https://galeri.uludagsozluk.com/r/2421525/+
Soğuk bir kış günü, hava eksi derecelerdeyken görmüştü bizimkiler seni. Sonra günlerce aradık taradık en sonunda sitenin marketinin bulaşık süngeri rafında uyurken bulduk. Başta hamile sandık ama nereden bilebilirdik koca göbekli olduğunu…
Sonrası benim ikinci evimdeki ikinci kızım sütlaç oldun. Geldim, gittim, mamanı suyunu verdim, kumunu temizledim, havada uçuşan tüylerine rağmen üşenmedim dakikalarca sevdim, dakikalarca rulolandım. işten yorgun argın dönsem bile ihmal etmedim seni. Hatta en son yanına geldiğimde banyoda kilitli kalıp çilingir çağıracak duruma bile gelmiştim. (Bu olay bile hep seninle hatırlanacak) velhasılı, aylar sonra sahiplendirdik seni ve artık başkasının koca göbeklisi olarak hayatına devam edeceksin. Tüyün kadar ömrün olsun, kalbim seninle, izmir’de…
Bir keresinde uysal bir kedi sevmiştim ama o bile sonra tırmalamıştı. Sadece bizim orada kültür sokaktaki kedileri okşarım vaktim varsa. O kediyi okşadım ama biraz. Sonra uyandı.
Bebekliğini hatırlamıyorum. Benimle aynı sene doğmuş. ilkokula giderken beraber yatardık. Kediler normalde köpekler kadar zeki hayvanlar değildir. Ama gelden gitten anlardı. Hatta bir keresinde babaannem evin içinde dolaşan farelere çıldırıp “atacoom bu pisuu” deyince efraim fırlayıp nereden bulduysa bi fare bulup atmayın beni fare de yakalayabiliyorum ki dercesine göstere göstere ağzında fareyle dolaşmışlığı vardır.
Efraim sütten peynirden yoğurttan başka birşey yemezdi. Ben yatılı lisedeydim. Ancak yazları gelebiliyordum eve. Lise 2’nin yazıydı. Efraim iyice yaşlanmıştı. Bir gözü de kördü. Yürürken kafası titriyordu hep. Okul bitip de ben eve gelince kafasını zor bela kaldırdı yattığı yerden, beni tanıyınca güçlükle mırıldandı. Geldi ayağıma sürtündü.
Efraim o yazı çıkartamadı. Tam 17 yıl yaşadı efraim. Bu insan yaşıyla 110 yıla filan karşılık geliyor.
Sen ne güzel kediydin be efraim, senden sonra hiçbir kedi senin verdiğin mutluluğu vermedi!
dünyanın en hassas ruhuna sahip mucize hayvanlar.
mesela yemek yiyorum, geliyor yemeğinden istiyor, git kendi mamani ye diyorum, vermiyorum. 2 saat kusuyor. gönlünü alana kadar canım çıkıyor. mizmiz, hassas, şımarık oğlan çocukları gibi benimkiler.
kendini sevdirmeye bayılıyorlar, durmadan beni sev diye pati atiyolar, ihih.
yemek, uyku ve sevilmek haricinde başka dertleri yok.
italyanlar "yavaş yaşayarak hayatin tadına varmak"'derler. dünyanın en keyifle aylaklik yapan canlıları, aheste aheste.
bebek daha benim canlarım. küçücük atan kalpleri, minicik bedenleri var. onları koruyacağım diye aklım çıkıyor.