2 . sezonun en iyi bölümü bu gece yayınlanmış ve dizinin en iyi 10 bölümüne girmiştir dizisi .
o değil de ben hala bade ' den hala bi numara bekliyorum senaristlerin yüzünden kime güveneceğimizi bilmiyoruz valla . en son hatta tek bahar vardı bu konuda o yüzden mazur görün beni . *
eyşan sahneleri olmayınca da daha az bi gerildiğimi hissetim sanki o kadar sıktı ki artık . ama bar sahnesinin hakkını veriyorum . ancak bade ile ezel ' i gördü ya şimdi olayları onun tarafından görürsek işimiz var kanımca .
senaristler, "artık yazamıyorlar, sıkıldık, nerede o eski heyecan verici bölümler" diyenlere kapak bir bölüm yazmışlardır. ezel ise bu bölümde adamın öz suyu olduğunu bizlere ispatlamıştır.
ramiz dayı'nın 35 yılın sonunda aldığı intikamı, ezel-bade, ali-azad aşkı, dayının ilerleyen bölümlerde tamamen ayaklanacağının sinyalleri, eyşan'ın çok afedersiniz göt olmasıyla mükemmel bir bölüm olmuş ve dizinin en iyi bölümlerinden birini bize izletmiştir.
senaristler hazır olun bir tane daha eyşan odaklı bölüm geliyor haberinden önce çok şükela bir bölüm izlettiler bu akşam. tebrik!
yusuf eğir'in göte geldiği an tüylerim diken diken oldu, çok pis öldü ama lan, neyse geçmişte çelimsiz adamın tekiymiş zaten.
cahit gök, haluk bilginer'i kopyalamışsın lan resmen. helal!
bölümün en iyi sahnesi ise hapishanede ramiz ile selma arka arkaya verirkenki konuşmalarıydı.
ayrıca, o pis kaşar eyşan bade'yi üzecek olursa senaristler, çocuğunuzu keserim!
edit: lütfen 6 ay sonraki poker masasında da böyle muhteşem bi' ters köşe olsun, gerçi sanırım final bölümünde olur o. *
2. sezon eskiye göre kötü diye yakınırkene bugün kü bölüm sezonu şahlandırdı. beni benden aldı efenim bu bölüm. türkiye de izlencek dizi yok derler bide. bırakacuğun hacı o ayakları ezel ölmedi hala. bade yi düzenli manita yapmasını anladıkta eyşan ı da metres yapsa kötü mü olurdu şimdi. bi sevmelik vardır bi tikmelik ezel eyşan ı harcama burdan söylüyorum bak.
--spoiler--
Eysan karisi öyle manda trene bakar gibi kaldi ya son sahnede, valla ekran karsisinda 8 köse oldum. belki erken sevindik, belki bade'de de bir bokluk vardir ama olsun simdilik bu anin tadini cikariyorum. Yaaa eysan hanim, ne sandiniz, vazgecilmez oldugunuzu mu? sen ömeri tuzaga düsürüp boynuzlarken iyiydi ama. hep ölsede kurtulsak su karidan derdim, bu son sahne ile kendisi zaten ölmekten beter oldu. Bu aci ona ömrü hayati boyunca yeter. sagolun senaristler sagolun!
bu arada hic yazildi mi bilmiyorum ama ben bu dizide en cok dayinin genclik yillarinda ki karisina aciyorum. Dayiya kizmamak imkansiz gercekten. gül gibi karin birde cocugun var yaa dayi oldu mu? ne oldu o kadina baya merak ediyorum. zavalli kadin.
--spoiler--
keşke geçen hafta, fragmanda dayının ayağa kalktığını göstermeselerdi. böylesine harika bir bölümü daha da muhteşem yapabilirdi birden dayının ayağa kalktığını görmek...
--spoiler--
51.bölümü en güzel ezel bölümlerindendi ve bana göre 2.sezonun zirve yapan bölümüydü. izleyiciyi coşturan sahneleri say say bitmez. tabii ki dayı'nın ayağa kalktığı sahne müthiş kere müthişti. en başa bunu yazacaksın. sonra ezel-bade, ali-azad sahneleri, bütün 70'li yıl sahneleri (özellikle dayıyla kevaşe selmanın sırt sırta verdiği ve selma'nın karakol'da soyulduğu sahneler), dayı'nın ezel'E "beni yıktılar bir ağacın fırtına'da yıkıldığı gibi " temalı konuşmasının olduğu sahneler gelmekte. hatırlayamadıklarım bile olabilir.
"kardeş o ele bi baktır ha, yanlış kaynamasın"*
--spoiler--
--spoiler--
eğir'in şoförü ölmeden önce el frenini çekip öldü herhalde. helal olsun adama araba milim kaymadı. acaba ölmeden önce son sözleri eyvaah şimdi el frenini tuttuk muydu bilinmez. ya da ölmeden önce yapılması gerekenler arasında el freni çekmek mi vardır o da bilinmez. neyse öptüm bye.
--spoiler--
flaşh forwardların sıkca kullanıldığı, kaliteli kamera çekimleri sayesinde ve seslendirmede üçüncü kişilerin kullanılmalarıyla ayrı bir zevkle izlenen, ihanetin en büyüğünün en yakından geleceğine dair bizi uyaran dizidir.
süper bir bölümü geride bırakırken buradan senaristlere seslenmek istiyorum:
senaristler!!! ya bu eyşan var ya yaramaz kadın. herkes gıcık lan bu kadına. ama ne olursa olsun dizi bu kadınla adamın aşkının üzerine kuruldu. şimdi daş gibi hatunu diziye sokarak gıcıklık yapmayın olum.
dayı delikanlı ol. karşında çocuklarının anası karın var. sen onun karşısında yüzüne baka baka onu ağlata ağlata ihanet ediyorsun. nerde senin mertliğin, delikanlılığın vicdanın. delikanlılığın kitabı böylemiydi. sana gitgide soğumaya başladım. o "çocuk" kenana da hak vermiyor değilim.
ve de karşında senden daha cüsseli bir adamın elini ayakta bile zor dururken o yaşlı halinle nasıl olduda mengene gibi kavradın. bize; "eeh hadi lan yine sıçtınız" dedirtmeyin. gerçekci olsun biraz. benim iki katım olan biriyle bile el sıkarak şakalaşırken acımı belli etmiyor bende onun elini sıkıyorum.
iki kat ettin eğiri demir gibi eğdin.
edit: sanane kardeşim biz sikilmek istiyoruz diyorsunuz yani? size prestijden gelsin:
siz sırrı bilmek değil "kandırılmak istiyorsunuz".