allah korusun, hüngür hüngür ağlarım tabiki. bazen yaşını düşünüyorum ve doğal yollarla vaktinin yaklaştığı düşüncesi bile beni mahvediyor. gayet normaldir.
her mevkiide çok iyi oyuncularımız vardı ama forvetimiz yoktu.
1.73 keremi forvet oynatmak hangi maçta ışık verdi de inatla bunu yapmaya devam ettin?
romanya ve kosova'yı da ön elemelerde ıkına ıkına 1-0 yendik, kalite olarak çok altımızda takımlar.
avusturalya maçında topla bile buluşamadı adam.
kerem'i suçlamak için söylemiyorum, adam forvet değil ve 5 maçtır orada ezildiği, sürekli top kaptırdığı halde neden hala oynatıyorsun?
rakibe göre çalıştık diyorsun her maç hücum planın aynı.
futbolculara "evet rakibimiz avusturalya, evet rakip paraguay" deyip geçiyorsun, bu herhalde hazırlanmak.
bir neslin hayaliyle oynandı. baş sorumlusu montella.
kerem forvet değil, deniz gül vasat bir forvet, barış da değildi euro 24 döneminde. hakan kötü oynamış olabilir, arda formsuz olabilir.
herhangi bir futbolcu yerinde direkt hedef tahtasına koyulacak kişi bu şahıs.
futbolcuları boş verin. 45 dakika 10 kişi kalmış paraguay'a gol bile atamadık. her maça kısır takımla çıkıp rakibe göre analiz yaptık diyor, hocalık hiçbir esprisini görmedik.
hayatımda yorumculuk döneminde konuştuğu her laf ayrı ayrı bir yerinde bu kadar patlayan bir adam görmedim.
adam oturduğu yerden herkese sallamış, her konuda atıp tutmuş, tam toksik dayı tiplemesi, hiçbir işi beğenmez, kendi yaptığı en ufak işi abartır, her konuda kendinden emin.
futbol camiasında insan biraz gri tonlarda konuşmayı, muallak konularda sakin konuşmayı bilmeli. ulan arda güler'e sallamışsın, nuri şahin ile yok yere hısım olmuşsun, osimhen'i tanımıyorum diyorsun. balotelli'ye beyinsiz dedin adam golü attı önünde sevindi, beşiktaş'ın puan kaybettiği bütün takımlardan sonra hocayı gömmüşsün kendinde kaybettin. muçi bende yok dedin muçi'den gol yedin.
galatasaray, fenerbahçe'ye 7 şampiyonluk fark attı.
tarihte böyle büyük fark görülmedi.
80'li yıllarda fenerbahçe üstündü ancak en fazla 11-6 olmak üzere 5 şampiyonluk fark atabilmişti.
o yıllarda takımların arasında avrupa kupaları farkı, türkiye kupası ve cumhurbaşkanlığı kupası gibi turnuvalarda afaki fark yoktu.
2000-10 arası şampiyonluk sayıları rekabet içinde geçti, berabere veya 1 fark oldu hep.
ancak 2000-10 arası avrupa'da en başarılı takım, en çok türkiye kupası ve süper kupa kazanan takım hep galatasaray'dı.
fenerbahçe sadece süper lig şampiyonluk sayısında gs'yi geçer veya beraberliği yakalardı.
2018-2026 arası galatasaray 6 kez daha şampiyon oldu, fenerbahçe 0 şampiyonluk ile tarihi farkı yedi.
avrupa'da galatasaray 6 kez şampiyonlar liginde gruptan çıktı,
2 kez çeyrek final,
1 kez uefa kupası,
1 kez süper kupa kazandı.
fenerbahçe
1 çeyrek final,
1 uefa yarı finali var,
avrupa'da 4-5 sene üst üste üst düzey işler yapmaları lazım.
süper ligde 7-8 sene üst üste şampiyon olmaları veya 30 yılda 17-18 kez şampiyon olmaları lazım.
süper kupa ve türkiye kupasında 7-8 yıllık kazanma serileri lazım.
yani kısacası bitti.
fenerbahçe hiçbir kulvarda, hiçbir koşulda mucizeler olmadığı sürece galatasaray'ı geçemez.
rekabet net şekilde bitmiştir.
puahaha. taslakları boşaltıyorlar, devre arası akıllarına gelen fikirlerden ötürü utanç falan hissediyorlar şu an. kimi telefonu sessize aldı, kimisi yastık ısırıyor evinde.
ben donanımlıyım ve kadınların umurunda bile değil. boş muhabbet bunlar.
siyaset, edebiyat, tarih, genel kültür, her şey gırla, 2 üniversite mezunu adamım.
kadınlar paraya, boya, gösterişe bakar.
belli başlı kriterlerine uyan sığırla bile evlenirler.
okan buruk'a karşı biriken öfke olduğu için fatura ona kesiliyor ama ben her maçı kendi içinde tartışmak gerektiğini düşünüyorum.
65. dakikada osimhen çok hatalı bir geri pas verdi ve günay'ın kırmızı kart görmesine sebep oldu.
günay'ın kırmızısında günay elini sakınıyor ama samsunlu oyuncuya çarpınca istemeden top koluna geliyor, burada kaleciye kızacak bir şey yok. hata %100 osimhen'in.
bence galatasaray 45-60 arası gayet iyi oynuyordu bu arada. istatistiklerde de üstünde. leroy sane'nin ilk yarı biterken direkten dönen topu girse 2-1 öne geçen biz olurduk, ilk 60 dakika itibariyle güzel maç oldu zaten.
galatasaray'ın şampiyonluk ihtimali %95'ten %80'e düşmüştür.
bu şampiyonluk gitti demek değildir, kesin oluruz demek de değildir.
antalya maçında olmadık yerde gol yersin, bir kırmızı, bir sakatlık stres yüklenirsin.
ben galatasaray'ın maçı bilerek sattığını, istanbul'a bıraktığını falan düşünmüyorum. 45-60 arası gayet kazanmak için oynadık bireysel hatadan maç koptu.
86-87 yaşlarına kadar yaşamak isterdim. şunu fark ettim ki 90 üstü ölen pek çok insana "zaten vakti gelmişti" gibi bir algı yapılıyor ve ölümüne pek üzülmüyor insanlar. 50-60 küsürlerde ölenler de elbette ayrı bir üzüntü, erken veda ve yaşanmamışlık hissini çok yoğun yaşatıyorlar.
dedem, anneannelerim 55-60 yaş arası çok erken öldüler ve öyle gittiler ama babaannem 79 yaşında öldü, en çok vakit geçirdiğim büyüğüm o oldu. kendi evlatlarıyla en çok ömür süren de o oldu. böyle düşününce 79 bile erken geldi bana. 86-87 yaşlarımı görmek isterim.
derbiden sonra bütün futbolcular orta sahaya toplandı ve merkeze kaptan icardi alınarak üçlü çektirdik. galibiyette payı yok, 3 maç sonra türkiye'den gidecek ama takıma küsmeden her maç elinden geleni yapıyor, tüm oyuncular tarafından takımın öncüsüne saygı sunuluyor, osimhen en büyük yıldız olmasına rağmen icardi'ye duyulan saygıdan rahatsız değil.
gabriel sara ve osimhen arasında çok iyi bir arkadaşlık var.
yunus, barış alper, eren, abdülkerim, uğurcan gibi yerliler yakın arkadaş.
leroy sane ve ilkay gündoğan almanya döneminden ve manchester city döneminden beri eski dost, sanchez, torreira ve icardi yıllardır bizimle oynayan latin tayfa zaten.
lemina hem takımın eskilerinden hem de osimhen, singo, nhaga gibi yabancılar ile kaynaşma sağlayan sempatik bir oyuncu.
biz kenetlenmiş, takımdaş, kardeş olmuş, temiz kalpli iyi niyetli futbolculardan kurulu bir takımız.
bizim futbolcularımız iyi insanlar, kaliteli futbolcular ama iyi insanlar. biz gerçek bir takımız, onlar sezonluk porsiyonluk yevmiyeci işçiler. her şeyi parayla satın alamazsın, takım olmak ilmek ilmek işlenen, her geçen yıl üstüne tuğla koyularak inşa edilen bir şeydir.
galatasaray'ın 2 tanesi ofsayt olarak iptal edilen golü var. bir de leroy sane'nin yerde kaldığı penaltı beklediği pozisyon var.
osimhen'in ofsayt golü barizdi ama torreira'nın iptal olan golünde etken bir ofsayt durumu yoktu, uzaktan şutla gol girmişti, pisi pisine ofsayt oldu, hazırlanış itibariyle çok güzel goldü.
leroy sane'nin pozisyonuna da birçok yorumcu penaltı diyor.
şu maçın sadece 3-0 bitmesi çok üzücü gerçekten, %62 topla oynama, şutlarda 18-2 üstünlük nedir küme takımıyla oynasan bu kadar ezmezsin.
Jesus da 3 yedi,
Mourinho da 3 yedi,
Tedesco da 3 yedi.
çağlar'ın golüyle 1-0 kaybettiğimiz formalite maç olmasa okan buruk döneminde 4 sezonluk bir derbi dominasyonu da olacaktı aslında.
fenerliler iş işten geçince kazanılan önemsiz derbiye anlam yükleyerek psikoz yaşıyorlardı 2 yıldır bir kez daha gerçekleri çarptık.
Galatasaray 4 yıldır daha üstün kadro kuruyor ve rakibini de kritik maçlarda hallaç pamuğu gibi savurup tokatlıyor.
fenerin orta sahası ligin açık ara en iyiymiş. hahahahah. bugün lemina ve torreira, 35'lik kante'yi paspas yaptılar.
torreira'nın ofsayt sebebiyle iptal olan golünü tekrar izleyin. leroy sane topu taç çizgisinde kapıp kante'yi paspas yapıp içeriye gol pasını bırakıyor. resmen solo performansla içinden geçti.
osimhen, açık ara ligin en iyi forveti.
leroy sane, 29 yaşında almanya mili takımının on numarası.
fenerin rekabetçi olabileceği sadece 2-3 mevkii var, diğer 8 mevkiide her alanda galatasaray kadrosu bunlardan daha iyiydi.
şampiyonlar ligi takımı vs. konferans ligi takımı maçı gibi fark vardı, keşke daha farklı bir skor olsaydı.