hayatımızda tanıştığımız insanların %70-80'iyle eylül ayının herhangi bir gününde tanışmışızdır. eğitim-öğretim sezonu, maçlar, okullar, yeni başlangıçlar hep eylül'de yapılır.
okulun ilk günü eylül'dür.
üniversite'nin ilk günü eylül'dür.
iş yerinde yıllık izinler eylül'de biter.
yılın ilk derbileri, son tatilleri eylül'de yapılır.
akşamları tatlı tatlı rüzgarların esmeye başladığı, hava sıcaklığının 40'tan 25'e düştüğü, yılın en harika ayıdır.
"eylül toparlandı gitti işte
ekim filan da gider bu gidişle" *
ay sonunda instagramda okuyacaktınız şimdi okudunuz. bu çağdan çok ilerideyim şu an. ayrıca:
"oğul arka balkondasın belli ki ve tüfeğin var
sen bu saçmalardan dışarlardasın." *
öyle aklıma geldi.
Takvimden çıkartılmasını talep etmeye hazırlandığım ay. Çocukluğumdan beri nefret ederim. Doğanın inzivaya çekilmeye başlamasından hoşlanmıyorum, ruhumun bir parçasını gömmüş gibi hissettiriyor.
Çok severim. Sonbaharda yapılan kombinler her zaman en güzelleridir. Sütlü kahve trençkotlarımız, çimen yeşili şallarımız, süt beyaz gömleklerimiz hazırsa başlıyoruz...
instagramda x de görüyorum insanlar ne kadar çabuk sonbahara adapte oldular bir günde. içerde yaksaydınız kardeşim ya. Yok Eylül çiçeğinizi aldınız mu yok şu botlar bilmem ne yok turuncu tonları. Ya nasıl bu kadar hızlı geçişler yaşayabiliyorsunuz. Ben böyle hemen adapte olamıyorum hiçbir şeyesjdkf.
Romantizm ıvır zıvır tamam, biraz da gerçekleri konuşalım.
Eylül sınıfta kayırılan kızın ismidir. Bu iki oflar poflar "Eylülcüm hadi sen biraz hava al" olur.
Ayşeler, fatmalar ağlamaktan havale geçirseler nafile.
yapış yapış sıcağın, fit vücutları sergileyen elbiselerin, bile bile şişirilen kasların, ölçüsüz gürültü ve kalabalığın kaybolup yerini huzura bıraktığı nezih ay.