"Tevrat’ın hükümlerini uygulamakla yükümlü tutulan, fakat bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlerin hâli, ciltlerle kitap taşıyan eşeğe benzer. Allah’ın âyetlerini yalanlayan topluluğun hâli ne kötüdür! Allah zâlimler topluluğunu doğru yola erdirmez.
De ki: “Ey yahudiler! insanlar içinde yalnızca kendinizin Allah’ın dostları olduğunu sanıyorsanız ve bu iddianızda samimi iseniz, haydi ölümü arzu edin de görelim!”
Oysa onlar işledikleri günahlar yüzünden ölümü asla istemezler. Allah ise, o zâlimleri çok iyi bilmektedir."
--spoiler--
yahu bu iktidarı destekleyenlerin elle tutulur hiçbir şeyi kalmadı, motivasyonları ne?
--spoiler--
bence temel motivasyonları şu: erdoğan'ı kendilerinden görüyorlar. yani kendileriyle özdeşleştiriyorlar. her yönüyle bize en çok benzeyen bu adam o zaman buna oy verelim. simple as that. hayat tarzı, kafa uyumu meselesi. bu birçok parti tabanı için öyle. izmir'i bok götürse de senelerdir chp'nin elinde olması gibi. erdoğan konuşmalarında biraz atatürk'ten alıntı yapsa, milletin sigarasına karışmasa, iki rakı içen poz verse, operaya baleye konsere gitse hiç beklemediğin tipler de desteklemeye başlar. ekonomi düzeliyor mu, hak hukuk adalet kaldı mı diye bakmazlar. herkesin, tüm kamunun iyiliğini düşünerek olaylara bakan insan sayısı sandığınızdan daha az.
hadi bizim inancımıza göre başka bir birliktelik imkanımız yok. seküler olup da hâlâ evlenmek isteyen erkeklere cidden şaşıyorum. baba olma içgüdüsü baskındır belki diyorum. bunun dışında toplumsal yapıya özenme olabilir. karıya kıza gezip tozmaya doydum düzen istiyorum kafası mı? emin değilim. evliliğe bakış açısı yeteri kadar gerçekçi olmayabilir. bu ortam ve şartlarda evlenen seküler bir erkek cidden enayidir. ahlaki bir kaygın yoksa sosyo-ekonomik ve hukuksal açıdan kendi hayatınla kumar oynamaktır günümüzde evlilik. oluşturacağı akıl ve ruh sağlığı atmosferini iyi hesap etmeli. huzur ararken mevcut huzurdan olmak da var.
memduhun yan çarı. sevmediği yazarlara ek olarak bu hesabından söver. atasını sevmeyen herkesi apocu veya pkklı ilan eder ergen. senin gibilerle kürtçüleri üst üste koyup öyle severim ben.
özelden velet gibi hakaret eden yazar. senin gibi putçuları çok gördüm ben rahat ol. yetmiyor bi de rambo ariel ortega isimli fake hesabıyla gelip ordan sövüyor. apocu diye nickaltıma iftira girmiş ergen. burda benden haz etmeyen yazarlar bile kürtçü olmadığımı bilir. yazık kafana. fikirlerin o kadar zayıf ve tutarsız ki elinde küfretmekten başka çare yok anlıyorum.
aksine hiçliğin önemsizliğini atlayan sensin. tam da bu yüzden hâlâ "sınırların dışına çıkmak" veya "kendine haslık" palavrası çiziyorsun. ateistlere göre sonları hiç olmayacak mı? evet. ölümden sonra bir ateist için herhangi bir anlam veya yaşam belirtisi mi var? burda nihilizmden bahsetmiyorum. nihilistler yaşarken de herhangi bir anlam bulmayı, aramayı reddederler ateistlerden farklı olarak.
yaşam süresi içerisinde saydığın sebep ve motivasyonlara sahip olmak için yaratıcıyı reddetmek şart değil ki? senin iraden, dürtü ve arzuların bir topluma, fikre, kendine inanmaya seni itiyorsa başkasının dürtü ve arzuları da bir inanca sahip olmaya, bir yaratıcıya inanmaya, daha üst bir iradeye bağlanıp ilkelerini ondan almaya itebilir pek ala? bu seni neden inançlı birinden çok daha farklı veya özgün kılsın? sen ilkelerini hayat tecrübenden çıkartırken o tecrübenin içinde inançlı insanların etkisinin olmadığını dahi iddia edemezsin. yani kimse sandığın kadar bağımsız veya anlamlı bir hayat çizmiş olmuyor sadece teizme karşı olduğu için. sen de kendi gerçekliğini kendin inşa ettiğini ve bunun hakikatin kendisi olduğunu sanmış oluyorsun. o kadar.
hiçliğe karışacak biri için çocukların hastalıklardan korunması boş bir amaç. senden sonrakilerin iyiliğini dert etmenin anlamı ne? boş. sonuçta o çocuklar da yetişip hiç olmayacaklar mı toprağa karıştıklarında? daha verimli, gübreli bir toprak hedefi mi bu yoksa? o bile kendi başına boş. yani felsefi olarak bunu anlamanızı beklemiyorum daha çok peynir ekmek yemeniz lazım. pozitivist kafayla anca bu kadar oluyor. bilim adamı. lol. süper kahraman kafası. aynen bak kurtardın nesli şu an ama o da hiçliğe gidiyor sana göre. bu kafayla ne yapsanız nafile.
farklı inançların olmaması gibi bir beklenti içinde değiliz dolayısıyla başta da boş yaptın. zaten inandığımız imtihan formatının bir gereği bu. hakikat iddialarının çeşitliliği hepsini hakikat yapmıyor. bu kadar basit bir mantıksal ayrımdan bile yoksunken akıl dersi vermeye kalkmak cesurca. cahil cesareti. haha.
üstteki inançsız arkadaşların yazdıklarının hiçbiri sonlu ve hiçlikle biten bir hayat için amaç olmaya değer olamaz. daha bunu bile idrak edemeyip inançlılara sallamaları gerçekten üzücü. rüzgarda amaçsız sallanan yaprak misali yaşadıklarının farkında değiller. daha adalet ne, güzellik nedir, iyilik ne bunların üzerinde karar veremeden bir de gerçekleştirmekten bahsediyorlar. trajikomik. götingen rollenmelere girip yapay hedefler çizerek kendinizi kandırıyorsunuz. self-işkence bir nevi.
türkiye'de bir dayatmadır. hâlâ nesini anlamadınız? nitelikli bir eğitim mi var ortada? devlet kendine itaatkar, kemalist vatandaşların yetişmesini istiyor. makbul vatandaşlığın inşa süreci bu.
doğru bak böyle bir saplantı var. ama kara para aklamaktan değil vizyonsuzluktan. keşke para aklamak için yapsalar. bu da bir şeydir mantığı ile çok daha efektif ve sürdürülebilir infaklar yapmak varken acil ihtiyaçlara yöneliyorlar. bunda bölge insanının yapısı da etkili.