evrim teorisi

entry3509 ↑ galeri178 ses2
    1384.
  1. taraftarları der ki; bilimsel teori değil diyenleri zenciler siksin. yok olmadı çinliler. evrim yoksa farklılık nasıl oluyor anlaşılsın bir.

    evrim diye bir şey yoksa; sibiryadaki ayı nasıl 2 mt olurken, aynı ayı güneyde 1,50 oluyor? ha o ayılar siksin yok diyeni.

    develer var misal, aynı deve. bir yerde çift hörgüç bir yerde tek hörgüç. o develerde siksin.

    at var at, dört ayaklı olan. batıdaki iri, doğudaki daha kısa misal. aynı at. farklılaşmış, evrim geçirmiş. evrim yok diyorlar ya hani; iri olanları siksin evrim yok diyenleri.

    şimdi ilk etapta size terbiyesizce gelebilir, lakin laf anlamıyor ki adamlar. deveye diken demişler.
    2 ...
  2. 1383.
  3. bir bilimsel teori.

    ozz le grand kim beğenmiş diye düşünüyorsan o beğenenlerden birisi de benim. bu anlayışlı tavrın için teşekkür ederim kardeşim. fikirler tartışılır ama bu fikirler hakarete vardırmamalı insanları. bu bağlamda teşekkür ediyorum.

    ayrıca kardeşim, keşke herkes senin gibi biraz daha müsamahalı olsa. çünkü tanrı'nın varlığı ve yokluğu üstüne tartışmalar başlayınca savunan kişilerin karşısında başlıca tezi "evrim teorisi" oluşturuyor. bu bağlamda, bu sanrılı kavgalar başlatılırken tanrı fikrini savunan insanlar ne kadar masumsa, aynı zamanda kendi ateist görüşlerini savunan insanlar da o kadar masumdur.

    evrime inanıp inanmamak evren neden var sorusunu sormayı engellemez. ki ben evrimin de canlılığı açıklarken yetersiz olduğu kanısındayım. bu benim düşüncem, ve yaratıcı fikri olsa da olmasa da bence yetersizdir.

    bu bağlamda tartışmaya artık bir son vermek ve daha sosyo-politik şeyler yazmaya başlıyorum. cevap yazarak tahrik etmeyiniz.
    1 ...
  4. 1382.
  5. bir bilimsel teori.

    bilimsel bir teori olduğu için de "tanrı vardır" önkoşulu koymadan yapılan kümülatif araştırmalar bütününden oluşmakta. evrim teorisine saldırmaktaki amaç tanrının olmadığını ispatlama sanrısının yarattığı sıkıntıdan kaynaklanıyorsa çok yazık, çünkü evrimin amacı tanrıyı tahtından devirmek değil. ortaya koyduğu sonuçlar her ne kadar bir yaratıcıdan ziyade yol yordam öğreten oturmuş dini öğretileri devirip geçse de, en nihayetinde akıllı bir yaratılışın olmadığı sonucuna hızla dümen kırdığı için yerleşmiş dogmaları sahiplenenleri kızdıracak cinsten. ha bu yolun sonucu bir yaratıcının sihirli dokunuşları olmadığını ispatlayacaksa o da teorinin suçu değil. hele ki "tanrı vardır" önkoşulu yerleşmiş olsa, sonradan nihai sonuç bahsedilen kapıya çıksa, işte o zaman asıl suçlu o ön koşulu baştan kabullenenler olacak.

    bilimsel bir araştırmaya tanrıyı yıkma amaçlı girişmek ne kadar hatalıysa, varlığını kabul ederek başlamak da o kadar hatalıdır. işin hem mikro biyolojik araştırmalar hem de arkeolojik veriler kısmı belli sonuçları şimdiden işaret ederken "din elden gidiyor" hezeyanına kapılınması anlaşılır iş değil.

    kızgınlığım sadece "bunu kabul et ona göre devam et" ön koşulu koyanlara. yoksa verilere göre konuşacaksak bu işin en eğlenceli ve verimli yanı. yanlış anlaşıldıysak affola...
    5 ...
  6. 1381.
  7. evrim: türlerin oluşumunu açıklarkene sadece tesadüf ve doğal şartlara güvenmiş teori. bir arı balı nasıl yapar ya? o da mı evrim...

    tanrı yarattı bırakıp gidiyorum diyen yok.

    yahu random mutasyon diyorsun, random diyorsun bak, rasgele yani, rasgelede biri tutar da ne de güzel bir vücut ortaya çıkar? hem de milyonlarca türden. kusura bakma jack kardeşim. benim aklım daha gelişmedi, evrimleşemedi daha demekki o kadar alamıyor. bunun yerine Allah yarattı diyorum. ben cahilim. oldu mu bu şimdi? tamam seni kırmayayım ama ben cahilim hemde mutluyum tamam mı?

    sadece bu kadar olasılık ve mutasyona bakınca nasıl oluştu bu kadar mutasyon, tesadüfen mi? onu sorguluyorum.

    jack sende gittikçe mutasyon yok olasılık yok? bu gidişle "türler arası geçiş yok?", yani evrimin tesadüflere ve random mutasyonlara bağlı olduğunu söyleyen herkes bunu böyle kabul ediyor. herkesin dilinde tesadüfi mutasyonların doğal seçilimi diye. tamam artık bu inanç olmuş görüyorum. inançlara saygılıyız tabii..

    tamam yok ulan anasını satim mutasyon da yok olasılık da, o kadar da kolay ki hatta, pat diye bir sıçrama yapılıyor. evrim oluyor!.. sıçmışım mutasyona olasılığa aramızdaki hukuku bozacaksa eğer!

    hayır tanrı dememek için mi tüm bunlar? tanrının yarattığını kabul ederek araştırmaya devam etmenin ne götürüsü var?
    1 ...
  8. 1380.
  9. 1379.
  10. Şu an Avrurapa'da evrim teorisi kabul edilmiş olup gen atalarındaki kromozomlar tarışılmaktayken ülkemizde evrim teorisi var mıdır yok mudur çelişkisindedir..
    (bkz: bilimsel gerilik)
    1 ...
  11. 1378.
  12. 1377.
  13. yahu güze lkardeşim; kuantumu ben mi soktum işin içine de şimdi onu sokmayalım diyorsun.

    herkes tedaüften bahsediyor diyorsunuz ama kimse tesadüften bahsetmiyor. evrim tesadüf vardır demiyor, hey yarabbim. evrim tesadüf diyip açıklamıyor herşeyi. harun yahya evrim teadüf vardır dediği için siz de vardır sanıyorsunuz. evrim bizzat kendisi tesaüdf olamaz o zaman bir yordam bir mekanizma vardır diyor. tesadüfe bağlayan sensin evrim değil ki.

    üstüne de olasılık hesabı yapıp onu da yanlış yapıp, olasılık nedir onu da bilmeyip; bunun olasılığı x, bunun olması nerdeyse imkansız demek ki olmamıştır diyorsun. birincisi olmuş ise olasılıktan bashedilmez diyorum ki bu bile başlı başına tam ve yetkin bir cevap.

    ikincisi; dumlu anlatıp duruyor, bunun kümülatif bir tepki olduğunu, bunun birikimli ilerleyen bir zincir olduğunu her seferinde belki de tek bir değişikliğin olduğunu, bu tek tek değişkenlerin tek başlarına olasılık dahilinde olduğunu anlatıyor.

    kolay anlaşılsın diye; zar örneği veriyorum, diyorum ki; zarın 1 gelme olasılığı 1/6. iki kere üst üste bir gelme olasılığı 1/36. daha düşük bir olasılık. ama ilkini atıp bir gelidğinde ikincinin de bir gelme olasılığı bu sefer yine 1/6. böyle böyle milyonlarca kere bir atabilirsin. en sonunda 1 geliyor ama sonuçta. yani biraz karıştırayım, dedin ki her attığımda 1 gelecek ve topalm 500 kere atacağım ama en son attığımda 6 gelecek. ve sadece o zaman 6 gelecek. bunun olasılığı nedir? sonsuzda bir belki de. ama en son attığında 6 gelirse ne olacak? çünkü onun olasılığı yine 1/6. basit bir iş işte.

    yani 6 geldikten sonra kaç milyon kere atıp tuttuğunun önemi yok. diyorum einsteisn tanrı zat atmaz demiş diyorsun. tamam zar kelimesi üzerinden aklına birşey geldi yazdın pek güzel de, ne alakası var?

    aynı şekilde evrimde de, her seferinde küçük mutasyonlar ile milyonlarca yılda devam eden bir süreç var. tanrının yerine evrime koymakla beni suçluyorsanız koymuyorum. evrim ağacı yaptım çevresinde 7 tur atmıyorum, evrim orucum yok evrim nikahım yok. evrimi tarn ıyerine koyup madem tanrı yok evrim var diyorsun o zaman evrmin de benim tanrıya inandığım şekilde zart diye bir canlı yaptığını ispatla yoksa tanrı vardır diyorsun.

    yanıt vermek istemesem sözlük beni mazur görür mü?

    nasıl olmuşsa olmuştur gerisi önemli değil diyen de ben değilim. tanrı yarattı gerisini siktir et dağılan lan diyen sizsiniz. nasıl oldu bu acaba diye araştıran benim ama benim durumumu benden çıkarıp beni suçluyorsunuz. bu da bir kaçış.

    iddia ettiğim random bir mutasyon yok. random mutasyonların sonuçları var, bu sonuçların doğaya uyumu var ya da yok, anasının amında birisi mutasyon geçirip doğaya uyum sağlayamıyor o ibnenin yediği avladığı hayvan da beni yiyip avlayan hayvan. o ibne o mutasyonla dağılıp gidiyor beni yiyeni yemiyor artık, beni yiyenin sayısı otomatik artıyor benim de sayın otomatik azalıyor. oysa benim ne evrimle işim olur ne mutasyonla kendi başıma takılıyordum ne oldu ki öyle aniden? bu da evrim. tesadüf nerde ? olasılık nerede? tanrı nerede?

    buna yok öyle olmuyor mu diyorsunuz şimdi siz?
    2 ...
  14. 1376.
  15. evrim teorisini çürütmek için sayfalarca yazmaya gerek yok. Maddenin kendi kendine nasıl bilgi ürettiğine dair bir bilgi, kimyasal ortam veyahut fiziksel süreç gösterebilecek arkadaşlara selam ederim.
    2 ...
  16. 1375.
  17. hücre olarak başlanılan sonunda gerizekalı bi yaşam formu olunan entel bir süreçtir.
    0 ...
  18. 1374.
  19. evrim: teori oğlu teori. o derece ki artık bıkkınlık getirdi.

    son sorundan bihaber olmam nedeniyle verdiğim tepki:

    (bkz: ben masumum)

    hayır jack sabahtan beri bir tarafımı yırtarak anlatmaya çalıştığım şey şu!..

    eğer evrim sadece "kendi iddiasına göre" bir şey savunuyorsa; ki bu ilk canlı, kendini kopyalayabilen molekülden başlayıp şu ana kadarki süreci kapsıyor. bende diyorum ki iddia ettiği random mutasyonları tamamen tesadüfe bağlıyorsa * bu tesadüfün olamayacağı gösterilse de bir fayda etmiyor. neden etmiyor?

    asıl soruma döneyim, kimya olsun biyoloji olsun, isterse astronomi olsun anasını satayım! bunun burada bir önemi var mı? benim dediğim diğer bilim dalları ile çelişiyorsa bunu kabul etmeye devammı edeceğiz?

    tesadüfen oldu demiyorsun ama herkes tesadüf ve olasılıklardan söz ediyor? bahsettikleri bu tesadüf olmaz olamaz deniyor ama. daha bilim kendi kendine bir hücrenin oluşumunu açıklayamadı. ki bunu tamamen şansa ve tesadüflere bırakıyor.

    sağolasın diyeceğini demiş gibi oldun.

    siz diyorsunuz ki: "aman nasıl olmuşsa olmuştur? biz sonrasına bakarız..." nasıl bir mantıkdır bu. boşvermişlik değil de nedir abi...
    entanglement'ı bu akşam görürsün. herşeyi de burada yazmamı bekleme. zaten big bang, s. hawking dedik diye neredeyse çaylak olacağız. daha beter kuantumu da sokmayalım işin içine...
    2 ...
  20. 1373.
  21. thebountyhunter'ı mütemadiyen okurum, ama şuı bir kaç gündür ne yazdığını yazmak istediğini anlamıyorum, entanglement bir keşiftir diyip geçiyor, ama bu keşfin neyi nedir yazmıyor oysa teori bile değil ki teori bile olamayan bir şeyi araya ittirip evrim teorisini çürüttüm diyor, ben anlamıyorum, ikili bir sistem de ilk gelen düz ise demek ki yamuk değil demenin ve bunu anlamanın bilişim sistemlerinde kullanılacak olduğunu neredeyse yüzyıldır biliyorum ve bu bilgim hiç bir zaman beni acaba evrimle ilgisi ne diye bir yöne çekmedi çünkü cidden alakası yok.

    tamam anlıyorum entanglement'in bilişim ayağında fiberkablo da iletişim şifrelenmesi için ederi ve değeri bundan 5 yıl önce okuduğumda beni de çok heyecanlandırdı ama evrimle ilgi ne?

    anlamadığınız bir şey var; evrim tesadüfe izin vermiyor zaten. yani her bokun teadüfen oluştuğunu iddia etmiyor, ben de etmiyorum zaten tesadüfe bağlamamak için de evrim diye bir mekanizmanın varlığına inanıyorum. bu mekanizmadaki matematiksel hesapları gören sizler oha tesadüf diyorsununz.

    tanrının hazırlıksız olarak bir gün yaratmak isteyip yaratmasından ve hiç yanlışsızlığından bahsediyorsunuz asıl tesadüf bu.

    herşeyi bilen bir tanrı kendi varoluşunun şafağında, kendisinin de neler yapacağını önceden biliyor ise o zaman kendi kendinin tutsağıdır. bunun böyle olması bile kafalarınızın alamayacağı kadar büyük bir soru iken tutup oldu bitti maşallah hadi kapatın dükkanı dememi bekliyorsunuz demeyeceğim.

    kuantum fiziğinin varlığı ile evrim teorisinin yokluğu mu ispatlanacak onu anlamıyorum? kuantum fiziği tanrı mı?

    materyalizmin nesi kötü? en büyük materyalist tanrı değil mi sizin iddianıza göre ex nihilo yaparak? ne ihtiyacı var mışda yaratmış? materyalistlerin hepsinin evrimi savunması aynı zamanda da tanrı yok demeleri, bunların hepsinin bir tanesini yıktığınıza yıkılacak olduğu anlamına geliyor mu sanıyorsunuz? en azından materyalizm kendisini yazıldığı günden beri sürekli doğrulamış bir olgu.

    ama hadi evrim yok o zaman, materyalizm yalan, tanrı var, ateistler salak, bu noktaya mı geleceğiz sanılıyorsun onu da bilmiyorum.

    dediğim gibi konu bu değil; konunun ne olduğunun ucunu kaçırdım zaten. konu evrim teorisi, bigbang tartışıyoruz ya da kuantum fiziği her ikisi de teori ama ikisinden bir şey yakalayıp evrim teorisine karşı arguman olarak dayıyorsunuz yahu onlar teori iken işine yarıyorsa neden bu tu kaka?

    neyse sıkıldım. kendi başına rastgele tuşlara basıp kitap yazamayan bir maymundan bahsediyorsunuz olmaz diyorsunuz, tanrının özene bezene yarattığı insanı o ormana koyunca 3 günde maymuna maymun oluyor en iyi ihtimalle ölüyor en kötü ihtimalle ölüsünü dirisini sikiyorlar, hadi maymun klavye kullanamıyor da senin kuruğun bile yok ormanda sıfırsın onun yaptığını da sen yapamıyorsun ama lafa gelince bir hamlet yazamadı pezevenk diyorsun, hamlet barem ise kaçımız yazmayı bildiğimiz halde hamlet yazabiliyoruz onun da tesadüfünü açıklayalım.

    bunlar hep ad hominem. evrim teorisinin biyoloji ile değil kimya ile ilgisi vardır. bunu bile bilmiyorsunuz. yaşam nasıl başladı diye sorup soruyu evrimcilere atıyorsunuz, tanrı bile yaratmış olsa ne küçük molekülden oluşmuş olacak ki bu tamamen kimya, "tamamen kimya". ama sorunuzun muhatabı nedense biyolog.

    sanıyorsunuz ki darwin oturdu dediki aga biz maymundan geldik ve tüm herkes sadece bunu i,spatlamaya çalışıyor. hayır öyle değil.

    bunu iddia eden sadece buna karşılık verecek kadar okuduğunu anlayabilen harun yahya ve sizlersiniz.

    bugün teorinin geldiği noktada; aslında insan vücudunun ya da herhangi bir canlının bitki ya da hayvan; bunların hepsinin,

    gen olarak tanımlanan kararlı molekul yığınlarını korumak ve devamlılığını sağlamak üzere geliştirilmiş makineler olduğunu iddia eden de var.

    yani genler kendilerini diğer kimyasal atraksiyonlardan korumak için tutup kendilerine bir duvar yapıyor yetmiyor ortak yaşama geçiyor yetmiyor balık oluyor yetmiyor insana kadar gelip en sonunda zekayı buluyor. bu da elbette teori. araştıranı var, nerede senin maymunun? yok çünkü kimse artık maymundan geldik demiyor.

    nerede biyoloji? yok. çünkü kimse artık evrimi sadece biyologlara atmıyor. tamamı kimya gördüğün gibi. kararlı moleküllerin savaşı. (bkz: memetics)

    ama tutup yine ne kolay vuracağınıza inandığınız; tesadüf ve oalsılığa geliyorsunuz.

    evrim bir süreç. tekrar tekrar yazdım. evrim bir süreç.

    herhangi bir olasılığın olma anı değil. koskoca evrimi basit bir olasılık hesabına indirgeip oradan saldırmanın mutluluğunu tahmin edebiliyorum ama bu mantıksız. öyle bir idda yok çünkü ortada.

    yani insan 100milyar trilyonda 1 ihtimali olan bir yaratıktır dediğiniz de siz milyonlarca yıllık bir süreçten bahsediyorsunuz. oysa ilerleme kümülatif. yani anlayabileceğiniz şekilde söylemek gerekirse;

    taa ilk atamızdan, sadece 1/10 ihtimalli bir değişiklik de ve sonraki milyarca atanın her birince 1/10 değişiklik ile gelip sonunda 100milyar trilyonda 1 ihtimalli insana ulaşıyorsun ama tutup ezeli ve ebedi bir tanrıya inanan sen, bu sürecin milyon yıllara dayandığını çözemiyorsun. bir genin değişip hop insan çıkmasını bekliyorsun. bunu iddia eden sensin. ex nihilo var tenrı hepsini yaptı diyip, aslında evrimin de ortaya bir saniye içinde insan olmuş bir balık bulmasını bekliyorsun. yoksa inanmam diyorsun. biz de diyoruz ki o olmaz, çünkü öyle bir şey yok. sen de madem tanrı yerine koydun evrim teorisi tanrı yapabiliyor sende yap diyorsun. evrim algın bu kadar çünkü.

    evrimi tanrı yerine koyan sensin, yada koyduğumuzu düşünen. ben hiç evrim yarattı bunları demiyorum. sen eğer tanrı yok ve karşısına onu ikame edecek olarak evrim var diyorsan o zaman o yaratmıştır benim tanrım zup diye yapmış seninkinin de zup diye yaptığını kanıtla diyorsan. hangimizin tanrısı daha iyi diye bakalım diyorsun. aramızdaki tartışmanın sınırını bu şekilde çiziyorsun. ama ben sadece kendi adıma ben, diyorum ki evrim teorisi tanrı vara giderse o zaman evrime de inanmam çünkü tanrı yok.

    aramızda hukuka istinaden siktir git bi ya demiyorum başkası olsa çoktan demiştim.

    yani evrimin insan evriminin birikimli olarak ilerldiğini öyle bir kere de tek hücreliden insan olmaycağını söylüyorum. olmaz diyorsun ama şu anda yazdığımız herşey birikimli olarak ilerlemiş bize kadar gelmiş. entanglement yazarken bile mağara adamı bilginle konuşmuyorsun, 650 yılı arap bilgisi ile konuşmuyorsun ama birikimli genetik manipulasyona da inanmıyorsun. ilginç.

    yani söylediğniz basitçe şu; evreni bilmiyoruz, kuantum mu çözemedik, yerçekimi neden var bilmiyoruz, insan neden var bilmiyoruz demek ki darwin yalancı bir şerefsizdi diyorsunuz. bunları marx hegel engels de yazmıştı deyince, adamın üzerinden 200 yıl geçmiş elinin altında internet var zap diye yanıt bulabiliyorsun ama sonuçta gidip 600 yılı seviyesine indirgemeyi de biliyorsun herşeyi. engels de bunu anlatıyordu dediğinde materyalistti demen de cabası.

    en komiği de şu;

    "dünyadaki milyarlarca canlı var; bu türlerin hepsi nasıl oldu da sadece tek bir canlıdan türedi. bunu açıklayın hadi." demek.

    yahu gözünüzü seveyim, zaten evrim teorisi dediğin bu sorunun sorulması. aynı soruyu sorup da teori çürütmek de çok ilginç.

    bu başlıkta son 4-5 gündür olan herşey ilginç.
    1 ...
  22. 1372.
  23. olsa olsa hurma teorisini çürütebilecek çaptaki canlıların uğrak mekânı. sizi şöyle alalım yavrum:

    (bkz: hurma teorisi)
    2 ...
  24. 1371.
  25. 1370.
  26. eğri oturup doğru konuşalım...

    evrim teorisi materyalist felsefedeki kişiler adına kullanılmakta mıdır? cevabı hayır olacak bir kişi bile olduğunu sanmıyorum. bu bariz birşey.

    güzel bir felsefe yapmışsın jack. teşekkür ederim dostum. haklısın aslında bu başlık uygun bir başlık değildi ama benim dediğim eğer fizikte veya bilimin bir başka dalında tanrı'nın varlığına ilişkin olumlu şüpheler varsa; ki var. bunu herkes duysun diye de söylüyorum; evet copy paste yapıyorum, bir önceki entrymden.

    "elektronun elektrik yükü, proton ve elektronun kütlelerinin oranı gibipek çok temel sayı, hayatın meydana gelmesini mümkün kılmak için çok inceden inceye ayar edilmiş görünmektedir. örneğin elektronun elektrik yükü azıcık değişik olsaydı, yıldızlar ya hidrojen ve helyumu yakamayacak, ya da patlayamayacaktı, bu durumda güneş gibi bir yıldızın ışığından mahrum kalacaktık. güneş gibi bir yıldız, yakıtını bitirip süpernova şeklinde patlamazsa, ağır elementler uzaya saçılmayacak, doğal olarak da dünyamız oluşmayacaktı. şurası bir hakikat ki; bu sayıların değerleri çok güzel olsa da, bu güzelliğe bakıp hayran kalacak kimsenin olmayacağı evrenlere yol açacaktır. bu yaratılış da ilim kanunlarının seçiminde ilahi bir gayenin delili olarak görülebilir"

    bunu okudun inşallah. doğru diyorsun s. hawking'in bu işle alakası yok. kuantumun da alakası yok. ama bu bilim denilen şey hepsi birbirinden bağımsız şeyler mi?

    biyolojideki aşırıya kaçan varsayım ve falcılığı andıran "evet, şayet,"lerin ve tahminlerin bir delil olarak sunulduğunu bize bilim diye getirenler ile,

    fizik veya astronomideki buluşlar (ki; kuantum fiziğinin "tesadüf" leri ortadan kaldıran bir keşfi için (bkz: entanglement)) dolaşıklılık vs bunlar ile ters düşüyorsa da biz yolumuza devam mı edeceğiz? jack'in tabiriyle kepenkleri kapatıp gidecek miyiz?
    0 ...
  27. 1369.
  28. (bkz: #9214872)

    sabah sabah çok güldürdü beni bu evrimciler.
    1 ...
  29. 1368.
  30. evrime teori olması teori kalması mukabilinde göttür anca o kadar işte diyerek, örnek olarak kuantum fiziğini araya serpiştirilerek farklı yönlere çekilen bir teori evrim.

    ama hala o bait çeviri yanlışı üzerinden konuşuluyor.

    evrim teorisi değil, evrimin teorisi. evrim var. bu teori nasıl olduğunu anlatmak istiyor, tanrının bu işlerde rolü nedir ne değildir onu sorgulamıyor,

    yani barıştırma özelmindeki bir yaratılış teorisyeni araya bilinçl, tasarım ile barışalım yahu diye atılabilir. yani tanrı var herşeyi yarattı sonra evrim mekanizmasını da kurup tatile çıktı diyebilir.

    ama bu hala bizim o mekanizmanın nasıl çalıştığını araştırmamıza engel olmazdı. çünkü tanrı yaptı deyip çıkılmıyor işin içinden, nasıl olduğu çözülmek isteniyor.

    ama barışalım taraflı bilinçli tasarımcıların iddiası ile tanrı var evrimi de oyarattı hadi geidelim kapatın kepenki diye bir şey yok olmayacak da.

    tanrının var olmadığı konusu zaten felsefi bir konu, dinsel bir konu da değil çünkü zaten dinlere göre kendisi var, bu konunun yani evrim teorisinin tanrını varlığıyokluğuna göre ikame edilmeye çalıştıran zaten allahlılar.

    yani binlerce insan bir şekilde bir araştırma peşinde, bunun yanıtı kısaca tanrı var demek ki evrim yok olamaz.

    olsaydı tam tersi de doğru olurdu diye düşünecek olanlar da yine allahlılar olurdu çünkü tanrı yok diyen ile evrim var diyen her zaman aynı anda aynı kişi olmayabiliyor, birisi diğerinin bonusu değil.

    yani bir allahlı evrime bir kaç kanıt daha bulundu aa tanrı yokmuş demesi gerekiyor kurduğu mantık ile ama aslında gerek yok çünkü evrimin öyle bir iddiası yok.

    yani allahınıza bir şans daha tanıyın, hemen vazgeçmeyin.

    bilim dünyasının tanrıya gerek yok demesi, düşünen bir insanın iddiasıdır yaptığı bilimsel işle ilgili bir şey değildir kısaca.

    olası evrenler matematiksel olarak ispatlanmış durumda. tanrı değil.

    hepsinin ötesinde oratada büyük bir kavram karmaşası yaratılarak evrimin teorisi üzerinde spekule bilgiler ediliyor olması sorun, yani evrim ile kuantum, hawking vsnin pek ilgisi yok gibi.

    hem madem bilimadamları tanrıya gerek yok diyerek geri adım atıyorlar o zaman, vatikanın da darwinden özür dilemesini de ne olarak ele alalım? vatikan onlar herristiyan dinleri çarpıtıldı olarak mı?

    bu başlık altında yazılan şeylerin hepsi, evrim tarafı da karşı taraf da ama özellikle karşı taraf tamamen neoevangelist hristiyan varoluşçu yazıtlarından ve iddialarından çeviriler iken vatikanın özrünü kaale almayacak mıyız ?

    ama madem ki barışma imkanı yok o zaman yazmakta sakınca yok; evrim her yerde vardır ve biz buna değişim deriz. azala azala sıfıra gitmek deriz.

    bundan 3000 yıl önce hübel vardı bu topraklarda, binlerce insan ona inandı başkalarını ona innamıyorlar diye kestiler, ama zaten o hübel kibele değil miydi çok önceden zaten hem de kadın olarak? hititin hübele döndü dolaştı geldi biraz da sümerin şadayı ile suriyedeki dağın tanrısı el-ialh olmadı mı oldu o da muhammed sayesinde allah yapılmadı mı? tüm tanrılar zamanla azaltılıp bire eşitlenir iken bunun sonunun bir gün 0 olduğunu olacağını görmektir, bilinçli tasarım ile evrim var ama tanrı yaptı onu da demek.

    gerileye gerileye şurda nerden baksan yüzyıllık ömrü kalmış tek tanrılı dinlerin güneşi batarken son bir çıkıştır.

    bilinçi tasarım yok. tanrı da yok. ama bu ikisi yok olduğu için de kimse evrim kesin var demiyor

    ikisi apayrı şeyler. evrim tanrının yokluğu ön kabulü ile araştırılan bir şey değil. bunu anlayınız rica ediyorum.

    çünkü eğer tanrı var ve evrim sırf bu sebepten yok diyor iseniz; tam tersi de doğrudur ve o zaman evrime dair kanıtlar sunmaktan daha kolay tanrının var olmadığını anlayabilmek. eğer evrimin kanıtı tanrnın yok olması ise, tanrı zaten yok. işi buraya getiren sizlersiniz unutmadan, yoksa tek tek bakın bakalım bu başlık altında evrimi savunanlardan kaç tanesi bu başlık altında tanrı yoktur evrim vardır yazmış, kaç tane evrim karşıtı tanrı vardır evrim yoktur yazmış.

    yani hiç bir evrim taraftarı tanrı yok yazmayacak ama sen ısrarla tanrının varlığı ön kabulü ile evrim tartışmaya çalışıp sonra da evrime inananların tamamı ateist diyip çıkacaksın işin içinden.

    ben bunun bir islamcı ergonomisi olduğundan eminim.

    yoksa, "tanrı zar atmaz " demiş olsa da einstein; birisi ben çamura su katıp üfledim sen oldun diyor ise, o adama o zarı attırırlar.
    5 ...
  31. 1367.
  32. evrim: teori, ama mal bir teori. ispatlanamamıştır.

    dumlucum, teşekkürler ama tartışmayı kapattım artık. dediklerim ile alakası olmayan cümleler kuran kişiler var özelden de yazışabiliriz sorun değil.

    1- hawking'in kitabından alıntım. bilemem gerisini belki baskısı eskidir. ama bende böyle yazıyor. sorun hawking in o dediklerimi deyip dememesi. kitabın kaçıncı sayfası olduğu değil kardeşim.

    2- bak kardeşim, çok sağolasın pek hakaret etmemişsin, ama şunu belirteyim sana hawking'in iddia ettiği ama daha ispatlayamadığı olası evrenler daha ortaya çıkmamıştır. bu bağlamda o iş daha belirsiz...

    3- 6 parmağı kendine uygun gördü isen ne ala keza ben bu halimden memnunum kuzum.

    nedense artık bilim dünyası "tanrı yoktur" diyememeye ve "tanrıya gerek yok" demeye başladı? bu bir gelişme midir? evet.

    neyse artık tartışmayı fazla uzatmıyacağım sadece sana saygımdan dolayı cevap yazdım. harbi ciddiyim. nick altıma da not düşmüşsün sağolasın.

    sağolasın iyi bir tartışma oldu...
    0 ...
  33. 1366.
  34. discovery channel ya da national geographic gibi dünyanın en saygın belgesel kanallarında ağırlıklı olarak işlenen bir mevzu olmasına rağmen ülkemizde benimsenemeyen teoridir. zaten bakireler, içkiler, bağlar, bahçeler, ipek elbiseler, bitmez zevkler vaat eden bir dinin hüküm sürdüğü coğrafyada kim takar discovery channel'ı, national geographic'i!?

    (bkz: koy götüne rahvan gitsin)

    herifçioğulları sevap-günah dengesini tutturamamışken ne sayıklıyorum ben? ayıp bana. elbet evrim'e saldıracaklar ki tanrılarından katmerli bir aferin kapabilsinler. şimdi anladınız mı ipini koparanın neden bu başlık altında toplaştığını? adamlar evrim'i çürüttükçe sevap puan kazanıyor, öteki dünyaya yatırım yapıyorlar.

    bilimselliği kendinden menkûllerin götü kancalı balık zokasıyla evrim'i çürütebilmesi de hep aynı sebebin meyvesi azizim. herifler az daha zorlasa stephen hawking'i müslüman, roger penrose'u peygamber ilan edecekler. keza neil armstrong ile kaptan kusto'nun başına gelenler malûmunuz. e bilgi kirliliğinden mütevellit zihin zehirlenmesi yaşamayı ödev bellersek olacağı budur.

    aslına bakarsak din ile evrim barışabilir; fakat insanoğlunu maymun soyundan saymazsak! asıl kızılıp da kızan yerlere buz sokmaya engel konu budur işte. illâ araya âdem ile havva girmeli, eşref-i mahlûkattan aşağıya inmemeliyiz. hahayt, böyle derken aklıma geldi. vakt-i zamanında türlerin kökeni'ni okuyan bir ingiliz asilzadesi, maymun ailesine dâhil olduğumuzu öğrendiğinde önce bayılmış, sonra bir müddet şokta kalmış. bunlarınki de o hesap; hayvanların birbirinden türeyişini neyse de, insanların hayvanlardan türemesini kaldıramıyorlar.

    (bkz: kaldıramazsan kaldırırlar gülüm)

    ah ah! takva güdümlü yaratılışçıların evrim'e yüklenmelerindeki amaç buyken, bizlerin evrim'i anlatmadaki ısrarkâr doğamızı hâlâ çözebilmiş değilim. herifler ne idüğü belirsiz sitelerden araklanmış yazınlarla bizleri muhatap ediyor da gıkımızı çıkartmadan abdallar gibi cevap yetiştiriyoruz. zihnimizde az biraz serinlik mi var bilmem(?)

    hey şakirt! düşünüyorum da keşke allahınız kuran'ın bir yerine "sembolik mânâda yazılmıştır" gibisinden bir not iliştirseydi. çünkü izafiyet keşfedilene kadar kuran'a inanmış milyonlarca insanın dünyanın altı günde oluştuğunu sanarak hakkın rahmetini kavuştuğunu düşünmek ne elem verici. sence de öyle değil mi?

    bilirim, böyle şeylere çok üzülürsün. onun için konuyu değiştireyim. mesela bana, "what the bleep down the rabbit hole" adlı yapımı tavsiye edişine değdireyim. söyle kuzum, cehaletimize tanrı adını vermeye yer bulmak için el âlemin izletisine yüz sürmeme ne gerek var? böyle bir ihtiyaç içinde kıvranıyor olsam "yerli malı yurdun malı" der, harun yahya belgesellerine sararım. ne var ki cehaletimize tanrı adını vermenin düşünce tembelliğinden başka bir şey olmadığını iyi biliyorum çok şükür, bin rüküş. hakeza câbir bin hayyan'ın atom fikrine yaptığı atfın kendisinden yüzlerce yıl evvel yaşamış yunanlı feylesoflardan aşırma olduğunu da iyi biliyorum. fakat arak ve aşırma işlerinden anladığını bildiğimden detaya girmiyorum dijitalim müminim. çok merak edersen kütüphaneler seni bekliyor olacak...

    bizim oralarda "çok konuşan bok konuşur" derler. sayende atasözlerimizi de üzerinde tatbik fırsatı buluyorum. ne kadar teşekkür etsem azdır şahsına. bunu nereden mi çıkarttım? "faydalı mutasyon yoktur" dedikten sonra, "faydası varsa sen say" demenden çıkarttım. sayayım. şu an altı el parmağın olsaydı benimle yüzde 20 daha hızlı yazışabilir, zamandan tasarruf ederdin. lâkin aldığım duyumlara göre el parmakların yerine, on iki parmak bağırsağın çalışıyormuş. ye, iç, sıç misali. kişisel tercihin tabiî, karışamam...

    evet, bilim dünyasında tanrıya inananların sayısı azımsanamayacak seviyededir. hatta öyle ki, evrim teorisi'nin türkiye'den sonra en az rağbet gördüğü abd'nin ulusal bilimler akademisi'nde bile yüzde 7 oranında kalabilmiştir. âlemsin ya rabbel âlemin!

    ayrıca yiğidi öldürmek ama hakkını yememek lâzım. roger penrose'un çalışmalarıyla bilim dünyasına kattıkları takdire şayandır doğrusu. zaten alay konusu olan çalışmaları değil, çalışmalarını yorumlayışıdır. kaldı ki kendisi "kralın yeni usu" adlı kitabında evrim teorisi'ni övmekten daha fazlasını yapmamıştır. dileyen başıbozuk sitelerden araklanmış kontekst dışı lâflarla besleneceğine, bahse konu kitabını okur. buna bağlı olarak stephen hawking de "kara delikler ve bebek evrenler" adlı kitabının, bahsettiğin 163. sayfasını da kapsayan "ıssız ada diskleri: bir söyleşi" bölümünün hiçbir yerinde alıntıladığın şeylerden bahsetmemiştir. hatta kitabın karşılıklı söyleşi şeklinde geçen ilgili bölümünde şu konuşmaya yer veriliyor:

    sue: "fakat eğer tanrının var olmaması mümkün ise, bilimin ötesindeki her şeyi, insanların sende, hatta kendi esin verdiğin şeylerde sahip oldukları sevgi ve bağlılığı nasıl açıklarsın?"
    stephen: "sevgi, bağlılık ve ahlâk fizikten farklı bir kategoriye aittirler. fizik yasalarından insanın nasıl davranacağı çıkarılamaz. fakat fizik ve matematiğin ilgili olduğu mantıksal düşüncenin kişiye ahlâkî davranışında da yol göstereceği umut edilebilir."
    sue: "ancak kanımca pek çok insan senin tanrıyı reddettiğini düşünüyor. bunu inkâr ediyor musun peki?"
    stephen: "çalışmalarımın tüm gösterdiği, evrenin başlangıcının tanrının şahsî anlık bir isteği olduğunu söylemek zorunda olmadığımızdır."

    şu noktada sözü hawking'e dayamışken onunla devam edeyim ve sonrasında birkaç satır daha karalayıp bitireyim istiyorum. bakalım hawking'in kendisi evrenin bu ücra köşesindeki yaşamımız hakkında ne diyor:

    "dünyanın varlığını ve yaşamın oluşumunu mümkün kılan özellikler, doğanın 'sözüm ona' değişmezleri arasındaki ince dengeye bağlıdır. eğer birazcık farklı olsalardı ya dünya gibi bir gezegen olmazdı ya da yaşam için gerekli kimyasal süreçler meydana gelmezdi. kişi, bunu ilahî bir yaratıcının kanıtı olarak görebilir. fakat multiverse olarak bilinen alternatif bir açıklaması daha vardır. bu teoriye göre birçok olası evren bulunmaktadır. yalnızca az sayıdaki yaşama uygun evrenlerdeki zeki varlıklar oluşup, 'evren niye böylesine incelikli tasarlanmış' diye sorabilir."

    kaynak:



    her neyse, umuyorum ki bu satırları okumana vesile sözlüğün formatını daha fazla hiçe saymaz da sağdan soldan araklanmış yanlış bilgilere dayalı yazarlık macerasından vazgeçersin. hatta yerinde olsam sözlüğe bir daha adım atmaya yüzüm olmazdı ama o da evrensel terbiye işi tabiî...

    (bkz: müslüman ahlakı)
    0 ...
  35. 1365.
  36. tanım: teori. hatta duyup duyabileceğimü ispatı gerçekleşti delüzyonuna sarılan ama nedense bir türlü varsayımlardan öte örnek verilemeyen bir tür boka sarmışlık.

    aslında her yeni teoriye öcüü diye saldıran bir güruhtan hayır o olmaz evrim var denilen bir tür zihniyetten, taparcasına bağlandıkları bu saçmasapan teoriden medet ummaları şaşılacak bir mevzu değil. ezbere konuşan mahlukattan daha ne beklenebilir ki?

    yazı yazmadaki seviyesizliği bu zamana kadar ettiğiniz hakaretler ile bağdaştırdım ve iade ettim size.

    cehalet seviyesinin doruklarında olan bu insanlar için ne denebilir ki? lafı çarpıtmanın doruklarında orgazm olan bir kişiden müsamaha ve hoşgörü beklemek ne derece doğrudur? yazdığım entrylerde tek bir kere bile hakaret etmemiş iken aynı muameleyi görmeyi beklemek, sadece insan olandan beklemek galiba.

    teori yasa konusunun da bokunu çıkarmış bir zihniyetten daha ne beklenir ki. öyle bir dedin ki dedim yasalaştırdın neredeyse? hiyerarşik düzen ifade etmek istemedim. ama tamam teori yasa aynı şeyler dediğim halüsinasyonuna kapılan bu beyinsizlerle daha fazla tartışmaya girmek vakit kaybı.

    entrylerini yazarken orgazm olduğunu düşündüğüm ozz le grand denilen şahs-ı muhterem gitsin bakalım bu başlık altındaki ilk entry mi okusun? ben en başından beri farklı birşey iddia etmedim. en baştan beri big bang dedim, evren dedim.. farklı bişey söylemedim ki?

    bu da son noktası olan birisine denecek bir şey: ispatlanmış ha? ispatladığın şey bilmem kaç milyon öncesine dayalı bir çeneden hayali rekonstrüksyonlar üreterek yapılan şeylere ispat diyorsan. bende bir tarafımla gülerim ancak...

    ünlem işareti!...
    0 ...
  37. 1364.
  38. bilimsel bir teori, biyolojiden fazlası ile alakalı.

    bilgi seviyesi ve yazı yazmadaki seviyesizliği ile kendini düşürmeye bayılan birine bu sözler, muhatap kabul etmeme sebebimi üstteki entryleri okuyan görür ve kahkahalarla gülebilir, neyse.

    bana göre alelade bir arabın yazdığı kur'an ile senin alelade dediğin önemli bir filozof arasında ne fark olduğunu senden çok daha iyi bildiğimiz ortada. ama sen bunun ayrımını yapamayacak durumdaysan, kendi inancına herkesin mürmet etmesi için yazılar yazıp, başkalarının fikirlerini alelade bulabilecek kadar seviyesizsen birşey demek boş.

    bir düşünün, stephen hawking'in yani bir bilimadamının evren hakkındaki sözlerini "evrim" başlığı altında allah inancını ispatlamak için copy paste eden birinden bahsediyoruz. sonra millet mesaj atıp söyleniyor neden tartışıyorsun kim lan bu diye. aslında haklılar, standart imam hatipli bilgi düzeyinden bir adım öteye gidemeyen birine bilimsel teoriden bahset, o da kendini "teoriden yasaya gidilir" gibi çocukların güleceği şeylerle ve seviyeyle seviyesizlikle savunsun.

    neyse bundan sonra cevabı haketmeyenlere yazmayı bırakıyorum. okuyun üfleyin iyi gelir bu sıcakta.

    tanım: evrim teorisi ispatı gerçekleşmiş bir bilimsel teoridir.

    nokta.
    5 ...
  39. 1363.
  40. evrim: bir tür teori, biyoloji ile alakalı.

    bu laflarım muhatap kabul etmediğim ozz le granda;

    bakın arkadaşlar o kadar yazımda 1 tane bile hakaretvari cümleyi geç söz kullanmadım diyorum ki fikirler gelip geçicidir fikirler tartışılır insanız düzgün olalım şurada diyorum ama size laf anlatmak çok zor. yine de ikimizi ayıran bu hakareti devam ettirme derdim de yok, hakaretleriniz sizlere kalsın.

    kur'an ile alelade bir filozofun ayrımını yapamayan sen isen başkaları yapıyordur onlar için bile yazdım en azından sen gözardı etsen de olur.

    bak diyorum burada bir fikir tartışılıyor hakaretvari cümlelerinizi birdaha burada yazmayın. sizden ricam o.

    ondan sonra stephen hawking'den alıntılarım evrimi çürütmek için değil, sadece hassas bir dengenin olduğunu ve ne kadar hassas olduğuna dikkat çekmek içindi. evrim ile alakası yok. daha nasıl diyeyim. sana kitabından alıntı yaptım sonra da:

    "evrim bak yokmuş mu dedim?", hayır zaten öyle bir derdim yok benim derdim evrim gibi basit bir teori ile değil. benim derdim Allah inancı burada. o çıkarımı nasıl yaptın helal olsun vallaha...

    stephen hawking'in fizik ile uğraştığını biliyoruz. evrim ile alakasını ben kuramadım, sen nasıl kurdun? bir anlam veremedim hacım. neyse kendimi tam iyi ifade edemedim galiba, kusurumuza bakma...
    0 ...
  41. 1362.
  42. gerçekliği zaman süresi ile açıklamaya çalışan ara formların inadına inandıkları teori.kendilerinen yeni varsayımlar bekleriz.
    1 ...
  43. 1361.
  44. darwin adlı maymunun atalarını incelediği teori.

    edit: bazı maymunların işine gelmedi galiba:)
    2 ...
  45. 1360.
  46. antik yunan filozoflarının geçerliğini yitirmiş boş laflarından medet ummayan über zekalı organizmaların 1500 yıllık ayet ve hadislerle çürüteceklerini sandıkları teori. stephen hawking'in inançlı olduğunu isaptlama çabasına düşerek biyolojik evrim'in olmadığını kanıtladığını sanmak ise nasıl bir zeka ürünüdür, nasıl bir paralelliktir, mükemmel birşey yahu... *
    6 ...
© 2026 uludağ sözlük