thebountyhunter'ı mütemadiyen okurum, ama şuı bir kaç gündür ne yazdığını yazmak istediğini anlamıyorum, entanglement bir keşiftir diyip geçiyor, ama bu keşfin neyi nedir yazmıyor oysa teori bile değil ki teori bile olamayan bir şeyi araya ittirip evrim teorisini çürüttüm diyor, ben anlamıyorum, ikili bir sistem de ilk gelen düz ise demek ki yamuk değil demenin ve bunu anlamanın bilişim sistemlerinde kullanılacak olduğunu neredeyse yüzyıldır biliyorum ve bu bilgim hiç bir zaman beni acaba evrimle ilgisi ne diye bir yöne çekmedi çünkü cidden alakası yok.
tamam anlıyorum entanglement'in bilişim ayağında fiberkablo da iletişim şifrelenmesi için ederi ve değeri bundan 5 yıl önce okuduğumda beni de çok heyecanlandırdı ama evrimle ilgi ne?
anlamadığınız bir şey var; evrim tesadüfe izin vermiyor zaten. yani her bokun teadüfen oluştuğunu iddia etmiyor, ben de etmiyorum zaten tesadüfe bağlamamak için de evrim diye bir mekanizmanın varlığına inanıyorum. bu mekanizmadaki matematiksel hesapları gören sizler oha tesadüf diyorsununz.
tanrının hazırlıksız olarak bir gün yaratmak isteyip yaratmasından ve hiç yanlışsızlığından bahsediyorsunuz asıl tesadüf bu.
herşeyi bilen bir tanrı kendi varoluşunun şafağında, kendisinin de neler yapacağını önceden biliyor ise o zaman kendi kendinin tutsağıdır. bunun böyle olması bile kafalarınızın alamayacağı kadar büyük bir soru iken tutup oldu bitti maşallah hadi kapatın dükkanı dememi bekliyorsunuz demeyeceğim.
kuantum fiziğinin varlığı ile evrim teorisinin yokluğu mu ispatlanacak onu anlamıyorum? kuantum fiziği tanrı mı?
materyalizmin nesi kötü? en büyük materyalist tanrı değil mi sizin iddianıza göre ex nihilo yaparak? ne ihtiyacı var mışda yaratmış? materyalistlerin hepsinin evrimi savunması aynı zamanda da tanrı yok demeleri, bunların hepsinin bir tanesini yıktığınıza yıkılacak olduğu anlamına geliyor mu sanıyorsunuz? en azından materyalizm kendisini yazıldığı günden beri sürekli doğrulamış bir olgu.
ama hadi evrim yok o zaman, materyalizm yalan, tanrı var, ateistler salak, bu noktaya mı geleceğiz sanılıyorsun onu da bilmiyorum.
dediğim gibi konu bu değil; konunun ne olduğunun ucunu kaçırdım zaten. konu evrim teorisi, bigbang tartışıyoruz ya da kuantum fiziği her ikisi de teori ama ikisinden bir şey yakalayıp evrim teorisine karşı arguman olarak dayıyorsunuz yahu onlar teori iken işine yarıyorsa neden bu tu kaka?
neyse sıkıldım. kendi başına rastgele tuşlara basıp kitap yazamayan bir maymundan bahsediyorsunuz olmaz diyorsunuz, tanrının özene bezene yarattığı insanı o ormana koyunca 3 günde maymuna maymun oluyor en iyi ihtimalle ölüyor en kötü ihtimalle ölüsünü dirisini sikiyorlar, hadi maymun klavye kullanamıyor da senin kuruğun bile yok ormanda sıfırsın onun yaptığını da sen yapamıyorsun ama lafa gelince bir hamlet yazamadı pezevenk diyorsun, hamlet barem ise kaçımız yazmayı bildiğimiz halde hamlet yazabiliyoruz onun da tesadüfünü açıklayalım.
bunlar hep ad hominem. evrim teorisinin biyoloji ile değil kimya ile ilgisi vardır. bunu bile bilmiyorsunuz. yaşam nasıl başladı diye sorup soruyu evrimcilere atıyorsunuz, tanrı bile yaratmış olsa ne küçük molekülden oluşmuş olacak ki bu tamamen kimya, "tamamen kimya". ama sorunuzun muhatabı nedense biyolog.
sanıyorsunuz ki darwin oturdu dediki aga biz maymundan geldik ve tüm herkes sadece bunu i,spatlamaya çalışıyor. hayır öyle değil.
bunu iddia eden sadece buna karşılık verecek kadar okuduğunu anlayabilen harun yahya ve sizlersiniz.
bugün teorinin geldiği noktada; aslında insan vücudunun ya da herhangi bir canlının bitki ya da hayvan; bunların hepsinin,
gen olarak tanımlanan kararlı molekul yığınlarını korumak ve devamlılığını sağlamak üzere geliştirilmiş makineler olduğunu iddia eden de var.
yani genler kendilerini diğer kimyasal atraksiyonlardan korumak için tutup kendilerine bir duvar yapıyor yetmiyor ortak yaşama geçiyor yetmiyor balık oluyor yetmiyor insana kadar gelip en sonunda zekayı buluyor. bu da elbette teori. araştıranı var, nerede senin maymunun? yok çünkü kimse artık maymundan geldik demiyor.
nerede biyoloji? yok. çünkü kimse artık evrimi sadece biyologlara atmıyor. tamamı kimya gördüğün gibi. kararlı moleküllerin savaşı. (bkz: memetics)
ama tutup yine ne kolay vuracağınıza inandığınız; tesadüf ve oalsılığa geliyorsunuz.
evrim bir süreç. tekrar tekrar yazdım. evrim bir süreç.
herhangi bir olasılığın olma anı değil. koskoca evrimi basit bir olasılık hesabına indirgeip oradan saldırmanın mutluluğunu tahmin edebiliyorum ama bu mantıksız. öyle bir idda yok çünkü ortada.
yani insan 100milyar trilyonda 1 ihtimali olan bir yaratıktır dediğiniz de siz milyonlarca yıllık bir süreçten bahsediyorsunuz. oysa ilerleme kümülatif. yani anlayabileceğiniz şekilde söylemek gerekirse;
taa ilk atamızdan, sadece 1/10 ihtimalli bir değişiklik de ve sonraki milyarca atanın her birince 1/10 değişiklik ile gelip sonunda 100milyar trilyonda 1 ihtimalli insana ulaşıyorsun ama tutup ezeli ve ebedi bir tanrıya inanan sen, bu sürecin milyon yıllara dayandığını çözemiyorsun. bir genin değişip hop insan çıkmasını bekliyorsun. bunu iddia eden sensin. ex nihilo var tenrı hepsini yaptı diyip, aslında evrimin de ortaya bir saniye içinde insan olmuş bir balık bulmasını bekliyorsun. yoksa inanmam diyorsun. biz de diyoruz ki o olmaz, çünkü öyle bir şey yok. sen de madem tanrı yerine koydun evrim teorisi tanrı yapabiliyor sende yap diyorsun. evrim algın bu kadar çünkü.
evrimi tanrı yerine koyan sensin, yada koyduğumuzu düşünen. ben hiç evrim yarattı bunları demiyorum. sen eğer tanrı yok ve karşısına onu ikame edecek olarak evrim var diyorsan o zaman o yaratmıştır benim tanrım zup diye yapmış seninkinin de zup diye yaptığını kanıtla diyorsan. hangimizin tanrısı daha iyi diye bakalım diyorsun. aramızdaki tartışmanın sınırını bu şekilde çiziyorsun. ama ben sadece kendi adıma ben, diyorum ki evrim teorisi tanrı vara giderse o zaman evrime de inanmam çünkü tanrı yok.
aramızda hukuka istinaden siktir git bi ya demiyorum başkası olsa çoktan demiştim.
yani evrimin insan evriminin birikimli olarak ilerldiğini öyle bir kere de tek hücreliden insan olmaycağını söylüyorum. olmaz diyorsun ama şu anda yazdığımız herşey birikimli olarak ilerlemiş bize kadar gelmiş. entanglement yazarken bile mağara adamı bilginle konuşmuyorsun, 650 yılı arap bilgisi ile konuşmuyorsun ama birikimli genetik manipulasyona da inanmıyorsun. ilginç.
yani söylediğniz basitçe şu; evreni bilmiyoruz, kuantum mu çözemedik, yerçekimi neden var bilmiyoruz, insan neden var bilmiyoruz demek ki darwin yalancı bir şerefsizdi diyorsunuz. bunları marx hegel engels de yazmıştı deyince, adamın üzerinden 200 yıl geçmiş elinin altında internet var zap diye yanıt bulabiliyorsun ama sonuçta gidip 600 yılı seviyesine indirgemeyi de biliyorsun herşeyi. engels de bunu anlatıyordu dediğinde materyalistti demen de cabası.
en komiği de şu;
"dünyadaki milyarlarca canlı var; bu türlerin hepsi nasıl oldu da sadece tek bir canlıdan türedi. bunu açıklayın hadi." demek.
yahu gözünüzü seveyim, zaten evrim teorisi dediğin bu sorunun sorulması. aynı soruyu sorup da teori çürütmek de çok ilginç.