Yatmadan önce bazen giyiyorum, bazen giymiyorum. Önceden hep giyiyordum ama artık havaya göre bazen giyip bazen giymiyorum. Dün akşam gece havuzu vardı diye giyeyim dedim. *
O patron beni işe alsın o zaman. Tekirdağ'da öyle patron varsa ama çünkü artık tekirdağ'da yaşayacakmışım. iş beğensek bu sefer de gençlerin elinden bir şey gelmiyor demesin. *
--spoiler--
Herşeyden kaçar da insanoğlu kendinden kaçamaz. Bence mutlu olmayı hedeflemeyin, acıdan korkmayın, sürekli mutluluk peşinde koşmak sizi tüketir, acı işe sizi pişirir güzel bir yemek yapar.
--spoiler--
Evet insan kendinden kaçamaz da mutluluk zaten otomatikman gelebilen bir şey. Acının insanı pişirdiği yok, eziyetten başka bir şey yapmaz valla. Yine de ömür boyu acı çekilebilir o ayrı da mutlu olmak kötü bir şey değil ki. Fakat bazen acı çekmek gerekebilir, mesela geçen sene kendimce çok acı çektim ama bu kadar acı yeter dedim ve hayatıma bakıyorum valla.
Fakat yarı cahillik mutluluk değildir. Zekâ da mutluluktur. Üçünden birini seçmek lazım. Zekâ çeşitleri de var. Olumlu düşünmek de zekilik olabilir. Aklı en iyi şekilde kullanıp mutlu olmak lazım. Tercih bizim. *
--spoiler--
karanlık bir kış gecesinde etrafta hiç kimse yokken , önünüzdeki koltuğu bile göremiyorken ; yani tamamen kendiniz ile baş başa kalmış iken siz; eğer hiç bir uyarana maruz kalmadan bu şekilde en az 1 saat oturabiliyorsanız tebrikler; ancak bu fikir bile tüylerinizi diken diken etti ise şayet; hayatınızdaki sizi bilinç altında rahatsız eden hususları; zihninizin karanlık dehlizlerine girerek, elinizde bir mum ışığı ile gerekirse saatlerce arayarak çıkarmanızın gerektiği olduğu bir çeşit idman.
--spoiler--
Her şey allah'ın izniyle oluyor dinen. Allah uyaran mı o zaman.
Geçen gün oraya gittim. Orada bir abla benim otizmli olduğumu anlamış. Hani olabilir ama normal insanlar da telefonu yüzüne yakın tutabiliyorlar. Bir dahakine yanıma oturursa otizm konuşmak istemediğimi söylerim. Otistiksem otistiğim. Herkes kendine baksın ulan. Ayarlarımla oynamayın. Bu sene de zaten herkes, her şey bir değişik zaten. *
Mantıklı düşünerek olabilecek bir şeymiş. Bu kadar da umutsuz olmayın ulan. Gerçek hayatta herkes pozitif, dertsiz, tasasız; burada herkes bir dertli, sıkıntılı. Bu nasıl iş böyle ya.
Valla rahmetli annem ta 11 sene önce falan bile yazlığımızın orada sokak köpeği istemiyordu diye hatırlıyorum. Son birkaç senedir yazlığımızın yukarısına yürüyüşe tek gidemiyorum. Bir keresinde köpek havlamıştı diye hatırlıyorum. Eskiden yürüyüşe gidebiliyordum ama şimdi korkarım. Eskiden kutuplaşma yoktu diye midir acaba.
--spoiler--
.engelli kadrosundan kamuya atanmıştır, senden benden daha sağlıklı görünür günde 10 kere sigaraya iner ama gram laf söylesen "ben engelliyim" diye kıyametler koparır.. bu vergi indirimi mevzusu da bambaşka bir olay.
--spoiler--
Valla ben öyle değilim çünkü ekpss'ye girsem engelli haklarım gidecekti. Ben engelliyim diye laf kopartmadım ama birkaç sene önce hastane danışmanının dediği şeyi anlamadığım için ablamın da tembihlemesiyle engelli olduğumu söylediğim oldu. Zaten o hastane bayağı bir olumsuz yorum almış. Engelli emeklilik hakları elinden alınmasın. Ben atipık otizmliyim mesela ve bu ömür boyu süren bir şey. Kendimi iyileştirmeye, geliştirmeye çalışmasam kendimi bu kadar iyi ifade edemezdim. Engelli haklarımı sonuna kadar hak ediyorum bence. Kimse kusura bakmasın. *
Biri de benim galiba. Sanırım insanlarla iletişim kurmak ve irademize hakim olmak gerekiyor. Zorlayıcı bir bozukluk ama. Geçen sene zaten bundan çok çektiğim için ve geçen seneye göre daha mantıklı düşünebildiğim için geçti gibi bir şey ama çok zor yani.
--spoiler--
fikrini belirt, geyiğini yap, yaz ve çık. farklı aranıyorsan burası zaten yeri değil; yallah ekşi'ye, yallah instagram'a.
--spoiler--
Seni ne ilgilendiriyor kimin sözlükte nasıl takılacağı. Sen öyle takıl o zaman. Sosyalleşmek güzel bir şey bence. Ayrıca bilmiyorsan sözlük zirveleri diye bir şey de var. *
Çok mecbur kalırsam oscarlık rol yapabilirim ama normalde yapmam. Olduğum gibi görünmeyi severim. Oscarlık rol sadece bir kere yapmıştım. Biri beni kolumdan tutmuştu ve ben de sanki arkamda biri varmış gibi bağırmıştım. Belki o bile inanmıştı. Hatırlamamış gibi rol yaptığım da olmuştu. *
Antalya'ya giderken en önde oturmuştum. Uyuyamamıştım ama kahve içmiştim. Dönüşte öne yakın bir yerde oturmuştum ve bir iki saat de olsa uykuya dalmıştım. Otobüste, trende falan uyuyamadığım için benim için en ön daha iyi. *
Ona bakılırsa kur'an'ı en iyi alimler anlayabilir. Alim değilsek zaten çok iyi anlayamayız. Tefsir ve mealin uyuşması gerekir bence. Dinden sorumlu olmanın şartlarından biri de akil-baliğ olmakmış.
Benim için en parlak 10 yıl olabilir. Güzel şarkılar da çıkıyor arada. Haksızlık etmeye gerek yok. Yeni şarkıcılar herhalde yeni çıktıkları için şarkı yapma hevesleri daha çok oluyor ve daha iyi şarkı yapıyorlar.
Yani düşüncelerimi, duygularımı gizleyememek ve evde neysem dışarıda da o kişi olmak anlamındaysa öyle olabilirim ve bu özelliğimi seviyorum. Çoğu kişinin gizlisi saklısı olabilir ama benim yok. Her şeyimi herkesle paylaşmayabilirim tabii ki ama gizlim saklım yok galiba. *
Ölen ölüyor ama kalan ölene üzülüyor çünkü yaşasaydı ölmek istemeyecekti. Belki de o yüzden ölüp kurtuldu diyorlar çok hastayken ölen insanlar hakkında. Ölümü merak etmiyorum da korkuyorum çünkü ölürken acı çekmek ve öldükten sonra da ebedi hayat insanı korkutabiliyor.