ölüm haberi daha kesin değildir mert'in. ama kesin ise ezel'in öğrendiğinde mümtaz amca'nın durumları nedir görmek isteriz. böyle bir oyunculuk kıyağı yaparlar mı bize göreceğiz?
büyük ihtimal, kenan birkan'ın göt olma bölümü açısından 2. sezonun yoktan var olan en kaliteli bölümüdür.
kültürlü (!) insanlarımız ezel'i son derece saçma bir şekilde yerden yere vururlarken, bu bölüm onlara kapak niteliğinde olmuştur.
ama ah mert ahh.
serdar tezcan gene yaptı yapacağını.
artık kana susamış bir ezel izleyeceğiz bu da heyecanlandırıyor insanı tabi takipçisiyiz dizinin.
--spoiler--
mert öleceğini sezdi sanırım zira arabaya binerken krem rengi paltoyla binip siyah renkli paltoyla indi.
--spoiler--
mert'in ölmesi iyi olmuştur. zira ezel in intikamının daha geçerli bi nedeni olması gerekiyodu. zaten gereksiz duygusal anlar yaşıyodu en başından beri.
bugünkü bölümüyle şahsımı defalarca göt etmiş olan dizi , neyse ki yalnız değilim bu konuda . *
yine bugünkü bölüme dair not : az evvel izlediğimiz dizide sadece " mert ' in başına gelebilecek olayı " doğru tahmin ettim , diğer tüm tahminlerim havada kaldı . cengiz sattı dedim satmadı , ali babalara geldi dedim olmadı , eyşan o.ospunun teki dedim o da olmadı ama bir tek bu mert'in başına birşey gelecek dediğim tuttu .
türkiye böyle kaliteli bir senaryo görmedi , tüm diziler böyle olsun artık hepimizi göt etsin izlettirsin kendini . 3 sahne sonra olacakları bariz sezdiren yani izleyiciyi " aptal " yerine koyan dizilerden artık bıktık .
2. sezonun en iyi bölümü ile çıktı bu akşam izleyici karşısına. usanmadan seyreden müdavimlerine de güzel bir bölüm sundu senaristler. ancak ilk bölümü yine de klasik 2. sezon bölümlerinden biriydi.
mert'in mallıkları usandırmıştı, ama yine de iyi ki öldü diyemiyorum. bu arada bir tahminim de şöyledir ki:
--tahmini spoiler--
bölümün son sahnesinde dayı ezel'e: gel yeğen gel, senin ilacın bende gibi bir laf etti, yani mert de dayı gibi sakat kalmış olabilir, ee ne de olsa iki hafta geçmiş, mert'e ne olduğu belli yani aslında o sahnede. ama belki de sekiz'e atıfta bulunuyordur dayı, gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var.
--tahmini spoiler--
kanımca son bölümünün en güzel sahnesi kenan birkan'ın son darbeyi yedikten sonra ezel'e bakarken sağ gözünün seğirdiği o bir saniyelik sahnedir. haluk bilginer tek bir mimikle ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu tekrar ele güne göstermiştir kanımca.
karşımda birinin gözü öyle seğirse, bu seğirmeye sebep olan da ben olsam orda tövbe eder allah'a sığınırdım lan.
edit: adet olduğu üzere ekleyeyim
--spoiler--
angut mert öldü mü?
ıssız ezel kaldı mı?
kenan öcün aldı mu?
imdi dizi karışur.
--spoiler--
son 5dk sında 2 tane saçma sapan olay olmuştur. ve dizi için "aman allahım eski günlerine döndü" edebiyatı yapılmıştır. yerseniz... paramı alıyorsunuz olm yapımcılardan?
saçma sapan tesadüfler saçma sapan planlar. 1. sezon un ilk 10 bölümünden herhangi biri nal toplatır bu bölüme...
bir de behzat ç yi ezmişmiş. yavaş ezsin...
ezel kendi mezarına yatıp üzerine toprağı atalı çok oldu. 2 gr saçmalık görünce kurtarmanız zor bu durumdan.
41. bölümü izlemeyi bitirdikten sonra söyleyebilirim ki:
ezel bozdu yeaaa diyenlerin %90'ı 180 derece dönüş yapmıştır.
bölümün son 10-15 dakikası oktay derelioğlu'nun belçika'ya attığı gol gibiydi, zira kaç kere terse yattık anlamadım.
saf iyilik timsali karakterlerden üçüncüsü de hakkı rahmetine kavuşmuştur. haluk bilginer ne kadar büyük oyuncu olduğunu göstermiştir. babacık boğazına kadar boka batmıştır. ezel'in intikam için ekstra motivasyonu var artık.
duyduğuma göre kemal uçar gayet anti-profesyonel bir şekilde diziden ayrılacağını twitter'da belgelemiş. takip etmediğim için kendimi şanslı sayıyorum ama ezel eve döndüğünde mert'i görmeyince öldüğünü anladım.
hepsi iyi hoş çok güzel ama cansu dere'ye katlanamıyorum sayın seyirciler.
not: bu entry bölüm sonunun etkisinde kalınarak yazılmıştır. tekrar izleyip sağlıklı bir yorum yapmayı planlıyorum.
''ezel bozdu yeaaaaaaaaaa'' gibi kendilerini entel göstermekten başka bir bok yemeyen, kendilerince yazar olan güruha kapak olacak bir bölümüyle ekranlarda boy göstermiş dizidir. bu arkadaşlar lost, prison break, national geographic'ten başka bir şey izlemediklerini iddaa edip kendilerini marjinal göstermeye çalışırlar. lakin benim gibi sıradan bir adam için ; ''türk dizi tarihinde gördüğüm en mükemmel bölümdü'' demek gayet samimi bir açıklama olacaktır. evet ulan kendini entel sanan güruh sana diyorum ! ben de prison break, lost izledim ama national geographic ile pek aram yok.* kolay kolay ağlamam lakin bu bölüm ağzıma sıçtı af edersin. beyin amcıklanması geçirdim. prison break'te dahi bu kadar amcıklanma yaşamamıştım. hele o kenan'ın üst üste dumur olma muhabbeti yok mu... senaristlere tekrar tekrar teşekkür etmeyi kendimce onlara karşı bir borç bilirim ; türk dizi tarihini absürt yapımlardan kurtarıp yeni bir çağ başlattıkları için.**
son bölümüyle "ahanda yine göt oldum" türüne geri dönmüştür. ikinci sezonu oyunculuklar götürüyordu sadece şimdi nihayet senaryo da girdi işin içine. mutluyuz, huzurluyuz.
benim anlamadığım birşey var. mert cengizi takip ediyor, cengiz oğlunu kaçırmak için duvara tırmanıyor. hemen arkasından merte araba çarpıyor. gecenin bir vakti, bir insana araba çarparsa, mahallenin sakinleri kadar, cengizinde dikkatini çekmesi gerekmez mi? ama o hiç farketmiyor, oğlunu alıp gidiyor. arada herhangi birşey kaçırmadıysam eğer bu sahne bana çok saçma geldi.
alıştığım flashback leri bu bölümde göstermeyerek beni iyice meraka boğmuş dizidir.
ali, onu bekleyen tetikçiden nasıl kurtuldu?
cengiz, can ı kurtarmak için eyşanla otel odasında nasıl iletişim kurdu?
ezel, bu kumar işinin kenan birkan işi olduğunu nasıl anladı?
ve mert gerçekten öldü mü?
cevapları umarım sonraki bölümde aydınlatıcı olur.