yeditepe sözlük'te de hala aynı şeyler yazan yazar. sinema yazsa mesela ne kadar güzel olur. bıktık yahu, uzun ve noktalama işaretinden yoksun, divan edebiyatı kılıklı düşük yoğunluklu , verimsiz entrylerinden. çoluk çocuk bağrına basmış orda alıyoruz duyumları.
ilk geldiğimde önyargılı düşüncelerimle nefret ettirmişti kendinden, zamanla okudukça sevmeye başladım çünkü o tam bir sözlük insanı... gittiğinde üzüldüm, geldiğine sevindim.... tekrar hoş geldin, iyi ki geldin... ayrıca farkettiğim bir şey de; yapılan onlarca saygısız saldırılara karşı duruşunu bozmayan adam... bluevelve ' i böyle tanıdım... takdir ediyorum... iyi ki var...
o ne lan? çocuk gibi canı sıkılınca oyundan kaçıyor havası falan... "oynamıyorum olm ben. hıh" diyen çocuklar olur ya, aynen ondan.
bir de $ey var tabi. hani "skerim msn'i de facebook'a da bir daha girmicem ulannn" diyen ve hesabını kilitleyen lakin iki gün sonra tekrar facebook semalarında gezerken; msn'de iletisine "me$gulüm yhaa" yazan gafiller gibi.
(tabi bunların hepsi "kendi isteği ile ayrıldı" cümlesinin üzerine yazılmı$tır. sizler dediniz valla "kendi isteği ile ayrıldı." diye.)
lan bu arada "bluevelve" yazıldığı gibi okunmaz. biraz ilim öğrenin cahiller.
aman tanrım, ilk defa dini içerikli olmayan bir entryisini okudum yazarı. iyide yazmış ha. güldüm yani tebessüm ettirdi.*
rte den geliyoor:
(bkz: değiştim)
yazarların bir çoğu artı(+) karma ile orgazm olurken kendisi eksi(-) karma ile orgazm olan yazardır. Eksilendikçe egosu tavan yapar. Çünkü bu yazar kişisinin karakteristik özelliği bu şekilde. Şimdi bana demeyin "ulan psikologmusun karakter analizi yapıyorsun" yok efendiler yok. üç(3) senedir bu sözlük kullanıcısı ile zıt platformlarda çatışıyoruz. Kendisi sözlükte farklı renklerde bayraklar sallayıp ben karşısında durdukça ben faşist o özgürlük savaşçısı oldu. Dert ediyor muyum? en sevdiğim ses boru sesi (bkz: tın). Kendisini sildirdiği anda içten içe üzüldüm. Çünkü kendisi türkiye'nin bir yüzünü bize gösteriyordu. Hem islamiyete giydirebilecek, hem pkk lıları insan statüsüne sokabilecek, hem pkk lılar ile aynı masada barış görüşmeleri yapabilecek cesarette entryler yazıyordu.
Kendi görüşlerine laf söylendiği anda ülkemizde top tüfek olarak kullanılan Demokrasi(!), Düşünce Özgürlüğü(!) teçhizatları ile karşımıza çıkıyordu. Türkiye de Altı patlar olarak görülen vatanperverliğimizle pkk lılara insan sıfatını yakıştırmadığımız zamanda dünyanın en ünlü "izm"lerlerinden faşizm çorbasını çat diye pişirip önümüze koyuyordu. Velhasıl ne yazdığını(yaptığını) bilen ender yazarlardan. Yazmaya devam ettiği sürece yazmaya devam edeceğimi belirtiriz efenim. iyi sözlük kullanmalar diyerek iyi niyetle iş bu entryme son veriyorum.
zirvelere katılmamasını anlayabiliyorum.
ve ayrıca ben de zirvelere katılmıyorum.
aciz sözlük yazarları hakaret etmeden
eleştirmeyi öğrenebildiği zaman,
belki o zaman zirvelerde fikir tartışmaları rahatlıkla yapılabilir.
ülkemizde dinsiz/imansız kelimeleri ne zaman hakaret olarak kullanılmaktan çıkarsa
işte o zaman zirvelerde boy gösterebilir.
kendisi gibi aydınlık yüzler ne zaman zirvelerde kendini gösterir,
biz de geliriz, silahlarımızı gömerek.
silahlarını bellerine mıhlamış insanlar, delikanlılıkla sıfatlandırılır olmuş,
fikirleri ham beyinlerin içi kinle dolmuş.
belki gelir,
belki bir kalp kırar,
belki kötü bir söz kaçırır ağzından,
korkuları bundandır diye düşünüyorum.
sözlüğün temel felsefesi zirvelerde arzı endam etmek olmadığı için zirvelere katılıp katılmamasının bir önemi olmayan yazar. diğer yandan burada esip gürleyip zirvede süt dökmüş kediye dönen zavallılar hakkında çok hikaye duyduğumdan kendisine yöneltilen abuk tehditlerin gerçekliği hakkında oldukça şüphem var. birini tehdit etmek sözlük formatına uygun mudur pekiyi? ben söyleyeyim, hayır. ama benim eleştirel 4 tane entarim "polemik amaçlı" gibi anlamsız bir nedenle silinirken bu tehditlerin burada yer alabilmesi... işte beni asıl endişelendiren bu tutumdur. hukuku sağlaması gerekenlerin muktedirlerden taraf olması ile alakalıdır.
duruşuyla ilgili de... ateist olmama rağmen dinle ilgili görüşlerinin çoğuna katılmadığım, meselelerimizi dine indirgeme kolaycılığına düştüğüne inandığım yazar. cümleleri özellikle uzatması da yazılarını okurken bir süre sonra kopmanıza neden oluyor.