Ruhlaraotopsi
•
@otopsiraporlari    3552 (isaac newton)
on ikinci nesil yazar • 435 takipçi • 11833.02 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    öylesine bir şeyler yaz

    243.
  1. Evrenin en güzel çiçeği olsan bile toprağa köklenemeyip bir saksıya mahkum kaldıysan…
    Ne anlamı var yaşamanın?
    1 ...
  2. öylesine bir şeyler yaz

    241.
  3. Hep hayal ettiğim o anlardan birinin içindeyim defter ve bunun farkında olmak beni huzurlu hissettiriyor çünkü insanlar bir dönemler hayal ettikleri o anın içerisindeyken o anın güzelliğini göz ardı edip yaşandığının dâhi farkında olmadan anlarını heba ediyorlar. içimde bir huzur oluştu ve aklımın takıldığı tüm şeyleri bu “an”ım bitinceye dek erteliyorum.
    iyi ki yaşıyorum.
    3 ...
  4. anın görüntüsü

    49165.
  5. anın görüntüsü

    49153.
  6. seninle şöyle olabilirdik

    3990.
  7. sevgili nedir

    6.
  8. Bazen heves bazen nasip.
    Bilinmez bir durumdur.
    2 ...
  9. yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı

    70.
  10. var olmak için ne yaptınız

    5.
  11. napıyorum bilmiyorum

    4.
  12. --spoiler--
    “Geçti ömür,
    Soran olmadı;
    Hâlim nasıl, keyfim nasıl?”
    --spoiler--
    2 ...
  13. sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver

    2.
  14. Hayatın anlamını sorgulayan.
    Biriyim işte.
    2 ...
  15. odanız sade mi olsun yaratıcı mı

    4.
  16. Odam ben olsun. Ne sadece sade kalıbına uysun ne de yaratıcı. Kendimi nasıl iyi hissedeceksem ve kendimden bir parça bulup orada zaman geçirmeyi seveceksem o şekilde olsun. Belki bir köşesi sade bir köşesi dopdolu olacak ama ben olacak.
    Ayrıca Önceki ve sonraki entrylerden bağımsız, internette ve orada burada birçok insan görüyorum. Asla akıllarında ve kişiliklerince olmayan bir tarzı sadece kullanılan bir kalıp olduğu için hayatlarına sokuyorlar ancak pek ruhsuz görünüyor. Yahut o kalabalığın içinde o kişi fark edilmiyor bile. Neyse sonuç olarak kalıpsız bir oda isterim.
    2 ...
  17. acı biber elleyip gözü kaşımak

    9.
  18. Bir gün bir tanıdığıma yardım etmek için acı biber kesiyordum, ki ben bu tarz şeylerle pek ilgilenen biri de değildim. Nasıl, neye dolmuşsam artık bunu yaparken unuturum diye düşünüyordum ama baktım ki gözlerim doluyor. Boşluğuma geldi, gözlerimi sileyim dedim. Zaten o ana dek biberin acı olduğunu da bilmiyordum. Hayat ve yaşantılarımız da böyle değil midir? Canını yakana dek acı olduğunu bilmezsin.
    Neyse işte, gözümü sileyim derken gözlerim yandı. Yanımdaki kişi de direktifler veriyor yok yıkayalım yok toprak yok o yok bu diye. Evet acıydı ama içimdeki o his daha acıydı sözlük. Saatlerce dinlene dinlene ağladığımı bilirim. Sorana içimdeki değil biberin acısından bahsettim. Toprak toprak diyorlardı ya, o gün toprağa gömseler yine iyi olamazmışım gibi geliyordu. Oysa şimdi o olayın ne ve bana yardım eden kişinin kim olduğuna dair bile bir şey hatırlamıyorum.
    Sadece hisler var. Ve bir de acı biber.
    3 ...
  19. anın görüntüsü

    49133.
  20. seninle şöyle olabilirdik

    3980.
  21. günün sözü

    12559.
  22. “Belki de endişelendiğin gelecekte sen yoksundur.”
    6 ...
  23. morkstar

    12.
  24. Pek güzel yazan bir yazar.
    iyi yazmalar.
    3 ...
  25. son üç şifrenizle aynı olamaz

    2.
  26. Özellikle şifrenizi unuttuğunuzu düşünüp değiştirme gafletinde bulunup da karşınıza bir benzer cümlesi çıkınca pek tilt edendir.
    1 ...
  27. öylesine bir şeyler yaz

    240.
  28. Nedendir bilmem ama gitmek kalmaktan hep daha basit gelmiştir bana. Rahatsızsam giderim, kötüyse giderim, bittiyse giderim. Gider gider dururum nihayetinde.
    Bir şeyleri düzeltmek için uğraşmak zor gelir. Özellikle son dönemlerde.
    Bu davranışımı zamanında uğraşıp uğraşıp sonuç alamamama yorsam da aslında içinde bir kırıklığın büyüdüğünün de farkındayım.
    Ama sonuçta bir şeyleri düzeltmeme yahut yorulmama sebebiyet veren şeylerin içerisinde yer almak da benim için pek kolay değil artık. Fazla uğraştırıcı, yorucu.
    Belki büyüdüm belki olgunlaştım ya da belki de tam aksi… küçüldüm, çocuklaştım. Bir çocuğun bir oyuncak için ağlaması, inat etmesi gibi inat ettim. Gittim. Bilmiyorum.
    Tek bildiğim şu anda bir sebep sonuç ilişkisi içerisinde bulunmadan sadece aklıma geleni klavyeye döküyor olduğumdur. Muhtemelen tekrar dönüp okumam bile.
    Neyse, devam edelim otopsi.
    Her şey birilerinden uzaklaşmak ayrılmakla başladı. Belki bir yakının belki muhtaç olduğun kişi… ama sonuç olarak başladı. Çocukluğundan beri defalarca ev değiştiren sen her defasında bir şeyler değişecek umuduyla bakıyordun ve evet, genel kuralın aksine (nereye gidersen git kendinle gideceksen gitmiş, ayrılmış olmazsın sözü) bir şeylerin değiştiğini de gördün. Gerçi belki de fark etmeden kurala uyuyordun. Hiçbir olumsuzluğu sıkıntıyı peşinde götürmüyor yaşandığı yerlerde bırakıyordun. Yahut çalışıyordun. Bu kuralı biliyor muydun otopsi?
    Başka çocuklar ayrıldıkları o yerler için genelde üzülseler de sen heyecanla ve umutla bir sonraki yaşayacağın yeri merak ettin. Bağlanmadın hiçbir yere. Bağlanamadın.
    Çocuksun sen ya nasıl bağlanmaz sadece hayatına bir ders ve yaşantı için giren ve belli dönemlerde çıkması gereken insanlar yerler olarak bakardın her şeye? Fazla mantıklıydın otopsi.
    Çocuktun sen. Kovalaman gerektiği yerlerde oturmamalıydın.
    Neyse, sonuç olarak hep bir yerlere gittin. Başta küçük çaplı olan bu gitmeler büyüdü.
    Sonuç olarak bir başka şehirde aradın kendini. Ve hatta belki buldun da… bulmaya çalışıyorsun. o kadar iyi geldi ki sana gitmeler. O kadar iyi hissettiriyordu ki seni yüz kez olsa yine giderdin.
    Yüz kez daha.
    Neyse varacağım yer aslında başka otopsi. Evet temelli bir gitme olmasa da önümüzdeki birkaç sene için zamanının çoğunu geçireceğin bir yere daha gidiyorsun. Bir başka şehre otopsi. Bunu sana giderken yazıyorum. Eminim ki küçük sen senelerce beklediğin bu şeyin yaşanmasına çok heyecanlandın. Büyük ya da küçüğüm bilinmez ama ilk kez sen hissediyorum. Küçük sen.
    Hep gitmeleri kendisine pek iyi gelen sana umarım bu da iyi gelir. kendi değerine fazlaca ulaşırsın.
    Unutmadan… içindeki o küçüğü seviyorum.
    Görüşmek üzere.
    2 ...
  29. bir yaşamak sancısı

    1.
  30. Ses, müzik ve o garip huzur o kadar hoş ki. ilk denk geldiğim andan beri defalarca dinlediğim bir nihat ilhan parçasıdır. Öneriler dâhilindedir.
    --spoiler--
    Şu yaşımda kalbim küsmüş
    Mutlu bir insan küle dönüşmüş
    --spoiler--
    https://open.spotify.com/...&utm_source=copy-link
    1 ...
  31. arkadaşlar neden böyle

    10.
  32. Sorun da belki budur. Kimseyi üzmemeye çalışırken içinizde farkında olmadan birilerini iyi etme düşüncesi yatıyor olabilir. Ya da belki de sadece doğruyu göstermek istiyorsunuzdur. Birilerini kırıp üzmemek için öncelikle sizin bunlardan uzak durmanız gerekir, hâliyle bu tarz bir insan olduğunu anlayıp hissettiğiniz an ulaşmak enerji anlamında bile zamanla uzak kalmanızı sağlayabilir. Kolaylıklar.*
    5 ...
  33. anın görüntüsü

    49057.
  34. Ahahhwsd evet alalı olmuştur tabii ama benzerlik kediyle sınırlı kalmamış oldu.
    2 ...
  35. anın görüntüsü

    49056.
  36. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2512183/+
    Örtünün neredeyse aynısı bende de var gilded. Fazla benzer olmuş.*
    3 ...
  37. yıldız gezgini

    4.
  38. Okunmaya başlanılan kitaptır, hakkında pek bir şey yazılmış çizilmiş olmasa da jack london’dan şüphem yok. Bakalım artıkın.
    2 ...
  39. anın görüntüsü

    49053.
  40. sevilen kıza cv yollamak

    4.
  41. Yıkık mıdır bilemem ama şakayla karışık atmışsa muhtemelen komiğime gider ve ilgimi çeker konuşmaya başlarız gibi geldi.
    2 ...
  42. anın görüntüsü

    49051.
  43. seninle şöyle olabilirdik

    3975.
  44. ben yaşarım

    4.
  45. “Gün olur küllerimden
    ben yeniden doğar;
    Akarım, taşarım, yol olur ben yaşarım.”
    7 ...
  46. birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz

    12.
  47. Eğer kırılacak birisi olduğunu düşünüyorsanız konuşmayı kesmek istemeniz bile yeterince kırmaya müsait bir yapıdır. Asıl fikrinizi dolaylamadan umut vermeden doğrudan konuşmayı kesmek istiyorum diyerek belirtmeniz yeterli olacaktır. Açıklama istenirse de buna uygun bir şekilde konuşsanız kâfi. Üzülecek her şekilde üzülür. En azından net olmak önemli.
    3 ...
  48. sevgi yeter mi

    1.
  49. Sevginin de yetmediği anlar, ilişkiler vardır elbet.
    Öyle bir vardır ki üstelik… Yemyeşil bir ormanda kupkuru bir ot gibi hissettirir.
    Dünyanın en güzel ve birçok koşulda yaşamaya elverişli çiçeği de olsan temel gereksinimlerinden biri bile karşılanmadığı sürece bir hiçsin.
    Belki ışığın, toprağın, suyun ve sana güzel sözler söyleyen, seni seven birisi vardı ancak uygun bir mevsimde değildin.
    Uygun zamanda olmadıktan sonra ne kadar kötü bir durum olursa olsun diğer şeylerin ne gibi bir önemi kalabilirdi ki?
    Kuruyup gidecektin…
    Eksikler ve canlı farklılık gösterse de aslında her şey benzerdir.
    Anlayış yok.
    Saygı yok.
    Düşünce yok.
    Dinlemek yok.
    …
    Gerçekten seven kuruyup gitmene göz yumar mıydı?
    Her gün bir dalını kesip heba eden o kişi… Bu hatalarını gerçekleştirdiği güzelliklerin arkasına, halının altına süpürülen bir toz gibi saklayabilir miydi?
    Gerçi saklasa ne kadar sürerdi?
    Nihayetinde öleceksin.
    Eğer sevgi varsa yaşatmak vardır; öncelik yaşatmaktır, eksik ve yaşatılan şeylerle benim olsun değil.
    Mutlu ve iyi olmasını sağlamaktır.
    Sırf yanında değil diye mutsuz ve kötü olmasını istemek değildir sevgi.
    Bir lotussan gölde, kaktüssen çölde yaşaman gerekir. Yerini değişmeye zorlanıp çürümemelisindir.
    “Sevgi varsa var, teşekkür ederim ancak önce sağlıklı ve mutlu bir şekilde yaşamalıyım.” Unutulmamalıdır.
    Tüm bunlar konuşulduğu hâlde bir şey düzeltmeyen ancak sadece seviyorum diyen insan da muhtemelen yerinizi değiştirmek için bırakın şefkati kökünüze bile dikkat etmeden gövdenizden koparıp peşinde götürmeye çalışıyordur.
    Bir çocuk gibi, sanki “Bak, benim oyuncağım.” dercesine.
    Kapının dışına kadar itip kaktıktan sonra kapıyı kapattığınız için size kızan insanlardan uzak durun.
    Evet, belki sizi seviyor olabilir ancak siz de bir çiçeksiniz.
    Unutmayın.
    2 ...
  50. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2026 uludağ sözlük