evrim teorisi

entry3509 ↑ galeri178 ses2
    559.
  1. intelligent design'ı savunmanın evrime karşı çıkmak olduğunu düşünenlerce çürütüldüğü sanılan, tekrar etmek gerekirse evrimin nasıl oluştuğunu açıklamaya çalışan teoridir. "seleksiyon kontrollü olabilir, belki ardında akıllı bir varlık vardır" önermesine zaten karşı bir argümanın veya bunun karşıtı bir argümanın kanıtını hiç bir bilimadamının da sunabileceğini zannetmiyorum, en fazla bununla ilgili bir yönde düşünür bahsi geçen bilimadamları(zira dediğim gibi, bilim tanrı vardır veya tanrı yoktur önermelerini ka-nıt-la-ya-maz. ama hala karşıtını aymazca bilimsel diye göstermeye çalışan tipler var)

    hala anlamıyorsunuz değil mi, evrim teorisi "allah yoktur" diye fevri bir iddiayı "kanıtlamaya" çalışmaz. açıklamaya çalıştığı şey, zaten doğada var olan bir olgu olan evrimin nasıl işlediğidir. sizden isteğim şu saçma sapan paranoyalarınızı bir kenara bırakmanızdır.

    özet olarak: evrim'in önceden nasıl işleyeceğini bilen bir varlığın olduğunu düşünmek (veya tam tersi olaraktan böyle bir varlığa inanmamak) evrimin var olduğu gerçeğini değiştirmez. hatta ve hatta evrim teorisini paldır küldür hiçe saymaz. bilimin ilgilendiği olay bu varlığın varlığı veya yokluğu değil, evrimin nasıl işlediğidir(ister allah yaptırsın, ister kendisi oluşsun vesaire vesaire, orayla il-gi-len-mez*), evrim teorsi ise bu yüzden ortaya çıkmıştır.

    not: ayrıca hala evrim ve evrim teorisinin farklı(biri bir fenomen, diğeri ise bu fenomeni açıklayan teori) şeyler olduğunu yok saymaya çalışıp konuyu saptırdığınızı sanmayın, sadece birkaç cahili kandırıyorsunuz. işinize gelene göre, evrim lafını evrim teorisi diye, evrim teorisi lafını da evrim diye alıp kullandığınız görmüyor sanmayaın. bu sadece, en hafif tabiriyle basitliktir.
    0 ...
  2. 558.
  3. ilginç bir anektot;
    Bazen uyuklarken, sanki düşüyormuş gibi irkilip uyanırsınız.Bunun sebebi,maymunların ağaçlarda yatarken bazen düşmeleri olduğu ve bu düşme korkusunun milyonlarca yıl sonunda genetik bilgiye aktarılması olarak açıklanıyor.
    3 ...
  4. 557.
  5. herkesin evrimini aciklayabildigi halde muslumanlarin evrimini hala aciklayamamis teori.
    3 ...
  6. 556.
  7. genelde belli bir dine mensup kişilerin kendilerini yırtarcasına karşı çıktığı teori. neden böyle yaptıkları da anlaşılmış değildir. dini inançlarının dünya gerçeklerinin bütününe egemen olduğunu kanıtlamak gibi bir dertleri var sanki. sanki bir tedirginlik sezdiriyorlar. nedir yani? yoksa herkesin inancı kendine değil mi? yoksa gönülden inandıkları dinlerinin kanıtlara, savunmalara ihtiyacı mı var? yapmayın evladım, dininizi olmadık konulara karıştırıp gerçekliğini kanıtlamaya çalışarak ona hakaret ediyorsunuz. yoksa siz de tam olarak emin değilsiniz de kırılabilir bir inaçmışçasına korumaya mı çalışıyorsunuz?
    bırakınız insanlar bilimle istediğini yapsın. biri sen maymundan geldin dedi diye maymundan gelmiş sayılmazsın ya?

    saygı unsuru tüm tarafların göz önünde bulundurması gereken bir gerçektir. herkesin kabul etmesi şart olan gerçeklrden biridir.
    1 ...
  8. 555.
  9. pek çok kişinin kafasında cevaplayamadığı sorulara aslında birer cevabı olan teoridir. temel sorulara cevaplar için:

    (bkz: evrim teorisi ile ilgili salak sorular)

    burada "neden hala evrim geçirmekte olan canlı yok?", "neden insanlar sadece siyah ve beyaz, neden yeşil yok?", "neden yürüyen ağaç yok?", "neden hayvanlar konuşamıyor?" gibi sorularınıza cevap bulabilirsiniz.

    not: eğer yürüyen ağaç ya da deniz kızı gibi şeyler olsa idi bunlar evrim teorisini yanlışlayan kanıtlar olurdu. teori zaten bunların olmamaları gerektiğini söyler.
    0 ...
  10. 554.
  11. entry öncesi edit : evrim yaradılışı açıklamaya kalkmadıkça evrimle bir sorunumuz yok. sonuçta bir teoridir ve ispata muhtaçtır.

    tanım : (eğer yaradılışı açıklamaya çalışıyorsa) en ateşli savunucularına bile saçma gelen bilimle uzaktan yakından alakası olmayan kaynağı darwin'in oturma organı olan teori.

    sırf daha açıklanası bir teori ortaya atılmadı diye başı ve sonu belli olmayan bir hikaye anlatmak ne kadar bilimseldir? bir de sırf bu teoriyi savunacağım diye inançlı insanları ''gözü kapalı inananlar'' diye tarif edenler var ki onlara söyleyecek söz bulamıyorum. yine sırf bazı canlıların yapılarında benzerlik var diye bu canlıların aynı atadan geldiğini savunmak bir dogmalar bütünü olduğunu baştan kabul ettiğimiz din inancından bile daha dogmatik bir yaklaşımdır.

    daha önce sorulmuş ve hala cevapsız çok önemli bir soruyu tekrarlamak isterim :

    -evrim varsa, neden hala evrim geçirmekte olan canlı yok? mesela insan neden kanatlanmamış. evrimin temelinde canlıların zayıflıklarını giderme ihtiyacı varsa dünya üzerinde uçmaya insan kadar ihtiyaç duyan bir varlık daha var mıdır?

    bi de benim kafama takılmış başka birkaç soru:

    -zeka hemen her canlıda farklı şekil ve belli oranlarda var tamam da şuur neden yok? Neden hayvanlar konuşamıyor, neden tasarlayamıyor. aynı atadan geliyorsak bunların mümkün olması gerekmez mi?

    -her renkten canlı varken insanlar neden sadece siyah ve beyaz tenli. niye evrimleşip yeşermemişiz.

    -evrimleşme neden insanla hayvan arasında konu ediliyor. mesela neden yürüyen bir ağaç (yüzüklerin efendisi'ndeki gibi) ya da kolunun biri elma ağacı olan insanla karşılaşmıyoruz. bitkiler de canlı değil mi sonuçta. onlar da hücrelerden oluşmakta.

    son olarak ;

    (bkz: din dogmadir begenmeyen inanmaz)

    (bkz: atası maymun olanın dini islam olamaz)
    3 ...
  12. 553.
  13. Baş not: Bir kaç hızlı ergen paragraftan iki satır okuyarak artı ya da eksi oy tuşlarına yönelecektir. bu entry evrim teorisinin varlığını ya da yokluğunu tartışmamaktadır. bu sebepten bu satırlar okuduğunu anlama, anladığı yorumlama, farklı fikirlere açık olma gibi bazı ulvi değerler taşıyan insanlara yöneliktir. Aşağıdaki satırları okumadan önce kendinizde bu değerlerin olup olmadığını kontrol ediniz.

    Adı teori, kavram, kuram ıvır zıvır ne deniyorsa, doğruluğu tarafından benimsenmiş "bazı" kişilerde evrim teorisi kesindir, buna inanmayan aptaldır, aksi kanıtlanamaz gibi abuk subuk hezeyanlara tetik unsuru oluşturan hededir. Yav kardeşim allah'a inanmıyorsun olabilir, bu kanıtlanmış bir kanun da olabilir ama bu kadar bilim insanıysanız evrim teorisini dogmalaştırmayın be! birilerini doğmaya inanmakla suçlayıp, bilimin günümüz dünyasında doğru kabul ettiği bir hipotezi, kutsal bir kitapmış ve herkes ona inanmak zorundaymış gibi anlamayın yahu! Ben birey olarak bilimin bugun ortaya çıkardığı değerleri doğru kabul edip etmeme hakkına sahibim, bu beni ne gerici, ne yobaz, ne dogmatik yapar. Bilimin temelinde şüphe vardır diye hiç okumadınız mı? Bu kadar bilime inanan insanlar olarak neden şüphesiz iman edersiniz buna anlayamam. Orta çağda dünyanın yuvarlak olmadığını da söyleyen bilimdi. Bunun için kanıtlar vardı. Birisi buna şüpheyle yaklaşıp bunun doğru olmadığını kanıtladı diye dogmatik mi oldu yani?
    1 ...
  14. 552.
  15. 10 yıl sonra insanların hatırlamayacağı kavramdır.
    0 ...
  16. 551.
  17. herseyi kendi akıl süzgecinden geçirmek isteyen insanların sorularına buldukları cevaplardan bir tanesidir. Evreni akılları alır mı yoksa almaz mı, sağa sola çemkirmedikleri sürece kendilerinin problemidir.
    0 ...
  18. 550.
  19. 549.
  20. karşısındakine soru soran, karşısındaki kişi daha sorunun cevabını vermeden kendi sorduğu sorunun cevabını veren ,en nihayetinde sorduğu soruya verdiği kendi cevabını kendi eleştiren yazar trajikomikliğini gördükten sonra, dötüyle sürdüğü uçağı uluslararası harun yahya havaalanına indiren afili delikanlıdır bu bizim evrim. Gökyüzün den yeryüzünü seyre dalan evrimin bildiği birşey varsa o da şudur; yeryüzündeki en saçma eylem inanan bir insanı evrim teorisi hakkında bilgilendirmektir,bu girişilebilecek en boş çabadır,koşulsuz ve tarifsiz bir şekilde yaradanına biat eden bir insanın evrim teorisiyle ilgili bir veriyi benimsemesi demek biat ettiği yaradanını inkar etmek demektir. değil bu başlık altında ortaya konmuş bilimsel veriler,tüm antropologları,biyolojicileri karşısına çıkarın değişen bir durum gözlenemeyecektir.

    (bkz: evrimi reddeden bunyeye sorular) başlığı altında inanana sorulan soruları 'siz önce bizim sorularımıza cevap verin,onlarada sıra gelecek'diyen bir bünyeye evrimin anlatılmaya çalışılması sadece zaman kaybıdır.

    yaradılış tezinin anti-tezi hüvviyetini taşıyan bir tezi, sorgusuz sualsiz makineleşmiş bir şekilde biat eden bir inanana anlatmanın sonucunda,bu anlatıya dair olarak beklenilebilecek bir sonuç görebilme umudunu taşımak yersiz olacaktır. tamda burada özdemir asaf devreye girsin; büyük ustanın şu tanımlaması çok şeyi ortaya koymaktadır;

    bir insanı alır onun yerine bir anlam uydurur:doğu
    bir anlamı alır onun üstüne bir insan oturtur:batı

    bu şekilde düşünüldüğünde ,insanı bir anlama uygun hale getirme etkinliği ile anlamı insana uygun hale getirme etkinlikleri arasındaki ilintide vuku bulan yaradılış-oluş sendromunu bu perspektiften değerlendirmek en anlamlı tavır olacaktır.

    evrimin,anlamın üzerine insanı oturtmasının karşısında,dinin insanın üzerine anlamı giydirmesi arasındaki temel sonuçsal farklılık şudur; yaradılış insanı kitaptaki ezbere uygun bir forma büründürmeye çalışır, oluş; insanı olgudan hareketle tanımlamaya çalışır.

    bir makine düzeninde sorgusuz ve sualsiz olarak biat eden bir inananın, insanın olgudan hareketle tanıtlanmasını benimsemesi inananların terminolojisiyle bağdaşan bir durum değildir,birey olmayı engelleyen bu terminoloji , insanı sadece inanmakla yükümlü varlıklar olarak tanıtlayan ve bu tanıtlamanın mümkün kılınabilmesi için kitaba uygun prototipler yaratma zorunluluğuna uygun bir zorunluluğu üzerinde bir zorunluluk olarak taşımakla mükellef bir terminolojidir. kısacası tanrısal zorunluluğun biat edenler üzerindeki etkinliğinin devamlılığını sürdürmeyi mümkün kılmaya çalışan bir terminoloji.
    şimdi doğduğu andan itibaren böylesi bir terminolojinin etkisi altında kalmış,tüm farkındalıklarını ve yaşam hacimlerini bu terminolojinin belirlediği zorunlu sınırsallıklar içerisinde şekillendiren ve inşa eden bir insanın evrim teorisini benimsemesi mümkünlükler dahilinde bulunan bir önerme olamaz.

    Evrim teorisiyle ilgili olarak bu başlık altına yazılan hiçbir veriye ve teze yönelik olarak bir antitez ortaya sunamayan bünyelerin hala ısrarla ''hadi ispatlayın, ispatlasanıza'' diye yırtınmalarını gördükçe evrim teorisiyle ilgili olarak buraya yazılabilecek en mantıklı değerlendirişin bu tarzda bir değerlendiriş olacağı düşüncesiyle bu şekilde bir tavır takındım.zira sorgusüz ve sualsiz bir şekilde biat eden bir varlığa evrim teorisi anlatılamaz.üzerine kat kat giydirilen dogmalardan kurtulabilmeye yönelik tek bir çaba göstermeyen varlığa evrim teorsini anlatmak,evrim teorisinin kronolojisne dair bilgiler sunmaya çalışmak anlamsız bir çaba.
    2 ...
  21. 548.
  22. iddia:"de bana 500 küsür milyon yıl öncesinde kambriyen patlamasında ilk kez ortaya çıkan kompleks canlıların atalarının fosillerini gösterin"
    yanıt:pre-kambriyen (bkz: kambriyen öncesi) dönemi fosilleri, üstelik bunlar çok çok eski döneme ait oldukları için yeterli fosil çıkarılamamaktadır.

    iddia:"kambriyen patlaması ile çok ilkel yaşam formlarından kompleks canlılara geçilirken ve her iki döneme ait fosiller dururken bir tane bile mi ara canlı fosili kalmamış dünyada"
    yanıt:fosilleşme öyle balçığa gömülen her cesette olmamakta bazı spesifik kosulları şart koşmaktadır. üstelik yeryüzünde yatan tüm fosiller arkeologlar tarafından henüz çıkarılmamış ve çıkarılmayı bekleyen bir sürü fosil bulunmaktadır. bunları da geçtik bir tür diğerine geçişte tedrici olarak evrimleşmediği için "ara tür" diye bir şey sözkonusu değildir. stephen j gould'un kesintili denge kuramı burada da devreye girer ve bir tür diğerini olustururken niteliksel sıcrama sürecinden geçer.

    iddia:"doğal seleksiyonun kanıtlandığını iddia edenler bu iddiayla mücadele etmiş başka bir evrimci olan gould'u okusunlar o zaman. onunla da ilgili bir yazı var bu başlıkta. okumadan sıkmak kolay ama cehaletinizi sırıtıyor aradan."
    yanıt: Stephen J Gould doğal seleksiyonu değil, doğal seleksiyonun birey ve genler üzerinde olduğu iddiasına karşıdır. ona göre elemine populasyonlarda söz konusudur.

    iddia:"evrimci olmayan mikrobiyoloji uzmanlarına gelince siz akıllı tasarım (intelligent design) teorisini savunanları papaz mı zannediyorsunuz? google.com dan okumadan link yapıştırmaya alışıksınız bir de şu iki kelimeyi araştırın: "microbiologist" "intelligent design". tabii siz evrimi savunmadıkları için ismine ulaşacağınız biyoloji ve alt dallarında uzman, tanınmış üniversitelerde görev yapan profesörlere bilim adamı demezseniz orası başka. isim bulmayı beceremezseniz haber verin yardım ederim. size balık tutmayı öğretmek istiyorum ki içeriğini bilmediğiniz linkleri evrimci balık diye ızgaraya atmayasınız. sonra kötü kokuyor"

    yanıt:"Steve Projesi" bile tek başına bu iddianızı yerle bir etmeye yeterlidir. detaylı bilgi için;

    http://tr.wikipedia.org/wiki/Steve_Projesi

    dahası türkiye'de tubitak ve tuba, üniversite araştırma enstitüleri ve fen fakülteleri başta olmak üzere, uluslararası bilim kuruluşları da resmi olarak evrim kuramını doğrulamıştır. sizin gibiler ise amatör kuruluş olan ICR ve onun türkiye şubesi olan BAV'ın kaynaklarını yalamaktan öteye geçemezsiniz.
    7 ...
  23. 547.
  24. somut kanıt referansları gösterilemeden hakkında kanıt isteyenlere saldırı içerikli savunmalar döktürülen iddia.

    dersimiz felsefe değil daha tümüyle somut örnekleri ortaya koyamamışken düşünsel evriminizi ortaya sunmayın. ona da sıra gelir merak etmeyin hele şu kanıtları bir görelim. yok eğer "evrim bir felsefedir. biyolojiyle alakası yoktur." diyorsanız siz bilirsiniz.

    bırakın birkaç milyon yıllık homo bilmemne dedelerinizi de bana 500 küsür milyon yıl öncesinde kambriyen patlamasında ilk kez ortaya çıkan kompleks canlıların atalarının fosillerini gösterin. evrim teorisini köşeye sıkıştıran bu olaydır. bilmiyorsanız kambriyen patlaması kambriyen adlı bir restoranda meydana gelen tüp patlaması değildir. gidin araştırın öğrenin.

    kambriyen patlaması ile çok ilkel yaşam formlarından kompleks canlılara geçilirken ve her iki döneme ait fosiller dururken bir tane bile mi ara canlı fosili kalmamış dünyada.

    doğal seleksiyonun kanıtlandığını iddia edenler bu iddiayla mücadele etmiş başka bir evrimci olan gould'u okusunlar o zaman. onunla da ilgili bir yazı var bu başlıkta. okumadan sıkmak kolay ama cehaletinizi sırıtıyor aradan.

    evrimci olmayan mikrobiyoloji uzmanlarına gelince siz akıllı tasarım (intelligent design) teorisini savunanları papaz mı zannediyorsunuz? google.com dan okumadan link yapıştırmaya alışıksınız bir de şu iki kelimeyi araştırın: "microbiologist" "intelligent design". tabii siz evrimi savunmadıkları için ismine ulaşacağınız biyoloji ve alt dallarında uzman, tanınmış üniversitelerde görev yapan profesörlere bilim adamı demezseniz orası başka. isim bulmayı beceremezseniz haber verin yardım ederim. size balık tutmayı öğretmek istiyorum ki içeriğini bilmediğiniz linkleri evrimci balık diye ızgaraya atmayasınız. sonra kötü kokuyor. *
    2 ...
  25. 546.
  26. saçma sapan şakirt espirileriyle(naiflikleriyle) komik olduğunu sanan, çirkefçe laf çarpıtmakta üstad mertebesine erişmiş bir takım varlıkların(artık başka bir şey söyleyemiyorum, zira kendileri istemişlerdir. bu kadar hakaret yeterdir, sabır zorlamasınlardır. ) bilim adamlarının tümünün gen bilimci ve mikrobiyologlardan ibaret olduğunu düşündüklerini anlamamızı sağlamış teoridir. feci düşük zekalı insanların varlığını da göstermiştir bize, zira teori ve olgunun farklarını onlarca kez anlatmaya çalışsak da hala anlamamakta direten, temel mantık yürütme kabiliyetinden bile yoksun kişimsilerdir bu adamlar. öyle ki, evrim teorisine(kendisine değil, ama nerde o zeka bunu anlayacak, duvara konuştururlar bunlar adamı 40 saat) sanki bütün önermeleriyle, yüzde yüz "kanıtlıdır" demişiz gibi(iki önermesi kanıtlıdır, doğal seleksiyon ve genetik drift, teori denilen kısmı dna'nın tek bir zamanda tek bir yerde ortaya çıkmış olmasıdır. tekrar anlatmaya gerek yok, zira daha önceki girilerimde yeterince anlattım) bir izlenim vermeye çalışırlar(bilemiyorum, saldırgan, çirkef mentalitelerinden olsa gerek). bilmelerini isteriz ki, o rezil rüsva ve komik ithamlarının aksine, bilimin tanrı veya din kavramıyla bir alıp veremediği yoktur. ayrıca bilim bir iman meselesi değildir. hele hele güya o son derece sorgulanamaz görüşlerini neyle ispat ettikleri de merak konusudur bu laf çarpıtıcıların.

    bir de şu fosil kayıtları lafı da baymadı mı artık, onlarca fosil varken ortada, -homo erectus, australopithecus, vs vs - haa çakma fosil değil mi onlar, "gavurlar elleriyle yapmış hamzaabii!" değil mi?- diye sorası gelir insanın.

    bir de kendileri gibi üzerinde tartışılan konuyu unutacağını sanırlar diğer insanların, amma velakin, başarısızdırlar. zira hala tek bir mikrobiyolog/genetik bilimci örneği verememişlerdir(evet, bütün hepsinden bahsediyorum). yani laf çarpıtmaları sadece kendilerini rezil etmektedirler.
    2 ...
  27. 545.
  28. 544.
  29. Evrim teorisi ,değil ağzıyla kuş tutsa, götüyle uçak kullansa bile, dogmaların içine hapsolmuş bir bünyenin onu kabül etmesi mümkün değildir.

    Bu mümkünlüğü beyin kıvrımlarında muhafaza edemeyen bir bünyeye bilimsel bir terminoloji ve bilimsel bir sistematikle evrim teorisini anlatmaya yeltenmek uşsuz bucaksız bir boşluğun içinde dönüp duran bir çabadan öte gidemez(ki en öteside bu zaten).

    şimdi evrimi anlatmaya yeltenmek yerine şu şekilde sorular sormak daha anlamlı bir çaba olacaktır;

    -''yoktan hiçbirşey varedilemez'' demek ''varolan herşeyin bir yaratıcısı vardır demek anlamına geliyorsa eğer, evrende varolan herşeyi vareden ''şey'' herneyse,bu ''şey''i vareden şey nedir?varediciyi varededen şeyi vereden veredici nedir?, varedeciyi varedeni vareden şeyi vareden nedir?.........böyle devam eder.

    -somut olan her varlık ya da şey bir mekan içerisinde yaratılmak zorundadır,boşluğun içinde varolan tekşey boşluğun kendisidir ve boşluğun gebe kalabileceği tek şey yine boşluktur,bu anlamda bir şeyin varolabilmesi için bir mekan gerekmekte,şimdi buradan hareketle şu sorulabilir; dünya ve diğer gezegenler,yıldızlar,tanımlanamayan diğer gök cisimleri..vs..herşeyi vareden ''şey'' bu varedişlerini evrenin içinde varetmiştir, peki dünyayı ve diğer gök cisimlerini içinde varettiği evreni neyin içinde varetmiştir,evreni içinde varettiği mekan neyin içinde varedilmiştir,evrenin içinde varedildiği mekanın içinde varedildiği mekan neyin içinde varedilmiştir?..............böyle devam eder.

    önemli istek: cevap yazacak olan arkadaşlar gazali başta olmak üzere,kindi,farabi(ki o biraz sakat,çok dokunmayın ona) ve hatta ibni rüsd'dende faydalanabilirler,zira bunlar dışında pek alternatifleri yok görünmekte,bunlara eklenebilecek isimlerde elbette var,fakat ağırlık noktasının bu kişiler olacağı aşikardır.tabi genç arkadaşların çizgisel tarih anlayışı içerisinde kalmalarınıda diliyorum,anımsayın skalayı;yaradılış ve kıyamet arasında nefes alıp veren faniler.

    şaşmaz bir beklentiyle beklenen cevap: bizim zihnimizin sınırları vardır,bazı şeyleri idrak edemeyiz,idrak edemediğimiz yere ulaştığımızda oradan sonrasına geçme çabası göstermeyip,iman ve inanç sahibi olan insanlar olarak varedicimize inanmaya devam etmeli ve onun kudretini keşfetmeye çalışmamalıyız.bir müminin yapması gerekn budur,sorgusuz ve sualsiz yaradadına tapınmak.

    kişisel edit: beklentimin dışında bir cevapla karşılaşmak emin olun şaşırtıcı olacak.
    6 ...
  30. 543.
  31. kanıt, olgu, teori kavramlarını yüzüne gözüne bulaştırmış, evrim teorisine karşı çıkan bilim adamlarından bihaber olup bütün kelimesinin anlamını hala anlayamamış * * holiganların bilimsel yöntemlerle kanıtlayamayıp, fosil kayıtlarıyla da doğrulayamamalarına rağmen yine de bilimsel gerçek olduğunu iddia ederek tüm dünyanın inanmasını bekledikleri, ama aslında sadece kendilerinin iman ettiği ispatlanamamış iddiadır. *
    0 ...
  32. 542.
  33. evrim olgusunun kanıtlı bir olgu olduğunu, bilim enstitüleri tarafından kabul edildiğini, bütün genbilimcilerin, mikrobiyologların kabul ettiğini bilmeyen*, grip aşıslarının yerden bittiğini düşünen ve kanıtlı olmasa neden bir teorisi olduğunun, ve neden bilim arenasında "olgu"* olarak yer bulduğunun cevabını veremeyecek(belki bütün mikrobiyologlar, genetik bilimciler gizli, okült bir tanrı-karşıtı tarikatın üyeleridirler. değil mi), siyonist-mason komplosu masallarıyla büyüyecek insanların anlamadan saldırmaları doğal olan teoridir. yazıktır, bir de kendileri her türlü hakareti eder, ama köşeye sıkışınca mazlum olur birden böyleleri.

    alın size, gözlemlenmiş türleşmeler üzerine bir yazı:

    http://www.scienceforums....um/showthread.php?t=15030

    dediğim gibi, temeli inançta bittiği için bunları da kanıttan saymayıp "inanmıyom ki" diyecekler. buna bir şey diyemem, zira daha önce de belirttiğim gibi, "inancım kanıtımdır" derse biri, hiç birşey diyemem daha fazla.

    ayrıca,

    bir de çürütüldüğüne dair bir kanıt gösterirse malum kişiler, sevinirim.
    2 ...
  34. 541.
  35. ispatlanamamış birşeyi gerçek diye kabullenmek dogmatik davranmaktır ki, bu da din olgusunu akla getirir. evrim yok, yaratılış var, bik bik bik diye sabit fikirli yaygara basmak da dogmtik davranmaktır.

    evrim teorisi gerçektir ya da değildir; önemli olan günümüzde bu teoriye dayanarak bilim yapılmasıdır. örneğin metal yorgunluğu da, üzerine enine boyuna araştırmalar yapılmış bir kavram değildir. ancak ampirik yöntemlerle metal yorgunluğuna ilişkin prensipler uygulamaya konulmuştur ve bu ampirik yöntemler işlevsel oldukları için daha derinlemesine araştırmalar, daha dolgun araştırma fonları bulununcaya kadar beklemektedir.

    şu ana kadar ateşli söylevler veren arkadaşların elle tutulur bilimsel referanslar verdiğini göremedik, göreceğimizi de sanmıyorum. paragraflar dolusu aynı şeyleri yazıp durmak, hem de forum olmayan bir platformda, zaman kaybından başka birşey de değildir elbette. ne demişler, cahille tartışılmaz; çünkü birlikte gidebileceğiniz en uzak nokta onun kısıtlı ufkudur.

    sabahtan akşama kadar paranoid şizofren bir insanın zırvalarının mücahitliğini yapmak insanı bir yere getirmez. ha, en azından benim fikirlerini savunduğum insanlar paranoid şizofren teşhisi konulmuş, bilimadamı olmadan bilimadamlığına soyunmuş insanlar değildir diyebilmeli insan; değil mi efendim?*
    2 ...
  36. 540.
  37. stephen j gould tarafından evrim kuramina diyalektik metodun ve düşünce şeklinin uygulanması yaratılışçıları oyum oyum oyan teoridir.
    şöyle ki kambriyen patlaması denilen ve çok kısa bir süreç içerisinde milyonlarca canlı türünün ortaya cikması niceliksel değişimlerin niteliğe dönüşümü gibi son derece basit bir formulasyonla açıklanabilmektedir. buna göre kambriyen patlaması tarzı olaylar evrim olgusunun niteliksel olan kısmını temsil etmektedir, milyonlarca yıllık niceliksel değişimlerin bir kaç bin yıllık niteliksel sıcramalara dönüşmesi. tıpkı ısıtılan suyun belli bir süre sonra sabit bir sıcaklıkta kısa sürede niteliksel hal değişimine uğraması gibi. gould yandasları doğal seleksiyonu reddetmez, tıpkı tedrici evrim görüşünü savunanlar gibi gould ve diğer diyalektik maddeci filozoflarda mutasyon ve doğal seleksiyon süreci dışında hiç bir evrimsel mekanizma kabul etmez. değişen tek şey yöntemdir, dawkins yandasları doğal seleksiyonu salt birey ve hatta bireyi de geçtik genler üzerinde ele alır, gould yandasları ise bireylerin yanı sıra populasyonlar üzerinde de ele alır.

    üstelik tarafımdan verilen link, felsefe ile alakası olmayan istanbul üniversitesi fen fakültesi "moleküler biyoloji ve genetik" bölümünün sayfasıdır. yani türkiye'nin en kaliteli üniversitelerinden birisinin evrim kuramı ile doğrudan alakası olan bir bölümünün. kimilerinin bilmem kaç tane akıl hastanesinden paranoid şizofren raporu almıs bir şahsın kurduğu (bkz: adnan oktar), adı kan dolandırıcılığına karışmış, yazdıkları ortaokul düzeyinde bilgi içeren, onu da abd'li sahtekar yaratılışçı kuruluşlardan (bkz: icr) aşıran, (bkz: bav) gibi bilimle uzaktan yakından alakası olmayan amatör kuruluşlara dayanarak değil.
    1 ...
  38. 539.
  39. ispatlanamamış olup gerçek diye savunulan, teoriyi kanıtlayan iki tartışmasız delil sunamayanlar tarafından itiraz edenlere farklı yaftalar takılarak ispatı olmaması gerçeği örtbas edilmeye gayret edilen iddiadır.

    kavramlardan dolayı aklı karışmış, iki teknik kelime öğrenince alim olduğuna inanan, mesnetsiz genellemelerle bilimselleşmeye çabalayan bazı holiganların savunduğu bir inançtır aynı zamanda. *

    not: adam gibi söz söyleyecek, seviyeli bir şekilde delilleriyle iddiasını savunacak kapasitesi olmayanların ya izlemesi ya da yemekteyiz darwin konusunu tartışmaları sözlük için faydalı olacaktır.
    0 ...
  40. 538.
  41. "çürütlmesiyle" ilgili efsaneler sadece türkiye ve amerika gibi ülkelerde dillendirilen, evrim olgusunu en yakın biçimde açıklayan teori. zaten sadece malum ülkedelerde, sanat okulundan mezun bir insan bilim adamlarının ulaşamadığı bir genetik bilim, arkeoloji ve biyoloji bilgisine sahiptir.

    lan ne çok genetik bilimci varmış bu ülkede de haberimiz yokmuş, dünyayı yıkarız vallaha bu kadar bilimadamı kadrosuyla.

    (bkz: müslümana müslüman propogandası yapmak)
    (bkz: cahillerden prim toplamak)
    (bkz: kendini avutmak)
    (bkz: şartlandırılmış kabullenme)
    ve son olarak:
    (bkz: paranoid şizofreni)

    edit: ayrıca*

    (bkz: teori olguyu açıklar)
    (bkz: olgu olmadan teori olamaz)
    (bkz: evrim teorisi bir teori)
    (bkz: ve evrim olgusunu açıklar)
    1 ...
  42. 537.
  43. "teoridir la" diyip evrimi hangi akla hizmetle inkar ettikleri bilinmeyen insanlara "newton zamanında yer çekimi yok muydu acaba?"(newton'un yerçekimi teorisi- gerçi şimdi birkaç aklı evvel "ama aynştayn onu kanunlaştırdı"-arkadaş 1920lerden önce yer çekimi diye bir şeyin olmadığına inanmaktadır sonucu çıkmaktadır tabii ki buradan- diyecektir, onlara aşağıda yazılanları okumalarını salık veriyorum) diye sorulması gereken, evrim olgusunu en yakın şekilde açıklayan teori.

    bir insan neden "ben salağım la! bakın olm ben salağım vallaha da billaha da!" diye bağırır? neden salaklığıyla övünür, istemsizce de olsa. niye yazılan bir şeyi okumadan, niye alakalı herhangi bir kaynağa bakmadan bir konu hakkında atıp tutar. ve neden bin kez yazdıklarımızı burada tekrar ettirir.(inanan inanmayan salaktır falan demiyorum, okuma özürlüler için tekrar etmekte fayda var, "neden okumaya tenezzül etmiyorsun ve sonrasında konuyu bilenlere rezil ediyorsun kendini" diyorum.)

    aşağıdaki bkz "evrim bir teoridir, ispatlanamamıştır"cılar için gelsin.

    (bkz: evrim/#4248077)

    velhasılı kelam: hayır gülüm, evrim bir teori değildir, bir olgudur. adı üstünde, evrim teorisi bir teoridir. tıpkı yer çekiminin bir kanun olmadığı, bir olgu olduğu gibi. yer çekimi kanunu bir kanundur.

    satır arası editi: zaten evrim diye bir olgu olmasaydı, bunun teorisi oluşturulamazdı. ha ama doğru "bilim adamları gizli satanik örgütlere mensub cadılar oldukları için allah'ı inkara teşvik için böyle kafalarından bir olgu uydurmuşlar, bir de tepki gelmesin diye o olguyu bi teoriyle açıklamaya çalışıyolar" değil mi?

    yahu, allah'ınız, kitabınız varsa(bak allah kitap dedim, ona göre *) okuyun şu bkz'ı ya. bakın oradaki linklere ya. yeter ki yapmayın şu retoriği yine yeni yeniden.

    ikincil olaraktan, (burası, evrim vardır evrim teorisi yanlıştır diyenlere) malesef ki, (yani sizin için malesef) evrim teorisinin "evrim genetik drift ve doğal seleksiyonla gerçekleşir" önermeleri, yüzde yüz bir şekilde doğrudur. hayır, ben "yahu benim aklıma başka bişey gelmio, e allah düşüncesi de gayet irasyonel, o zaman bu olmalıdır" demiyorum. malesef ki, bütün araştırmaların sonucunda(bakınız, lütfen bakınız, bütün deliller bunu gösteriyor" demiyorum) bilim enstitülerinin kabul ettiği bütün, ama bütün bilimsel araştırmaların -tekrarlanabilir, gözlemlenebilir vs vs- verdiği sonuçlar, başka bir ihtimalin olasılığını sıfırlıyor.(buradan allah yoktur falan dediğini sanabilir bazıları bilimin, aklı evvelimiz bol tabii bizim) bakın, tekrar ediyorum, sıfıra yakınlaştırıyor falan demiyorum, sıfırlıyor. yani "evrim genetik drift(sürüklenme) ve doğal seçilim sonucunda oluşur" ifadesi yüzde yüz doğru bir ifadedir. ama tabii "ben yine de inanmıyorum, bilim enstitüleri mason ve siyonist komplosu olduğu için bunları söylüyor, diğerlerine ihtimal vermiyor" derseniz, sizleri flat earth society'e davet ediyorum -bütün fotoğraflar montaj, bütün fosiller uydurma, o yüzden kabul etmiyorum, ben kabul etmiyorsam da yalandır. bizimkilerse gerçek, iki örnekle tümevarım yapabiliyorum, o yüzden doğrudur." diyorsanız, çekinmeyin, katılın. öyle değilseniz, sadece tarafsız, hiç bir kurum, kuruluş, vs ile alakası olmayan bilim enstitülerinin yayınarına bir bakın. (özellikle insan ömründen daha kısa bir sürede labaratuvarlarda veya tesat ortamlarında gözlemlenmiş türleşmelere.)-

    son olarak da, yine sizi üzmek için söylemiyorum ama, allah-kitap-din-iman karşıtı değildir(zira ilgilenmez), hatta ve hatta köklerini böyle bir görüşten bile almamıştır evrim teorisi yaygın kanaatin aksine. ama tabii "hoca"larınızdan öğrenirseniz bu kadar bilebilirsiniz bazı şeyleri.
    1 ...
  44. 536.
  45. bazı şahıslarla önce "hangi evrim?" sorusu ile başlanarak görüşülmesi gereken konudur.

    diyalektik materyalizm gibi marksist bir yaklaşımla biyolojiyi açıklamaya kalkmak en popüleri Gould olan bazı biyologlar tarafından denenmektedir. evrim teorisinin özellikle kambriyen dönemde ortaya çıkan çeşitlilikten dolayı yediği ciddi darbeye karşı doğal ayıklanmaya dayalı bir süreç yerine flaş gibi aniden görünüp kaybolan bir evrim anlayışı öne sürülmektedir.

    marksist teori kaynaklı bir açıklama geliştirmeyi denediğinden siyasi mülahazalarla zaman kaybetmemek için gould yerine evrimcilerin de daha yakından bildiği dawkins'i örnek verdim hep. madem sözünü ettiniz öyleyse gould'u da tanıyalım. gould evrim teorisinin bilinen anlamının dışında bir evrim açıklaması getirmeye çalışmıştır. bunu yaparken de diyalektik materyalizm gibi felsefi yöntemlere başvurmuştur. ortaya koyduğu bir evrim modeli var mıdır derseniz cevap hayırdır. gould'un yaptığı klasik evrim anlayışında bazı noktaların yerine başka açıklamalar koymaya çalışmaktır. mesela genlerin rolü gibi. ama o da evrimin amipten insana doğru olduğunu savunmaktadır ki bu konuda bir ispatı da bulunmamaktadır.

    ayrıca gould ile darwinciliğin günümüzdeki piri olan dawkins arasında çok ciddi atışmalar olmuş, her ikisi de kitaplarında birbirlerinin görüşlerini çürütme amaçlı çabalarına ciddi yer ayırmışlardır. aradaki mücadelenin seyri ve nedenleri için size bu linkteki kitabı önerebilirim: http://human-nature.com/nibbs/02/nettle.html

    şimdi gould konusuna dönersek genlerin rolü, kambriyen patlaması vb. konularda farklı düşünen ama yine de evrimi savunan fakat evrim ile ilgili somut bir biyolojik model ortaya koyamamış bir biyologdan söz ettiğimizi vurgulamak isterim. gould birşey ispatlamış değildir. aksine kambriyen patlaması ve fosil kayıtlarının evrim teorisini desteklememesini basit bir ifadeyle söylersek "ne malum aniden olmadığı" gibi bir yaklaşımla açıklamaya kalkmaktadır.

    verdiğiniz link de evrimden ziyade diyalektik materyalizme ayrılmış ve mikrobiyolojiden çok felsefe sayfasına yakışan bir yazıyı içermektedir. orada "aniden evrim geçirme iddiası" dışında evrimin nasıl olduğuna kambriyen patlamasında aynı ortamda canlıların neden farklı evrim geçirdiğine dair bir açıklama ya da delil göremedim.

    klasik darwinciliği eleştirip yerine eleştirdiklerinden daha sağlıklı bir evrim modeli koyamayan yazılar ve kişiler teorinin çürüklüğünün daha iyi anlaşılmasına yarıyor. Dawkins - Gould çatışması aslında tek ortak noktaları tanrının olmadığı inancı ve nasıl olduğunu kanıtlayamadıkları bir evrime iman etmek olan grupların kapışmasından ibarettir, detayları evrim teorisinin açıklarını ortaya koyar.

    **
    1 ...
  46. 535.
  47. Cem Uzan palavralarına rakip olabilecek bir başka saçmalıktır. Atası maymun olanlara sözümüz yok tabi.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük