hristiyan ve islam, allah'ın sınayıcı, yargılayıcı olarak görev atadığı satan meleğinin cennetten atıldığını iddia eder, böyle bir şey söz konusu değildir, adem'le havva'nın cennetten çıkmasına sebep olan da ha-satan değil, ha-nachash, yılan.
Ve-ha-nachash hayah arum mikol chayat ha-sadeh asher asah Adonai Elohim, va-yomer el-ha-ishah
Yılan, Tanrı’nın yarattığı bütün kara hayvanlardan daha kurnazdı ve kadına dedi ki:
אַף כִּי-אָמַר אֱלֹהִים לֹא תֹאכְלוּ מִכֹּל עֵץ הַגָּן?
Af ki-amar Elohim lo tochlu mikol etz ha-gan?
"Gerçekten Tanrı, bahçedeki bütün ağaçlardan yememenizi mi buyurdu?"
כִּי יֹדֵעַ אֱלֹהִים כִּי בְּיוֹם אֲשֶׁר תֹּאכְלוּ מִמֶּנּוּ יִפְקַחְנּוּ עֵינֵיכֶם וִהְיִיתֶם כֵּאלֹהִים יֹדְעֵי טוֹב וָרָע
Ki yodea Elohim ki be-yom asher tochlu mimenu yifkachnu eineichem vi-heyitem ke-Elohim yod’ei tov va-ra
Çünkü Tanrı bilir ki, ondan yediğiniz gün gözleriniz açılacak ve siz Tanrılar gibi iyi ve kötüyü bilecek duruma geleceksiniz.
וַתַּרְא הָאִשָּׁה כִּי-טוֹב הָעֵץ לְמַאֲכָל וְכִי-תַאֲוָה הוּא לְעֵינַיִם וְנֶחְמָד הָעֵץ לְהַשְׂכִּיל, וַתִּקַּח מִפִּרְיוֹ וַתֹּאכַל, וַתִּתֶּן גַּם לְאִישָּׁהּ עִמָּהּ וַיֹּאכַל
Va-tar’ ha-ishah ki-tov ha-etz le-ma’achal ve-ki-ta’avah hu le-einayim ve-nechmad ha-etz le-haskil, va-tikach mi-piryo va-tochal, va-titen gam le-ishah imah va-yokhal
Kadın ağacın meyvesinin yiyecek için iyi olduğunu, gözleri için hoş ve bilgeliğe ulaşmak için arzu edilen bir şey olduğunu gördü; meyveden aldı, yedi ve eşine de verdi; o da yedi.
וַתִּפָּקַחְנּוּ עֵינֵי שְׁנֵיהֶם וַיֵּדְעוּ כִּי עֵרֹם הֵם, וַיִּתְפְּרוּ עֲלֵי תְאֵנָה וַיַּעֲשׂוּ לָהֶם חֲגֹרוֹת
Va-tifkachnu einei sheneihem va-yed’u ki arom hem, va-yitperu alei te’enah va-ya’asu lahem chagorot
O anda ikisinin gözleri açıldı ve çıplak olduklarını fark ettiler; incir yapraklarını dikerek kendilerine kuşak yaptılar.