ezel

entry5773 galeri306
    3725.
  1. canlanmakta olan pembe siyah türk dizisi.
    yaran replik ali'den geldi bu hafta.

    - noluyo lan dayı...
    4 ...
  2. 3726.
  3. uzun zaman sonra güzel bir bölüm oldu. ulan o değil de ali'nin '' noluyo lan dayı '' dedikten sonra ki gülüşü yokmu. o gülüyo ben de gülüyorum valla. helal lan kerpeten.
    0 ...
  4. 3727.
  5. resmi sitesinde kenan birkan'ı anlatırken 'kötülüğün yüzünün merak edenler zannettiklerini bulamayacak. çünkü bu hikayede kötülük, harika bir adamın bitmek bilmeyen yasında saklı.' diyerek bir kez daha derin düşüncelere sevketmiş dizi.
    5 ...
  6. 3728.
  7. mükemmel bölümdü ancak sanki bir din uyarısı gelmiş zira dayı hiç kullanmadağı bir tabir olan "hak teala"yı kullandı genelde öğütlerini din konusuna girmeden kader konusuna girmeden verirdi. ezel de "yukarıya inanmayanlar inanmayı denesin..." repliğini kullandı sadece bu kadar zamandır kaderle ilişkilendirilebilecek bir şey kullanmıyan dizinin bu konulara değinmesi garip geldi.

    bu arada adamım cengiz, sana iki çift lafım var: şahsın padişahsın ama kaybediceksin. kaybederken bile sana güvenilmez adamımsın.
    1 ...
  8. 3729.
  9. 51. bölüm itibariyle yusuf eğir'in ölmesiyle birlikte ufaktan vitesi arttırmış dizidir. bundan sonra kolay kolay düşmez artık bu tempo.
    ayrıca ali-azad, ezel-bade çiftinin aşk sahneleri, şebnem'in tefo'nun git demesine rağmen kaçmayıp ağlayarak barda kaderini beklemesi çok başarılıydı.

    fakaaaat bu bölüm öyle bir sahne vardı ki, belki de gelmiş geçmiş en etkileyici sahnesiydi dizinin.

    eğir aşağılayıcı ve yıllar önce karakolda selma'yı nasıl soyduğunu hatırlatan sözlerle dayı'ya elini uzatır.

    dayı bir an geçmişe döner, o karakolda olanları hatırlar, sonra bugüne dönüp yusuf'un uzattığı eli tutar, herkesin şaşkın bakışları eşliğinde tekerlekli sandalyesinden kalkarak adamın elini yavaşça kırar ve sorar: fırtınada ağaçlar nasıl çatırdar bilir misin kardeş?

    heyt be dayı beh... efsanesin!
    1 ...
  10. 3730.
  11. http://www.youtube.com/ezel#p/u/0/BQld5K0wcNQ

    51. bölümün son kısmındaki ramiz dayı'dan "hiç kimse canavarlara aşık kalmaz" diyerek tefo ve şebnem'i göstermiştir. sanırım tevfik şebnem'den ciddi anlamda soğumaya başlamıştır ki bu onun açısından güzeldir.
    0 ...
  12. 3731.
  13. --spoiler--
    ezel ve tefo'nun kankalık seviyesini arttırmaları ve yaptıkları muhabbetler süper.hele o telefonu karıştırma sahnesi pek bir samimiydi.ayrıca ezel'in eyşan'dan soğuması tüm ezel izleyicilerini sevince boğdu resmen . cansu dere'nin oyunculuğu tavırları inanılmaz itici.
    kısa zaman sonra diziden ayrılmasını dileyeceğim ancak görünen o ki birinci sezon finalinde kendisini gördüğümüz için yaşadığı talihsizlikler ile teselli edeceğiz kendimizi .
    --spoiler--
    1 ...
  14. 3732.
  15. dayının cezaevi sahnesi çok canımı sıktı. ne bileyim karısının yerine koydum bir an kendimi. gözünün içine baka baka kandırılmak, enayi yerine konmak çok feci olsa gerek.
    0 ...
  16. 3733.
  17. ilk kez dün akşam, mecburiyetten 20 dakika kadar izleyebildiğim boktan dizi. millet aforizma sıçıcam diye şekilden şekile giriyor.
    2 ...
  18. 3734.
  19. 3735.
  20. Bu sezon bitmezse bayacak dizidir.
    0 ...
  21. 3736.
  22. detaylara dikkat etmeyen dizi. 22. bölümde yıl 1996, mert top oynuyor. oynadığı top nike total 90. çıkış tarihi 2004. böyle şeylere dikkat eden benim gibi cinsler de var.
    2 ...
  23. 3737.
  24. nasıl bir benzetmeyse benimki, bade'yi dexter'daki lila'ya benzettiğim dizi. böyle heykeller, sanatsal işler falan. bi garip oldum. kundakçı çıkmasın bu. * *
    0 ...
  25. 3738.
  26. veeeee bir 1. sezonun sonundaki herkesin bir masada olması 52. bölümde gerçekleşeceği dizi.

    3 ...
  27. 3739.
  28. 52. bölüm "hazırsanız başlayalım" bölümü olacaktır. ayrıyetten diğer fragmanda eyşan'ın yapacağı oyun tamamen gerçek olacak gibi. eyşan ezel'i istiyor.
    ama umarım iki kadın arasında kalan erkek rolüne bürünmez ezel. ve ezel'e yakışan... dur lan karar veremedim..

    olum ezel işin çok zor. *
    0 ...
  29. 3740.
  30. sonunda 6 ayın geçtiği dizi. geçen bölüm o eleştiri dozu arttıran hazırlık bölümlerini geçtiğimizi sezdirmişti.

    http://www.facebook.com/?ref=hp# !/video/video.php?v=10150089824984111&oid=148075118553617&comments
    0 ...
  31. 3741.
  32. 53. bölümde 6 ayın geçtiği ve asıl oyunun başlayacak olduğu dizi.

    hazırsanız başlayalımmı oyuna ?
    0 ...
  33. 3742.
  34. radikal'de orhan tekelioğlu'nun değerlendirmesi yer almış bugün.
    ezel tepetaklak
    iyi bir edebiyat eseri uzatılmaya gelmez. 'ezel'in reytinglerinin düşme sebebi de bu mu?
    ezel in orijinal hikayesi tükenince izlenme oranı da düştü.
    esas hikayesi tükenen bir dizinin sürdürülmesinin ne denli zor olduğu tahmin edilebilir. monte kristo kontu’ndan ilham alınarak çekilen ‘ezel’in avantajı, başarısı tescilli bir edebiyat klasiğinin, “insani ihaneti” anlatısında temellendirmesindeydi. bu memlekette her zaman iş yapacak temalardı bunlar: sevilen kadının, yakın arkadaşların iyi kalpli, saf bir gence yaptıkları ortak ihanet ve buna karşı, yıllar sonra alınan öç. “yerlileştirirken”, işin içine yeraltı dünyası, hapishane, kumar, mafyavari adalet oyunları sokularak anlatı iyice “sahicileştirilmişti”. herkes tarafından seyredilmesi amaçlanan bir dizinin ana sermayesi sahicilik hissi değilse nedir? yine de, alexander dumas’nın modernist anlatısı yok edilmiş, yerine izleyici için daha tanıdık modern türkiye metropolünün adalet arama/bulma yordamları eklenmişti. daha önce radikal i̇ki’de yayımlanan (11 eylül 2009) bir yazımda da işaret ettiğim gibi, monte kristo hikayesi feodal, seçkinci ilişkilere karşı koymaya çalışan “girişimci” bir “bireyin” ezilmesi, hapse tıkılması ve yine aynı bireyin, modernitenin araçlarını (eğitim, kapital birikimi) kullanarak ve kimliğini değiştirerek geri dönmesi, modernin feodalden öç alma öyküsüdür. ‘ezel’de, ihanete uğrayan genci oynayan ömer, hapishanede girdiği pederşahî ilişkiler sayesinde, arkasına yeraltı dünyasından birini (dayı) alarak yeni kimliğiyle (kumarbaz ezel) döner. orijinal hikayedeki güzelim modernist bireyin direniş anlatısı yok edilmiş, yerine yerli bir kumarbaz portresi konmuştu. her şeye rağmen, bir bireyin, yani ezel olarak geri dönen ömer’in öcünü nasıl alacağına odaklanmıştı izleyici. kötüleri ve iyileri belliydi dizinin, izleyiciye sunulan tek tuhaflık bitmez tükenmez belâgat temrinleriydi. başta dayı olmak üzere, hemen her dizi karakteri ikide bir özlü bir söz yumurtluyor, kötü anlamında, sürekli edebiyat paralanıyordu. neyse, sezonun sonuna doğru öyle bir an geldi ki, ezel herkesten öcünü alabilecek bir konuma yerleşmiş ve hikayenin sonu görünür olmuştu. bu arada, dizi reyting rekorları kırıyor, belli ki yapımcı ve oyuncusunu madden çok mutlu ediyordu.

    zigzag
    işte bu andan sonra dizinin uzatılması gündeme geldi ve hikaye bambaşka bir mecraya doğru akmaya başladı. adeta dumas’tan shakespeare’e doğru koca bir zigzag. o kararlı ezel gitmiş, babasının katilini bilmesine rağmen bir türlü öcünü alamayan hamlet’e benzer bir kahraman türemişti: “daha değil, henüz zamanı gelmedi”. ezel, “hamletleştikçe” öcünü alamaz bir hale geldi. shakespeare okuyucusu için böylesi anlatılar sorun değildir, değil mi ki onun kahramanları endişeleri, ikircikli ruh hâlleri, eyleme bir türlü geçemeyen kararlı kararsızlıklarıyla resmedilir. shakespeare, “yüksek edebiyat”tır. halbuki alexander dumas, küçültmek için asla söylemiyorum, en iyisinden bir ilkgençlik edebiyatıdır, kolayca izlenebilir bir anlatısı, kişilik özelikleri sabit kahramanları vardır. bu anlamda tipik bir popüler kültür anlatısıdır. shakespeare ise, kolayca popüler kültürün hazmedemeyeceği karakter özelliklerine sahip karmaşık kahramanlar, grift ve gitgide derinleşen olaylar örgüsünde anlatılarını kurar.
    ezel’in özlüsöz düşkünü, “edebiyatperver” senaristleri belâgatı, edebiyat paralamayı sevseler de, sıradan tv izleyicisinin tabii ki böyle bir derdi yok. onlara karmaşık hikayeler anlatmaya başlar, ezel’in öcü yerine, dayının düşmanlarının intikamlarını sunarsanız, diziyi uzatmak için asıl odağı kaydırıp yan karakterleri iyice derinleştirirseniz, kült izleyici sayınız belki artar ama uzun vadede reytinglerde düşme kaçınılmaz bir hale gelir. geçen sezondaki rekor reytinglerden vazgeçtim, son izlenme patlamasına neden olan sekiz’in diziye girip çıkmasından bu yana izlenme oranları ab grubunda yaklaşık yüzde 15, tüm izleyicide ise yüzde 10 civarında düşmüşse, artık “sahicilik” hissinden kopmuş, bir “rüya-anlatıya” dönüşmüş bir dizinin son demlerini izlemeye başlamış olabiliriz. bu arada, “sekiz dopingi” de tipik bir popüler kültür numarası değil miydi? bir başka popüler dizide ünlenmiş, o anda dizisi olmayan bir ünlü, dizinin asıl hikayesi olan “öç almaya” kolayca algılanabilcek bir olay örgüsüyle sokulmuş, intikam için gelen bu kahraman ezel tarafından öldürülmüştü.

    ‘ezel’den ‘hamlet’ çıkarmak
    dizinin temel sorunuysa, sekiz’in öldürülmesinden sonra tekrar görünür oldu. asıl karakter (ezel-ömer) öcünü bir türlü alamıyordu. ayrıca, asıl karakter eski hayatına da bir türlü dönemiyordu. ömer, ailesiyle bile beraber olamayan, oturamayan, çocuğuyla doğru dürüst tanışamayan bir “eksik” babalık ve evlatlık durumuyla malûl kaldı. dahası intikamının merkezindeki kahramanlardan ali ile eski dostluğunu yeniden tesis etti. bu da yetmedi, hayatının aşkı olarak sunduğu eski sevgilisinden iki gündür tanıdığı bir kız için kolayca soğuyuverdi. senaryodaki zigzagların başı sonu yok, bir yandan bir karakter derinleştiriliyor, öte yandan sonradan geliştirilen bir başka karakterin öyküsü öne çıkıyor, öncekini unutturuyor. senaryo ekibinin elini rahatlatan her şey, izleyici kaybından başka bir şeye yol açmıyor anlayacağınız. i̇zleyiciye örneğin kenan birkan ve onu muhteşem oynayan haluk bilginer’i verir, ama bir süre sonra da görünmez kılarsanız, izleyici şaşırır, kızar, çeker gider. bu arada, karakter derinleştirmelerinin yarattığı mantık hataları katlanır, artar. dizinin fanları her gün bir başka hatayı yakalıyor, fark ediyor zaten.
    ezcümle, popüler bir dizinin bir sürü ana kahramanı olamayacağı gibi, karmaşık anlatılarla geniş izleyici kesimlerine ulaşmak asla mümkün değildir. ayrıca, her edebiyat eserinin eti de öyle kolayca yenmez. ezel’den bir “hamlet” çıkarmak, has edebiyatı hiç anlamamakla eşdeğerdir. dizinin reyting kaybını çok iyi analiz etmek gerekiyor, çünkü monte kristo kontu gibi iyi bir edebiyat eserinin sırrı, hikayesini akla uygun neticelendirmesinde gizlidir. iyi bir edebiyat eseri uzatılmaya, sündürülmeye gelmez. reytinlerdeki tepetaklak durumun özeti sakın şu olmasın? has edebiyat da öç alırmış.
    1 ...
  35. 3743.
  36. çok hızlı ilerleyen dizi. başkaları olsa bu kadar konuyu 4 senede yaya yaya işlerlerdi.
    1 ...
  37. 3744.
  38. bu akşam entry üstüne entry döşeneceğim ve the answer, beyaz nouma, rivne, roketatar ramazan gibi "ezelci" kardeşlerimi yalnız bırakmayacağım efsane dizi.
    hazırsanız başlayalım...
    3 ...
  39. 3745.
  40. 51. bölüm gibi olacak mı bilinmez ama en az onun kadar güzel bir bölüm birazdan başlayacaktır.
    0 ...
  41. 3746.
  42. 3747.
  43. 3748.
  44. 52. bölümün başlığı tahminimce "hazırsanız başlayalım" olacaktır.
    0 ...
  45. 3749.
  46. --52. bölüm--
    yeni hayat
    --52. bölüm--

    bu bölüm yeni ve ters köşe bir olay beklememeliyiz. bu bölümde diziyi diğer efsane yapan faktörler devreye girecektir. oyunculuk gibi.
    şebnem'in mahkemesini merakla beklenmektedir.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük