istanbula aşık birisi olarak, sevdiceğimle Yozgat'ta bile yaşayabilirim.
10 dakikalık esprilerime tepkili galiba. Ben çok tepkili olduğumda espri yapmayı tercih ediyorum, kendisi söz konusu olduğunda.
Ya da mücadele biçimime tepkilidir. Ayakta kalmak için mücadele etmek zorundayım. Ben de isterim yanında boğazı seyretmeyi, ama şimdilik mümkün değil.
Oyuncu babam annemi dövdüğünde evden çıktım. Doğada hiçbir canlı dişisine şiddet uygulamıyor dedi. Bu da ek.
Uzattığım her eli geri çeviriyorsun. Mecburen olabilir. Hatta benim için de olabilir. Ama hanımefendinin düzelt dediği hiçbir hata öyle kalmadı.
Şunu da söyleyim de. Bazı şeyler benim insşyatifimde değil. Olanlara da şöyle bak, bence ay insani olarak nasıl birisi. Ve yanlış yaptığını düşündüğüm şeylerin geçmişten günümüze haklı nedenleri olabilir mi?
Gerçi hepi topu bir iki hafta hoşlanmıştım, ama melisa gibi bir haberle şoka uğratmayacağının garantisini verebilir, bekleyeceğinin sözünü verebilir, bir takvim verebilir, sorunları nasıl aşacağımızı anlatabilir.
Geçen bir profil gördüm instagramda. Kadının yüzü yanmış, insana benzemiyor. Ama iyileşmeye çalışıyor. Grc öyle hasta olsa sever miydim? Sevmezdim. Ama sevdikten sonra öyle hasta olsa aşkımdan vazgeçmezdim.
Kalbimde tek kişi mi var? Unutulmayanlar asla unutmayanlardır. 15 dakika sonra isimlerini de açıklayacağım bunların. isim isim yazacağım unutulmazları.
Bu sefer 10 dakika da bekleyemedim. Merak etsin diye söyledim. Unutamadığım kimse yok. insan bir kişiyi sever, bir kişiye aşık olur.
Hocayla ilgili öyle bir şey söylediler ki, tüm güvenim gitti. Ama disiplin sorunu düzeldi. Hastane işi yine olacak, ama haftada bir iki kere. Çünkü disipline neden olan iki rahatsızlık da önemli oranda azaldı.
Hayri her tarafa kamera yerleştirip, polisleri hizmetli diye işe alınca, yarkadaşın sitesine haber oldu. Her yer dinleme cihazı, kamera, sivil polis diye. Ak parti bu iddialar hakkında soruşturma açtı ama dosya kayboldu.
Şimdi aynı site yine yazmış, hem izin veriyorlar hem de belgeliyorlar yazmış. Bununla ilgili.
Dediğim gibi ben kendimi çok beğenen birisi değilim. Sürekli muayeneye giden, hastalığı tam geçmemiş birisi olarak, binlerce kişinin ilgisi de sevindirdi.
Ama,
Savaştan dönüp de köyünde sağ kimsesi kalmamış asker gibi, kimseyi kaybetmek de istemiyordum. Aksine böyle bir durumdan korkuyordum. Haliyle kimseye git deme durumum yoktu ve dahası birisi gider diye de korkuyordum.
Herhangi birisinin gitmesi ciddi bir yara iken, grc'nin gitmesi ölümden beterdi. Demek ki aslında değişen bir şey yoktu. Demek ki aslında bir kişi vardı.
Bunu zihnimde defalarca tekrarlayıp, temmuz eylül arası yazmayı düşündüm. Ama sonra beklemek ne işe yarayacak dedim, ve beklemeden yazdım.
Çeşitli dönemlerde beğendiğim ve hoşlandığım kişiler olmuştu, ama sevdiğim tek kişiydi.
Ek itiraf: aslında hiç ağlamadım, ne kadar sevildiğini bilsin diye yazdım, ama üzüldüğüm oldu.
Eğer ulaşabilirsek, db-ay birlikteliğinden sonra, başka bir yakınlık olacak. Birkaç ay öncesine kadar db ve grc günde birkaç kez aklıma geliyordu, biraz da başkan. Biraz da diğerleri işte. Şimdi sürekli grc. Ya başkasını severse, ya kavuşamazsam. Dahası tek kuruş istemem birlikte olursam. Bu da benim sözüm.
Ankara'daki evli kadınların ilgilerini kocalarına nasıl izah ettiklerini tam bilmiyorum. Çoğu ilgiyi yalanlıyormuş herhalde. Peki bunlar sevgide ısrar mı edecek, vaz mı geçecek?
Ne değişir denilecek. Aslında değişecek çok bir şey yok. Başbaşa çay içme ihtimalimiz bile yok. Eğer basit bir sevdiğim olsaydı çapkınlık yapardım, yalan mı söyleyim. Ama şimdi ve daha sonra bu mümkün olmayacak.
işsiz ama idealisttim. Cıvık ile sık sık küçükesat'a gider, frappe içer ve dönerdik. Mia "dayı ben hiç küçükesat'a gitmedim" deyince, onu da götürdük. Şimdi küçükesattan ev ilanlarına baktım da evler eski. Param var da, kararsız kaldım.
Kim akıl verdiyse habire az kaldı, az kaldı demenin zaman sıkıntısını hafifleteceği telkininde bulunmuşlar. Halbuki sürpriz bir gelişme ve büyük hata olmadıkça beklemek ve iyileşmek sıkıntı değil.
Facebookta bolca öğretmenler var. Genellikle bilmece sorup, altına düşünmeyi geliştiriyoruz, akıl yürütmeyi öğretiyoruz diye açıklamalar ekliyorlar. Tetris oynayarak zeka geliştiğine inanan toplumdan bunlar çıktı.