evet geldik bu efsane dizinin sonuna ki efsane dememin nedeni belli, biz türk toplumu olarak bugüne kadar belki yüzlerce dizi gördük izledik beğendik veya beğenmedik ama sonuçta izlemesek bile birileri izlerken gördük eleştirdik... bazıları oturdu izledi bu dizileri izlettirdi bazıları ise izlemedi böyle dizimi olur deyip güldü geçti...yabancı dizilere yöneldi haliyle izledi izledi adamların yaptıkları en kötü diziler bizim en iyilerimizden bile daha iyiydi haliyle... sonra bir gün bir dizi çıktı ortaya ezel diye intikam isteyen bir adam, eeh senaryo sağlam gözüküyodu ama bizler yani bu ortada dolaşan saçma sapan türk dizilerinden sıkılıp yabancı dizilere yöenelen bu bünyeler, bu diziyede belkide ön yargıyla yaklaştı, sağlam bir kadrosu olmasına rağmen bu bir türk dizisiydi, ama yinede geçtiler televizyonların karşısına yıllardır yapmadıkları şeyi yapıp açtılar bir türk dizisini belkide istemiye istemiye seyretmeye koyuldular, işte o anda olan olmuştu bile daha ilk bölümüyle bizleri gerek senaryosuyla, gerek oyunculuklarıyla gerek atmosferi gerekse müzikleriyle ekran başına kilitlerdiler. ayladır belkide yıllardır televizyonda haberden başka bir şey seyretmemiş bu insanları oturup ulan ezel var bugün aç şu televizyonu bile dedirtecek duruma getirdiler... ezel farklıydı bunu daha ilk bölümleriyle bizlere kanıtlamıştı, ve izledik izledik sonunda ezelde tükendi ve bitti... açıkcası efsane bir dizinin son bölümünü böyle beklemiyordum ne biliyim daha farklı daha değişik bir son bekliyordum bilmiyorum belkide ben beklentimi çok yüksekte tutmuştum, neyse yinede bu açığı son bölümündeki gerek atmosferi gerekse oyuculukla neredeyse kapatabilmişler, ve ucu açık bir son sahneyle diziyi noktalamışlar... umarız bir sinema filmi çekilir ve bu dizi çok daha farklı bir şekilde, daha farklı bir sonla bize o ters köşelerinden birini yaparak biter, ama öyle olmasa bile dizi burada bu şekilde noktalansa bile ortada tartışmasız bir gerçek vardır. bu dizi farklıdır, bu dizi unutulmayacaktır, ve bu dizi efsane bir dizidir... ve yine bu dizi türk televizyon tarihinin gelmiş geçmiş en sağlam dizisidir...
bütün oyunculara tek tek teşekürler özellikle kenan imirzalıoğlu, tuncel kurtiz, barış falay... bu muhteşem üçlüye özellikle çok teşekkürler.
senaristlere bize yaşatıkları ters köşeler için ayrıca teşekkürler.
dizide emeği geçen herkeze bize yaşattıkları bütün o içten duydular için tekrar tekrar teşekkürler.
ve son olarak ramiz dayımızın gençliğini canlandıran ufuk bayraktar abimize ayrıca teşekkürler kendisi ne kadar sağlam bir oyuncu olduğunu bizlere defalarca kanıtlamıştır...
entry'e son noktayı şu iki dizeyle koymak istiyorum...
herkes öldürebilir sevdiğini
ama herkes öldürdü diye ölmez...
ekşi sözlükte 100lerce yazarın final sahnesi hakkında yorumlarda bulunduğu dizidir. hepsi 2-3 aynı farklı olasılığı söylüyor ama herkes bir yerde patlıyor. vallahi çözemedim ben bunu. senaristlerden açıklama istiyoruz. resmen sınıfta kaldık. kimse emin olamıyor yazdıklarından.
bir yandan düşünüyorum. ulan can, ezel'i biliyor tanıyor. yani can ömer'i keşfediyor aslında. can'da zaten soyadını uçar olarak söyledi. ama ezel tekrar ameliyat olmadıysa ezel aynı ezel. ee can'da ezel'i tanıyor zaten. yani demem o ki, ne diyorum lan ben diyorum yani. toparlayamadım ki. yani diyorum ki can, ömer'i keşfediyor o mektuplardan. -senaristlerin karakterleri hayal ettirmesi; ezel'in kenan ölünce dayıyla konuşması genç ramiz genç kenan'ı görmesi- ee ömer'de çoktan öldü aslında.
ecel kelimesinin bir harf değişime uğramış kelime.
(bkz: muhabbetin içine sıçmak) aslında sıçmadım. orada bir oyun var. ecel, eycel, eyşel, eyşal, eyşan... eyşan kendi eceliyle ölmediği için eyşan ismi türedi. bundan kafası karışan ezel, kafasını kaşıyarak kafa karışıklığını gidermeye çalıştı. *
2 sezon, 71 bölüm. ben hayatımda orjinal kurtlar vadisi haricinde hiçbir diziyi böylesine takip ettiğimi hatırlamıyorum. sebebini defalarca kez yazdım bu başlıkta. ve bu bölümle birlikte bence türk televizyonlarındaki en başarılı yapım finalini gerçekleştirmiştir. daha iyisi yapılana kadar, bana göre bundan iyisi yoktur.
uçar ailesi oğullarına sahip çıktığında göz yaşlarına hakim olamamak, cengiz öldüğünde derin bir oh çekmek, ezel'in ali'yi her şeye rağmen bırakmasına dona kalmak, eyşan öldüğünde tepki vermemek... benim için son oyun böyle geçti.
dizinin sonu ise havada kaldı. bunun güzel olduğu kanısındayım çünkü otu boku kurcalamayı seven insanımıza müthiş malzeme bırakmış oldular.
kapıyı açan adamda ömer'in kafasını kaşıma tikinin olması ve daha önemlisi, can'ın kendisini can uçar olarak tanıtması, "babama geldim" demesi, tek bir hedef gösteriyor. o kadar soru işaretini, sevimliliği de yapsınlar zaten. biz bu diziyi bu yüzden sevdik.
emeği geçen herkesi tebrik etmek lazım. öyle veya böyle çok iyi bir prodüksüyona imza atıldı. eğer bölümler 90 dk yerine atıyorum 50-60 dk arasında olsaydı, yanar döner kitlenin de ezel bozuldu yeeaa saçmalığıyla karşı karşıya kalmazdık.
soundtrack albümü geldi, bir de tamamen sansürsüz dvd seti çıkarsa tadından yenmez. senaryoyu da kitap diye satsınlar, alır okurum o derece.
madem finaliymiş diyerekten açtım youtube'dan bazı kısımlarını ,ki boş laflar, sararak izledim.
--spoiler--
cengiz'in ölümünden sonra yoğun tempo düşüklüğü yaşandı o açıdan kalan yarım saatlik dilim bence fazla uzun olmuş. kapıyı açma olayına da hiç girmeye gerek yok. lost tadında bir şirinlik yapmışlar, saygıyla karşılayalım. bir de genel olarak cengiz'in ölümüne kadar olan kısım çok başarılı, iyi çekilmiş. diziyi hiç izlemeyen birisi dahi rahatlıkla izler, kapılır. yönetmen ve prodüksiyona ayrıca tebrikler.
--spoiler--
ezel'in ölmediğine inandığım dizi. zira; bölümün adı son oyun. son oyun, ezel'in cengiz'e yaptığı mı? tabiki hayır. e o zaman? dayı ezel'e oyun oynamıştır. can ı oynayan eleman da 18-20 yaşlarında mıydı? evet. ezel, 18 yaşına falan gelince öğrensin demedi mi? dedi. üstüne kafasını da kaşıdı. daha ne olsun?..
veda bölümüyle hüngür hüngür aglatmış dizi.kenanan imirzalıoğlu'nun ameliyathanedeki konuşması yigit özşenerin oyunculugu karşısında zaten aglamamak münkün degildir.ve ben dizinin son bölümünü izlerken en çok böyle kaliteli bir dizinin bitmiş olmasına agladım.belki bencilce olucak ama artık yalnız kaldık sayılır.
kapıyı açanın kısa boylu olduğu hakkında söylentiler çıkmış dizidir. öyle birşey yok uuserlar. fenerin içinde kapıya doğru merdiven vardı. linki veriyorum dikkatli izleyin. kapıyı açan gayet ezel gibi uzundu. ve bence kesinlikle hayali. senaristler çıkıp ezel ölmedi diyene kadar bunun senaristlerin sanat tekniği olan hayali canlandırma olarak algılıcam. tıpkı kenan birkan ölünce ezel'in dayıyla sahici konuşması gibi.
ezel'in ölmemiş olma ihtimali yok bence. bir kere ailesini neden yine hasretlendirsin. yok yurt dışıymış bilmemneymiş. off senaristler sıçtı beynime. yarın işe mişede odaklanamam ben. basın toplantısıyla anlatsınlar şunu.
oyun yine dayının oyunuydu. dayının verdiği yüzükte zehir yoktu ezel sadece bayıldı. can fenerin yanına geldiğinde mektuplar elindeydi, sonunu orda okudu. bu hikayenin sonunun böyle biteceğni dayı mektubun sonuna yazmıştı. zaten fenerdekinin kafa kaşıma hareketinden ezel olduğu çok açık ortada.
--spoiler--
son sahnede fenerdeki kişi ezel'dir. o kafa kaşıma hareketi ile kapıyı açanın ömer olduğunu belli ettiler hemde yalçın abi'nin yaşlandırma tekniğine gerek duymadan. ayrıca can;
"ben can uçar" diyerek zaten ömer'i aradığını belli etti.
hala hatırlayamayanlar için kafa kaşıma videosu linkimiz de mevcuttur. 3.40tan sonrasını dikkatle izleyiniz.
--spoiler--
ezel eyşan cengiz öldü. burada sıkıntı yok. ezel ise can'ın babası olduğunu öğrenmesi ve babasını öğrenmesi için herşeyi planlamıştı. azad can'a hergün babası hakkında şeyler söyledi. can büyüdü mektuplar hala devam ediyor. babasını keşfediyor. deniz fenerinde can'ın gördüğü ezel'in hayali. çünkü bunu bu kaliteli senaristler hep yapıyor. kenan birkan öldüğünde ezel; dayı, genç kenan ve genç ramizle gayet normal olarak konuştu. burada edebiyatta adını bilmediğim birşey yapılıyor. gerçeküstü müdür nedir? işte son sahnede de bu oldu. ezel fenerde kapıyı açınca başını kaşıdı. biz burdan ezel olduğunu çıkardık can'ın hayalinde. çünkü ezel-ömer başını kaşır heyecanlı durumlarda. bunu ilk sezon gözümüze sokmuşlardı. olay tam olarak budur bence.
--spoiler--
facebook hayran sayfasındaki iki yorum ile kafamdaki soru işaretlerini biraz kaldıran dizidir.
--spoiler--
kapıyı açan ezeldi. ezel ne demişti cana bunları okuyun 18 yaşına kadar yavaş yavaş öğrensin 20 yaşında söylersiniz demişti ezel ölmedi dayı zaten aşk intikamdan güçlü değildir demişti intikamı aşka tercih etti zaten kenan ölünce ömer olmak için uğraştı baba olmak istedi onun istediği oğluyla beraber olmaktı
--spoiler--
--spoiler--
arkadaslar: o ezeldi. insan dikkatle izlerse herseyin farkina variyor. dayi ve ezel konustuklarinda, dayi ezele demistiki o yüzügü yeni hayatina baslarsan ve yasamak icin tek bir sebebin olursa takicaksin. iste tek sebeb: can. yeni hayatida onlan birlikte. ama ezel pat diye cana diyemezki, ben babanim ve anneni öldürdüm, cengizi öldürdüm o yüzden ali ve azada verdigi tüm mektuplar herseyi yavas yavas cana anlatmak icin. bastan beri zaten bu planiydi ezelin. intikam asktan güclüdür ve kimse sevdigini öldürdü diye ölmez. okadar
---spoiler---
böyle olmayabilir de tabii. okudğum hemen her yorumun mantıklı bir yanı var. dayı'nın sözlerine bakılırsa son sahnenin hayal olması, ezel'in, ali ile veda sahnesinde ali'ye "benle kötü bir şekilde büyüyeceğine bensiz iyi bir şekilde büyüsün" gibi bir şey söylemesi vs.
anlaşılan senaristler sonunu bize bırakmışlar. ilerde sinema filmi için akıllı bir hareket ama böyle bir son sanki biraz eksik oldu yahu. can'ın büyümüş halini hiç izlemeseydik daha net bir son olurdu. can, ali'nin elinde büyüyecek ve zamanla gerçekleri öğrenecek... niye bize beyin fırtınası yaptırıyorsunuz lan!? yazık değil mi 70 bölümdür izliyoruz ne olacak diye!
can babasını mektuplardan bakarak tanıyor kafa kaşıma olayı falan bunlar can'ın mektuplardan öğrendikleri. bu saçma değil, çünkü senaristler bunu kenan birkan öldüğünde de yapmışlardır. ezel dayıyla gerçekmiş gibi konuştu, genç ramiz genç kenan geldi. bunun adına edebiyatta ne diyolar bilmiyorum ama biraz gerçeküstü bişey yapıyolar.
2 sezon boyunca ters köşelerden, taklalardan geçilmeyen dizinin sonunun böyle bitmesi normal. çok iyi düşünmüşler. neyse efendim, sonunu kendime göre çözdüğüm dizi.
can motorla oraya vardığında çıkardı zarftan bir şeyler okudu. büyük ihtimalle dayının yazdığı kağıtların olduğu zarftı. azad'ın ezel'e gösterdiği... neyse işte, can'ın orada okuduğu son satırları dayı bir kaç saniye önceden seslendiriyordu. "benim hikayem buraya kadar" falan...
işte son oyun buydu. dayı öldükten sonra bile yaptı yapacağını... zaten içerideki her kimse kafa kaşıma detayını boşuna yapmazlardı.
bize iki yıldır türk televizyonlarında izleyip izleyebileceğimiz en güzel sahneleri gösteren, senaristerinden oyuncularına, yayında ve yapımda emeği geçen herkese * binlerce kere teşekkür ettiğim dizidir.
paragraflarca, edebi sanatlarla dolu bir yazı yazmak isterdim ama bunun bile bu diziye olan sevgimi ifade edemeyeceğinden korkuyorum.
ilerleyen yıllarda umarım tekrar tekrar oturup izleme fırsatı bulurum. unutmayacağım unutturmayacağım.