kendisini tanımam etmem, umrumda da değil zaten. yazdığı tek bir kelamı bile ciddiye almıyorum.
"bazı insanlar yaptıklarıyla, bazılarıda yaptırdıklarıyla bir yerlere gelirmiş."
gerisine siz karar verin.
(bkz: boş teneke çok ses çıkartır)
sözlüğün tirajını, reklam gelirlerini, bilinirliğini yükselttiği için provakatif yazılarına moderasyon tarafından göz yumulan; bir çok bünye tarafından sevilmeyen, hor görülen, şahsım tarafından ise kibarca * "hassiktir" lafını uygun gördüğüm kişilik.
kendinizi kandırmayın artıkın. eğer derin sözlük diye bir oluşum varsa, onun adı bluevelve dir. real de kendisinin herkese, herşeye karşı çıkarak hayatını idam ettirebileceğini sahiden düşündünüz mü lan ?
guzel yazan bir yazar. yazdiklari aslinda musluman olmayan bir cok kisinin muslumanlik ve islam hakkindaki dusundukleri. eger bunlar size bu kadar agir geliyorsa kendinize ceki duzen verin derim.
sozluk herkesin ayni seyleri yazdigi bir yer degilse bluevelve gibi yazarlarin farkli yorumlariyladir. fikirilerini cesurca ifade edebildigi icin tebrik ediyorum.
edit: uzun zamandir bir entyime bu kadar eksi oy almiyordum.. ozlemisim walla.
tam manasıyla zeki bir insan. * bazı başlıkları gördüğünüzde kesin bluevelve diyebildiğiniz kişi. bu şekilde dikkatleri kendi üzerinde taplayabiliyor. bakın dikkat çekmeye çalışıyorla çok farklı. yazdıklarını okutabiliyor. düşüncelerini özgür ifade etme şekli saygı çerçevesini kırsada kendi bildiklerinin dışındaki bir dünyanın efendiliğini red etmiş. yazdıkları kendi eklına tezat düşsede amacının ne olduğunu biliyor. okuyor, insanları analiz şekli mantığının bir köşesinde taze bir biçimde saklıyor. hani çevremizde vardırya," bundan bir b.k olmaz" "saygısız" gibi gibi. bakarsınız yüzü bile kızarmaz. arsızlık değildir. çünkü o insanlığı kendi vücudunun değişkenliğiyle çözmüştür. kayıplarını çevresinde arar. davasının farkında. yazılanlarla dalga geçicek kadar aciz olduğunu düşünmüyorum. her ne kadar fikirleri kendime tezat düşsede, o bize saygı duymasada. **
uludağ dan sildirmiş kendisini, sanırım itü den de sildirmiş. ekşi ye baktım, neredeyse 3 aydır çaylak allah seni inandırsın -500 karması var, boş kafa statüsünde.
şimdiden özlediğimi hissediyorum.
bitmek bilmez cümle-paragrafların en büyük yazıcısı, uzun yazıların başarılı ismi, provokasyoncunun bayrak sallayanı...
açtığı her başlığı, insanları uğraştıracak, kızdıracak, ve cevap vermeye zorlayacak şekilde yazardı. bluevelve başlığını gördüğüm zaman biraz okuyup artıya basar, sol frame de başlığın yanındaki sayıya bakar 3-5 arttığını gördükçe okurdum. okurken eğlenirdim, eğlenirken gülerdim, gülerken düşünürdüm.
yeni keşfetmiş olduğum, heyecanla izleyip bitirdikten sonra filmleri sözlükte arar, bluevelve entryleriyle karşılaşırdım. kocaman kocaman yazmış, oturup okurdum.
sinirim bozuldu bak şimdi.
eski yazılarını okuyup okuyup gülerim artık ben.
doğuya gittikçe penis boyunun uzaması gibi başlık bir açmıştı. hem siyasi bir mesele, hem de erkeklik meselesiydi. insanların bu kadar sinirlendiğini hiç görmemiştim.
bluevelve i de bu yüzden sevdim sanırım. bir yazı hazırlıyor, bu yazı sayesinde kendisi atış poligonundaki kağıt hedef haline geliyor, insanlar ateş ettikçe yüzlerinin aldığı sevimsiz hale gülüp, tekrar tekrar insanlık ne yöne gidiyor diye düşünüyordu.
belki de düşünmüyordu.
bana, bu gerçeği kendisi gösterdi. amacı da buydu belki.
inanın bana, bir bluevelve başlığına cevap yetiştirirken çok çirkinleşiyordunuz. bluevelve in sizi kızdırmak istediğini bile bile oltasına atlıyordunuz, bluevelve de sizi güzelce pişirip yiyordu.
hesabını kendi sildirdiyse başkalarının analarının başlarındaki örtüyle dalga geçerek çektiği dikkatin günlük hayatında hiçbir şeye yaramadığını ve sanal olarak çektiği bu dikkatin kendisine aşağılıktan başka hiçbir şey katmadığını anlamış olması yüzünden bunu yapmış olduğunu umduğum yazar.
bluevelve kalitesiz bir yazardı.
yazıları okunmayı hak etmeyecek yazılar, cümleleri düşük cümlelerdi.
hiç kimseye hiçbir faydası olmadı, olamazdı. zira hiç kimse ninjalardan haraç kesen türbanlı kızı merak edip, aratıp ta bilgi sahibi olmak istemezdi...
kalitesiz laf yığınlarını okuyamayıp dolayısıyla laf yığını olduğunu anlayamayan aptallar tarafından kaliteli yazar olduğu söyleniyordu.
hedefi dikkat çekmekti, çekti.
sonra da bu dikkat çekmenin hiçbir işe yaramadığını farkederek defolup gitti.
''Korkma,sadece toprağa gideceksin,sonra toprak olacaksın. Sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin, oradan özüne ulaşacaksın. Çiçeğin özüne bir arı konacak. Belki o arı ben olacağım.''