evrim teorisi

entry3509 ↑ galeri178 ses2
    1409.
  1. gün geçmiyor ki hakkında bir dedikodu peyda olmasın. şimdi de ciddi bilim insanlarınca çürütülmüş deyyola. kimmiş o ciddi bilim insanları? bi deyiverin bana bakam...

    not: benim köylüm aptal olamaz!
    1 ...
  2. 1408.
  3. milyonlarca yıllık bir dönemin filmini yapıp gösteremeyeceğimiz için evrim teorisi bazı kişilere anlatmak zor olacaktır..

    aynı kişilere gözlerinin önünde havalanmasa koskoca demir yığını uçakların da nasıl havada kaldıklarını anlatamazdınız..

    dünyanın etrafında bir tur dönmeden dünyanın yuvarlak olduğunu da anlatamazdınız..
    3 ...
  4. 1407.
  5. bütün ciddi bilimadamları tarafından delik-deliş olan teoridir ama hale gündemdedir.
    1 ...
  6. 1406.
  7. aynadan kendime her baktığımda bir kez daha inanmadığım teoridir.

    bütün organlarımı siktirediyorum. sadece baş kısmını görüyorum. evet evet görüyorum. büyük mucize... nasıl oluyor da görüyorum? gördüğümü anlayabiliyorum. ve yüzümü görüyorum, derimi... üzerinde nefes almak için açılmış gözenekler var, ne ilginç... kulaklarımı görüyorum, birşeyler fısıldıyorlar sürekli bana... kirpiklerimi görüyorum, kaşlarımı... saçlarımı...

    burnumu görüyorum, o an görmek istemiyorum ama görüyorum. zira benden önce tuvalete giren artık ne yediyse...

    ağzımı görüyorum, dudaklarımı, dilimi ve dişlerimi.

    boynumdan aşağısını göremiyorum, buna inanmamak için bu kadar sebep yeter diyorum. dışarıya çıkmama bile gerek yok. öyle latince kelimeler bilmemede...

    ben bir köylüyüm. ara ara okuyorum ama anlamıyorum bu teoriyi. cidden uğraşıyorumda...

    sonra aynanın karşısına her geçişimde vazgeçiyorum...

    salak diyorlar bana, gerizekalı, aptal diyorlar. örümcekbeyinli diyorlar, yobaz diyorlar. haklılar belki diyorum, adamların bildiği birşey var ki böyle diyorlar. neticesinde köylüyüm ben. bunun da farkındayım...

    derken bir daha, bir daha, bir daha deniyorum ama olmuyor. anlamıyorum onları ben...

    ya bu gördüklerim yalan, ben aslında görmem gerektiği için, görmek istediğim için görüyorum -ki buna inananlarda var- ya da bunların hepsi tamamen bir tesadüf sonucu ortaya çıktı ve mükemmel bir şekilde dizayn edildi.

    ya da ben hakikaten aptal bir köylüyüm.
    4 ...
  8. 1405.
  9. evrim teorisine göre insanın maymundan gelmesi veya maymunun insandan gelmesi diye bir durum söz konusu değildir. esas olan tarihte bu iki türün birbiriyle çiftleşmesi böylece gen alışverişi ve bunun sonucunda ortaya çıkan melezleşmedir.
    1 ...
  10. 1404.
  11. hangi tanrının canı sıkıldı da durup dururken evreni yarattı?
    hangi tanrının canı sıkıldı da durup dururken doğayı yarattı?
    hangi tanrının canı sıkıldı da durup dururken insanlığı yarattı?
    1 ...
  12. 1403.
  13. Yalnızca bir teori olduğu unutulmaması gereken açıklamadır.
    Dünyanın en hakiki, en doğru şeyi, tek gerçeği değildir.
    Tek gerçek, platonun açıklamalarıylada sabit Ölüm dür.

    insan kendini bildiği ve dikkatle-özenle, egosunu dizginliyerek düşündüğünde;
    Nasıl, bu yazıyı gördüğünde"yazarın biri yazmış, kendiliğinden ya da bir bilgisayar hatası sonuçu yazılamaz. Mantıksız." diyorsa. Evrene de böyle düşünerek bir göz gezdirdiğinde "bunu bir yaradan var" diyecektir. Çünkü bu kadar muhteşem bir düzen tesadüf olmaz.

    Çünkü tesadüf diye bir şey yoktur. Siz hiç, haberiniz olmadan içene dahil olduğunuz bir olayın faydasızca, durduk yere, sebebsiz olduğunu gördünüz mü? Bu sizden habersiz gelişen olaylar, eski bir arkadaşla karşılaşma olabilir. Bu, eşinizle ilk karşılaştığınız ya da yaptığını okul vs tercihlerin olabilir vs...

    Bu durumu daha açıklayıcı anlatmak için, google'ye bildiğim eski bir hikayeyi sordum. O da bana okumadığım bir gazetenin, okumadığım bir yazarının, bir yazısını gösterdi.
    Yazarından Allah razı olsun. Yazı aynen şöyle;
    --spoiler--
    Gizli günahın acı bedeli
    26 Mart 2010 Cuma
    Karşılaştığımız birçok olaylarda gerçek sebebi göremediğimiz ve bilemediğimiz için hayrete düşeriz.

    Mehmet PAKSU yazdı

    Sadece insanların zulmünü görüp kaderin payını düşünmeyiz.

    insanlar bazı durumlarda gizli günahlarının veya daha önce yaptıkları bir zulmün cezasını çekerler. Bazen de haksız yere zulme uğrayan kimselere çok acır, olayın gerçek yüzü olan kaderin belirmesini ve adaletini dikkate alamayız.

    Hâlbuki zulmün yerde kalmayacağı, er geç zalimin cezasını çekeceği gerçeği, her zaman ibretli bir şekilde ortaya çıkar.

    işte bunlardan bir örnek olarak Hz. Musa'nın şahit olduğu bir olay ibret vericidir.

    Bir gün Hz. Musa (a.s.) Allah'a yalvararak ilahî adaletin tecellisini gözüyle görmek ister. Allah'a dua ederek böyle bir olaya şahit olmak ister.

    Duasını kabul eden Cenab-ı Hak, Hz. Musa'ya:

    "Falan sahradaki çeşmenin yanına git, bir tarafa gizlen, hikmet ve adaletimi seyret" buyurur.

    Hz. Musa, sahraya varır, çeşmenin bulunduğu yerde bir ağacın arkasına gizlenir, beklemeye başlar. Sahranın bir ucundan genç bir atlı çeşmenin başına gelir. Atından iner, suyunu içer, koynundan bir kese altın çıkararak çeşmenin başına bırakır. Biraz dinlendikten sonra atına atlayarak yoluna devam eder fakat altın kesesini koyduğu yerden almayı unutur.

    Biraz sonra suyun başına bir delikanlı gelir. Suyunu içip dinlendiği sırada çeşmenin yanında bir kese altın görür. Keseyi alır, oradan ayrılarak kaybolur. Yoluna koyulur.

    Bir müddet sonra çeşme başına bu defa da kör bir adam gelir. Abdest alarak namaz kılar, yorgunluğunu çıkarmak için bir tarafa oturur. işte tam bu sırada altın kesesini unutan genç gelir. Bıraktığı yerde keseyi görmeyince kör adama çıkışır.

    "Altınlar nerede, ne yaptın" der ve keseyi adamın aldığını düşünerek onu sıkıştırır. Adam almadığına dair her ne kadar yemin ettiyse de inandıramaz.

    Sonunda delikanlı belinden kılıcını sıyırdığı gibi kör adamın başını gövdesinden ayırır. Adamın üzerini ararsa da bir şey bulamaz ve çekilir, gider.

    Hz. Musa, gördüğü ürkütücü manzara karşısında hayrete düşer. Olayların gerçek hikmetini öğrenmek için Allah'a duada bulunur:

    Allah'ım der. "Azamet ve Kibriyan hakkı için beni bu hikmet ve ibretten haberdar et."

    O sırada Cenab-ı Hak, Hz. Cebrail'i gönderir. ilahî fermanı açıklamasını emreder. Olayların gerçek sebebini ve hikmetini Hz. Cebrail teker teker anlatır:

    "Ya Musa gözlerinle görüp de bir mana veremediğin olayın hikmeti şudur: Çeşme başında altınları görüp de alan gencin babası, altını bırakan gencin babasının yanında birkaç sene işçi olarak çalışmıştı. Fakat haksızlık ederek ücretini vermemişti. Adam hakkını ne kadar istediyse de alamamıştı. işini yaptıran adam bir Müslüman'a zulmederek hakkını zimmetine geçirdi. Öldükten sonra da işçinin hakkı olan para oğluna miras kaldı. işte, çeşme başında gencin aldığı bir kese dolusu altın, babasının hakkı olup da alamadığı altın kadardı. Bu suretle Cenab-ı Hak seneler sonra hak sahibine hakkını vermiş oldu.

    O kör adam ise gözleri varken, altınları çeşme başında unutan gencin babasını öldürmüştü. O zamanlar bu genç, çocuk yaştaydı. işte babasının katilini öldürerek kısası yerine getirmiş oldu. Allah'ın takdiri de zaten bu şekildedir."

    Böylece bir nesil sonra kaderin adaleti tecelli etmiş oldu. Zalim cezasını çekti, hak sahibi de hakkına kavuşmuş oldu.
    --spoiler--
    Bazı şeyleri karşı tarafın görüşlerine saygıyla, karşı tarafı beynimizden kötü olarak kodlamadan. Egomuza kapılarak, kendi bildiklerimiz en doğru, kendimizide en doğruları bilen olarak görmeden dinlemeli. Anlamaya çalışmalıyız. Bu Entry'den sizin aldığınız size, benim aldığım bana kar kalacak. Unutmayın, Ölüm varken-küslük-öfke-hüzün ne diye!?
    Kendimiz bildiğimizden, çok emin olmadan,kendimizi bilelim. Anlayışlı olalım.
    bizim dışımızda nice hayatlar, nice şeyler dönmekte. Göremediğimiz... Bir anlığına, akvaryumdaki küçük balık olduğunuzu düşünün.
    1 ...
  14. 1402.
  15. her şeyi var edecek güçte bir şeyin olduğuna inanan insanların, her şeyin kendiliğinden var olduğuna inanmayıp, bok attıkları teoridir.

    -laan, diyelim ki tanrı yok, kim var etti lan evreni?
    +kendiliğinden var olmuş olamaz mı?
    -olm sen mal mısın, bu kadar muhteşem bir şey kendiliğinden nasıl var olsun?
    +peki tanrı nasıl var oldu? o muhteşem değil mi? yani bu kadar muhteşem bir şeyi var eden, en muhteşem şeyin var olduğuna inanıyorsun ama dünyanın kendiliğinden var olduğuna inanmıyorsun...

    not: dünyanın nasıl var olduğu umrumda bile değil! bu teori de umrumda değil!
    0 ...
  16. 1401.
  17. pervasızlık içinde raks eden mesnetsiz cahillerin ilgi odağıdır. böyle aymazların anlayabilmesi için daha kaç kere "evrim'de tesadüf yoktur" denmesi lâzım bilemiyorum. fakat anlamamakta direnen bu kafanın, müzeleri süsleme vaktinin gelip de geçtiğini gayet iyi biliyorum!
    1 ...
  18. 1400.
  19. hala atomların nasıl birleşerek amino asit oluşturduğu sorusuna evrim teorisi kapsamında yanıt arayan dangalak islamcıları misafir eden başlık. aslanparçası evrim teorisi onu araştırmıyor. önce bir git neyi nereye yazcağını öğren.
    2 ...
  20. 1399.
  21. bilim adamlarının tamamına yakınının kabul ettiği lakin herşeyin ol deyince olduğuna inanan yığınların ''saçma'' olarak nitelendirdiği ve çökerttiği teori.
    birader bu teoriyi çökertecek adam sağında solunda melek olduğuna inanan sen değilsin. halen atanız maymun vb ilkokul espirileri ile de bu teoriyi çökertmezsin.
    ek:evrim teorisine inanmıyorum.
    1 ...
  22. 1398.
  23. bilimsel kaynakları ıvırı zıvırı geçtim de, şu basit sözlükte bile yüzlerce defa açıklanan, kafası basmayanlar için aptala anlatır gibi anlatılan edilen bir bilimsel teoridir. halen daha açıp iki sayfa önce yazılanları okumaktan aciz denyolarca "ehe he bak soruyom şimdi soruyom bak cevap ver buna" şeklinde 6 yaş düzeyi sorularla eleştirilebiliyor, daha ne diyelim.

    o işler atomların canı sıkılınca olmuyor gülüm, git bi soluklan yüzüne soğuk su vur öyle gel. daha yalaman gereken bir kova mürekkep var...
    4 ...
  24. 1397.
  25. evrim teorisini hala anlayamamış olanların seyretmesi şiddetle tavsiye edilir.

    &feature=related
    1 ...
  26. 1396.
  27. - kanka aslında tanrı yok. hepimiz sudan geldik. ilk canlı suda oluştu. ordan karaya çıktı falan filan derken insanlar oldu.
    + hımmm. peki su nerden geldi kanka?
    - hımmm. güzel soru. ya su dedin de aklıma geldi. ben bi çay suyu koyup geleyim. *
    5 ...
  28. 1395.
  29. 150 yıldır savunulan ama bir tek kanıtı bile açıklanamayan teorinin fiyasko çıkmasıdır.

    Daha ben cümlemi bitirmeden eksileyenler tabi ki olacak ama olsun, ben yine de iyilik yapıp onları da cahillikten kurtaracağım birazdan. Belki de bu yazacaklarım onların hayatının dönüm noktası olacaktır. *
    Bir kere şu bilinmelidir ki evrim teorisi hakkında bir tek kanıt bile ileriye sürülmedi. Eğer böyle bir kanıt varsa bana özel mesajdan iletilebilir.

    Evrim Teorisi'ne gelecek olursak;

    Bu teorinin temeli "değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" felsefesinden ortaya çıkmış ve evrenin her tarafında durmaksızın bir değişim yaşandığını vurgulamış. tabi ki evrende durmaksızın devam eden bir değişim vardır ve bunu herkes kayıtsız şartsız kabul eder.

    Evrendeki bu değişimle ilgili birkaç basit örnek verecek olursak;

    -Uzakdoğu insanlarının bir kısmının çekik gözlü olması,
    -Afrika ve diğer bazı bölgelerde siyahî insanların olması,
    -Beyaz insanların * soluk yüzlü olması,
    -Bazı insanların iri yapılı ve uzun boylu olmaları, bazılarınınsa ufak tefek olması,
    ... *
    yukarıda saydığım farklı gruplar, coğrafi konumdan ve iklimden kaynaklı bir değişimin sonucunda meydana gelmiş. Evrim, bu şekilde bir değişim olarak düşünülebilir tabi ki.

    Evrim Teorisi'ne tekrar dönelim.

    Evrim'in iyice anlaşılması için bir tanım gerekli: Milyonlarca yıl içinde evrende hareket eden atomların birbiriyle olan çekim kuvvetinden dolayı aralarında meydana gelen değişimlerden sonra fiziksel ve kimyasal olaylar sonucu ortaya farklı maddeler ve değişken materyaller çıkmış. Bu maddeler ve değişken materyaller aynı şekilde milyonlarca yıl içinde birlikte yaptıkları etkileşimler sonucunda önünde sonunda bir proteini ve daha sonra yavaş yavaş hücre aşamasını yakalamıştır. Bu hücreler yine milyonlarca yıl içinde içinde bulunduğu koşullara göre değişim gösterip kendini hem organik hem de mekanik olarak geliştirip ileriki aşamalara varmıştır.

    Yukarıdaki tanımın temelini Evrim Teorisi'ni savunanlar tamamen tesadüfe dayandırıyor. Yani Nam-ı diğer random meselesi*
    Sabahtan akşama ve akşamdan sabaha kadar yazmaya devam edebilirim ancak pek gerek yok sanırım.

    Şimdi de Evrim'i savunanlar, araştıranlar ve hatta kabul edenlere -hatta ve hatta- kafası karışık olanlara da birkaç soru soruyorum:

    1-'Hangi atomun canı sıkıldı da;
    "hadi gel atom kardeşim, birlikte kaynaşalım da bir protein meydana getirelim. Milyonlarca yıl arkadaş kalalım da sonra gel bir hücre oluşturalım" dedi?

    2-'Hangi atomun canı sıkıldı da;
    "Hadi gel atom kardeşim, hücreyi meydana getirdikten sonra gel senle bir et yığınından bir organizma meydana getirelim" dedi?

    3-'Hangi atomun canı sıkıldı da;
    "Hadi gel atom kardeşim, bir organizmayı meydana getirdik; sıra geldi bazı gerekli organlara." dedi?

    4-'Hangi atomun canı sıkıldı da;
    "Hadi gel atom kardeşim, etrafımızdaki sesleri duymak ve çok dinleyip az konuşalım * diye 2 kulak bir dil, etrafımızı görmek için 2 göz, etrafımızdaki gül kokusunu da hissetmek için 2 delikli bir burun meydana getirelim. " dedi? * *
    5-'Hangi atomun canı sıkıldı da;
    "Hadi gel atom kardeşim, bunları kullanabilmemiz ve aktif hale getirmemiz için bir beyine gerek" dedi?

    Uzun lafın kısası: Evrende meydana gelen hiçbir madde -hatta hiçbir atom bile- tesafüden ve canları sıkıldığı için meydana gelmedi. Evrenin her noktasında insanı aciz bırakan ve insana boyun eğdiren kocaman bir kuvvet vardır. boşuna heveslenmeyin, o kuvvet yerçekimi kuvveti de değildir; avucunuzu yalarsınız.

    atom x: -ulan canım sıkılıyor, bi karı olsa keşke
    atom y: -karı mı? o ne lan?
    atom x: -ya bizim karşı cinsimiz olur ya hani, hem yeni bir "ben" meydana gelmesi için milyonlarca yıl beklemek zorunda da kalmayız.
    atom y: nasıl yani ya?
    atom x: Ya yatarsın karıyla, olur tane iki tane bizim aynımız.
    atom y: hadi ya, hem de iki tane mi?
    atom x: evet ikiz düşünüyorum... hayalgücüm geniş *
    atom y: hayalgücümü? *
    edit büdüt: imla

    edit2: sığ kafalarıyla hakaret mesajları yollayanlardan ricam bilimsel bir açıklama bekliyorum kendilerinden. demagoji yapmayın...

    not: asıl yobazlık bir şeyi körükörüne kabul etmektir.

    edit3: şu atomların canı sıkılması olayına bayağı bozulan varmış, farkettim. N'apayım kardeşim, siz de bana sadece tek bir kanıt getirin. Bütün organlarınızın milyonlarca yıl içinde kendi kendine meydana geldiğini ispatlamaya çalışın. Hadi organları geçtim, sadece gözün kendi kendine oluşmasını açıklayın. Adamın işi gücü yoktu da şöyle bi etrafı görmek için bir göz oluşturayım mı dedi? adamı çileden çıkarmayın şimdi, hadi işinize yobazlar sizi...

    edit4: çok gerekli bir not daha maalesef: Yazdığım yazının hiçbir yerinde insanların maymundan geldiğine dair bir ifade yok.
    hem çok önemli bir not daha: Evrim Teorisi insanların maymundan geldiğini hiçbir zaman söylememiştir. Söylemek istediği şu ki: Maymunlar ile insanlar arasında uzaktan bir akrabalık sözkonusudur. Evrim hakkında bilinen yanlışlara da karşıyım bu konuda. Araştırıp gelin, ben yukarıda bir dinden veya başka bir öğretiden bahsetmiyorum. "Ol" deyince hemen oluverir diye bir ifade de kullanmadım. Yukarıdaki sorulara cevap veremeyenler gidip evrimi biraz daha iyi araştırsın.
    Körükörüne inanmak insanın kendisine yapabileceği en büyük ihanettir.
    7 ...
  30. 1394.
  31. her şeye eyvallah! ama terliksi hayvanı atası olarak bir türlü kabul edemiyor insan.
    0 ...
  32. 1393.
  33. Cahil insanalrın ve cahil kalacak insanların,okumayanların,araştırmayanların inandığı abuk bi teorı. sizin için olabilir ama benim için geçerli değil.
    0 ...
  34. 1392.
  35. hiçbir bilimselliği olmayan harun yahya kitaplarına dayanarak yorum yapılmaması gereken bilimsel bir teoridir.
    2 ...
  36. 1391.
  37. tamamen konudan alakasız bir şekilde tartışmaya şahit gösterilmek suretiyle dahil edilmeye çalışılan stephen hawking'in topu taca attığı teori.
    (bkz: evreni tanrı yaratmadı)*
    1 ...
  38. 1390.
  39. off bak cevap yazmayayım diyorum illa ki de zorluyorsunuz beni!

    arkadaşım tutturmuşsun 4.9 milyar yıl diye. bak kardeşim benim sen bu 4.9 milyar yılı kendine göre, zamanın başlangıcına göre değerlendiriyorsun, zaman denilen şey göreceli değil midir? (bkz: izafiyet teorisi) yani Allah bir sn, bir sn, bir metre, ikinci metre, diye beklemedi, sıkılmadı da. o dediğin şeyler O'nun için 1 sn'de bile geçebilir. unuttuğun nokta Allah'ın zamandan ve mekandan münezzeh olması... uzay zaman grafiği O'nun için geçerli değil. tasavvur edemezsin ki...

    bir kere sıkılmamış mı? dediğin şey, bu fizik kuralları ile yönetilen bir tanrı değil, bizzat kuralları koyucu olan zattır ki bu sorunuz biraz abes kaçtı. sizi izafiyet teorisini incelemeye davet ediyorum.
    0 ...
  40. 1389.
  41. dünyadaki 4,9 milyar yıl insansız geçen vakitten önce bir de diğer gezegenlerin ve galaksilerin yaratılışı vardır. Allah neden insanı bu kadar geç akıl etmiş, insan olmadığı zamanlarda ceza verme, ödül verme, cennet cehennem oyununu nasıl oynamış, sıkılmamış mı?
    2 ...
  42. 1388.
  43. Evrim teorisini çürütecek tek bir soru var. O sorunun mantıklı bir cevabı bulunduğunda, evrime inanmayı bırakacağım.

    Allah, Hz. Adem ve Hz. Havvadan evvel neden dinozorları yarattı?

    5 milyar yaşındaki dünyamızı neden 4,9 milyar yıl insansız bıraktı?
    4 ...
  44. 1387.
  45. 50milyon kere tanrı ile varlığı ile yokluğu ile hiç bir ilgisi olmayan, onu araştırmayan teori dedik; neden değil nasıl evrim oluyor/olmyuş onu araştırıyor dedik, thebountyhunter'a anlatamadık hala tanrı var dememek için mi yazıyorsunuz diyor. evrim teorisini kabul eden insan neden evren var diye tabi ki soracak, ama bu soruya verdiği yanıtlar evrim teorisni bağlamıyor ya da tam tersi diyoruz hala aynı. demek ki o bile anlamamak da bir şekilde direniyor ise başka bir sorun olmalı.
    2 ...
  46. 1386.
  47. tanrıyla, felsefeyle, varoluşla, şunla bunla ilgisi olmayan, ideolojik değil, bilimsel teoridir. bu teoriyi kabul etmek için herhangi bir ideolojiyi takip etmek gerekmez, akıl ve izan sahibi olmak yeterlidir, diğer yandan bu teoriyi yalanlamak için çarpıtlamalar, yalan yanlış çıkarımlar, sahte kanıtlar ortaya koymak ise fazlasıyla ideolojik bir tavırdır.
    bilim, kanıta, akıla ve mantığa dayanır ve akıl, mantık, kanıt ve gözlemler şüpheye yer bırakmayacak şekilde canlı türlerindeki çeşitliliğin bir evrim süreci sonucu meydana geldiğini söylemekte. bilim adamlarının tartıştığı konu ise evrimin var olup olmadığı değil nasıl bir yol izlediğidir.
    2 ...
  48. 1385.
© 2026 uludağ sözlük