Sahip olduğum biricik şey. Çok savaştık onunla birlikte. O kendi savaşlarını kazandı sözlük. Benim aksime kazandı. sımsıkı bağlandı hayata. Şu anda bile yanımda mırıl mırıl. Tek sevdiği insan benim üstelik. ilk kez bir kedimizin favori insanıyım. Hayattaki en büyük başarım bu olabilir.
Kedi sahibi olunca insan gerçekten başka bir sorumluluk alıyor. Dışarıdan bir kap mama, biraz sevgi yeter gibi görünüyor ama bunun dışında veteriner masrafı falan da oluyor. Geçen sene benim minik hastalanınca muayene, tahlil derken bayağı bi ücret tutmuştu açıkçası. O zaman evcil hayvan sigortasını bilmiyordum. Sonradan birisinin tavsiyesiyle Türkiye Sigorta’nın evcil hayvan sigortasına baktım ve yaptırmaya karar verdim. Ayakta ve yatarak tedaviyi karşılaması, acil durumlarda destek olması bayağı içimi rahatlattı. Veteriner danışma hattı da güzel düşünülmüş, en azından insan panik anında birine danışabiliyor. Ücretsiz tırnak kesimi, göz kulak temizliği gibi şeyler de küçük ama hoş detaylar bence. Kısacası kedi bakmak sadece mama almak değil, bunun sağlık tarafını da düşünmek gerekiyor. Ben kendi adıma böyle bir güvence olunca daha rahat hissediyorum, sonuçta kedimiz aileden biri gibi oluyor.
Ben eve şuan alamıyorum, sebeplerim var. Ha işlettiğim otelin önünde yamuk ağız var. Siyah beyaz. Dünyanın en uslu kedisi. Mamasını verince mecbur başında bekliyorum, yoksa yemiyor. Korkuyor enayi diğer kediler gelip döver, mamasını yer diye. Eğer fırsatım olsa onu eve alırdım. Bunu neden yazdım? Çünkü 175 entry’yi tamamlayıp 14.000 olmaya kasıyorum.