Aradan kırk beş gün geçti, Amerika köprülerini bombalamaya başladı. Adamlar yılmıyor. Sonra enerji santralleri bombalayacak. Mum bile bulamayacaklar. Bu, sadece birkaç güçlü kişinin savaşı. Ama ölenler milyonlarca halk. Reva mı?
Stadyumlarda insanları izleyin. Aynı şeylere kızmak, bağırmak, küfretmek, sevinmek, ihtiyaçtır. Fenerlileri bir koyun sürüsü olarak düşünebilirsiniz örneğin. Bir guruba dahil olmak psikolojinizi tatmin eder. Dışarıda kalmak kendinizi sorgulatır. Bok yiyen sinekler yanlış yapıyor olamaz. Yanlış yapan sinek tabağınıza saldırandır. Onu patlatırsınız. He?
Şu basamak bu kademe maaş su kadar lojman bu kadar yol parası yeşil pasaporta üc yil mı kaldıydı kaç çay jetonum kaldı gibi sıkıntılarla dolu bir süreç .
Anne tarafım Romanya bulgaryadır, ata toprağına gitmek gibi olur. Varna, balçık, nesebar, Burgaz, pek severim. Burgazın deniz bahçesi denen sahildeki kocamaan parkına doyamam. Onlar da Avrupa birliğine girdiler hatta Euro'ya geçiyorlar. Neydiler, ne oldular. Vah bize.
Efenim ben poğaça simit sandviç vırt zırt yiyemem. Sağlıklı beslenmem lazım. Malum, maaşlar belli. Söyle merkezi bir yerine herkesin rahat a görüp kullanabileceği yerine açilsa herkes mutlu olur. Yabancı turistler de Türk yemeklerini tadar.
Reyizten iyisi şamda kayısı. Sâğolsun sayesinde yılda iki üç kez yurtdışı cıkabiliyoruz, Kenya Kongo Zambiya vizesiz. Gecen yıl pirzola da yemiştim galiba?
Figlmüllerde iki kere yedim schnitseli. Yanında patates salatası illaki gelir. Zevk meselesi, fena değil ama eşim daha bir damak tadıma uyanını yapar. ince kornişon dilimleri, tereotlu kıyar içine mesela, ve cekilmiş karabiber, has zeytinyağ.
Figlmüllerde şnitzeli de üc tavada yaparlar, yağli olmasın diye. Onu da pek beğenmem. Domuz ya da tavuk şnitzel, Komili yudum ay çiçek yağıyla, valla figlmüllere beş basar. Adı çıkmış oranın, bir de hava atma meselesi. Avusturya'da Almanya'da çoğu yerde iyilerini yedim.
Almanlar biraz daha uyuyor et yemeklerinde bana. Fransızların tariflerini Türkiye'de kaç aşçı bilir ve yapabilir, belki bir iki.
Endeks kaçmış, faiz neymiş, ekonomistler ne demiş, faiz altın vs geçin bir kenara. Birkaç hisse seçin, onların fiyatlarını takip edin. iki tanesi holdinglerden, ikisi bankalardan, ikisi de çok işlem gören şirketlerden olsun. Fazlasını zaten takip edemezsiniz.
Takip ettiginiz hisseler arasında son on beş günde yüzde on veya daha çok değeri düşeni inceleyin. Altı ay, bir yıl geçmişine bakın. Grafik okumayı biliyorsunuz değil mi. Hisse kar payı mı dağitmış. Neyse, diyelim aldınız. X liralık 100 den. Ve düşmeye devam ediyor. Panik yapmayın takibe devam. Artık daha düşmez dediğiniz fiyattan bir X liralık, hatta iki X liralık alın mesela 80 den.
Yani önce bin liralık aldıysan iki binlik daha aldın. Asla son paranla hisse alma ve asla tamamıyla alma. Düşer diye bir o kadar yedek paran olmalı.
Bir iki kural: uzun tatillerden önce borsa düşer. Ekimden itibaren bazı hisseler iyice düşer. THY, is-c , ETS Bahar mevsimlerinde yükselir. Sonra kışın düşer.
Beklemeye devam. Yakında eli mahküm yükselir. Aldiğın iki partinin toplamı 160+100: 260 he?
Çabucak yükselir bu sefer kazlar, aman hisseler. Yüzde on kârı görünce bakma gerisine, daha yükselir diye bekleme. Saaaatttt! (Veya yarisını sat belki daha da yükselir, duruma göre karar ver)
15 günde veya 45 günde yuzde 15-20 -hatta yüzde otuz kazanabilirsin. Öyle bir yıl iki yıl tutma elinde patlıcanı, aman hisseleri.
iki haşlanmış patatesi orta boy parçalara ayır. Üstüne ufak parçalı iki çorba kaşığı karışık turşu (suyu yok) iki çorba kaşığı sarımsaklı mayonez, az karabiber. Tereotlu maydanoz kıy istersen. Karıştır ye. Biraz ton balık belki.
Dinciler ayranla
Cumhuriyetçiler birayla güzel gider.
Kadınları severim. Açık yada kapalı olabilir. Kapalıysa açilabilir. Açıksa daha da açılabilir. Bananebe partisinden. Seven bir kadınım var. Benimde sevdiğim. Herkesin olsun dilerim. Hayatta en gùzel şeylerden biri diyebilirim. Çok sevenim oldu. Kadınlar anlar da erkekler anlamaz mı sanırsınız? Ama benim bir sevdiğim oldu. Karşıliksız aşk acıdır. Onu da yaşamak var hayatta.