--acayip spoiler--
patlamadan sonraki uçak sahnesi 2004 yılına aittir.
lostielerimizin adada tapınak maceraları ise 3.5 yıl sonrasına denk gelir.
buradan neyi çıkarıyoruz? geçmiş değişmiştir fakat kaderleri değişmemiştir.
--acayip spoiler--
finali ile ilgili birçok tahmin,teori bulunan dizi. benim korktuğum herkes gibi dehşet bir dizinin bok gibi bir finale bağlanması değil. son bölümde tam bütün soruların cevaplanacağı anda bir rick rolled yemeyelim? ülkelerden kafileler kalkar abc binasını basarız şerefsizim...
--spoiler--
romatizmalara iyi gelen şifalı kaplıcalara giren sayid'in içine jacob kaçmıştır. Black smoke ölülerin suretinde gezinirken, jacob direkt ölülerin bedenini kullanmaktadır. mesela arada bir ortalıkta gezinen jack'in babası christian da aslında jacob'tur. jacob dizi boyunca birçok karakteri canlandırmış olabilir. kaynak götüm.
--spoiler--
--spoiler--
inanmak istemiyorum ama yapımcılar iyice paralel evren olayına sarmışlar diziyi. keşke olmasaydı, keşke paralel evren işine girmeselerdi, bir daha da toparlayamayacaklar diziyi herhal. üzgünüm. süzgünüm.
gelelim kritiklere.
1. evren...
kanımca juliet bombayı patlatmıştır ve artık iki paralel evren yaşanmaya başlamıştır. ama bombanın 1977 de patlatıldığını unutmayalım. julyet bombayı patlattığında o an julyet ve etrafındakiler bir zaman atlamasıyla 2007 ye sıçradılar ve kazanın yaşandığı uçağın düştüğü evrende yaşamaya devam ettiler. yani şu an adadakilerin yaşadığı uçağın düştüğü evernedir. ben buna 1. evren diyorum. 1. evren için bombanın patlaması önceki sezonlarda bahsedilen kazadır aslında. yani 5. sezonda miles ve hugo arasında geçen ve miles ın "ya bizim bombayı patlatmamız asıl kaza ise" meailndeki sözler doğrudur kanımca.
bizim zaman yolculuklarının tamamı 1. evrende gerçekleşmiştir.
ama şuna dikkat edilmesi gerekiyor. yukarda da dediğim gibi bomba 1977 de patlatıldı ve 1. ve 2. evren birbirinden 1977 de ayrıldı.
1. evrende yaşananları sırasıyla yazarsak. bomba patladı(1977)
açığa enerji çıktı. bu enerjiyi zapdetmek için diğerleri desmond biraderin ambarını yaptılar.
milesin babası kırık koluyla oryantasyon filmlerini çekti.
desmont daha önceki bölümlerde anlatılan hikayeer sonucu* adaya geldi. düğmeye basmaya başladı.
bir ara ipin ucunu kaçırınca 815 adaya düştü.
ve 1. sezondan 5. sezona kadar anlatılan olaylar gerçekleşti. ve bu 1. everende şuanda 2007 deyiz. ve sanırım büyük savaş öncesindeyiz.
2. evren....
bombanın patlamasıyla 1977 de ayrıca ikinci evren oluştu.
bu evrende ada denizin dibine çöktü. ayrıca muhtemelen bizim heykel yıkıldı ve tek ayağı kaldı geriye. adada bunlar olurken dünyanın diğer taraflarındada 2. evren devam etti. bizim tüm elemanlar (815 sakinleri) o andan itibaren ikinci evrende de yaşamaya devam ettiler. kimisi çok farklı hayatlar sürdü kimisi de birinci evrendekilere benzer hayatlar sürdü. elemanların bir çoğu 2004 de yine sidneyden la ya 815 sayılı(başka sefer sayılı da olabilir) seferle uçarken onları biz bölümün hemen başında görüyoruz. sonra kamera uçaktan denize dalıp 1977 de batmış adayı gösteryor bize. ada öyle olmuş ki deniz ekosistemi adaya tamamen yerleşmiş(örneğin heykelin bacağındaki yosunlar denizyıldızları vs.).*
ayrıca ada 2. evrende 1977 den sonra denizin dibinde olduğu için desmond için başka bir hayat söz konusu. ve bu hayat sonucunda bir şekilde elemanlarla aynı uçağa binmiş. ayrıca yamulmuyorsam ambarda jack ve desmond ilk karşılaştığında birbirlerini tanımışlardı**. çünkü 1. evrende yaşanan bu olaydan önce yine 1. evrende elemanlar stadyumda karşılaşmışlardı. 2. evrende ise stadyum olayı gerçekleşmediğinden uçakta karşılaşınca birbirlerini tanımıyorlar.
--spoiler--
evrenler ve uçak sahnesiyle ilgili düşüncelerim bu kadar.
yine spoiler vererek başka mevzulardan devam edeceğim.
--spoiler--
ilkönce bir soru sormak istiyorum sizlere. çok mühüm bir soru. adada köpek balıklarıyla deney yapmaya 1977 öncesinde mi yoksa 1977 sonrasında mı başlandı?
bilmiyorum siz farkettiniz mi ama batan adanın gösterildiği sahnede heykel gösterilmeden hemen önce 1.21.20 saniyesinde gösterilen köpek balığının kuyruğunda dharma logosu var. eğer köpek balıklarıyla deneyler 1977 sonrası yapılmaya başlanmışsa benim yukarıda sözünü ettiğim 1977 de iki evrene ayrılma olayı fos çıkacaktır. belki ayrılma çok sonraları başka bir olaydan ötürü oluşmuş olacaktır.
ayrıca yine kendimi eleştireyim. madem patlama iki evrene ayırdı ve bir evrende ada battı o zaman batan adada evler, salıncaklar vs nasıl hala daha patlamanın şiddetinden yıkılmadan ayakta kalabiliyorlar.
--spoiler--
bu hususta da söyleyeceğim bu kadar. şimdi birazda 2007 den bahsedelim. yani elemanların şimdi yaşadıklarından. beyaz- siyah adamdan.
--spoiler--
1. lock un siyahlı abi olduğu, karadumanın da yine siyahlı abi olduğu anlaşıldı sanırım. ama burda kafa kurcalayan husus şu. madem kara duman siyahlı abi ve bu eleman ceykıpın rakibi. neden ve nasıl oluyorda ceykıpın adamı olan benjamin, vidmorun adamlarının saldırısında karadumanı işe koşmuştu? belkide adada birden fazla karaduman vardır.
2. vidmor neden adayı bulmaya çalışmaktadır? yoksa onunda kara abiyle bir yakılığı mı vardır?
3. sayid ölmemiştir. haliyle öldü canlandı çıkarımları yanlıştır. bunu nerden anlıyoruz? çünkü sayid öldü dendiğinde miles in suratında ilginç bir ifade oluşmuştur. tahminime göre miles "lan bu nasıl öldü be. adamla irtibat kuramıyorum" gibi şeyler düşünmüştür. haliyle ceykıp ın sayidin bedenine girdiği hikayesi yalandır. ayrıca bedene girme söz konusu değildir adada. sadece ölenlerin suretinde görülme sözkonusudur.işin komik tarafı için (bkz: sizin bedene kim giriyor?)*
4. sayidi kutsal su iyileştirmiştir. tıpkı benjamin i iyileştirdiği gibi. richırt zamanında benjamini kate lerden alıp iyileştirmeye getiriken "o artık sizden biri olmayacak" ya da "o artık eskisi gibi olmayacak" tarzı birşeyler söylemişti. sanırım said içinde bu durum geçerli artık.
5. ceykıp ın benjamine karşı koymaması ilginç. benjaminde bunu sorguladı bu arada. bunu yakında öğreniriz.
6. kara abimizin herkese dönerek "beni hayal kırıklığına uğrattınız" demesi benim bu bölümde en çok üzerinde durduğum ve hiç anlamadığım konulardan biri.
7. fıransız piliçin tapınaktan çıkan arkadaşlarını niye vurduğunu anlamamıştım. bu bölümden sonra anlamamışlığım kat be kat arttı.
8. ceykıp ın ölürken geliyorlar dediği şeyin ölü locku taşıyanlar olduğunu sanmıyorum. başka bişey ama. hayırlısı.
9. tapınaktaki suyun bulanmasına neden olan şeyi baya bi merak ettim.
--spoiler--
bu günlük bu kadar lost.
yanlışlarım varsa itina ile düzeltin lütfen.
senaristlerinin yeşilçamdan çok etkilendiği ve çok ekmek yediği dizi.
--spoiler--
sen kalk tarkan filmlerinden sahne çal, sonra onu milyonların izlediği diziye uyarla, yeşilçam a kartal tibet e bir teşekkür mektubu bile yollama. var mı lan öyle yağma? küçükken tarkan filmlerini izleyenler bilir, hani marsın kılıcını ele geçirmek için uzak doğulu kardeşlerizmizle savaşıyordu. bir tane ibne vardı aralarında sürekli kolon kiriş kırıyordu elleriyle, taaruza geçerken ''hayyyyttttt hiiippssss huıaaaa'' gibisinden sonundaki harfi uzatarak anlamsız sesler çıkartıyordu. hatırladın di mi? heh işte o filmde tarkanı bunlar evire çevire dövüyordu hani. sonra küçükken yine aynı abiden dayak diyen bilge adam, kızıyla beraber tarkan ı buluyordu ve kendisine bütün kemiklerinin kırık olduğunu, iyileşmesi için kurt sütüne ihtiyaç olduğunu söylüyordu. buraya kadar herşey harika. işte şimdi lost un çaldığı bölüme geliyoruz. sonra ne oluyordu dersiniz dostlarım? o bilge adam, tarkan ın iyileşmesi için, tıpkı jacob gibi onun bir mağraya gitmesi gerektiğini ve o suya girmesini söylüyordu. sayid de iyileşti o sularda, tarkan da. belki kaynağı aynı sudur bilemeyeceğim. ne oldu sonra? ikiside cillop gibi kanlı canlı oldular. hatta bilge adam ve yandaşları da tarkan ın öldüğünü düşündü ve üzüldü, jack ve tayfasıda. canlı gördüklerindeki tepki bile aynı neredeyse.
şimdi sorarım size? bu yaptğınız insanlığa sığar mı ha? söyleyin sığar mı jack? sığar mı sawyer? sığar mı kate?
--spoiler--
6. sezona başladığımız, adada akla hayale gelmeyen bir dünya olay olduğu halde tapınakta gençlik pınarıyla kebap yapan bir capon olduğunu öğrendiğimiz dizi. nerelerdeydin lan o kadar olay olurken. şimdi bana "abi ben çıkamıyorum tapınaktan" diye bir açıklama yap. yoksa sayid abim canlandı fena dayak yiyeceksin ondan kung-fu hareketlerinde kurtaramayacak seni.
--spoiler--
--spoiler--
1977 yılındaki juliet bombayı patlatmaya çalışırken aynı anda iki olay meydana geldi; hidrojen bombası patladı ve zamanda sıçrama oldu. kahramanlarımız zaman sıçraması sayesinde bombanın etkisinden saliseler önce adadaki kendi zamanlarına döndüler. bilim adamlarının bugün kuantum teorisi sayesinde teorik olarak ispatladığı gibi aldığımız veya almadığımız kararlara,yaptığımız veya yapmadığımız eylemlere göre şekillenen ve çoğalan birçok paralel evren var(zaman sıçramasıyla paralel evrene geçiş aynı şey değil). bunun sonucunda 1977 yılında patlayan bir bombayla adanın sular altına gömüldüğü bir başka evren daha oluştu.böylece 2004 yılındaki sıdney-los angeles uçağı zaten suların altında olan adanın üstünden uçup gitti ada sular altında olduğu için elektromanyetizma etkisi uçağı düşürmeye yetmedi sarsıntıyla atlattılar ..bu teorinin dizide iki tane de ispatı var 1 -juliet in öldükten sonra mıles aracılığı ile ilettiği işe yaradı mesajı..(öldükten sonra boyut değiştirdiği için zaman ve mekan sınırlaması olmaması nedeniyle bunu algılayabildi).. 2-desmond un uçakta olması çünkü sadece zaman sıçraması olsaydı desmond un o anda uçakta değil adada ambarda olması gerekiyordu fakat o evrende ada zaten 1977 den beri olmadığı için desmond hiç adaya gitmemiş oldu..aslında şu anda iki farklı dizi izliyoruz kahramanlarımız aynı anda iki farklı yerde değil olayların tamamen bağımsız ve farklı geliştiği iki farklı dünyanın hikayesi.. bombanın patladığı ve adanın olmadığı dünyada gelişen olaylar ve bombanın patlamadığı ve adaya bir şey olmadığı dünyada gelişen olaylar.
Adanın içinde bulunan manyetik boşluk, bundan uzun yıllar önce aslen mısırda, heykele ve tapınağa yakın bir yerde idi. Manyetik boşluktaki çark ilk çevrildiğinde, boşluk ve yarı çapındaki kara parçaları yer değiştirdi ve okyanusta bir yerlere taşındı. Aslında bu olay bir nevi adanın oluşumu olarakta nitelendirilebilir. Adayı ilk taşıyan konusunda ve adayı bir anlamda oluşturan her halde Jacob'dır.
--spoiler--
ben böyle dizinin anasını avradını bacısını kısacası sülalesini .... buna rağmen izliyorum ya ona şaşıyorum. ulan ne oluyor ne bitiyor anlayamıyorum ki hayır zaman kavramı kalmadı artık uyumaktan korkar oldum gerçek hayatta "acaba yatıp kalktıktan sonra bir kaç sene ileri veya geri gider miyim" diye düşünmeye başladım.
tanım: izlerken mala bağlamanıza vesile olan dizimsi.
sonunda beklenen final sezonu başladı. tüm soruları hemen cevaplayacaklarını beklemiyorduk ancak hala ne olacağını kestirmek mümkün değil şu dizide. işte bu yüzden büyüksün lost*
--spoiler--
6. sezonun ilk bölümü la x'te aklıma iki soru takıldı:
birincisi, dizinin hemen ilk sahnesinde jack'i -düşmeyen- oceanic 815'te görüyoruz. jack, daha önce adada görmüş olduğu kişileri hatırlıyormuş gibi davranıyor. diğer karakterlerde böyle bir belirti yok. jack'in diğerlerinden farkı nedir?
ikincisi sorudan çok aklıma gelenler arasında bağlantı kurmayı deneyip kuramadığım bişey. ama bunun sonunda bişey çıkacağını ümit ediyorum. olay şu: hatırlayacağınız üzere bizim lostieler adaya ajira 316 ile döndü. o uçakta sayid, ilana adlı karakter tarafından kelepçelenmişti. daha öncesine dönersek 5. sezon bölümlerinde ilana'nın sayid'i pataklayarak ele geçirdiğini ve 4. sezon'da izlediğimiz the economist adlı bölümde sayid, benjamin linus'un hedef gösterip golf sahasında öldürmüş olduğu adamın ailesi adına çalıştığını söylemişti. daha da öncesinde**ilana hastanede yatarken jacob onun yanına gelip ilana'ya bişey yapması gerektiğini söyledi.
şu jacob-ilana-sayid olayını izah etmek gerekirse, jacob çok önceden sayid'in kendine getirilmesini emretmiş olabilir. ancak sayid; jack, kate ve hurley ile birlikte 1977'ye giderken ilana, 2007'de kalmıştı. sayid-ilana ilişkisi kopmuş oldu böylelikle. neyse ben bu olayı çözemedim ancak eminim bu, ilerde bir şekilde ortaya çıkacaktır.
--spoiler--
21. yüzyılda, 6 sezondur bi adadan çıkamadılar, bi çözüm üretemediler, tavşan gibi çiftleştiler, dünya hayranları oldu. olm bundan sonra türk dizilerine saçma derseniz söverim bak.
5. sezonun son ve 6. sezonun ilk bölümleriyle senaristlerinin zerdüşti inancından pek fazla esinlendiğini görmemizi sağlayan dizidir. iyi kötü savaşı gibi bir şeyler.
(#7221729)entarisinde de görüleceği üzere 6. sezon fotografında birden çok mesaj içermektedir.
konu jphn locke üzerinden devam edecektir.
claire geri dönmüştür.
vs.
şimdi oturup herkesin söylediği şeyleri bir kere de benim tekrar etmeme gerek yok. çok karışık, çok farklı bir dizidir, tanım yapmak gerekirse. ya çok akıllıca yazılmış ve ince planlanmıştır, ya da koca bir balondur.
sorulara cevap aramak çok yoruyor insanı. şu dile kolay 5 senede o kadar çok cevaplanmayan soru birikti ki artık kimse tam anlamıyla hatırlamıyor. bilgi alerjisine tutulduk hepimiz, alvar hanso kim diye çıldırırken en bariz olayları hatırlayamanlar çoğunlukta.
sıka sıka izleyeceğiz bu sezonu da. şahsi kanaatim şimdiye kadar biriken soruların %10unun açıklanacağı yönünde. birçok arkadaşım bu görüşü paylaşmakta. ilk sezondan beri sorularımı hazırlamıştım artık onu bile hatırlamıyorum. dile kolay 5 senede 3 farklı il ve şube, 4 farklı ev gördüm ama hala lost konusunda başladığım yerdeyim herkes gibi. beraber izlediğim arkadaşlardan biri istanbula gitti, iki senedir görüştüğümüz yok. bir tanesi nerede bilmem. işte böyle. kısaca hayat geçiyor, enerjiler bitiyor ve ben artık sadece başladığım işi bitirmek amaçlı izliyorum.
sayid i tarkan gibi havuza sokma fikri komikti, cem yılmaz a selam çaktım, alttan bir musluğun boşalttığını düşledim adeta. 2 farklı zaman beynimi yordu, kötü black smoke efektleri gözümü bozdu, sıkıntı içinde bitirdim. ben artık kurtulmak istiyorum bu illetten ya.
--spoiler--
genel tanının aksine bölümün başında izlediğimiz uçakta geçenler dizinin finali olmayıp finalde izleyenlere hasssiktir dedirtmek için senaristlerin oluşturduğu altyapıdır.
--spoiler--
sayın lost kurbanı sallazort insanlar abuk subuk teori üretmektense bölüm adlarını inceleyip set görüntülerine bakarak ne olup bittiğini öğrenmek daha güzel değil midir? misal prudence adlı arkadaşımızın paylaşmış olduğu bi site var ben de paylaşayım.
hacılar siteye girin bi okuyun 6.sezonun nasıl devam edeceği konusunun genel anlamda ne olacağını anlarsınız. izlerken de 'hassktir' yerine 'nihaa ben biliodum koduklarım' dersiniz.