james joyce' un yolundan gidip, oldukça uzun cümleler kuran ve okunması dikkat isteyen, çocukluğundan bu yaşlarına kadar istanbul' u ustaca anlatmış olan edebiyatçı.
"bu ülkenin avrupa birliğine girmesini engelleyen, geciktiren herkes uzun vadede türkiye'de yaşayan insanlara haksızlık ediyor. onların bir nesil sonra daha az yemesine, daha az giyinmesine, daha aptalca düşünmesine, daha ruhsuz yaşamasına ve daha mutsuz olmasına yol açıyorlar"
Aga, bizim edebiyatın Ferrari'si falan bu adam. Hani böyle kitapları açıyorsun, bir anda kendini istanbul'un dibinde, eski bir handa falan buluyorsun ya, işte o hissiyatın mimarı. Nobel'i kaptı ya, olay orada bitti zaten. Kim ne derse desin, o ödül cebindeyken "küresel çapta sanat" yapmış oluyorsun. Tek sıkıntısı ne biliyor musun? Bazı kitapları okurken beynin yanıyor, böyle "ulan yazar burada ne demek istedi şimdi?" diye ekrana bakıp kalıyorsun. Biraz kafa yormayı seven entel tayfanın bir numarası ama hakkını yemek olmaz, yazdığı her kelime taş gibi. Özetle, okumadıysan bile adını duymuşsundur, duymadıysan ayıp etmişsindir. Okuyacaksan da "Kara Kitap"tan başla, sonra gel bir daha konuşalım.
orhan pamuk ''kar'' romanındaki ''lacivert'' karakterini ibda mimarı mütefekkir salih mirzabeyoğlu'na benzetmiş ve bunu new york times’a röportaj verdiği zaman açıkça dile getirerek kendisine yapılan hukuksuzluğa dikkat çekmiştir!
''orhan Pamuk da 2014 yılında New York Times gazetesine verdiği röportajda, "Kar" romanının kısmen Salih Mirzabeyoğlu üzerine olduğunu açıkladı. “Şiddet eylemlerini destekleyen, bu fikri aşılayan ama kendisi bilakis bu eylemlerden uzak duran, iki anlamlı karizmatik entelektüel bir şahsiyet” olarak tanımladığı “Lacivert” isimli karakterini Salih Mirzabeyoğlu'na benzetti ve özgürlük kampanyasına destek verdi.[31][32]'' https://tr.wikipedia.org/...i/Salih_Mirzabeyo%C4%9Flu
arafta kalmış denen sendromu yaşıyor. Olmak istediği tarafta kökleri itibarı ile olamıyor. Ait olduğu klanı da sevmiyor. Son söyleminden sonra artık kendini de sevmediğini sanıyorum.
içinde iki ayrı insan olmalı. Konuşan ve yazan bambaşka. Bazı kitapları edebi anlamda gerçekten çok iyi. savunduğu bazı fikirler ise adeta ülkeye düşman.
tam bir ev zencisi olduğunu bir daha tescil ettiren arkadaş. nobeli nasıl aldığını da borazanla duyurmuş oldu.
ha biz zaten farkındaydık ama söylesek çomar muamelesi yapıyorlardı, artık zor yaparlar. gerçi utanma olmaz bu salaklarda.
her şeyi geçtim, ilk nobel edebiyat ödülü kaçta verilmiş? 1900'de. peki bizim 1900'den sonra çıkardığımız yazarlara bir bakın. o tanpınar'ı, halikarnas balıkçısını, ömer seyfettinleri, oğuz atayları bir düşünün.
aslında benim adım kırmızı'yı okudum, fena da bulmadım güzel kitaptı. ama şu saydıklarıma rakip midir? hiçbiri o ödüle layık değil, bu bammık ise layık öyle mi?
Seksli meksli hikaye yazıyorsun, sonra dizisi çekilince “aaa evet ya çok seks olmuş ama naapalım, orta doğudaki erkeklerinin içindeki pislikleri anlattım “ diye açıklama yapıyorsun.
Ya bi insan bu seviye sik kafalı olup, böyle talihsiz açıklama yapar mı amk.
Hem de ortada batı nın Epstein belgeleri dolaştığı günlerde.
umre kabe ziyaretleri paylaşımları yapanlara bakıyorum...
inanç olmaktan çıkmış, sosyal medyada reyting ve like alma aracı olmuş.
kara para, mafya, rüşvet, dolandırıcı, kumar, yasadışı faiz, vergi kaçakçıları vb insanlar çıkar, menfaat, oy, makam ve mevki elde etmek, devletin kamunun malından pay alma yarışında, ballı kaymaklı 2-3 maaşla kamuda görev alma derdiyle,
bir propaganda aracı olarak kabe'den poz veriyor.
milli irade, milliyetçilik, vatan, millet, din, iman, ülke, bayrak, şehadet, yasa, kanun diyenler katilleri insanlık suçunu terör savaş suçunu işleyenleri af etme yarışında.
pkk propagandası yapıyor, bölücü, teröre destek veriyor, terör örgütüne üye, terör örgütü propagandası yapıyor, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü vb söylemiyle kapatılan özdep, dep, hadep, dehap, özgür parti, dtp vb partiler ve bu partilerde görev alanlar, milletvekili olanlar terörist diye hapse atıldı ama hiç biri meclis çatısı altında apo ve pkk için özgürlük, umut hakkı ve teröristlerin yerel güvenlik gücü olsun, resmi silahlı güç olsun, abdullah öcalan beyefendi, apo meclise davet edilmesi falan demedi-diyemedi.
camiler, mezarlıklar (buna anıtkabir de dahil) birer siyaset, miting, slogan, propaganda aracı oldu.
ağzından din, iman, kimlik, ülke vb düşürmeyen insanların, dindar muhafazakar kimliğiyle ekranlarda arz-ı endam edenlerin rezaletlerine bakın.
yemekteyizden gelin evine, esra erol ve müge anlı vb programlarına burada ekranlara çıkan insanlara bakın.
tüm bunlar üst üste koyulup düşününce orhan pamuk'un neden nobel ödülü aldığını anlıyorum.
tüm bunlar çinko, apo meclise gelip de konuşma yapınca ona barış ödülü de verilirse o zaman tombala olacak.
sanatdan siyasete, eğitimden bilime, kültürden sosyal yapıya, inançtan değer yargılarına, üretimde sanayiden tarıma bir arada yaşamdan vatandaşlık-yurttaşlığa nereden nereye geldik?
yüzlerce yıl sürecek toplumsal dönüşüm 25 yılda tamamlandı.
emin olun çocuklarımızın geleceğini yok ettik.
Orhan pamukla yaşar kemali kıyaslamak saçma, komik, acıklı, gülünç, zırzop, zırcahil, manikür Bi şey. Acizane düşüncem. ikisi de birbirinden değerli. Yaşar kemalle tanışma ve ada dizi romanı Fırat suyu kan akıyor üzerine hoşsohbet etme şansım olmuştu. Orhan pamuk tam bir dehadır. Eserlerinin hepsini değil ama çoğunu okudum, çok değişik bir teknikle ve büyük emekle yazar, müteşekkirim.