evrim teorisi

entry3509 galeri178 ses2
    1326.
  1. hala insanların maymundan geldiğini sananlar olduğu sürece anlaşılamayacak teoridir.
    1 ...
  2. 1327.
  3. tamam, ben aptalım, öküzüm, zerre beynim yok, ahmağın tekiyim ve yaradılışa inanıyorum. ama son derece geri zekalı bir aptal olduğum için tanrı'nın varlığını somut olarak ispatlayamıyorum. ispatlasamda bu sana yeterli gelmiyor.

    o halde bu gerizekalı, aptal, özürlü, beyinsiz, salak, maymundan türemiş olan insana tanrının olmadığını ispat etmesini beklediğim teori.

    bak ikna et, inanmazsam şerefsizim lan. o kadar diyorum bak.

    zorunlu edit: aptal, öküz, beyinsiz v.b. gibi kelimeleri bu kadar sık kullanarak ironi yaptığımı anlatmak istedim. sebebi ise, evrim teorisini savunan kişilerin evrim veya dini içerikli konularda kendileri gibi düşünmeyenlerin zekasını sorgulamalarıdır. evrim, ateist, ateizm gibi başlıklara baktığınızda bunu rahatlıkla görebileceksiniz.
    3 ...
  4. 1328.
  5. kimseyi düşüncesinden dolayı öküz beyinsiz diye yaftalamadığım gibi, tanrıya inandığım için de öküz beyinsiz olduğumu düşünmüyorum.

    bu hassas dengenin kurucusu olmalı düşüncesi eminim düşünen herkese yetecek. önyargılarını aşmaları gerekir sadece. hepimiz insanız kardeşim

    biri homo sapiens der öbürü ademoğlu der beni bağlamaz. sadece bir yaradanımız var orada buluşuyoruz...

    edit: arshil' e cevap niteliği taşımıyor sadece karşı tarafı öküz olarak görmüyorum...
    0 ...
  6. 1329.
  7. kilisenin bile kabul ettiği ve darwinden özür dilediği teoridir.
    0 ...
  8. 1330.
  9. iman kudretiyle saldırılan tek bilimsel teoridir. çünkü dinsel ezberlere ters düşmektedir. bu ezberlere göre insanoğlu eşref-i mahlûkattır. yani canlıların en şereflisi, en ayrıcalıklısıdır. evrim ise tüm bu ezberleri kalbinden yaralar. bunu yaparken de inanç yerine bilimsel kanıtlar sunar. sunumun böylesi, bilimden anladığı ilkokulda gördüğü fen derslerinden öte olmayan iman yakıtlı müminlerimizi üzer. zira oğlanların, gılmanların, göğüsleri taze kabarmış kızların zevk enjekte eden tatlı hülyası, bilimsel gerçeklerle baş edemeyecek kadar yapaydır. aynı şekilde bilim de, dinsel öğretilerin şatafatlı hülyasıyla okşanmış beyinleri açamayacak kadar geridir.

    eğri oturup, doğru konuşmak gerekirse bilimin çaresiz kaldığı ve de kalacağı yegâne alan budur. zaten gandi yıllar evvel, "bir insanı gerçekten uyuyorsa uyandırmak mümkündür. ama eğer uyumuyor da uyku taklidi yapıyorsa, dünyanın bütün gayretlerini sarf etseniz nafiledir" diyerek hepimizi ayıktırmıştı. peki, biz niye gerçeklere uyanamayacakları gerçeğine uyanamıyoruz? hayır, allahsızlığı yayma kürsüsü başkanı da değiliz ki bu yobaziteden mağdurlara evrim'i anlatmaya çalışıyoruz. belki yüzlerce kere evrim'in sınırları yazılıp çizildi bu başlık altında. hiç açıp okuyanı var mı? böylesi yok ya da yok denecek kadar azdır. ama eleştireceği şeyin ne olduğunu bilmeden avazı çıktığı kadar bağıran modellerimizden bolca mevcut.

    neyse azizim! nasıl bir anlatma aşkıysa benimkisi, tekrar anlatıyorum.*

    sonsuz maymun teoremi, abiyogenezi ve yer yer evrim'i anlamak ve de anlatmak için kullanılan bir modeldir. bu modele göre bir maymuna yeteri kadar zaman verildiğinde tuşlarına rastgele basmak suretiyle daktiloda herhangi bir shakspeare eserini yeniden yazabilir. sayısal verilerle (olasılık hesapları) desteklenen bu karmaşık varsayım, zihnine kölelik tohumları ekilmiş abdestlilerin yersiz sevinçlerine mahzar olur. onlara göre sonlu bir evrende bu kadar karmaşık bir rastlantının meydana gelmesi imkânsızdır. esasen konunun can alıcı noktası da tam burasıdır. canlılığın başlaması, bir maymunun tuşlarına rastgele basmak suretiyle daktiloda herhangi bir shakspeare eseri yazmasından çoooook daha basittir. üstelik böyle bir başlangıç için birkaç yüz milyon yıl yeterli bir zaman dilimidir.

    evrendeki her şeyi bir nedene bağlamak da tümdengelim zihniyetine sahip olmanın yanında, bilimden bîhaber kalmanın ürünüdür. bu zihniyete göre her şeyin bir sebebi vardır ve o sebep de tanrıdır. çok affedersiniz ama -ilerleyen satırlarda açıklayacağım sebeplerden dolayı- ben böyle argümana çok pis söverim. ulan iman fesadı geçiren badem bıyıklı! sana evrenin gözlemlemeyen yerlerinde ya da evrenin dışında, buradaki fizik kanunlarının işlediğini kim söyledi? kaldı ki "her şeyin bir sebebi var" argümanın da kuantum fiziğiyle birlikte koca bir masala dönüştü. bugün atom altı parçacıkların hiçbir sebebe/etkene ihtiyaç duymadan kendi kendilerine hareket ettiği bilinmektedir. keza stephen hawking de tam bu yüzden "çalışmalarımın tüm gösterdiği, evrenin başlangıcının tanrının şahsî anlık bir isteği olduğunu söylemek zorunda olmadığımızdır" demiştir.

    yukarıdaki satırlarda ebesinin örekesine kadar uzandığım aynı bağnaz kafa, utanmadan "türler arası geçiş var mı?" diye sormuş, ardından da cahil olmadığından dem vurmuş. dünden bugüne evrim olmasını beklemekle, türler arası geçişe örnek istemek arasında hiçbir cehalet farkı yoktur. dâhili olduğun primat ailesi başlı başına türler arası geçişe örnekken daha ne istiyorsun yahu!? kaldı ki bunlar sanıldığı gibi sadece fosil bilimince değil, mikrobiyolojik bulgularla da destekleniyor.

    bonus 1: hurafelerle bezeli "akıllı tasarım"ı bilimden sayanlar olmuş. onları ali demirsoy'un şu yazısına havale ediyorum: (#8142163)

    bonus 2: onca yazılanlar yetmemiş olacak ki evrim'i termodinamiğin ikinci kanununa aykırı bulan ehl-i sümsükler vücut bulmuş. bilmediğini bilmeyen bu güruh, termodinamiğin ikinci kanununun (entropi), dışarısı ile alışverişe kapalı mekânlar için geçerli olduğunu bilmez. bilmediği için de bu başlık altında saçım saçım saçmalar.
    2 ...
  10. 1331.
  11. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların en yoğun görüldüğü konulardan biridir bu meşhur teori. ilk zamanlarından beri azımsanmayacak kadar çok sayıda ve haşin muhalifleri oldu. bunun sebebi gayet bellidir: kutsallığına ve gerçekliğine asla sorgulamamacasına inandırılmış dogmatik değerlerin elden alınması ya da yıpratılmasıyla, kişinin içinde oluşacak boşluk hissinin vereceği inanılmaz ve keskin acıya karşı bilinçaltından kaynaklı refleks ego savunması. diğer bir ifadeyle; muhaliflerin itirazları çevresi dayanıksız, kırılgan ve çok ince bir bilimsellik ve rasyonalite ile kaplanmış ve özü saklanmış duygusal bir tepkiden ibarettir. böyle önemli bir teoriye yaklaşım gösterilmeden önce, bu bahsedilenler üzerine biraz kafa yorulmalı, at gözlüğüyle gerçeklerin tam anlamıyla anlaşılamayacağı gerçeğinin farkına varılmalıdır. yoksa tartışmalar nafile.

    bilimsel konular bilimsel bir kafa ve bilinç düzeyi ile anlaşılabilir. dindar bir kafa ile asla değil.
    1 ...
  12. 1332.
  13. (bkz: bu kadar hakarete gerek yoktu be)

    yazarın yaptığı açıkça bir şaşırtma. sonsuz maymun teoremi'ni evrime uyarlamaya çalışmış. evet şaşırmadım. gayet normal. başka bişey de bekleyemezdim zaten.

    sonsuz maymun teoremi bu evrenin ezeli ve ebedi bir durumu için söz konusudur. sonsuz sayıdaki olasılıkta olabilir. tamam stephen hawking sadece onu demekle kalmıyor aynı zamanda da kuantum teorisinden de kaynak yaparak açıklıyor bazı şeyleri;

    evrenin maddesi ve enerjisi nereden gelmiştir? diye sormaktadır. cevabı ise kuantum fiziğinden: "kuantum teorisine göre parçacıklar enerjiden, parçacık karşı parçacık şeklinde yaratılabilir."

    ama bu kez de enerjinin nereden geldiği sorusu belirir. hawkingin de buna cevabı; "evrenin toplam enerjisinin tam tamına sıfır olduğudu" dur. evrendeki enerjiyi + ve - diye ikiye ayırıyor. topladığında 0 kalıyor.

    boş uzayda, "0" enerjiden maddenin harikulade yaratılışı ilahiyatçıların yoktan yaratılışı ile aynı anlama gelmektedir.

    burada evrimi bir teori olarak alıyorsan eğer, direk karşı tarafa "akıllı tasarım" a söverek o teoriyi gözden düşüreceğini sanıyorsan gayet yanılıyorsun. akıllı tasarımın "irreducible complexity" kavramı göz için tamamen geçerlidir. tesadüfi süreç ve varsayımlarla bunu açıklama derdin olmasın. zaten yoktur da. evrimci bilim adamların araştırmış o yeter sana demi?

    stephen hawking tanrı'ya inandığını açık açık birçok kez belirtmiştir. uğraştığı bir teori herşeyi birleştiren bir teori üzerinedir.

    anlamadığım konu şu. bu evrendeki bu kadar bilimsel keşif ile beraber gelen hassas denge'yi görmüyor musunuz? bu denge nasıl oluşmuş, hiç mi sapmamış bu kör tesadüf de gitmiş tam on ikiden vurmuş?

    termodinamiğin 2. yasası konusunda git de bilgilerini tazele de gel diyorum sadece sana. burada çamur atmak kolay.

    bana sadece delil ver primat ailesine dahil olduğumu iddia ediyorsun ya. nerden bilim ben bu aileye dahil olduğumu delil ver. diyorsun ki "bu o kadar zor ki, dünden bu güne evrim beklemek kadar zor."

    ee o zaman neden bilim var burada. delilsiz, sadece varsayımlara dayanan bir bilime bilim mi diyeceksin, ki tamamen yadsımıyoruz, türler arası geçiş yoktur diyorum. nerde o mikrobiyolojik bulgular göster de bilelim. bizi mahrum etme bu kadar.

    ettiğin hakaretleri sineme çekiyorum. maksat bir teoriyi savunmak mı? yoksa tanrıyı inkar mı? burada

    saygılar arkadaşım saygılar...
    0 ...
  14. 1333.
  15. bu teoriye karşı çıkanlar, malesef pek çok konuda bilinçli ya da bilinçsiz olarak aynı yanlış ve temelsiz savları tekrarlayıp duruyorlar ve maalesef zahmet edip doğrusunu öğrenmek istemiyorlar. hatta kimi zaman bile bile yalan söylüyorlar.

    'burada evrimi bir teori olarak alıyorsan eğer, direk karşı tarafa "akıllı tasarım" a söverek o teoriyi gözden düşüreceğini sanıyorsan gayet yanılıyorsun. akıllı tasarımın "irreducible complexity" kavramı göz için tamamen geçerlidir?'

    akıllı tasarım bir teori değildir. indirgenemez komplekslik bir yanılgıdan ibarettir. şu an doğada en basidinden en gelişmişine onlarca farklı göz örneği bulabilirsiniz. kiminde lens yoktur, kimi renkleri ayırdedemez, kiminin derinlik algısı yoktur, kimisi hiç görmez. hani nerde en ufak bir parçası bile eksikse işe yaramaması?

    primat ailesine dahil olduğumuzun en basit kanıtı dna'dır. genetik araştırmalar sayesinde şempanzelerle ortak atamızdan aşağı yukarı hangi dönemlerde ayrıldığımızı bilebiliyoruz artık.

    eğer delil olmasaydı, evrim teorisi çöpe atılmıştı çoktan. deliller milyonlarca, gözlerinizi kapatıp banane banane demek kendini kandırmaktan başka bir şey değil.
    3 ...
  16. 1334.
  17. evrimin işleyişini açıklayan teoridir. evrimin varlığını kanıtlamamaktadır ki zaten buna gerek yoktur, evrim bizim de parçası olduğumuz bir olgudur.
    0 ...
  18. 1335.
  19. anaksimandros'un varsayımı ile felsefeleşmiş, darwin'in kuramı ile bilimselleşmiş, dijital müminlerin inançları ile çürütülmüştür. eh, böylesi bir teorinin cahille girişilen tartışmadan galip ayrılmasını beklemek ahmaklık olur zaten. adamlar bilimi paranoid şizofrenlerin yazınlarından öğrenmişler. ötesi var mı?

    hocaları "hitler ateistti" diyerek evrimi çürütürken, öğrencileri "stephen hawking dindar" diyerek çürütüyor.

    - "yaptığım şey evrenin başlangıcının bilimsel kurallarla açıklanabileceğinin mümkün olduğunu göstermekti. bu sayede, evrenin başlangıç kararının bir tanrıya başvurularak açıklanmasının gereksizliği ortaya çıkar. bu bir tanrının olmadığını kanıtlamaz, sadece tanrıya bir ihtiyaç olmadığını gösterir."

    ya da

    - "biz yalnızca çok sıradan bir yıldızın küçük bir gezegeninin üstündeki ileri bir maymun soyuyuz. fakat biz evren'i anlayabiliyoruz. bu bizi özel kılıyor."

    buyuran bir insan ne kadar dindardır tartışılır tabiî; ama burası yeri değil. tıpkı evrendeki enerjinin sıfıra eşit olmasını, yoktan var olmaya yontabilen bir kafanın sözlükte ahkâm kesmesi gibi. böyle bir kafanın, selamlaşma merasiminde tokuşturulmaktan daha fazla bir işe yaraması tarafımca mucize addedilir.

    o değil de, aynı kafanın evrende intizam bulunduğunu iddia etmesi çok güldürdü beni. arkadaşım, senin buradan gayet dingin gördüğün uzayda, yıldızlararası maddelerin türlü gezegenlere bombardımanından tutalım da kuasar patlamalarına kadar türlü savaşımlar verilirken neye dayanarak düzenden bahsedebiliyorsun? sonra da "bana neden hakaret ediyorsun, beni neden küçümsüyorsun" diyorsun. söyleyeyim, evrenin tüm gücünü dünya adlı gezegende kullandığına kanaat getiren birine az bile ediyorum. bak, büyük bilim insanı carl sagan konu hakkında ne diyor:

    "yüz milyar kadar galaksi, her birinde de ortalama olarak yüz milyar yıldız var. bütün galaksilerde, yıldız kadar gezegen de bulunması olasılığı söz konusu. böylesine akıl almaz sayılar karşısında, neden tek bir yıldız, yani güneş insanların yaşadığı bir gezegene yaşam veriyor olsun da, başka olasılıklar bulunmasın? niçin kozmos'un ücra bir köşesinde yaşama mutluluğuna yalnızca bizler ermiş olalım?"

    sonuç olarak, böyle yazıp çiziyorum ama baktığını görmemeyi âdet edinmiş bir kafa için yukarıdakilerin anlaşılırlığı nedir bilmiyorum. fakat ben gene de saydırmaya son birkaç soru ile devam edeyim ve şöyle diyeyim; 32 bin geninden yalnızca 300 tanesi (yüzde 1) şempanzeden farklı kaç varlık ayrıcalıklı yaratıldığı savına inanır? bu, gören gözler için primat ailesine dâhil olunduğuna apaçık bir delil değil midir? ha şakirt!?
    3 ...
  20. 1336.
  21. 1337.
  22. bilim nedir? sorusuna bile cevap veremeyecek insanların, bilim nedir, bilim dalı nedir bilmeden, atıp tuttukları teori. ilkokulda teori, yasa falan nedir öğrenip, üstüne katmadan kafadan atıp tutanların en sevdiği konu.

    bunların başını çekenler, kitaplarda olta iğnesini, 20 milyon yıllık fosil diye gösteren insanlardır. *
    2 ...
  23. 1338.
  24. thebountyhunter'ın her zamanki gibi sonsuz bir samimiyet ile soruşturduğu teori *

    açıkçası kafa karışıklığının sebebini yazdıklarının tamamını okumuş olsam da anlayamadım. eğer arzuladığı şey tanrı ve evrimi barıştırmak ya da aynı potada gol yapabilmek ise, bunun önünde bir engel yok, tanrısal her şey gibi bu da elbette sadece imanla ilgili bir şey. imanın da Gerçek açıklamalara ihtiyacı yok, internet gibi yazıyorsun paketi veriyorsun elektriği gidiyor, doğru olması gerekmiyor yanlışlaşabilir değil çünkü.

    öte yandan;

    (bkz: evrim teorisi/@jackskellington)

    bir çok şey yazmışım ama sanırım en önemlileri basitçe başlıklarla şöyle sıralayabilirim;

    1. evrim teorisinin adında hata var. doğrusu evrimin teorisi olmalı. çünkü zaten evrimi açıklamaya çalışıyor. yani evrim var mı yok mu açıklamaya çalışmıyor. evrim var kabulünden hareket ederek evrimi açıklamaya çalışıyor. nasıl olduğunu çözmeye alışıyor.

    bu aynı zamanda şu demek; bir gün evrim teorisinin içindekilerin tamamen yanlış olduğu bulunabilir ama bu evrimin olmadığı anlamına gelmeyecek, sadece teorinin bu halinin yanlış olduğu anlamına gelecek.

    2. ilk canlıyı açıklayamıyor:

    aslında açıklamıyor ya da öyle bir kaygısı yok o başka bir teori. abiyogenez sanırım adı da.

    3. her şey olasılık ile açıklanamaz.

    açıklanabilir çünkü olasılık geleceğe dair bir hesaptır. yani bir şeyin gelecekte olma olasılığıdır bahsedilen. bir şey oldu ise olasılıktan bahsedilemez artık olmuştur çünkü.

    4. mutasyon;

    mutasyonlar zararlıdır, genelde doğru ama; mutasyonun değişen çevre şartlarına uyumu burada artık belirleyici olan. ilk anda mutasyon türe zarar verirken devamında şartlar değişince faydası olabilir bu da eninde sonunda bir olasılık hesabıdır. yani mutasyon geçiren bir canlı türü, hemen tamamen yok olmuyor ise ki genelde hemen yok olma yok; o mutasyon ile doğal ortamında var olan tehlikeler ve rakipler karşısında tür olarak gerileyebilir ya da ilerleyebilir, gerileyip yüzyıllar içerisinde yok olabilir soyu tükenebilir, işte evrim de bu zaten, hepsinin mutlaka ayakta kalması değil, yok olması da evrim. öte yandan gerilese bile zamanla ortaya çıkan başka doğal şartlar da bu sefer kendi işine yarayabilir o türün ve yok olmak üzere iken ayakta kalabilir. ama mutasyon oldu hooop hepsi öldü diye bir şey yok; öldürmeyen allah öldürmüyor durumu var bir nevi. *

    5. ara tür vs:

    öncelikle, bir şeyin varolmaması yokluğuna kanıt değildir. ya da kanıtın yokluğu yokluğa kanıt değildir. sonra da

    http://en.wikipedia.org/wiki/Anatosuchus

    wikipedia yı geçerli bir kaynak olarak kabul etmeyebilirsiniz elbette ama o zaman tutup Anatosuchus adı ile araştırabilirsiniz, verdiğim link evrim karşıtlarının pek severek bahsettikleri crocoducktır aynı zamanda.

    6. tanrı;

    burası hem karmaşık hem değil;

    tanrının varlığı ile dini aynı kefeye koymak başka şey; herhangi bir tek tanrılı dinin hiyerarşik yapısı altında evrimi görmeye çalışmak başka şey.

    aslında bu biraz da ateistlerin genel olarak aynı zamanda evrim teorisini savunmaları ile de ilgili, ama hayatımın yarısını allahlı arada bir şeylerden kıllandıktan sonra geçen bir kaç senelik daha allahlılık hali ve geri kalan şu kadar yıllık ateistliğim ile düşünüyorum da; allahın varlığı ile barışmaz bu iş. ama bunun sebebi, evrim teorisinin ilk canlıyı ya da dünya üzerinde ortaya çıkan canlılığı açıklayamaması değil, zaten araştırdığı o değil. bunun sebebi biraz da artık dediğim ateist olma durumu ile ilgili. bu aynı zamanda tüm evrime inananlar ateisttir demek değil elbette. ama tek tanrılı bir dinin iman yapısına zamanla değişebilen türler kavramını sokamıyorsunuz. yani tanrınız tek başına olabilir elbette ama dini ile imanı ile gelirse olmuyor, çünkü basitçe tanrı ben her şeyi bir kerede yarattım diyor ekseni var dinlerde. ama görülen, izlenen, toplanan örnekler fosiller bunun tam tersini yani bir çok şeyin değiştiğini gösteriyor hem de sürekli olarak. bu durumda tanrınız yalancı çıkıyor çünkü "öyle bir yaptık ki biz olmadan da olur herşey, allah yaratandır ve değişmesi için örgütleyendir" ayeti yok elimizde. olmadığı için de uyuşmuyor.

    öte yandan, ateistlerin üzerinde de bir yandan çok saçma olan bir yok diyorsan kanıtla baskısı var; yok olan bir şeyin yokluğu nasıl kanıtlanırsa artık.

    evrim teorisi bir kanun olur ise o zaman al bak sen tanrım ben böyle yaptım diyor diyip duruyorsun ama öyle olmamış işteye dönüşebilir şeklinde bir yardımı olabilir ateizme. bu sebepten de destekleniyor olabilir. bunlar tabi benim fikirlerim,

    ben açıkçası; neden tanrı var olsun sorusuna yanıt veremiyorum anlamsız geliyor sorunun kendisi bile; ama evrim olmasaydı ne olurdu sorusu daha mantıklı geliyor, o sebeple evrim olduğuna inanıyorum. ama evrime inandığım için ateist aynı zamanda da ateist olduğum için evrime inanıyorum değilim.

    ilk insan konusunda da; açıkçası bir ateist olarak basitçe, dünya da sümer tanrısı olarak bilinen ama aslında başka bir gezegenden geldiğine inandığım enkinin kendisine lazım olan madenci istihdamını sağlamak üzere neanderthal insanı üzerinde deneylerle ve kendi dnasını karıştırarak yaptığına inanıyorum.

    bu saçma gelebilir ama düşündüğüm her seferinde; çamurdan şekil verilip üflenmekten daha mantıklı ve olabilir geliyor bana
    4 ...
  25. 1339.
  26. bak şimdi az sonra yazcaklarımın tamamı sıçarken aklıam geldi;

    mesela, dinlisi dinsizi, budacısı zeusçusu artık herkes kabul ediyor ki, doğada hayvanlar; çiftleşirken türün devamlılığını gözetiyorlar. örnek olarak sürü halinde dolanan hayvanları ele alalım. erkekler çiftleşme döneminde kapışıyorlar sürü lideri belirleniyor falan, dişiler ise genelde bu sürü liderinden yavrulamak ya da fiziksel görünümü daha etkileyici olan erkekden yavrulamak istiyorlar bu sebeple zaten hayvanların erkekleri daha renkli çekici vs; aslanların yelelisi, şu kıçında yelpaze gibi şeyi açılan kuşun sonra horozun falan ibiği hep erkekler de bir güzellik var çünkü seçilenler onlar ve mekanizma da, hayatta kalma şansının türün devam etmesi için uygun olandan yavrulama isteğinin bu içselleştirmenin dışavurumu.

    yani yavrum hayatta kalsının bilimselliği bir yerde evrim.

    bununla ilgili bir araştırma okumuştum; kadınlarda insan toplumunda böyleler. hani avamın tabiri ile "karı süper ama adam hanzo demek ki para var adamda abi ya" çıkışı aslında çok bilimsel. çünkü insan toplumunda yavrunun hayatta kalma şansı para ile ilgili. kadın da bu içselleştirmeyi dışavurup gidip paralı adamla beraberlik yaşıyor yavrusunun hayatta kalması için. hep evrim bunlar.

    bu aynı zamanda şunu da açıklıyor; hani ateistlere karı kız yapmak için ergen ayağı bunlar eleştirisi. yani hanım abla ateist olanlarla berbaer olmayı tercih ediyorsa bu onun dişiliğinin kdolanması ile ilgili. demek ki ateistten doğacak yavruyu bir şekilde daha adapte olur görüyor, bir adım ileri de görüyor. ibnelik yapmamak için zeka farkı yazmayacağım şimdi buraya.

    bir daha sıçmasam mı ne amına koyayım, çok düşünceli gördüm bokumu.
    4 ...
  27. 1340.
  28. bir de sadece biyolojinin konusu değil artık evrim;

    bir çok disiplin ve disiplinlerarası bir konu.

    kimya, fizik, genetik, biyokimya, paleontoloji, antropoloji, sosyoloji vs hepsi de evrimle ilgili olarak bir yanından tutabiliyor. sadece biyologların varolma çabası değil.
    2 ...
  29. 1341.
  30. biyolojik evrimi inkar etmem dışında sosyal evrime diyeceğim yok diyorum. diğer bilimlerin de evrimini göremeyecek kadar kör değilim çok şükür. ama bende diyorum ki işte bu olasılık ihtimalleri çok çok fazla abartılmış olmuyor mu? evet haklısın bir yaratıcıya ihtiyaç duymamak bu abartıyı gerektiriyor gibi.

    bu evrendeki sonsuz ihtimaldeki karmaşa ve düzensizliğin içinden tek bir ihtimalle düzenli olan seçilmişse ve bu mutasyonlar vs rastlantısal olarak tabir ediliyorsa bunun sonsuz ihtimalde olma olasılığı "0"dır. sonsuzun içinde bir tane nedense 12 den vurmuş olan akıllı bir olasılık gelmiş çatmış nedense en mükemmelini bulmuş. Allah Allah ne kadar da mantıklı, evet zorunlu bir şekilde mantıklı olmak zorunda. çünkü yaratıcıyı inkar ediyorsun demi...

    adam uzaydaki olan patlamalarla * evrendeki düzensizliğe işaret etmek istemiş. kusuruma bakmasın ama bir tarafımla gülerim artık...

    kendini benim yerime koy ve bu yazdığın olasılık örneklerine nasıl baktığımı düşün. bir yaratıcının olduğuna inandığım yerde olasılık ile yeni türlerin oluşumu ne kadar uzak kaldı bana bir düşün...

    mutasyon konusunda yararlı mutasyon yoktur. yani bir mutasyon ya zararlıdır yani canlının yaşamsal fonksiyonlarını olumsuz yönde etkilerü yahut bir değişiklik meydana getirmez... bu cümleden ne anlıyorsan o artık!.. daha da bişey demem.

    hayır yani bir güvercin örneği almış başını gitmiş.siyah güvercin üstün kalmış. tamam kalmış olsun ama bir diğer forma dönüşmüyor ki? evet demişsin haklısın yokluğu aksine kanıt değildir diye. bişey demiyorum ama bulunana kadar bu kağıt üzerinde kalmaktan fazla birşey olmayacak...
    0 ...
  31. 1342.
  32. evrenin oluşumu ile ilgili bir şey demez, alanı değildir. ancak yararlı mutasyon yoktur diyorsan orada durup düşüneceksin, ne saçmalıyorum ben diye.
    yararlı mutasyon yok demek şu demektir: "ben evrim hakkında yaradılışçı dezenformasyonlar dışında hiç bir şey bilmiyorum. bir gün de oturup bir kitabın kapağını açıp okumadım, ya da gidip üniversitelerin ya da bu işin gönüllülerinin ne dediklerine bakmadım. hatta oturup şu sözlükte bile verilmiş örnekleri inceleme zahmetine girmedim. bilgim olmadan fikir sahibiyim ve benim gibi binlerce koyundan tek bir farkım yok."
    sadece insana dair iki örnek dahi faydalı mutasyon yoktur zırvasını çürütmeye yeter: sıtmaya karşı direnç sağlayan orak anemi ve hiv virüsüne karşı geliştirilen bağışıklıklar.
    eğer ki sıtmanın önüne bir şekilde geçilemeseydi ve dünya çapında bir felakete dönüşse idi bu gün dünya üzerinde yaşayan tüm insanlar orak anemi sahibi olacaklardı. sen de dönüp "kan hücrelerimin şeklini rabbim ne güzel yaratmış, sıtma mikrobuna karşı süper direnç gösteriyor, ha bu arada faydalı mutasyon yoktur demiş miydim" diyecektin.
    2 ...
  33. 1343.
  34. türleşme imkansızdır diye ısrar eder karşı çıkanlar. insan ile şempanze kromozomlarının karşılaştırılmasından çıkan sonuçların türleşmeyi nasıl da şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtladığını bilmez ya da görmek istemezler. muhtemelen duymamışlardır, çünkü evrim hakkında sadece duymak istediklerini duyarlar.
    1 ...
  35. 1344.
  36. ben bu mutasyonun canavar olarak gösterilmesini anlamıyorum, en basitinden grip virusunu ele alalım, her sene değişiyor her sene başka bir tür oluyor, tür bak tür. ve her seferinde senin tüm kimyasal biyolojik dış etkilerine ilacına şuyuna buyuna rağmen veriyor yine de insanlığa ayarı. demek ki virusun geçirdiği mutasyon her seferinde başarılı.

    madem ki mutasyon evrim yok diyorsun bunu bir de gidip her sene grip aşısı olurken düşünüp olma grip aşısı.

    bir de tek mutasyon ile, virusun tekinin 10 dk sonra yada balığın 15 dakika içerisinde bir yazar olup 1000 sayfalık "me : a evolution memoir" diye bir kitap yazmasını bekliyorsunuz onu da bilemedim .ünkü bu olmayacak, o kitabın yazılmasının zeka ile ya da insanlık ile ilgisi yok, kültürle ortak kültür ile bilgi ile ilgisi var bunun da evrim ile ilgisi yok zaten. en basitinden 25 sene önce dfaktiloda yazılıyordu herşey şimdi bilgisyar var 2 seneye biz konuşucaz o yazacak, bunlar bile apayrı ve evrimle zerre alakası olmayan süreçler. ama yine de o balık az çok bilgisayar kullanabilecek seviyeye hiç bir zaman gelmeyecek.

    bu binlerce belki yüzbinlerce yıla yayılmış bir süreç öyle zırt hadi oldu evrim oldu gidelim evimize tandansı yok kimsede zaten.

    güvercin örneğini yanlış anlamışsınız, o örnekte anlatılmak istenen mutasyon ile değişen tür değil, mutasyonun ve türün doğal şartlar karşısında işe yararlığının pratiği. yani mutasyon ilk başta zararlı ama ortam şartları değişiyor zamanla ve artık işe yaramaya başlıyor, yoksa ortam şartı a ikende güvercin var b iken de ama b de yaşama şansı daha fazla. anlatılmak istenen mutasyonun değil doğal şartların belirleyiciliği orada. yoksa mutasyon olmasa da şartlar değişince tür azalacaktı.

    mesela ben de sosyal darwinizme inanmıyorum düpedüz ibnelik olarak görüyorum.

    ihtimalleri ve olasılıkları daha önce de söylediğim gibi geleceğe yontmamız gerek. örneğin milli piyangonun sana çıkma olasılığı 100 milyarda bir olsun, ama sonuçta birilerine çıkıyor, çok küçük olasılık ya kimseye çıkmaz diyebiliyor musun? sonuçta çıkıyor. çıktığında yine de olasılığı azdı demenin anlamı kalmıyor.

    öte yandan occhamın usturası da var elbette. buna göre tanrı var ve hepsini o yaptı demek de mümkün.

    ama bana tanrının var olmadığı düşüncesi evrimden bile mantıklı geliyor.

    uzaydaki patlamalar konusunda bilgim yok anlayabilecek kadar zeki olduğumu sanmıyorum ama, entropi nedir biliyorum, evrenin maksimum düzensizliğe özendiğini ve bunun bir kanun olduğunu da biliyorum. evren galaksi ve diğer herşey düzensiz zaten bir kaos var, elbette bu kaos içinde bir düzenlilik yakalamak için dışsal bir first mover ya da dizayn eden düşüncesi oluşması doğal ama; bunlar hep ontolojik argumanlar.

    yani bu kadar şeyin rastgele oluşmuş olma ihtimali yok, mutlaka bir yapan olmalı diyebilen birisinin, bu kadar muhteşem şeyi yapan eden tasarımlayan şeyin bu kadar muhteşem olan herşeyin toplamından daha muhteşem olması gerektiğinden dolayı o tasarımcının kendi kendine varolma ihtimalinden hiç bahsetmeyip, allah o olmuştur deyip geçmesi daha tartışmayı en başında manasızlaştırıyor.

    zaten tartışmanın odağı da yok içine tanrı figürü çekildikçe; evrimi tartışabiliriz ama tanrı bağlamında evrimi tartışamayız çünkü en başında zaten evrim kanıtlanamamış bir şeyleri de içerse de tanrının var olmadığı ile ilgili bir sorunum yok seninse var olması ile sorunun yok ama iddialarının hepsi benim varolmadığına inandığım bir tanrının sözlerinden ibaret.

    söylemek istediğim; açıkçası tanrının varlığı yokluğu konusu olmadan evrimin tartışılması gerektiği, ama sizler ne evrimi lan tanrı var zamanında "fiat lux" dedi, dediğiniz anda tartışmanın anlamı kalmıyor çünkü tanrı yok. bu sebeple ısrarla evrimin tanrı ile ilgisi yok onu araştırmıyor diyorum çünkü tanrı figuru ile evrim araştırılamaz tartışılamaz. öte yandan tanrı var ve hepsini yarattı diyorsan bu da senin imanın onun sorgulamasını ben evrim bağlamında yapamam, zaten yapmamın da imkanı yok evrimin çyle bir çıkışı yok.

    yani hadi evrim kanun oldu diyelim, bu yine de hiç kimse için evrim var demek ki tanrı yokmuş yahu anlamına gelecek bir sonuç olmayacak. ikame etmiyor birbirini bunlar. ama tarnının varlığı kapsamında evrim yok diye tartışmayı açınca siz konuşacak bir şey kalmıyor diyorum sadece.

    yani oraya bir ayet koyuyorsunuz ama ben zaten o ayetin yaşamı, hayatı, sevgiyi, dünyayı, insanlığı, sağlığı, vücudu, tarımı, savaşı, acıyı vs. benim kadar bilmeyen bir arabın elinden çıktığına inanıyorum. bu bir hakaret değil ben öyle inanıyorum, ben öyle gelince de senin karşıladığın düşünce tamamen recursive kalıyor.

    belki kitaplarda anlatılan tanrının bir baba figürü olarak, samimiyeti/samimiyetsizliği üzerine tartışabiliriz ama o da bu başlık altında olmaz zaten.

    tasarım var mıdır? varsa bilinçli midir? onu bilmiyoruz. hadi bilinçli bir tasarımcı varsa bu tek tanrılı dinlerdeki omnipotent tanrı mıdır? o tanrı islamın tanrısı allah mıdır ? bunların hepsi herhangi biri kadar çok çok inanılmaz büyük ve yanıtı imkansız sorular zaten. bunlar yanıtlanmadan da tanrı vardır ve evrimi de planlamıştır demek çok uzun uzun uzun bir atlayış.

    aslında çok uzak değiliz belki de, yani sizler bilinçli bir tasarıma inanıyorsunuz biz hadi ben diyeyim kimse adına konuşmayayım; tasarımın kendi bilinci olduğuna inanıyorum belki buradan tartışmaya devam edilebilir.
    2 ...
  37. 1345.
  38. genelde müritlerinin de inanmadığı,tıp fakültelerinde inananların ekseriyetle prof. olduğu -belkide bu yüzden prof. ünvanını aldılar- bir hipotezden teoriye geçebilmiş inanış, yaşam şekli...çoğu da maymunlara sempati duyar nedense
    1 ...
  39. 1346.
  40. evrim canlılığın bugüne kadarki gelişimini evrimsel süreçle açıklayan teori. *

    --spoiler--

    uzaydaki patlamalar konusunda bilgim yok anlayabilecek kadar zeki olduğumu sanmıyorum ama, entropi nedir biliyorum, evrenin maksimum düzensizliğe özendiğini ve bunun bir kanun olduğunu da biliyorum. evren galaksi ve diğer herşey düzensiz zaten bir kaos var, elbette bu kaos içinde bir düzenlilik yakalamak için dışsal bir first mover ya da dizayn eden düşüncesi oluşması doğal ama; bunlar hep ontolojik argumanlar.

    --spoiler--

    evrenin maksimum düzensizlikte olduğunu mu dedin? afedersin de jack düzenden kastın ne senin, sahada top oynarken ortalıkta toz uçuşmasını düzensizlik olarak mı görüyorsun?

    Atom ve moleküller birleşerek düzen meydana getirecek şekildedir. Ancak atomlar, minimum enerji düzeyine geçmek ister (en düzensiz konuma). Bu konuma, dengeye, ulaşmaları için ancak anti-denge etkisi (yüksek derecede düzen) gerekir. buradan ne anlıyorsunuz anlamakta güçlük çekiyorum. illa da düzensizlik mi var.

    yahu burada girdiğim tartışma bile komedi geliyor. evrendeki tüm kainatı kastediyorum uyumluluk düzen bunlar kendi kendine olmadılar. en basitinden google'a girip yazın. o harun yahya denen adamın sitelerine değil gidin bakın neler oluyor. yabancı kaynaklara bakın. abi artık ben burada koyacak da değilim herşeyi...

    -Bütün canlılar, düzen dengesinde canlı kalmak için denge sisteminden uzak yaşarlar. Çünkü termodinamik denge, ölüm demektir. Bu da onların dışarıdan dengeyi bozacak bir etkiye uğradıklarını gösterir. Eğer biz, sadece düzensiz hareketten oluştuysak, neden atomlar dengede kalmadı? Dengeden uzak sistemler termodinamik olarak bulunabilir. Ancak neden evrende düzen var? Bu dengeden uzak sistemler nasıl ortaya çıktı?

    Anti-teistik argümanlar sadece bir sistemin nasıl işlediğini ve ne içerdiğini açıklar. Böylece Tanrı'ya ihtiyaç olmadığını iddia eder. Ancak yaratıcının sebep-sonuç sürecini kullanabileceğini göz ardı eder. Bu kendini düzene sokan gözlemler, Tanrı'yı bilimin dışına iter.

    Ancak şu soruyu sormaz o argümanlar: Madde, bu özelliğini (sadece var olma değil, kendini organize etme) nasıl kazandı?-

    alıntıdır... http://www.allahinvarligi...sarim_kaniti_delili_3.asp

    bu sorunun cevabı ne? benim için belli sizin için ne?

    gelin bakalım denge ne kadar hassas öyle yüz milyarla filan da ifade edilmiyor. burada bir bilim insanı nın yaptığı çalışmayı aktarıyorum:

    Avustralya'daki Adelaide Üniversitesi'nden ünlü matematiksel fizik profesörü Paul Davies, bu soruyu cevaplamak için uzun hesaplar yapmış ve inanılmaz bir sonuca ulaşmış. * Davies'e göre, kainatın yaratıldığı büyük patlamanın ardından gerçekleşen genişleme hızı eğer milyar kere milyarda bir oranda (1/1018) bile farklı olsaydı, evren ortaya çıkamazdı. Milyar kere milyarda bir ifadesi rakamsal olarak şöyle yazılır:

    "0,00000000000000000 1".

    ben daha da bişey demiyorum...

    tamam birşey daha söyleyeyim gidiyorum. bize hayat imkanı veren böyle bir evrenin, bütün fiziksel değişkenler düşünüldüğünde tesadüfen oluşması ihtimali ne kadardır? Bu ihtimal milyar kere milyarda bir mi? ya da trilyar kere trilyar kere trilyar ihtimalde bir mi? yoksa daha da küçük bir sayı mı? sizce kaç? akıl sınırlarını zorlayan bir ihtimal...

    prof. roger penrose'e göre bu ihtimal şudur: 10 üzeri 123'de bir ihtimal... evet... bu sayının ne anlama geldiğini düşünmek bile zor. ne demek bu? bari onu da açıklayayım da bilimden nasibi sadece evrim olmuş olan kişiler * merak etsin... matematikte 10 üstü 123 şeklinde yazılan bir rakam, 1 sayısının yanına 123 tane sıfır gelmesiyle oluşur. (bu evrendeki tüm atomların sayısının toplamından, yani 10 üstü 78'den bile büyük, son derece astronomik bir sayıdır.)

    matematikte 10 üstü 50'de 1'den daha küçük olasılıklar ise "sıfır ihtimal" *sayılır. ama sözünü ettiğimiz sayı, 10 üzeri 50'de 1'in trilyar kere trilyar kere trilyar katından bile çok daha büyük. eee nolacak şimdi? tesadüf mü? kendi kendine mi?. kısacası bu sayı * bizlere, evrenin tesadüfle açıklanmasının kesinlikle imkansız olduğunu gösteriiiiiirrr...

    aman sakın deme ki nerde bu sayılar neden kuranda göstermemiş "Allah"...

    aynı yerde bulunan aynı topraktan beslendikleri halde kokusu, tadı ve rengi aynı olmayan bitkilerin bulunması evrende bir düzenin olduğunu gösterir. göstermez mi? yok tesadüfen oluşmuştur demi... yahu şaka gibi... bak kur'anda ne demiş:

    "yeryüzünde birbirine komşu toprak parçaları, üzüm bağları, ekin tarlaları, hurma ağaçları vardır. Bütün bunlar bir suyla sulanır. ama tatları birbirinden farklıdır. bunlarda aklını kullanan kimseler için (Allah'ın varlığını gösteren) deliller vardır"(Ra'd suresi ayet 4)...

    yani bu kur'an ki 14 asır evvel sadece okuma yazma bilmeyen birisi tarafından yazıldı diyorsanız ben daha da bişey diyemem...

    bilmiyor muyum bunları sadece okuyup geçeceksiniz. hem vallaha hem billaha bilmiyorum. burada inançsızlığın "to be or not to be" olmasının da inanan birisi için ne kadar haklı bir kavram olduğunu çok şükür ki biliyorum. sizlere yemin ederim tek düşüncem sizsiniz. gönlüm razı olmaz.

    tek derdim olur da bir ihtimal aklınıza şüphe, ilahi bir vesvese düşer?

    hepimiz insanız, fikirler bizi ayırmamalı...

    gerizekalı gammazlar yüzünden edit: oğlum kaynağı illa mszlabs mı olması gerekiyor? göstermişiz ya!!!
    0 ...
  41. 1347.
  42. evrim teorisi düşük olasılıklarla çürütülemeyecek bir teoridir.
    0,000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000001ihtimalin varlığı bile şu anki durumun oluşması için yeterlidir.

    bunu açıklamaya yönelik çeşitli paralel evren teorileri araştırılarak bulunabilir. ki bu teorilerin bazılarına göre olasılığın varlığı oluşması için yeterliden öte oluşmasını zorunlu kılmaktadır.
    0 ...
  43. 1348.
  44. evrim, canlıların ortaya çıkışını evrimsel srece bağlayan teori ve ön sevişme amaçlı bir tanım bu da... *

    arkadaşım "bu olasılık olmuş çünkü ben bu soruyu sorabiliyorum" türü şeyler de diyorum ki big bangden önceydi. sonsuz olasılıktan bir olasılık gelmesi o olasılığın yok hükmüdür. yani sonsuz yanında 1 olasılığın ne değeri vardır? haksız çıkarılması için de sonsuz evren ve sonsuz sayıda evren gerektirir ki bu da big bang'den evveldi...

    verdiğim örnek evrim teorisini çürütmek için değil, beyinlerde ilahi bir vesvese uyandırmak içindi. evrenin başlangıcı ile alakalıdır. evrimi çürütmeye çalışmadık dikkatli oku ne demek istedğimi. sen okumazsın şimdi dur copy paste edim. evrim tanımını en üstte yaptım zaten.

    "...kainatın yaratıldığı büyük patlamanın ardından gerçekleşen genişleme hızı eğer milyar kere milyarda bir oranda (1/1018) bile farklı olsaydı, evren ortaya çıkamazdı. Milyar kere milyarda bir ifadesi rakamsal olarak şöyle yazılır:

    "0,00000000000000000 1"..."

    eyvallah...
    0 ...
  45. 1349.
  46. varlığı hala sebepsiz yere tartışılan teori. bak teori diyorum, yani hipotezlerin bilimsel şekilde kanıtlanması sonucu ortaya çıkan şey, kanıtlanmış olan, gerçek olan, tartışmasız kabul edilen şey. türkiye dışında hiçbir yerde "teori" den bahsedildiğinde "kanıtla o zaman" diyen bunca gerizekalı yoktur herhalde.

    bak çiziyorum kafan alsın diye:

    hipotez => bilimsel deney ve gözlemler => bilimsel teori

    yerçekimi teorisi gibi bilimsel bir teroridir evrim. yani evrim kanıtlandı olum, evrim teorisi dediğin şeyi darwin'in yazdığından ibaret mi sanıyosun? o sadece başlangıçtı! darwin'in yazdıkları şu anda üniversitede lisans düzeyinde okutulanların 100'de 1 olamaz. o iş çok gelişti, geçin darwin'i marvini!

    bonus olarak:

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25121410

    afiyet olsun...
    2 ...
  47. 1350.
  48. evrim: ön sevişme amaçlı bu tanım sadece entrynin silinmemesi amaçlı olup, canlılığın evrimini açıklamaya çalışan teori.

    kanıtlandı? kanıtlandı da artık bir yasa oldu öyle mi? güldürme Allah'ını seversen. zaten evrim tamamen yok denmiyor, kısmen yok, türler arası geçiş yok? olsa kanıtlanmıştı. ama yok.

    haa ne güzel bak bulmuşsun bir uyum sağlama. tamam da uyum sağlamanın bu balığı karaya taşıyacağı mı varsayılıyor burada? yoo...

    teori-kuram vs bunlar hepsi yanlışlanabilirliği olan şeyler. evrimin yanlışlanmasını beklemek için asırları mı beklemek gerekiyor, acaba değişecek mi?

    olasılık hesapları ile olacak iş değil bu...
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük