harbiden ama biraz zorlama oldu kanka. adamlar 45 senedir birbirlerinin "en sevdiklerine" sıkıyo. biri de cinnet geçirip öbürüne sıkmadı. hep mi ince görür dayı adam. 45 sene dayı. biri de öbürüne sıkar be. bak ibo ya bile sıktılar aq.
bu haftaki bölümüyle bir an küçük sırlar izliyormuş gibi hissettirdi. son dakikaları hariç dizinin tamamı kadın-erkek ilişkileri ekseninde döndü durdu. ama fena değildi, oyunculuklar yeter.
bu arada berrak tüzünataç'a aşık oluyorum sanırım. şaka maka da değil lan bu söylediğim. o narinlik, titreyen dudaklar, buğulu gözler, yavaşça akan gözyaşları... bana bir haller oluyor.
--spoiler--
Gerçeği öğrenmek için kimi kendini ortaya atar kimide başkasını ateşe atar ama çaresizce aradığın şey gerçek değil aslında sen bir kuytuda bırakıp gittiğin kendini arıyorsun aslında.
(bkz: Ramiz Karaeski)
--spoiler--
dayıyla kenan kan dökmeme anlaşması yapmamış mıydı? neden kapıda 1 tane bile koruma yoktu? galiba kim ne yapacak diye boş bıraktılar. o değil de cengiz'e hakkını vermek gerek; adam çizgisini koruyor. kötüydü kötü devam ediyor.
temmuz'un, adamlara 'buna dokunmayın' dediği kişiyi çok merak ettim. başta selma gibi gelmişti ama baskında temmuz'un gözleri çok net birisini aradı ve direk sıktı. burda da anlık ali'yi vurduk sandık ama selma imiş.
kenan yapma bunu, yapma kenan... meğersem kenan zorla selma'yı...öhm.. çoğu kişi bu zamana kadar kenan'ın tarafındaydı; yani onun daha haklı olduğunu düşünüyordu. sanırım malum olaydan sonra dayıya hak vermemek elde değil.
ezel eyşan'a gösterdi ama vermedi.* ama ben dizinin sonunda tekrar beraber olacaklarını düşünüyorum.*
dayıya ve azad'a yazık oldu. kızın evlendiği gün annesi öldü..
dayı gibi bir adamın kızının düğünü olacak, mekanın kapısı yol geçen hanı olcak, sonra herkes tarancak ya bi git olmamış. ölen bade olsa diye beklemedim desem yalan, tamam güzel kız falan ama harbi saftirik ya, olmicak şeyi söler, böyle eblek eblek bakar falan. zaten adam gibi ezelin bir zeybek oynayışını da izleyemedik, hakbuki toplanmıştı ev ahalisi deli yürekteki gibi karizma bir zeybek performansı görcez diye ama yok hevesimiz kursağımızda kaldı. ali'ye de en başından beri 'odun' diyodum ama adam nikah masasındaki konuşmasıyla noktayı koydu be, demek ki aşık olabilmeyi becerince her şey olabiliyormuş. selma'nın ölümünden sonra artık aksiyonlu, planlı ve intikamlı bölümlerin bizi bekleyeceğine inanıyorum, yoksa fena halde baymaya başlamıştı.
--spoiler--
selma hanımın cesedi yerde yatarken sevgili masum kızımız bade'nin sanki morgda çalışıyormuş her gün ölü görüyormuşçasına rahat olması şaşırtmıştır. 40 yılın kabadayısı ramiz dayı daha çok sarsıldı.
--spoiler--
Dayıdaki hafif meşrepliliğe hayran kaldığım dizidir. Arkadaş herif senin 3 çocuğunu öldürüyor, kızını öldürüyordu zor toparladın, yıllarca hapiste yatırdı, torununu aldı, seni bıçaklattı, sonra da öldürttü, en son selma'yı da aldı, daha ne yapsın, alemin içinde seni domaltıp neyse...
bir ara intikam konusunda hak verdiğim kenan dan nefret etmemi sağlayan bölümdür. hem selma ya tecavüz ediyor hem de ağlıyor. kenan ın duyguları aşk değil bir takıntıdır bir kadına kendini zorla sevdirme sevdan nedir be.
ayrıca selma nın öldürülmesinin ardından dayıdan atak bekliyoruz.
cansu dere bu bölümde harika bir oyunculuk çıkarmıştır. dizinin başında ki eyşan ile şimdiki eyşan arasında çok büyük ve güzel bir fark var tabi.
kenan imirzalıoğlu nun zeybek oynamaya başlamasıyla ekrana daha bir sarılsakta hevesimiz kursağımızda kaldı o ayrı konu. biraz izletseydiniz bari lan.
son olarak bade artık fazlalık gibi geliyor diziye o ölsün diye çok bekledim ama olmadı işte.
bütün bölümlerini tam izlemediğimden olsa gerek anlamadığım bir nokta var. bu ramiz ve kenan'ın geçmişi 70 li yıllar, olsa olsa 80 lerde geçmiyor mu? sanki kenan'la selma'nın çocuğu azad çıkacak gibi ama yaş tutmuyor. ramiz'in azad'ın yaşında torunu olduğunu gördük bir kere. e karısından olan çocuklarından hiçbiri o kadar büyük değil. yani azad olsa olsa ramizin son çocuğu olabilir. kenan ve selma'nın çocukları da doğduysa eğer 30- 40 yaşları arasında olmalı. ben bade'den hep bir pislik bekliyordum, kenan'la bir bağlantısı olduğunu düşünüyordum ama öyle çıkmayacak sanırım. eğer kenan'ın kızı azad çıkarsa ve kenan kendi kızının çocuğunu düşürtme, düğününü basma emri verdiyse temmuz'a yuh artık diyeceğim.
o değil de gidip onca para verip mekan tutmuşsunuz, hadi siz korumalara izin verdiniz bir geceliğine diyelim de o mekanın hiç güvenliği, park görevlisi falan da mı yok? özel bir davete elini kolunu sallayan girebiliyor mu öyle? olmamış... ayrıca selma'nın öleceği öylesine belliydi ki, dizinin başından başladım kadın için üzülmeye. demek selma dayıyla dalga geçince dayı hırs yapıp girişmiş kitaplara. bu arada azad ali'yi küçümsüyor da bazen, kendisini de kitap okurken görmüyoruz hiç. yoksa ben mi rastlamadım, bilemiyorum şimdi. ne zaman baksam bu ali'yle babasının peşinde dolanıp duruyor. temmuzla karşı karşıya gelince kanama geçirmişti bu kız şimdi düğünü tarandı, annesi öldü ama sağlam gördüğüm kadarıyla. şu bebeğin doğduğunu bir görsek bari.
şu aşk meşk olaylarını da bıraksalar artık çok güzel olacak. özellikle kenan ve eyşan'ın sahneleri çok salakça. bütün yaz kenan birkan bekledik, adam don juan çıktı. ona buna aşık olmaktan başka bir numarası yok. büzük dudağın elinde oyuncak oldu resmen adam. ne kadar romantik kabadayı la bunlar; biri ağlayıp durur, biri tango yapar, öbürü uzaktan uzağa sevdiceğini izler. yalnız bu sıfatı en çok hakeden bu bölümdeki 'ağlayarak tecavüz' sahnesiyle kenan birkan tabiki. böylece bir yerli film klasiği olarak bir kere sevişmeyle hamile kalan kızlar kervanına selma hünel'in de katıldığını görüyoruz. söylemeden geçemeyeceğim, pavyonda şarkıcılık yapan ve ilişkinin geleceğini düşünmeden evli bir adamla birlikte olan bir kadın hamile kaldı diye sevmediği adamla evlenir mi?(yanlış anlamayın, küçümseme manasında değil. yalnızca hesap vereceği kimse yok kızcağızın) bence evlenmez. çocuğuna kendi kendine bakabilir. yani biz eski yerli filmlerden öyle gördük... bir önceki bakirelik temalı bölüme göre güzel bir bölüm olsa da ters köşesi bol bölümleri özlediğimizi belirtir senaristlerin gözlerinden öperim.
artık eskisi gibi sarmayan dizidir. önceleri daha basitti ezelimiz intikam alacaktı, hepsinin canı okunacaktı ama şimdi kimin ne bok olduğu belli olmayan bir dizi haline geldi. ama yinede türk dizileri içinde bir fenomen olmuş tv dizisidir.
selma'nın öleceğini alnına yazsalardı ya da kafasının üstüne yanıp sönen bir ok yerleştirselerdi daha farklı olmazdı. bu dizi farklı, şaşırtıyor iyi dedik, o da insanın gözüne gözüne sokmaya başladı. peki o ezel'in aciz halleri neydi? yalvarıyorum bade, eyşan'ı unutmama yardım et bıdı bıdı. ramiz, kenan, selma üçlüsünün hikayeleri daha çok sarmaya başladı.
selma olayını geçersek bu bölümün en büyük olayı benim gibi dayının '' ilk kanı ben döktüm,kanın yönüne sen karar vereceksin.'' sözüne katılan, kenan haklı beyler diyenleri mort etmektir.
kısa da olsa ezel'in zeybeği miroğlu günlerini anımsatmıştır.
-bölümün en önemli sahneleri muhakkak ki selmanın ölümü ve uğradığı tecavüzdü. hem de ağlamalı tecavüz. değişik bir fantazi.
-millet üzülmüş selma öldü diye ama ben hiç üzülmedim. çünkü herkesin malumu kötülüklerin anasıydı kendisi. iki kişi'ye sürekli olarak kuyruk sallaması sonucu (kaşarlığı sonucu) bir sürü insanın telef omasına, hayatının kaymasına neden oldu. tecavüzüne üzüldüm tabi ama ölmeyi haketmişti. keşke şu haziran mıdır temmuz mudur bu kaşarın yanısıra bade'yi de aradan çıkartsaydı.
-eyşana o kadar kızdık. "her gelen gideni aratır" lafını doğrular şekilde bade hanım eyşanı aratıyor. bade'nin olduğu sahneleri direkt ileri sarıyorum zaten. başka çözüm yolu bulamadım ama cengiz bulur muhakkak. geberttirir şu bade'yi. o ne öyle ya? "mıy mıy mıy" "zıy zıy zıy"."ilk geceğ, ilk geceğ"...
-şu güvenlik rezaletini herkes söylemiş zaten. ben de değinmiyim. zaten ikinci sezon mantık konusunda iyice saçmalamıştır bu dizi. daha özensiz yapıyorlar artık. ya da bana öyle geliyor.
-kenan "haklı" olmayı çok uzun zaman önce masumları öldürerek kaybetmişti zaten. bu ağlamalı tecavüzle değil. bu da tuz biber oldu gerçi.
-ayrıca bu ağlamalı tecavüz olayı bana bir zamanlar amerika adlı filmde robert de niro abimizin sevdiği kıza araba'da ettiği tecavüzü hatırlattı. hatta araba'nın şoförü (emrinden çıkamıyor tabi) robert'in vermek istediği parayı almamıştı tecavüz sonrası. ama robert abimiz tecavüz ederken ağlamamıştı sanırım. etkilenmiştim (tabi filmden ve o muhteşem müziğinden de) o sahne'Den.
-cengiz sen tam bir .......
-bence selma'nın ölüm emrini kenan vermedi. hatta hiç "baskın" emri vermemiş de olabilir. hatırladığım kadarıyla "kan dökülmeyecek" anlaşması yapılmıştı zaten. anlaşmanın bozulduğu ve benim kaçırdığım bir sahne varsa hatırlatınız! gerçekten bozulduysa bu anlaşma dayı kenan'ı sikertecektir. yok cengizin oyunuysa ikisi beraberce cengizi domaltacaktır.
-artık edebi eser alıntılarını, ramiz dayı'nın felsefik ve duygulu konuşmalarını, akıllara zarar akıl oyunlarını özlüyorum ve geri istiyorum. hani aşk dizisi istesem açarım aşkı memnu'yu, (izlemedim) onu izlerim.
- seni seviyorum bade. ama eyşanı'da unutamıyorum. eyşan unutamıyorum seni, ama bade'yi bi kere öpsem olmaz mı. bade çok istiyorum seninle olmayı ama eyşan'da çok güzel mantı yapıyo. hep beraber yaşasak olmamı.
türk televizyonlarında yayınlanmış-yayınlanan en gereksiz ve kötü dizisi ödülü verilse tüm dallarda ödülü alacak dizi.
her şeyi geçiyorum da delikanlı geçinen türk erkeği oturup kızlar gibi bu diziyi izlemiyor mu? işte o zaman onların erkekliği adına ben utanıyorum. yakında ütü yapar, evlilik programı izler, ağda yaparsınız. gün bile yaparsınız siz lan. sözde delikanlılar sizi.
edit: pembe diziciler seri eksiye başladı.
edit-2: dikkat et ütüyü fişte unutma.*
herkes; herkes selma'nın durdu öldüğünü kabullendi insan ambülans çağırır diyordu ancak gözleri açık kalmıştı. taktir edersiniz ki gözleri açık kimse öyle canlı duramaz hele vurulduğu zaman. belliki ölmüştür.
--spoiler--
selma, seni hep sevdim. dünyadaki her şeyden çok. ama ben sana hiç yetişemedim. önce kenan vardı, ailem vardı, hapis vardı, kavgam vardı. sen beni hep bekledin. ama ben bir gün.. bir gün bile doya doya.. acıtırcasına.. kalbimi boşaltırcasına sarılamadım sana. affet. affet. ben sana ancak bugün sarılıyorum. benim biricik sevgilim.
--spoiler--
ağlayan adamın kuşu ötmez kenanııııım yeme bizi dediğim 58.bölümünü dün gece izlediğimiz dizidir.
çok seviyorum bu diziyi de kardeşim öyle bir adamın kızının düğünü olacak da kenan'da bu düğünü basmayacak. bir tane koruma yok ki ramiz dediğimiz adam yolda yürürken damlarda,gölgelerde keskin nişancı bulunduran adamdır. bu kadar savunmasızlık çok çok komik olmuş. bu dizi bizi üzmeye başladı korkarım ama yine de kötü de olsa kötünün en iyisi olmasından mütevellit izleyeceğiz ne yapalım.
sevgili senaristler sesimizi duyuyorsanız acık silkelenin lan, selma hünel bu kadar kolay öldürülebilecekse dayıyı da öldürün o zaman. nerde kaldı istanbul'un büyük babası pozu.