size ilginç bir tespitimi aktaracağım. bir sürü kahveciye uğramış insanım (üçüncü mekan ve insan görmek için kendimi yırtan bir birey olduğum için).
Farkettim ki tatlı bölümünde mozaik pasta bulunduran kahveciler hep “kaliteli” oluyor. Gerek kahveleriyle, gerek ortamlarıyla müdavimi olunacak bir yer hissiyatı veriyor. Dolayısıyla ekşideki çakma entellerin sevmediği o mozaik pasta, bence bir kahveciyi ölçüp tartmada iyi bir kriter.
ilk kez cocukken annemin beni goturdugu gun evinde yemistim ve beynimden vurulmusa dönmüstüm. uzerinden onlarca yil gecti hala o gun yedigim gibi bir mozaik pasta yemedim. icindeki biskuviler kıtır kıtır, cikolatasi ev yapimi olmasina ragmen tam kararinda donmustu.
Memleket, yaş, meslek fark etmeksizin bütün Erkeklerin bu tatlıyla duygusal bağ kurduğunu düşünüyorum. Ne yaparsam yapayım bir noktada o petibör paketi elime tutuşturulup muhakkak bu tatlı rica ediliyor. Çok enteresan bir fenomen, araştırmalara konu olmalı.
Canım yıllardır yemediğim bu tatlıdan istedi. Hiç de yapmadım daha önce. Minik deli yeğenim uyudu o uyanana kadar bunu yaparım gibi. Hadi başlayalım. Güzel olursa foti atarımhehe.
Bu kadar basit olup zevk vermeyi başaran nadir şeylerden birisidir. Dışarda asla yemem Özellikle ev yapımı olanlar güzeldir. Benim öğrencilerin Bu haftaki eğitim planına koydum. Eğlensin bebeler. Belki canlı derste birlikte yaparız. O zaman dans...
Benim için çoçukluğuma açılan minik bir penceredir. Bir ırmak kıyısına piknik yapmaya giderken, çamurda patinaj yapmaya başlayıp bizi yürümeye mecbur bırakan dolmuşun penceresidir. Küçük ayaklarımız çamura batarken, çantamdaki mozaik pastadan hep birlikte tırtıklayıp, bilmeden çok mutlu olmak, belki de yaptığımız piknikten daha çok tam da o andan keyif almaktır. Bu arada kahvelisi de çok lezzetli oluyor.