tutunamayanlar

entry766 galeri20 ses1
    766.
  1. OĞUZ ATAY, hayatta tutunamayanların hikâyesini her sayfasında hissettiriyor.
    1 ...
  2. 765.
  3. "Evet alçaklık bendeydi. Öyle yumuşak görünüyordum ki siz beni parçalamaya çalışırken, ben gizli gizli onarırım kendimi. Sonunda bilmediğiniz bir şey olur çıkarım ve sizi suçlarım: beni mahvettiniz diye. Sizlerle birlikte başarısız gibi görünürüm: fakat sonunda ihanet ederim sizlere. Hep bir yerde takılmamı beklersiniz; ben de aynı şeyi beklerim heyecanla. Sonunda, yarım yamalak bir başarıyla sıyrılırım işin içinden. Başarısızlığın sevimliliğine kapılarım ve sonunda gerçek başarısızlara ihanet ederim. Kusura bakmayın derim, hiçbir işi sonuna kadar götüremiyorum, başarısızlığı bile. Oysa kendimi onlara, olduğumdan başarısız göstermek için ne kadar çırpınmışımdır."
    1 ...
  4. 764.
  5. “Babam beni mektebe götürdüğünde,çantamla birlikte artık uzun hayat tecrübesini de omzumda taşıyordum.Vatan denen bir şey vardı ki,çok iyi korunması gerekiyordu.Bizler, her sabah hep bir ağızdan onu özümüzden çok sevdiğimizi, ant denen bir şey içerek haykırıyorduk.”

    ***

    “Dünyada bir tane kahraman bulunmalı. Tek başına yaşayanlara cesaret vermek için.”

    ***

    “Önce kelime vardı” diye başlıyor Yohanna’ya göre incil. Kelimelerden önce de Yalnızlık vardı ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti yalnızlık."

    ***

    “Yazık ki erkekler, şımartıldıkları zaman nerede durmaları gerektiğini çoğu zaman bilemezler.”

    ***

    “Herkesin istediği gibi yaşadığı uzak ülkenin özlemini duyuyorum.”

    ***

    “Neymiş efendim? Hiçbir işin sonunu getirmemişim. Siz başlamayı bile göze almadınız.”

    ***

    “Piyano çalmayı çok isterdim," dedi donuk bir sesle. "Şimdi piyanoya oturur, kelimelerle ifade etmekte güçlük çektiğim bütün duygularımı, acılarımı tuşlara dökerdim. Bazen şiddetli, bazen yavaş basardım onlara. Kim bilir ne ince ayrıntıları vardır o dokunuşların?

    ***

    “Ne istiyorlardı senden Selim? Belki sen çok şey istiyordun onlardan. Verdiğinin hiç olmazsa küçük bir parçası kadar birşeyler istiyordun. Sonunda kaçıyorlardı. Hayır, sen kaçıyordun. Hayır kaçmıyordun: insana ihtiyacın vardı. insanı arıyordun canım kardeşim."

    ***

    “-Herkes geçer diyor. Geçer mi olric? Herkes ne bilir acımı. Herkes ne bilsin acımızı. Yaşar gibi yapmaktan, özlemez gibi yapmaktan iyiymiş gibi yapmaktan..Nefes alıp onu içimde tutmaktan o nefeste boğulmaktan sıkıldım."

    ***

    “Çok yükseğe çıkamam; bende yükseklik korkusu var. Kimseyi yarı yolda bırakamam; bende ‘alçaklık’ korkusu var."

    ***

    “En kötüsü, hayır demeyi öğrenemedim. Yemeğe kal, dediler: kaldım. Oysa, kalınmaz. Onlar biraz ısrar ederler; sen biraz nazlanırsın. Sonunda kalkıp gidilir. Her söylenileni ciddiye almak yok mu, şu sözünün eri olmak yok mu; bitirdi, yıktı beni.”

    ***

    “Bir silgi gibi tükendim ben
    Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım
    Mürekkeple yazmışlar oysa..
    Ben kurşunkalem silgisiydim
    Azaldığımla kaldım..”

    ***

    "Çok konuşuyorum kendimle bugünlerde. Ne yapayım? Başkalarının sohbetinden hoşlanmaz oldum."

    ***

    "Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım."

    ***

    ‘Beni ya şımartın, ya da kapı dışarı edin!' diye bağırırdı. ‘Yarı içtenliğe dayanmam zor benim.’

    ***

    "Yaşamamaktan yoruldum."

    ***

    “Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna”

    ***

    "Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok."

    Tutunamayanlar- Oguz Atay
    2 ...
  6. 763.
  7. Düşerler.

    Yani tutunamazsan düşersin. Diyelim merdivende ayağın takıldı, ve korkuluğa tutunamadın, düşersin. O kadar boş yaptım ki, girdinin sonunda helallik istiyorum çocuklar. Vaktinizi çaldım resmen, helal et!
    1 ...
  8. 762.
  9. Ara ara sürüp peşinden götüren ve ara ara da bitse de gitsek hissi uyandıran oğuz atay imzası. Özellikle mısra bölümleri bir "şu kısım bitse" hissi uyandırır. O kısımları okusam fikrimce pek ilgi çekici değil, okumasam içime sinmez ve kitap sonuna geldiğimde bitirmişim gibi hissedemem. Neyse ki bu durum bulunduğu yer kadarıyla ilk bölümde çok daha fazla. ilk bölümü geçtiğinizde diğer bölümleri okumak çok daha kolay olacaktır.
    4 ...
  10. 761.
  11. 43 yasindayim ve bu yasima kadar fransiz ve rus edebiyatinin okunmasi en zor kitaplarini bile anlayarak okudum. Hatta bir ornek vermek gerekirse, sefiller romanini okumadan once fransiz tarihini bile derinlemesine arastirmisligim var. Ama gel gelelim bu amina kodugumun kitabinda konu ve kisi butunlugu yok. Birisinden bahsederken direkt onumuze geliyor ve sanki kitapta 24727689.kez bahsedilmis gibi ilerliyor. Sonra da eeh sikerim deyip tekrar tekrar ve tekrar basa goturtuyor. Kitapta noktalama isaretleri ve paragraf eksikligi cok fazla. Bu da okurken insana eziyet ediyor. Okudum ve bitirdim. Bence zaman kaybi.

    Ha ayrica imla hatalarindan dolayi da tutunamayanlar degil tutunamiyanlar olmaliydi kitabin adi.
    0 ...
  12. 760.
  13. Türk Edebiyatının en önemli yazarlarından Oğuz Atay’ın ilk eseri Tutunamayanlar, yazarın dili ve anlatım tarzı itibarıyla Türk Edebiyatında yeni bir dönemi başlatmıştır. 2002 yılında UNESCO tarafından ingilizce diline çevrilmesi gereken seçkin edebiyat eseri olarak seçilen eser, söyleyiş biçimi bakımından postmodern edebiyat kategorisinde değerlendirilmektedir. Türk klasikleri arasında yerini alan Tutunamayanlar’da, modern insanın açmazlarının en etkili şekilde ifade edilmesinin arkasında Oğuz Atay’ın duyarlılığının yanı sıra eserin biçim ve biçem bakımından kendine has uyumu olduğu inkar edilemez.
    0 ...
  14. 759.
  15. Oğuz atay denince akla gelen ilk şey.
    1 ...
  16. 758.
  17. 757.
  18. ilk aklıma intihar geliyor.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2327252/+
    ühüüüü.
    excornist yine dünden önceki gibi varoluş sancılarını mı tutuyor ?

    bu sefer değil ama ağustosa bitmesine 1 hafta kala ne yaparsın ?.

    Koskoca ağustos nasıl bitebilir amk.

    Daha geçen temmuza demiştik.
    1 ...
  19. 756.
  20. google amca tutunamayanlar güzel söz.
    0 ...
  21. 755.
  22. 3 kere filan okudum ve her seferinde yaşama sevincim düştü, hevesim kırıldı. kendimi ümitsizliğe kapılmış ve toplumdan soğumuş olarak buldum.
    2 ...
  23. 754.
  24. Kuşkusuz başıma bir şey gelmeyecekse -ki gelecek- çok çok fazla abartılan bir kitap. Benim edebi yetkinliğim ve düşük zekam yetmemiş olabilir pek tabii ama yine de yapılan her alıntı, içerdiği her önemli görülen kısım "hı hı, hı hı, evet. Tamam... Bu kadar mı?"dan başka çok az tepki verilebilen şeyler. Olsun, geç tutunma problemim olabilir. Bence edebiyat alanındaki yerine yapılan vurgu, kendisinin aynı zamanda edebi olarak da güzel ve başarılı olduğu varsayımına itiyor gibi.
    1 ...
  25. 753.
  26. içinde bulunduğu zamanın ötesini betimleyen bir yazardı oğuz atay.
    1 ...
  27. 752.
  28. 751.
  29. kitaptır.
    şimdi tekrar düşündümde dedim bunca insanın göklere çıkarttığı bu kitaptan neden bi şey anlamadım.
    demek ki tutunanlardanım evet en mantıklı sebep bu. tutunamayanlardan değilim onun için oradaki cümleler bana hic bi şey veremedi.
    şimdi diyeceksiniz ki la pilot amma burnu büyüksün kendini başarılı sayıyor ve bunu açıkca dillendiriyorsun. ayıptır.
    demeyin bence çünkü çok başarılı biri değilim ama başarısızlıklarımı böyle büyütmedim. binlerce başarısızlığım oldu ama anında boşver mekanizmasının kolu nu çektim. başardıklarımla idare ettim.
    insanın hayatındaki başarı oranı %30 u geçmez. yani her 3 işinizden birinde başarıya ulaşırsınız. diğerleri başarısızdır ama bu bile mutlu olmaya yeter de artar bile.
    üzerine koca koca sektörler kurulan otomobiller bile yaktıklarının ancak %30 unu işe çevirirler gerisi uçar gider.
    o yüzden yazara ve kitaba önem verilebilir ama o kitapta anlatılan adama önem vermeyin ve öyle olmayın.
    1 ...
  30. 750.
  31. yıllarca adını duyduğum kitap.
    bunca övüldüğüne göre bir bakayım dedim.
    lan zerre bi şey anladıysam insan değilim lakin bakıyorum burada her cümlesi atasözü gibi değer görmüş.
    ne diyeyim ben anlamadım diye kötü olacak değil ya binlerce insan şaheser diyor.
    bana şu kitabı bi anlatsana neymiş deseler, bunalımdaki bir insanın her şeye kızması derim.
    1 ...
  32. 749.
  33. "gerçekten de rahatsız oluyordu. diyor esat. aynı zamanda bütün yazarlar gibi olmak, bir anda hepsine birden benzemek onu yoruyordu.
    hepsinin yer aldığı bir roman yazacağım ve burunlarından getireceğim diyordu."(s.358)

    sevdiği yazarlara kızgın olan selim'in durumu tutunamayanlar'ın bir özeti aslında. mükemmel bir üstkurmaca örneği.
    oğuz atay bu kitapla sevdiği yazarların hepsine birden benzemeye çalışmış, önce james joyce un, sonra nabokov, henry james hatta dostoyevski gibi önemli yazarların burnundan getirmiş. tabii benim de burnumdan getirdi. teşekkürlerimi sunarım kendi çapımda.
    1 ...
  34. 748.
  35. "bir espri uğruna harcatmayın, alışsın
    selim ışık insana. söylesin şarkısını
    kesintisiz, acemi. oblomov hırkasını
    çıkarsın bedeninden. ey ölü ruh! kıyam et!
    beğendin mi süleyman? beğenmedim, devam et." (sayfa 118)
    0 ...
  36. 747.
  37. bütün hayatımı tutunamayanlar dan alıntı yaparak geçiştirebilirim. belki bunu yapsam hiçbir özveriye gerek kalmaz. belki de zaten gerek yoktur.

    "kötülükten ancak kötülük çıkar. bayağılık insan ruhunu
    öldürür. elbette, çok gelişmiş milletler, kötülükten de bir şeyler çıkarıp, onu az gelişmiş milletlere ihraç etmek yolunu bilmektedirler. kötülüğü rasyonalize edip, ya da sanat eserlerinde dondurup, hayata ait bir canlılık bulmaktadırlar kötülükte. burada, tek korunma yolu, kötülüğün üstünden akıp gitmesini sağlamaktır. benim gibi, az gelişmiş bir ilkokul öğrencisinin de başarabileceği tek şey buydu. kötülüğe kayıtsız kaldım; ona içimde yer vermedim. kara ekmeği yemek zorundaydım; ama kötü şiiri okumadan da yaşayabilirdim."
    0 ...
  38. 746.
  39. ikinci defa başladığım bir oğuz atay şaheseri..

    " Hayallerle boğuşuyorum.... Gün ışığına çıkarıp toz edeceğim onları."
    1 ...
  40. 745.
  41. beşinci şarkı

    "tutunamayanların destanıdır bu şarkı,
    dostum süleyman kargı...
    eller boşta kalıyor, tutunamıyorlar toprağa
    anlatamıyorlar anlatılamayanı.
    anlatmak gerek: düşman sarmış her yanı
    oysa, mesela selim ışık
    anlatmadan anlaşılmaya aşık.
    böyle adama
    (darılma ama)
    yaklaşmaz hiçbir güzellik,
    doğduğu günden beri kalbinde bir delik,
    almak için bütün sızıları içine
    her zaman utanmıştır başkaları yerine.
    elim varmıyor yazmaya, inmeyelim derine...
    (...)"

    bugün bu yoktu, içimden geldi.
    2 ...
  42. 744.
  43. Oysa ben her an sana bakmak, bir sözünü kaçırmamak; bir kıpırdanışını, yüzünün her an değişen bütün gölgelerini izlemek, her an yeni sözler bulup söylemek istiyorum.
    1 ...
  44. 743.
  45. "Kalbimin atışının yavaşlamasını istiyorum. Yavaş yavaş atsın ki yorulup durmasın."
    0 ...
  46. 742.
  47. Normal bir insan olmaya zorladılar, bana boş yere vakit kaybettirdiler. Olmayınca da anormal dediler.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük