Desmond'ın başka "bi yaşamda görüşürüz kardeşim" sözünün senaristler tarafından en başından beri gerçek anlamıyla söyletildiğini anlamış olduk. bildiğin başka bi yaşamda görüştü adam ya.
ilk bölümde uçakta sarsıntı sırasında yaşlı siyahi kadın baya tırsıyor ve jack "it's normal" falan diyor, yeni bölümdeki devamda ise tam tersi oluyor, siyahi kadın it's normal diyor ve jack tırsıyor. ayrıca jack'in saçları falan çok farklı, başka bir zaman falan muhabbeti varsa bir şey diyemem ama eğer çekim hatasıysa büyük ayıp. ayrıca çekim hatası değilse bile bize şunu gösteriyor, bu uçağın düşmeden devam ettiği hali sonradan çekilmiş, yani ilk sezonu çekerken bu sahne yokmuş akıllarında senaristlerin, yoksa o zamandan çekerdiler hazır bütün uçak varken.
--spoiler--
verdigi cevaplar kadar getirdigi sorular deli etmeye yetti. uçakta yine jack in sakin tavırları vardı ve tam düşme durumu yaşanacakken uçak düşmedi. aslında jack in bakışlarına dikkat ederseniz '' hassiktir ya uçak düşmüş olması lazımdı'' tarzında. juliet bombayı patlattı ve ada da dengeler degişti. desmond ada da olması gerekirdi çünkü o dügmeye basmalı ve uçak düşmemeliydi. peki jack in yanında ne işi vardı ? sonrasında neden yine aynı kelimeyi dedi. başka bir hayatta görüşürüz kardeşim diyerek. sonra niye yok oldu koca uçakta ? bir yandan da ada da yine aynı karkterler yaşayıyor. siyah duman locke içinde jacop da sayyid jarrah da ve sanırım iyi kötü çatışması izleyecegiz. aklıma gelen durum ise uçakta olması gereken tabut yani jack in babası ada da görünmüştü. sanırım siyah duman bedenine hakim olmuştu ve bu şekilde lockeyi kullanıp ilk kendi kendini öldürttü sonra locke bedenine girip jacopu öldürttü. birde aslında otherslar şimdi çıktı diye düşünüyorum. tapınak şovalye modelleri. jacop buraya ait siyah duman ben tarafına ait sanırım. ne zamandır o ada da yaşıyorlar, diger yaşayan askerler, diger 77 de gelen ve çalışmalar yapanlar, richard ve şebekesi, ayılar, atlar vs vs.. of bunaldım...
--spoiler--
karıştırdım çıkamadım işin içinden. silmek istedim ama silemedim. haftada bir izlemek ölüm gelecek ama mecburen izleyecegimiz dizi.
--spoiler--
sayid ölmedi ve bazı yorumları okudum sitelerin çoğunda içine jacob girdi falan diye jacob girmedi, hurley ve miles sayid'in yanındayken miles bir anda hurley'e baktı hurley ne oldu der gibi bi bakış attı miles orda sayid'le konuşamadı çünkü sayid ölmemişti.
--spoiler--
çakma conlok toz vsden dolayı tapınağa nizami olarak giremeyeceğini anladığı için sayidin bedenini ele geçirmiştir. Eğer yakub geldiyse bu dizi bitmez.
* jacob'un bizim lostieleri neden seçtiğini anlıyoruz yavaş yavaş. öldükten sonra onların yeteneklerini kullanarak adada işleri yoluna koyacak çünkü. mesela tapınaktakilerle temasa geçmek için hurley'i kullandı bu bölümde.
* uçağın düşmeden los angeles'a vardığı paralel evrende yaşanan olaylar, adada yaşanan olaylarla da paralel. jack'in charlie'ye yardım etme çabası, babasının kaybolması..
* bak bu da yeni geldi aklıma, jack adada charlie'yi kurtarmaya çalışırken (ethan asmıştı hani) bir daha olmasına izin veremem tarzı şeyler söylüyordu. yani aynı olaylar değişik paralel evrenlerde tekrar tekrar yaşandı. siyahlı abinin yüzyıllardır aradığı loophole bu işte. bizim 5 sezon boyunca izlediğimiz ada hayatı da bizimkilerin ilk ada hayatı değil. paralel evrenlerden biri sadece.
adadaki ya da uçaktaki gibi yaşanan olaylardan biri de kate'i götüren polis abimizin kafasının kanaması. uçakta kafasına bavul gelmişti burda kate lavaboya vurdu. ben anlamam. o kafa aynı yerden kanadı mı? kanadı. o kadar.
--spoiler--
john locke' un içine giren siyahlı adam "eve dönmek istiyorum" derken tapınağı kastettiğine adım gibi eminim. bunu tapınağın etrafına kül dökmelerinden ve john lennon kılıklı herifin hurley'e "sizi içerde tutmak için değil onu dışarda tutmak için..."demesinden anlıyoruz.
--spoiler--
oceanic den kombinemi aldım ayda dört kere sefere çıkıyorum. götürsün biri beni şu adaya. götürün lan. kendimi bulayım. mal gibi kaldık kodumun büyük şehirlerinde. hayatın tadını alamıyoruz. heriflerde sürekli bir aksiyon, bir özlem. yaşadıklarını anlıyorlar amına koyim. bi de bize bak. bi boktan tad olamayan gundiler gibi bütün gün internet denen zırvalıkta geziniyoruz. yok hacı yok. robinson crusoe gibi ortamlara akmak lazım. sikmişim parasını, pulunu, kariyerini, manitasını. gün gelecek gidecem buralardan. evet. gidecem.
lionel messi gibi tv dizisidir. biz de tabi bu arada rakip takımın gariban kalecisi gibi kalıyoruz. tam: "hede oldu, hödö oldu demek ki adada bok var, püsür de yolda geliyor." diyip sola yatıyoruz hop topu sağa çekiyor. Kalkıp öbür yana atıyoruz şu körpe bedeni, bu defa hoooop sola kayıyor. velhasılı halı sahada bana denk gelse çok pis faul yaparım ben bu diziye, yürüsün gitsin!!!
(#7199630) yani 2680. entry * ek olarak
olasılık 5. meğersem ada keşfedilmedik bermuda şeytan üçgeni gibi bir alandaymış ve uçak geçerken hepsi yada tek bir karakterimiz bir rüyaya dalmış 6 sezondur olan herşey rüyamış. *
olasılık 6. hiçbiri rüya değilmiş john locke karakterindeki herif yani jacob değil diğer adam adadan kurtulmak istediği için uçak adanın bulunduğu alandan geçerken ilahi bir kudretle john locke'ın bedenine girip adadan ayrıldı. yada jackin babasının cesedinde hayat bulup adadan ayrıldı. *
olasılık 7. flashforward dizisiyle eş zamanlı olarak uykuya daldılar. (flashfowardı izleyenler bilir 2 dakika bilmem kaç küsür saniyelik bayılma) arada gördüğü rüya gelecek 6 ay içinde olacak olan olay haline geldi.
olasılık 8. desmond'In bulunduğu istanyon patlayınca uçak düşmedi desmond havaya uçup uçağa girdi. *
olasılık 10. flashforwardda bahsettikleri paralel evrende olan olaylar bu evrendeki olayların tam tersi olduğu için o evrene sıçramışta olabilirler. Bütün olaylar tersine işliyor. hugo sanşlı, jackin babası piyasada yok yani ölmemiş olabilir. shannon yavrusu ilişkisine devam ediyor.
olasılık 11. hepimiz lost olduk bir çare peşinde koşuyoruz.
Daniel faraday gelip bizi aydınlatması en büyük temennimdir.
-jack'in babasını* neden gördüğünü anladık, adamda bir cacık yokmuş piyasada gezmesinin nedeni içine jacob kaçması.
-boone'un yanında neden shannon yoktu yani final sezonundasın jj bi kızı getiremedinmi.
-uçağın düştüğü zaman charlie'nin saçları uzun, akıp giden uçakta 3 numara. boone locke'tan çok uzakta oturuyordu ama şimdi dipdibeler.
-boone locke'a senle takılırım diyerek birinci sezona çok sağlam bir selam çakmıştır.
-claire çok fenasın aşkım hoşgeldin aramıza.
-neil nereden gelmiş akıllarına ne kadar tiksinç bir adamdı öyle zaten kate'e taksi sırası için söylenirken ağzını burnunu kırasım geldi.
-uçağın kuyruk kısmındaki tayfanın hikayesini anlatırken ayakları çıplak elemanları others sanmıştık, aslında onlar tapınaktakiler.
-ölüyü dirilten yaraları iyileştiren suyla tarkan ve atıl kurt filmine gönderme yapılmış.*
-walt'la micheal'ın olmaması çok doğal, walt'u hiçbir efektle o bebe haline döndüremezler eleman eşşek kadar oldu.
-sayid öldü. herkesin bildiği gibi yeni jacob, sayid.
-arzt'mı ne bir fen bilgisi öğretmeni vardı hacım senide öldürmeleri çok iyi olmuş.
-desmond'un uçakta olması kesinlikle tesadüf olamaz, yanımdaki nerede diye sordurmak için özellikle götten sahne yaratmışlar.
-büyütülmek için kaçırılan zack ve emma'yı hizmetçi yapmışlar allah belanızı versin çocukları ne hale sokmuşunuz.
-hostes kadın nasıl tapınağa girmiş others'larla beraber değilmiydi? bir tek bu kadın sağ kalmış olamaz diğerleri nerede?
-charlie'yi görüpte sevinmeyen varmı?
-sayid'in başındayken miles birşey hissetti ölmediğini anlaması demeyin söyleyemeyeceği birşeyi farketti.
--spoiler--
son sezonda cevaplanması gereken bu kadar soru varken "uçak düşmeseydi ne olurdu?" kısmıyla senaristlerin bizi oyalaması çok saçma değil mi? biz bu kısımları kesinlikle boşuna izlemiyoruz bence büyük finalde çok önemli bir rol oynayacak eksiklikleri tamamlayacak tıpkı adadan kurtulduktan sonra flashforward'lar da olduğu gibi. bir de juliet'in ölmeden önceki son sözlerine dikkat çekmek istiyorum. bu sahne bana çok tanıdık geldi. charlotte da ölürken adada olduğu zamanki flash'ını görüp "yemekten önce çikolata yemem yasak" gibisinden bir şeyler söylemişti. juliet ise kahve içelim kardeş payı yapalım dedi. burada juliet bence flash görüyordu hem de alternatif zamandaki flash'ı ada dışında kardeşiyle birlikteydi belki de belki de sawyer'la. öldükten sonraki dediği şey ise "it worked". benim aklıma şöyle bir şey geldi şahsen. ada da ölen kurtuluyor ve alternatif zamanda kendini buluyor. bu yüzden bir bu alternatif zamanda "uçak düşmeseydi ne olurdu?" konsepti yerine adadan kurtuluşlarını izliyor olabiliriz. hatta dizinin sonlarına doğru tıpkı flashforward'lar da olduğu gibi birleşip tek bir çizgi üzerinden ilerleyecek ve finali bu alternatif zaman (ki o zaman bu tek çizgimiz oluyor zaten) üzerinden izleyeceğiz.
--spoiler--
evet, çok ağır bir bölümle başladık. hemde çok. o kadar ağırdı ki ya onlarca ipucu verildi ya da yüzlerce mantık hatası yapıldı.
jacop ve karalı elemanın düşman olduğunu biliyoruz. ama neden birbirlerine fiziksel olarak saldıramadıklarını bilmiyoruz. ve karalı elemanın ateşli silahlarla alt edilemeyeceğini ve istediği kişiliğin kılığına girebileceğini öğrendik. fakat neden black rock zamanında eline bi taş alıp jacop'un kafasını yarmıyor mechul. birde bu neden evine dönmek istiyo evi neresiki yıllardır adada.
gelelim richardus efendiye 3 sezonlukm karizmayı mahveden bir bölümle karşımıza çıktı. içine kara duman kaçmış j. locke'ın cakalarına hiçbir şekilde karşılık veremedi. ve bilincini kaybetmeden önce black rock'taki esirlerden biri olabileceği ipucunu bizlere verdi. neden yaşlanmadığını ben jacop'un sayesinde böyleyim diyerek özetlediğini hatırlarsak. jacop ve richard bir tarafta karalı duman diğer tarafta gözüküyor.
gelelim john locke'a, john locke adaya düşmeden önce öz babası tarafından onlarca kat aşağı atılmış, nedeni belli olmayan bir sebep ile jacop'ın sayesinde hayata dönmüştür. keza bundan önce de. adaya gitmesi için richard ve jacop bir çok kere j locke'ı ayartmaya çalışmışlardır. asıl soru, john locke da özel olan neydi veya zaman kronolojisinde mi bi hata çıkıyodu? yani daha sonra olacak bir şey mi john locke'ı özel kıldı. karalı yarim'in dediğine göre john locke'ın biraz seme bi' durumu yok değil.
elim ağrıdı daha yazacaktım da.
not; hakkında konuşacak olan mesaj atsın. cevapları birlikte arayalım.
--spoiler--
belki siz de farketmişsinizdir, bu sezonun ilk bölümünde bana tanıdık gelen bir sahne vardı: hani tapınaktaki adamların sayid'i iyileştirmek için götürdükleri şu 'kaynak' dedikleri yer. orası yıllar evvel tarkan'ın filmlerinden birinde içine girip iyileştiği yer değil midir?
--spoiler--
sonuç: o kadar bekledikten sonra beyne birden lost yüklemek zararlıdır.
öncelikle çok özlemişim ama özlememle beraber kafamdaki soruların artmasından dolayı senaristlere küfür ede ede izledim. bir hafta nasıl bekleyeceğim ben şimdi?
bu john lock ne ayak böyle? adamda 3 body 2 ruh var dizi boyunca? paralel evren diyorlar, eş zamanlı diyorlar, beynimi yicem!! madem sayid girdi o kutsal suya madem geri geldi -ki bence içine jacob girdi- o juliet'i de soksalarmış ya o suya kadını neden gömdüler, garibimin ne günahı vardı.. jj abrams sana sesleniyorum burdan!! hiç bir soruya cevap bulamadığımız gibi bir de bi dünya daha soru çıakrttın başımıza bi ilerleme kaydet ne garezin var bize be adam!! sen nası bağlayacaksın bu kadar karmaşayı 11 bölümde??? juliet ölürken bi şey söyleyeceğim dedi gitti, sora ölülerle konuşabilen arkadaş* o öğrendi ki işe yarıyor dedi kadın, bir de pek bi mutlu gitti acaba ölen normal hayata mı gidiyor? nedir yani olay? herkes birbiriyle karşılaştı shannon nerde? o niye uçakta yok acaba bu patlamada o yoktu diye mi diyecem ama boone vardı uçakta ve patlamada o da yoktu.. nolucak bu sorular?.. hee bi de sanırım john lockun bodylerinden birinin içine kara duman girdi anladığınız üzre.. evime gidicem diyo evi de o tapınak galiba sanırsam..duman sensin tapınak da sana girsin jj abrams!!!
unutmadan, cast çok iyi olmuş herkesi gördük, mutlu olduk.
öncelikle tüm lostseverlerin gözü aydın. geçen sezon sonu 2010 diye gördüğümüzde sanki o tarih hiç gelmicekmiş gibi bir ruh halindeydik ama geçti çok şükür. gelelim yeni ama final sezonumuzun ilk iki bölümüne;
--spoiler--
bu bölümün başı finalin ne olacağını gösterdi gibi. ada sular altında bu kesin çünkü heykelin ayağını gördük, o macera dolu orman okyanusun altındaydı ve oceanic uçağımız üstünden süzülerek geçti, lax e indi. büyük ihtimalle kurtuluyorlar ya da en doğru deyimle patlayan bomba sonrası kaç sezondur izlediklerimizin hiçbiri yaşanmamış hale gelecek. bunu da nerden çıkarıyoruz çünkü juliet ablamız "işe yaradı" dedi. bu sezonun konusu da az çok belli oldu "iş buraya nasıl gelecek" hep beraber göreceğiz.
--spoiler--