Tarkan şarkısı. Karma albümünü gayet keyifler yerinde neşeli neşeli dinlerken çat diye burun direği sızlatıp insanı şoklayan bir şarkı. Olacak iş mi bu saldırıya uğramış dayak yemiş hissediyorum.
Üç sene oldu üç senedir bütün üzüntüler dönüp dolaşıp sana bağlanıyor. Bu ömür boyu böyle mi olacak bilmiyorum ama her şeyi birkaç kat daha zor hale getiriyor sensiz olmak. Hiç sevmediğim ve sırf sana eşlik etmek için içtiğim türk kahvesini hür irademle içiyorum artık makinen gitti tabii senden sonra görmeye dayanamadığım için. Bakır cezve aldım yerine bir tane eh meh burun bükerdin herhalde görsen. Keşke seninle içebilsem hadi birer sigara yak getir desen ve anlatsam sana her şeyi. Ağlıyorum diye ağzıma sıçmanı ve bunu yaparken de ağlamanı çok özledim.
Genellikle kullanılan notaların yapısı gereği erkek parfümlerinin yarısı kadar kalıcı olmayan parfümler. Sen parfümle duş alırsın ama beş saat önce içtiğin sigaranın kokusu gelir anca saçından. çıldırtıcı gerçekten.
Öğrencimin şimdiye dek fiziksel teması geçtim diyalog bile kurmadığım minik kardeşi koşa koşa sarıldı bana bugün. Çocukların hissettiğini düşünüyorum ve bir parça şefkate en ihtiyaç duyduğum anlarda onlar tarafından bir şekilde sarılıp sarmalanmak allahın bak elim üzerinde üzme kendini bu kadar deme şekli gibi geliyor.
On sekizimden beri bu başlıkta kendi doğum günümü kutluyorum geçen seneyi pas geçmişim mutsuzluktan ve manasızlıktan. Sanırım gecenin en karanlık anının şafak sökmeden önce olması gibi bir meseleydi. biraz da hüsn-i talil evet pozitifiz çok şükür. Üç beş kadeh şarap sonra işte geldim burdayım ve yirmi sekiz yaşımın ilk saatlerindeyim. ilk defa güzel bir şeylerin arifesinde gibi hissediyorum hem de eylül kapıda olduğu halde. Kıpır kıpır yerimde duramıyorum ve ödüm patlıyor aynı zamanda ama her değişim böyle değil mi zaten. Ayağına taş değmesin aslım ilk yirmi beş yılında ömürlük değdi bence zaten de neyyyyse gidenler memnun yerinden onlar beraber mutludur eternity tarzı bir dilemma da yaşamamışlardır tereddütsüz tastamam bir kavuşmadır onlarınki. Hatta hatıralarını izleyebiliyorlarsa en mutlu oldukları anın 98 yılının 4 ağustosu olduğunu biliyorum. Öyle değilse bile varsaymak hoşuma gidiyor. Neyse biz dünyadayız yaşanacak ömrümüz ve bazı kişisel hedeflerimiz var önümüze bakalım. Dgko canım.
Beş bin yıllık başka anadan kız kardeşimin kına makyajını yapmaya gidiyorum. Milyon çeşit hisle doluyum. Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar gerçekten. Kurarlarsa da gideriz tabii.
Kendi çocuğun gibi seviyorsun hatta bağrına basıp kaburgalarından içeri içeri sokmak istiyorsun ama kakası gelirse senin sorumluluğun değil. O açıdan mükemmel bir şey. ilkine kucağıma aldığım saniye vuruldum ikincisine vuruluşum zamanla oldu. Çocuk yaparsam sebebi bu ikilidir.
Beynimin dehlizlerinden sürüne sürüne açığa çıkan modern sabahlar şarkısı. Mutfağıma cayır cayır güneş vuruyor kuşlar cikcik kedim uykuda kahvem güzel çıktı. Dün olmadıysa da bugün olacak.
Yayınlanırken bacak kadar olduğum için hiç izlemediğim bir diziydi ta ki ramazan bayramı öncesi aile içi katılımı zorunlu baklava workshopu boyunca sevgili kuzenim bu dizinin geyiğini yapana dek. Neyse evde ses olsun diye açtığım bu dizi epey sardı. kah nazire'ye gülmekten çatlayacak gibi oldum kah nazlı'nın kezbanlıklarından fenalık geldi ama genellikle çok eğlendim. Finale doğru malum hastalık bölümleri özellikle nazlı'nın kemopterapi sonrası halleri öyle bir tetikledi ki uykusuz kala kala oturttuğum uyku düzenimin içinden geçti. Finalde muhtemelen nazlı iyileşiyordur ama ben diziye devam edebilecek miyim bilmiyorum çünkü bir tane finali en önden izledim ve hiç mutlu bir son değildi.
Takması ayrı işkence çıkarması ayrı işkence. Uzun tırnakla piercing değiştirmek mi daha zor bu mu bilmiyorum. Umarım zamanla alışılıyordur. Toric lens kullanmaya başladım gün içinde bazen görüntü bulanıklaşıyor, telefon kamerasını odaklamak için ekrana dokunur gibi gözümü kırptığımda sanki lens yerine oturup görüntüyü netliyor, normal mi anlamadım. Tam bir şeytan icadı.
Düşünüldüğü kadar tatlı bir olay değil. Koskoca yatağın bir köşesinde yatıyorum yayla kadar boşluğa yatmak yerine hanımefendi gelip üstüme kuruluyor tahtına oturur gibi. Bazen insan yastığından yorganından aldığı nefesten bile bunalıyor işte o zamanlarda karnımın üstünde yatan tüy yumağı karabasan çökmüş gibi hissettiriyor. Benden ayrı uyusa küserim ama.
Bütün yaşar şarkılarını ezbere biliyorum, şortolon görünce öğürmeye başlıyorum, matbu kitap okuyorum, günlük hayatta full face makyaj yapıyorum ve hala sözlük kullanıyorum.
Gideli yedi yıl olacak hala bir şekilde yüzümü güldürüyor. Kendisinin tabiriyle ayağı yanık it gibi fıldır fıldır gezdiğim bir günde kaybettiğim bilekliğimi üç dört telefon aramasıyla şıp diye buldum. Kazandığı para verdiği harçlıklar ultra helalmiş gerçekten. Teşekkürler babişkom, gittiğin yer nur dolsun.
Doğum saati doğum yeri bir kere sorulur bitti gitti. Burada gergin gergin burç muhabbeti yapan aptaldır salaktır diyenlere de gülüyorum hayat bu kadar siyah beyaz bir şey değil. iki geyik çevireceğiz sonra konuşuruz trump nereyi istiyormuş, bu ara neler dinliyormuşuz, doksanlarda hizbullah kimleri kaçırmış ve en sevdiğimiz filmler nelermiş.
Tarkan'ın en iyi şarkısı. Cuppayı ve bunu yapan aynı insan olamaz diyeceğim de demeyecek kadar deneyim kazandım hayata ve insanlara dair. Tarkan bile olsanız bir noktada hayal kırıklığı olabiliyorsunuz.
Aşk, arkadaşlık, aile... hayatın herhangi bir alanında bunu yaşamak iki el boğazıma yapışmış da gırtlağımı sıkıyormuş gibi hissettiriyor. 45 saniyeden fazla dayanamam.
Bu ilacı aldıktan sonraki bir saat resmen üç gün sürüyor. Hiçbir gücün bıraktıramadığı yarı uyur vaziyette kahve sigara yapma rutinini bu ilaç bıraktırdı. Emil be kardeşim seni mi bekleyeceğiz her gün her gün. Bekleyeceğiz gibi duruyor ya.
Bunun dark cherry tinti kadehlerce ucuz şarap içmiş gibi gösteriyor insanı. Onlu yaşların sonu yirmili yaşların başında gibi hissettiriyor her kullandığımda.