544.
  37. hayattan kaçmak. yatırım tavsiyesi değil bu olay. insan en azından yarını merakından yapmaz böyle bir şey.
    0 ...
  38. 1545.
  39. bir şeyleri değiştirmek güzeldir fakat ölüm bu seçeneklerden birisi değildir.
    değişim, sosyalleşme, yeni insanlarla gerçekçi ve kalıcı bağlar kurma, aitlik hissi...

    sağa sola intihar ile yazmışsın ama bu düşünce bencilce.
    zira arkanda bıraktıklarına ağır bir yük. sen değersiz bir canlı değilsin.

    sana takılıyoruz gülüyoruz eğleniyoruz.
    sen de öyle yap ve yeni bağlar peşinde koş.
    haa bunu sana derken kendime de hatırlatıyorum.
    kafayı toparla gel ve yalnız takılma hayatta.

    allah'ın konyasında bile hobi kursları, etkinlikleri oluyor. Hobi edinip yeni gerçekçi insanlarla bağlar kur.
    her yeni kişi yeni macera farklı bakış açıları başka sevgiler demektir.
    0 ...
  40. 1546.
  41. böyle abus sabuk düşüncelere kapılmayın yoksa hepinizi tokatlarım ha.
    2 ...
  42. 1547.
  43. insanın kendi dosyasını kapatabilmesi En büyük özgürlüktür.
    Üretim/tüketim/ticaret sisteminin çarklarının işleyebilmesi %100insana bağlıdır bu çarkların dişlileri arasında ezilecek harcanak insan azalırsa çark dönmez, sistem çöker. Ezelden beridir bu böyledir.
    Bunun olmaması için tarihin derinliklerinden beri sistemin sahipleri tarafından çeşitli öğretilerle dini baskılamayla bunun kötü birşey olduğu empoze edilmiṣtir insanlara.
    Çünkü insan azalırsa değerli olur öyle kolay kolay istedikleri gibi harcayamazlar.
    "intihar eden cennete gidemez"miş.
    Neden? Sebep?
    Çünkü senin ölün onların işine yaramaz, sen ölene kadar seni sömürmek, limon gibi suyunu sıkıp posanı çıkarmak işlerine yarıyor da ondan.
    Kendi canına kıyma cesareti olan vaktinin dolduğunu bilen ve bu konuda aksiyon alabilen insanları destekliyorum.

    Bunun tek istisnası çoluk çocuk sahibi olanlardır. Egonu tatmin etmek için masum Bir canı kendi rızası dışında bu zalim hayata getirmişsen ona destek olmakla, onu taşımakla yükümlüsün. Öyle kaçıp gitmek olmaz, anne baba olmadan önce düşünecektin bunu. Anne baba olanların intihar lüksü yoktur.
    1 ...
  44. 1548.
  45. --spoiler--
    kendi canına kıyma cesareti olan vaktinin dolduğunu bilen ve bu konuda aksiyon alabilen insanları destekliyorum.
    --spoiler--

    bunu açıkça belirtmeniz suç kapsamına girebilir haberiniz olsun!
    0 ...
  46. 1549.
  47. intiharı teşvik eden, yardım eden, buna benzer girişimde bulunan kişiler kanunen suçlu sayılıyor. Eğer teşvik ettiği kişi ölürse, cinayetten hapse atılıyor.

    David hume da hapse atılmalıydı ama adam uyanık, intihar üzerine yazdığı makalenin, ölümünden sonra yayınlanmasını vasiyet etmiş.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük