şeytan

entry892 galeri131 ses2
    851.
  1. 852.
  2. Necip milletimizi (!) ve yoneticilerini gördükten sonra, kendini sorgulamaya başladığı rivayet edilir.
    0 ...
  3. 853.
  4. vardır.

    bir sembol şekilden ibaret değil

    tabi ara ara şeytan geliyorda

    çay koyup içtiğimizden değil
    0 ...
  5. 854.
  6. meleği de anlamlandıran o yani bi bakıma.
    1 ...
  7. 855.
  8. her türlü ibneliğe kılıf olarak kullanılan bir çeşit dinsel kondom.
    0 ...
  9. 856.
  10. ne manyak yahu. akıl mı yok bunda. habire kötülük.
    0 ...
  11. 857.
  12. Dün gece rüyamda gördüm, istakoza benziyordu, antenleri vardı. Allahu Ekber dedim pencereden aşağı attım.
    2 ...
  13. 858.
  14. şeytandan 70 defa daha kuvvetli olan insanın kendi nefsi varken kötülüğü sadece şeytanın üzerine yığmak bir bahane ve ahmaklık alametidir. zira şeytan vesvese verir, içine özüne ciğerine kalbine beynine fısıldar kötülüğü ve nefsin sahip olduğu emmareyi şerri harekete geçirir. peki bu filmde baş rolde şeytan oynasa da son kararı kim veriyor? insanın ta kendisi. o halde şimdi iyi düşün;

    Allah seni ikaz etmedi mi kardeşim? etti. şeytanı kendine düşman bil, ona uyma, adımlarını takip etme, bak o seni saptırır, yoldan çıkartır, aklını başına topla, kitabıma uy, peygamberime uy, dinime uy, iyilik et kötülük yapma, Hayrı ve hayırlıları takip et, şerri ve şerlileri bırak onlara itaat etme, emrime itaat et, yasaklarımı dinle ve yapma demedi mi? dedi. o halde niye ve neden dinlemedin? neden şeytanın peşinden gittin? neden nefsine hevai hevesine arZularına uydun? niye dünyaya daldın? niye Allah'ını unuttun? niye kulluk etmedin? neden ibadetten yüz çevirdin? niye haramları işledin? neden ahireti düşünmedin? neden sonunu düşünmedin? diye sormaz mı sana? sorar. soracak. emin ol bunu yapacak Allah. o zaman şeytanı bahane etmen hiçbir işine yaramayacak. seni ateşe sürükleyecek sen farkında değilsin. aç gözünü de uyan uyan gafil müslüman. bırak dalga geçmeyi, Allah bu dünyayı sen dalga geçeysin diye yaratmadı. hayatı yaşamak ciddiyettir. ölüme ne kaldı? biliyor musun? hayır..
    0 ...
  15. 859.
  16. Bu başlığı görünce Ortaokulda "şeytan diye bir şey yok ki" diyen sınıf arkadaşımı tebrik edesim geldi.
    0 ...
  17. 860.
  18. kişinin en yakını olur kimi zamanlarda...
    arkadaşıdır bazen de.

    bir de şu var ki, şeytan allaha verdiği söze sadık kalmakta ve o sözün hale de arkasında durmaktadır!
    insan da kalu bela da allaha söz verdi oysa.
    ama bir çokları müstesna insan-lar o sözü çiğnedi!
    lafa gelince şeytan kötü, şeytan kaka....
    derin bahis...
    1 ...
  19. 861.
  20. 862.
  21. 863.
  22. Seytanın asıl adı şeyh tan'dır ve gizli müslümandır.

    Haha ulan mısır kafa ve akampuller alemsiniz...
    2 ...
  23. 864.
  24. Türkiye’de kendini yetersi hissedecektir. Bizim köylüler bile bundan hin.
    1 ...
  25. 865.
  26. Ortadoğu coğrafyasına pek uğramaz çünkü insansı avaneleri zaten bu bölgeyi avucunun içine almıştır.
    0 ...
  27. 866.
  28. şeytan düşmanlığı da şeytanın kullandığı bir şeydir.
    0 ...
  29. 867.
  30. şeytan bir varlığın adı değil bir yokluğun adıdır.
    1 ...
  31. 868.
  32. Kötülüğe bahane yaratmak için çok iyi düşünülmüş dini öge.
    0 ...
  33. 869.
  34. maddesel ruhun,
    doyumsuzluğun,
    açgözlülüğün,
    bencilliğin saf timsali.
    o, bizim bi parçamız.

    her gün, her an, her saniye ilahi olan ruhumuzu imtihana tabi tutan nefsimizin (doyumsuzluk-şehvet, kin, hınç vb. arzularla ) ta kendisi.
    0 ...
  35. 870.
  36. hristiyan ve islam, allah'ın sınayıcı, yargılayıcı olarak görev atadığı satan meleğinin cennetten atıldığını iddia eder, böyle bir şey söz konusu değildir, adem'le havva'nın cennetten çıkmasına sebep olan da ha-satan değil, ha-nachash, yılan.

    Ve-ha-nachash hayah arum mikol chayat ha-sadeh asher asah Adonai Elohim, va-yomer el-ha-ishah
    Yılan, Tanrı’nın yarattığı bütün kara hayvanlardan daha kurnazdı ve kadına dedi ki:

    אַף כִּי-אָמַר אֱלֹהִים לֹא תֹאכְלוּ מִכֹּל עֵץ הַגָּן?
    Af ki-amar Elohim lo tochlu mikol etz ha-gan?
    "Gerçekten Tanrı, bahçedeki bütün ağaçlardan yememenizi mi buyurdu?"

    וַתֹּאמֶר הָאִשָּׁה אֶל-הַנָּחָשׁ, פְּרִי עֵץ הַגָּן נֹאכֵל
    Va-tomer ha-ishah el-ha-nachash, peri etz ha-gan nokhel
    Kadın yılanla konuştu: “Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz."

    וּמִפְּרִי הָעֵץ אֲשֶׁר בְּתוֹךְ הַגָּן אָמַר אֱלֹהִים לֹא תֹאכְלוּ מִמֶּנּוּ וְלֹא תִגְּעוּ-בּוֹ, פֶּן-תְּמֻתוּן
    U-mi-peri ha-etz asher be-toch ha-gan amar Elohim lo tochlu mimenu ve-lo tig’u-bo, pen-temutun
    Ama bahçenin ortasında bulunan ağacın meyvesinden Tanrı dedi ki, “Onu yemeyeceksiniz, ona dokunmayacaksınız, yoksa ölürsünüz."

    וַיֹּאמֶר הַנָּחָשׁ אֶל-הָאִשָּׁה לֹא-תְמֻתוּן
    Va-yomer ha-nachash el-ha-ishah lo-temutun
    Yılan kadına dedi ki: “Kesinlikle ölmezsiniz."

    כִּי יֹדֵעַ אֱלֹהִים כִּי בְּיוֹם אֲשֶׁר תֹּאכְלוּ מִמֶּנּוּ יִפְקַחְנּוּ עֵינֵיכֶם וִהְיִיתֶם כֵּאלֹהִים יֹדְעֵי טוֹב וָרָע
    Ki yodea Elohim ki be-yom asher tochlu mimenu yifkachnu eineichem vi-heyitem ke-Elohim yod’ei tov va-ra
    Çünkü Tanrı bilir ki, ondan yediğiniz gün gözleriniz açılacak ve siz Tanrılar gibi iyi ve kötüyü bilecek duruma geleceksiniz.

    וַתַּרְא הָאִשָּׁה כִּי-טוֹב הָעֵץ לְמַאֲכָל וְכִי-תַאֲוָה הוּא לְעֵינַיִם וְנֶחְמָד הָעֵץ לְהַשְׂכִּיל, וַתִּקַּח מִפִּרְיוֹ וַתֹּאכַל, וַתִּתֶּן גַּם לְאִישָּׁהּ עִמָּהּ וַיֹּאכַל
    Va-tar’ ha-ishah ki-tov ha-etz le-ma’achal ve-ki-ta’avah hu le-einayim ve-nechmad ha-etz le-haskil, va-tikach mi-piryo va-tochal, va-titen gam le-ishah imah va-yokhal
    Kadın ağacın meyvesinin yiyecek için iyi olduğunu, gözleri için hoş ve bilgeliğe ulaşmak için arzu edilen bir şey olduğunu gördü; meyveden aldı, yedi ve eşine de verdi; o da yedi.

    וַתִּפָּקַחְנּוּ עֵינֵי שְׁנֵיהֶם וַיֵּדְעוּ כִּי עֵרֹם הֵם, וַיִּתְפְּרוּ עֲלֵי תְאֵנָה וַיַּעֲשׂוּ לָהֶם חֲגֹרוֹת
    Va-tifkachnu einei sheneihem va-yed’u ki arom hem, va-yitperu alei te’enah va-ya’asu lahem chagorot
    O anda ikisinin gözleri açıldı ve çıplak olduklarını fark ettiler; incir yapraklarını dikerek kendilerine kuşak yaptılar.
    1 ...
  37. 871.
  38. tüm musevilerin kabul ettiği tora bu, size anlatılan hikaye baştan sona mesihçi ve üçlemeci hristiyanlığa ait:

    hepimizin içinde üç ruh vardır: נֶפֶשׁ (Nefesh-nefs), hayvani ruhumuz, bizi bedensel arzulara ve kötü eğilimlere (רַעַת הַיֵּצֶר, Yetzer Hara) sürükler; רוּחַ (Ruach), orta ruhumuz, aklı ve vicdanı temsil eder, Nefesh ile ilahi yönümüz arasında denge kurar; ve נְשָׁמָה (Neshama), ilahi ruhumuz, Tanrı’dan gelen ışık, kalbimizi aydınlatır, kötü eğilimlerle savaşır ve bizi iyiliğe ve kutsallığa yönlendirir. insan, eğer Neshama ile Ruach’ını dinlerse, Nefesh’in çekimlerinden yükselir ve gerçek ruhsal özgürlüğe ulaşacaktır.
    1 ...
  39. 872.
  40. Her insanın şeytanı kendi içindedir.
    1 ...
  41. 873.
  42. 874.
  43. düşmüş bi melek, ebedi cehennemlik günahkar, bi tür kozmik kötü değil.
    https://youtu.be/OOFqV_BfAnA?t=129
    eyüp kitabında geçtiği haliyle, allah'ın vekili, bir casus, bir muhbir, insanlığın günahlarının savcısı ve hatta bir cellattır. insanların erdemlerini sınamak ve onları saptırmak, allah adına imtihana tabi tutmak için yeryüzüne iner, sonra onları suçlamak için göğe yükselir.

    yeryüzünde satan'dan ziyade nefsimize tabiyiz.

    tıpkı iyi eğilimlerle allah'ı temsil ettiğiniz gibi, kötü eğilimlere olan meylinizle de ruhunuzun ne kadar temiz olduğu sınanıyor.
    1 ...
  44. 875.
© 2026 uludağ sözlük