Hayattayken mücadelesine tanık olduğum kanser hastası ve biyografi filmi yapılan çok güçlü bir kadın. instagramda karşıma çıkmıştı vakti zamanında yaşadıklarını her postunda göz yaşlarıyla okuyordum iyileşmesini o kadar çok dilemiştim ki. Kanser hastalığının nasıl bir illet olduğunu bu şekilde öğrenmiştim. Neslicana rahmet bu hastalıkla mücadele edenlere ve yakınlarına sabır ve güç diliyorum.
Şimdi 5 bölüm izledim geldim. Çok tanıdık bir konusu var ama çıkaramıyorum. Kısaca özet geçecek olursam evli bir çiftimiz var bebeklerine bakıcı arıyorlar anne takıntılı kimseye güvenmiyor yüzme kursundaki hocasıyla bebeğin iyi anlaştığını düşünüyor ve ona bakıcılık teklif ediyor kadın işe başlıyor o sırada koca iş seyahatinden geliyor bir de bakıyor ki kız bunun eski sevgilisi.. sonrası spoilera girer. Yani diziyi izleten unsur ha seviştiler ha sevişecekler beklentisi. Nazlının libidosu çok yüksekti genel olarak yeter artık bir sevişin dedirtti.
Sokak kedisinin birini bi kaç gün evde misafir ettim. Her geldiğinde yıkayıp seviyordum. Yok ama yaranamazsın nankörlere. O. Çocuğu her yerimi çizdi bütün tırnaklarını geçirdi. Hayvan sevgisinin amk. Gece gece sinirlerimi hoplattı. Kuduz olunur mu bunun çizmesiyle hastaneye mi gitsem bu saatte. Oç.
O kadar saçma anlamsız bir şey ki. Kazası var belası var dış güzelliğin öyle kalacağının garantisi yok. He tabi ömrünün kalanında yüzüne bakacaksın bir albenisi olmalı kendine iyi gelmeli sempati karizma ne derseniz artık biraz olacak. Sadece güzel/ yakışıklı birini hayatınıza alırsanız sizi geriye çeker bütün donanımınızın içine eder, yaptığınız aktiviteden zevk alamazsın.
Akıl kemale erince 30 u bile bulmuyor. 28 yaşındayım aşık olacak insan mı kalmadı yoksa artık her şeye mantıken yaklaştığımızdan mıdır nedir. Biriyle tanışınca nasıl biri olduğundan çok mesleği duruşu aile geçmişi nereli olduğu gibi sorular ağır basıyor.
Fark etmezsin bile bazen ağlamamaya çalıştığını. içinde huzursuzluk, öküz oturur göğsüne. Bardağı taşıran o son damlayla hüngür şakır ağlarsın duramazsın.
Büyük gösterişli kıpkırmızı diri kirazı almayın ilaçsız yemek istiyorsanız. Bir kiraz üreticisi olarak bulunduğum bölgede organik kiraz yok. Organik olmasını arayan da yok. Alıcılar yalnızca büyüklüğüne bakıyor.
Suyun tadını alıp kıyaslama yapan insanlar çok korkunç değil mi? Her şeyin farkında algıları açık ve biraz da uyanıklar. Memnun etmesi çok zor insanlar gibi geliyor. Allah size değil sizinle muhatap olana kolaylıklar versin.
Yeni bir şeye başlarken hep zorlanıyorum. Yeni bir kitaba, yeni bir filme, yeni şehirde yaşamaya.. bana özgü bir özellik olduğunu düşünmüyorum ama üzerimdeki etkisi abartılı boyutta. Güzel bir tatil beldesinde memuriyette de depresyona girip istifa etmeyi düşünmezsin be kızım.
Ayrıldığım şehir. 3 yılımı bir araba deposuna sığdırıp ayrıldım. Çok arkadaşım oldu kimlerle nerelere gittim gezdim. Ama dostum olmadığını ayrılırken anladım. Çalıştığım iş yerinden ayrılırken tek bir damla göz yaşı dökmedim. Bunun dışında istanbul tuhaf bir yer alışması zor, karışık ülkelerden kültürlerden insanlar bir arada yaşıyorsun her gün yüzlerce farklı yüz görüyorsun. Eminönü’ne gittiğinde tarihi dokuyu hissediyorsun, istiklalde kalabalık içinde yürüdüğünde kendi hayatının küçüklüğünü anlıyorsun, Beşiktaş’ta Kadıköy’de günbegün geçip giden gençliğine yanıyorsun. Öyle ya da böyle sevdim sanırım ben istanbul’u.
Bu yetenek insanı kuaför masrafından ve bıyıklı kaşlı dolaşma rezilliğinden kurtarır. Hayatımda bir iki defa kuaföre bunun için gittim hep kendim alırım. iple alanlara da özeniyorum bilen varsa öğretebilir mi?
Çok yakın erkek arkadaşımla eğitime gittiğimizde Kürtçe konusu açılmıştı kalabalık bir ortamda sana Kürtçe bir şey söyleyeyim mi dedi kulağıma eğilip demişti. Tabi ben anlamadım ne diye sorduğumda eve gittiğinde bakarsın demişti. Kürtlerde romantizm eğreti duruyor.