evrim teorisi

entry3509 ↑ galeri178 ses2
    584.
  1. bazı insanlar için "labaratuvar ortamındaki değişimler" lafının pek de bir şey ifade etmediği(duymadıkları mı diyelim siz karar verin) teoridir. ha tabii, cevap vermek istememekten de kaynaklanabilir bu "pek de bir şey ifade etmeme" durumu.

    (bkz: grip aşısı)
    (bkz: grip virüsü)
    (bkz: e.coli üzerinde gözlemlenmiş türleşmeler)**

    http://www.newscientist.c...ary-shift-in-the-lab.html

    http://en.wikipedia.org/wiki/Nylon-eating_bacteria

    not: gelen cevapların büyük çoğunluğunun formatının şu şekil olacağı tahmin edilmektedir: "e peki diğer eşerikyakoliler niye evrimleşmedi, onlar niye hala eşerik? haa?"

    edit: ya üstteki ya da "bunlar kolpa" haricinde nasıl bir cevap gelecek, gerçekten merak etmekteyim.
    1 ...
  2. 583.
  3. nasrettin hocanın eşşeğimin sağ arka ayağını bastığı yer dünyanın merkezidir demesi gibi bir iddiadır.

    hocanın yaşadığı devirde dünyanın etrafını dolaşmak imkansızdı. tıpkı milyonlarca yıl süren süreci tekrar izlemenin imkansız olması gibi. hoca inanmazsanız ölçün dedi. ölçemiyorsanız o halde iki seçeneğiniz vardı: inanmak ya da inanmamak. bu iddiaya da inananlar ve inanmayanlar vardır ama elimizde ispat yoktur.

    * * *
    0 ...
  4. 582.
  5. karşıtlarının kabul etmek için tekrar test edilip ispatlanabilir bilimsel bir delil aradığı teori. tabi, milyonlarca yıl süren süreçleri oturup baştan yapacağız!
    bu durumda bu arkadaşların kıtaların bilmem kaç milyon yıl önce birleşik olduğu gibi bir bilgiye nasıl inanacaklarını da merak etmiyor değilim. isterseniz kıtaları ittirip tekrar birleştirelim?
    bu arada laboratuar ortamında gözlemlenmiş evrim geçiren bakteriler tekrarlanabilir delil değil de nedir acaba?
    5 ...
  6. 581.
  7. Bilimsel gerçek gibi faşizanca dayatılan, sorgulayanın bilim düşmanı sayılıp itirazları dahi dinlenilmeden sert tepki gösterilerek genellikle doktor, profesör vb. bilimsel ünvanlar almasına izin verilmeyen, savunucuları tarafından bilimsel olmanın amentüsü sayılan teoridir. ispatlanamamıştır ama "ispatlanmamış olsa bile reddedilene kadar doğrudur" gibi komik bir anlayışla da savunulmaktadır. Hakkında çok yazılıp çizilmiştir. Eksiklikleri felsefi yaklaşımlarla kapatılmaya çalışılır. Biyolojik değişimi felsefeyle açıklamaya kalkmak zorunda kalanların olması bile bu iddianın gücünü gösterir. Doğruluğunu kabul etmenin tek yolu doğru olduğuna inanmaktır. Elinizde delil yoksa inanmaktan öteye de geçemezsiniz zaten.

    Açıkça ifade edilmese bile bazıları tarafından dindışılık adına savunulduğu kelime aralarında ağızdan kaçırılan ve dogma olarak dayatılan, eleştirene ölesiye saldırılan başka bir teorinin neden var olmadığını sorgulamayanların konuyla ilgili sağlıklı derlendirme yapması mümkün olmayacaktır. Einstein'ın izafiyet teorisini de yerden yere vuranlar var ama bilim adına aforoz edilmiyorlar. Neden evrimciler bu kadar reaktif sizce? Neden agresifler?Yoksa dinlerine mi laf ediliyor?

    Not: yazdıklarıma cevap verdiğini iddia edenler önce bu konuda yazdıklarımı ve kendilerine verilen cevapları okusunlar. Steve ciler hala niye burada? Kaç yüzleri var bunların?

    Not 2: konuyu getirip Harun Yahya'ya bağlamak sizin acizliğinizdir. Yazdıklarıma verecek bilimsel cevabınız yoksa (bkz: yemekteyiz darwin)

    Not 3: ortada doğruluğu tekrar tekrar test edlipispatlanabilir bilimsel bir delil sunarak adam gibi cevap verebilen olmadığına göre bu ve benzer konularla ilgili genel değerlendirmem için

    (bkz: özgürlük/#4381372)
    1 ...
  8. 580.
  9. (bkz: yine yeni yeniden)

    evrim doğada var olan bir olgudur(fenomen) evrim teorisiyse bunu açıklayan teoridir. sadece "bütün türler ortak bir biyokimyasal atadan** geldi" önermesine karşı bir önermenin herhangi bir zamanda -olur da- kanıtlanabilme "ihtimali"(olur da şayet bir gün tüm canlıların, örneğin iki(veya daha fazla) farklı zamanda iki(veya daha fazla) farklı yerde oluşmuş rna veya dna moleküllerinden evrildiği ispatlanırsa) olduğundan teoridir. yani, birilerinin çemkirdiği gibi "ateyist kefere bir inanç sistemi" değil, her zaman yeniliklere ve yeni bulgulara açık, canlılığın kökenini arayan bilimsel bir görüştür. yine de söylemekte yarar var: - bunun "her canlı pat diye yerden bitti" diyenlere bir faydasının dokunmayacağı halde- parantez içinde bahsedilen olayın olmuş olması ihtimaline günümüz bilimiyle "sıfıra yakın" diyebiliriz.

    aynı teraneyi söyleyip duranlaraysa şu bkz.'ı armağan ediyorum:

    (bkz: okuma özürlülüğü)
    0 ...
  10. 579.
  11. komikliklere maruz kalan teori. oncelikle bilimsel bir teori ye inanmamak nasıl bir anlayıstır. aksini ispatlayabiliyorsan boyle bir teori yoktur. ispatlayamıyorsan aksi ispatlanakadar vardır. ek olarak abi binlerce bilim adamı bu konu uzerine arastırma yapıyor.kimi dogrulugunu kimi yanlıslıgını ispatlamaya calısıyor benim yok ya da var demem neyi degistirir ki? evrimi gercek ama ben atom teorisine inanmıyorum. bence elektron, foton falan hep yalan.
    2 ...
  12. 578.
  13. --spoiler--
    ben tanrıya inanmıyorum bence evrim teorisi daha doğru
    + ne yani maymundan mı geldik
    - evet
    + maymun nerden geldi
    - ımm şey.
    --spoiler--

    işi gücü demagogluktan ibaret olan ve her yerlerinden inim inim sahtekarlık akan ID yandaşları bir tarafa, bu kuram hakkında böyle düşünen insanların 21.yy da yaşadığını farzedersek, ortalama sıradan bir insanın bu kuramı tamamen anlayabilmesi için şöyle bir iki milenyum yıl daha geçmesi gerektiği sonucuna varıyoruz.
    4 ...
  14. 577.
  15. (bkz: http://www.evrimianlamak.org)kaynağından yararlanarak saçma sapan yaratılışçı aforizmalarına karşı kendinizi bilgilendirip canlıların ortaya çıkışı ve ortak tarihleri hakkında bilimsel kanıtlara ulaşacabileceğiniz bilimin teorisidir.
    1 ...
  16. 576.
  17. --spoiler--
    "hakkında o kadar savunma yapılmasına rağmen ispatlanamamış, tarih boyu pek çok canlı türü ortaya çıkıp kaybolmuş olmasına ve fosilleri de bulunmasına rağmen sözde ara geçiş canlılarından bir tanesinin bile ortaya çıkarılamamasına karşın ortaya bir kanıt konulamadan felsefi tartışma kılıklı laf kalabalığı veya spekülatif ifadelerle dolu açıklamalarla bilimselliği ispatlanmaya çalışılan iddia ve inançtır"

    "sadece hakkında yeterli bilgi sahibi olunmayan canlı türlerinin üzerinden spekülasyon yaparak aslında yaşayan canlı bir türünün bilinmeyen bir kuzeni olduğu yaklaşımını bile çürütemeyen fosiller öne sürülmektedir. fakat daha yaşayan canlı türlerinin hepsine bile hakim değilken, sürekli yeni yılan, böcek vs .türleri bulunuyorken bu kadar kesin konuşabilenlerin iddiaları ispata muhtaçtır. bilimde spekülasyona yer olmaz. doğruluğu test edilebilir ve onaylanabilir delil ve açıklamalar geçerli olur. biyoloji felsefe değildir, düşünsel olarak evrimi ispatlayamazsınız"
    --spoiler--

    yanıt: bunca dil dökme, kanıt,ifşa etme ve tescillemenin ardından bu yazılanlardan anlıyoruz ki bütün yaratılışçılar düşünme gücünden yoksun, beyinözürlü kişilerdir.

    --spoiler--
    "birileri tübitak, tuka, uluslararası kaka vb. kuruluşların kabul ettiği için doğru olduğunu söyleyebilir ama bilimsel olarak kanıtı bulunmayan sadece felsefi açıklamalarla veya mevcut biyoloji/genetik bilgileri üzerine spekülasyonlarla savunulan bir iddiayı dogma haline getirip bilimsel gerçek diye dayatan şarlatanlara itibarımız yok"
    --spoiler--

    yanıt:dikkat edin bu yaratılışçılar iyice sapıttılar, arkadaşın şarlatan dediği ve daha adını telafuz etmekten aciz olduğu (bkz: tüba) kuruluşunda profesyonel olarak çalışan lisans lisansüstü doktora eğitimi almış ve yıllar boyunca öğretim üyeliği yapmış bu işi meslek edinmiş kişilerdir, başında 7 ayrı psikiyatri kliniğinden paranoid şizofreni raporu olan kişinin bulunduğu (bkz: adnan oktar), adı kokain ve seks partilerine karişan zengin ailelerin cocuklarını şantaj yoluyla tehdit edip yutan BAV adli çetenin gerçekleştirdiği araştirmalara çok bilimsel gözüyle bakmaktadır kendileri.

    artık bu gibi kişilerin ne ölçüde özürlü olduğunu okuyucuların takdirine bırakıyorum. evrim kuramı felsefe ya da bilim tarafından ayrı ayrı olarak değil felsefe ile bilimin ortak çalışması, filozof ile bilimadamının ittifakı sonucu incelenmektedir. marksistlerin anlatmak istediği de budur.

    --spoiler--
    "aslında evrimi eleştirenler birilerinin bu teoriye inanmasını değil kişisel inançların ya da inançsızlığın ürünü bir iddiayı bilimsel dogma diye dayatan ahlaksızlığı eleştirmektedirler. onun ötesinde herkes istediğine inanır"
    --spoiler--

    yanıt: kimin daha ahlaksız ve rezil olduğu, yaratılışçı kaynaklarda yapılan sahtekarlıklarla ve mahkemeye başvurularak o site bu site kapatma kararları aldırtanların tavırlarıyla tescillenmiştir, eziksiniz işte daha ne diyim. şu adresi inceleyebilirsiniz;

    http://portal.ateizm2.org...;file=article&sid=104
    http://www.genbilim.com/content/view/4481/32/
    http://hycarpitmalari.blogspot.com/
    http://bliyaal.blogspot.c...ar-gelsin-paraciklar.html

    dileyene linkleri artırabilirim.

    --spoiler--
    "not: adı abuzittin olanların evrim adlı kızlara aşık olması diye bir steve projesi de ben açayım da evrim kanıtlansın. inanan sayısının çokluğu bir iddianın doğruluğunu mu ispatlar inananların safdilliğini mi o inanılan şeye göre değişir. (bkz: yaygın olarak inanılan hurafeler)"
    --spoiler--

    yanıt: bu araştirma evrimin doğru olup olmamasının kanıtlanması için değil, evrimcilere yönelik yaratılışçı ahlaksızlar tarafından yapılan "bilimadamlarının tamamı evrimi reddetmektedir" şeklindeki iddiaya esprili bir yanıt niteliğindedir. bu da yaratılışçıların demagogdan başka bir şey olmadıkları ve işleri güçlerinin egolarını tatmin etmek ve laf çekiştirip üste çıkma gayretinden ibaret olduğunu kanıtlamaktadır.

    --spoiler--
    "not 2: yazdıklarımı okuyup bilimsel bir açıklama ile karşılık veremiyorsanız bari susun. holiganlığınız bilimsellik olmuyor. sadece seviyenizi ortaya koyuyor. Buna rağmen illa bir şeyler yazmak için kendinizi zorlayacaksanız. yemekteyiz darwin konusunda tartışın.

    not 3: spekülasyon veya sizin hayal ürününüz olan evrime karşı itirazları kendinize saklayın. bilimselliğe bakın. bilmiyorsanız bilimsel olmak nedir, bilim neyi kabul eder öğrenin.

    not 4: konuyu getirip din olgusuna bağlamak sizin evrime dine sarılır gibi sarıldığınızı gösterir. burada bilimsel kanıt isteniyor evrimcilerden.

    not 5: kavram kargaşası ile kafa bulandırmak acziyetten değilse cehalettendir.

    not 6: okuduğunuzu anlayamıyorsanız birşeyler iddia etmek için hiç zahmet etmeyin.

    son not: Allah'a inanmadığınız için evrimi savunuyor olsanız bile Allah rızası için zırvalamayın."
    --spoiler--

    yanıtlar: -) evrim kuramı hakkında hiç bir şey bilmediğiniz sizlere gösterildi, buna ragmen yüzünüz kızarıp utanacağiniza arsızlık ediyor, kenara çekilip susacağınıza ortalığı velveleye verip üste çıkmaya çalışıyorsunuz.

    -) allanızın bir avuc camuru alıp onu şekillendirmesi üstünede ruh üflemesi mi spekulasyon ve hayali, yoksa sınıflandırmadan embiryolojiden fosillerden genetik ve moleküler biyolojiden vs.. verdiğimiz yüzlerce kanıtla desteklenen evrim mi? orası tarafsız katılımcıların kanaatinde, sizler gibi kafası sulandırılmış zırcahillerin değil.

    diğer söylediklerinizde bire bir sizi tasvir etmektedir, son söylediklerinize bakılırsada evet ben bir ateistim ama bunun evrim kuramı ve benim onu benimsemem ile alakasi olamaz.

    bu arkadasın bu başlıkta yazdıklarına gerekli yanıtı (#4367261) numaralı entrym oldukca oturtucu şekilde verilmiştir.
    3 ...
  18. 575.
  19. kambriyen patlamasının doğruluğu önünde en büyük engellerden biri olduğu teoridir. bu bizzat darwin tarafından itiraf edilmiş ve dawkins gibi modern evrimciler tarafından aksini ortaya koyacak fosillerin bulunması ümidinden öteye bir şey söylenememiştir. gould'un diyalektik materyalizm tabanlı açıklaması ise daha çok dawkins ve diğer klasik evrimcilerler genler ve doğal ayıklanma üzerinde kavgaya yaramış, bilimsel medelden ziyade felsefei düşünceler öne sürmüştür. delil olarak bu dönemde kompleks canlıların aniden nasıl oluştuğu konusunda tek kelime bilimsel yani doğruluğu test edilebilir açıklama yapamayanlar felsefeyle kafaları bulandırmayı denerler.
    0 ...
  20. 574.
  21. maymunların anlamadığı ve bu nedenle kabul etmeleri mümkün olmayan teori.
    4 ...
  22. 573.
  23. insanların kendisini bir kez daha asagılamak için ürettikleri uydurmalardan biri.
    1 ...
  24. 572.
  25. tek bir önermesinin kanıtlanamamış(yanlış değil, şimdi angutlar "aha bah çürümüş" diyecektirler. ayrıca daha mantıklı bir açıklaması da yok, malesef. olsa ilk ben savunurdum merak etmeyin) olması evrim olgusunun evrim teorisinden farklı olduğunu bilmeyenlerce açık olarak kullanılan, lakin yerine daha iyi bir şey söylenemeyenler tarafından eleştirilen teori.

    (bkz: evrim ve evrim teorisi arasındaki fark)
    (bkz: evrim ve evrim teorisi)
    (bkz: yer çekimi ve yer çekimi teorisi)*
    (bkz: yer çekimi ve yer çekimi kanunu)**

    not: tabii, sen 60 yıllık hayatında, labaratuvar'da bile bulunmamışsın. gözlemleyemiyorsun o yüzden. o yüzden "evrim yohtur". tabii... o yüzden teorisi bile var. biyologlar manyak ya, o yüzden bu "boş" şeyle uğraşıyorlar. sen biliyorsun, onlar değil. he gülüm he he... "boş işler bunnar boş hamzaabi"
    5 ...
  26. 571.
  27. Kambriyen patlamasından mütevellit canlıların ontogenilerini(bir organizmanın embriyonik gelişimi)'yi onların filogenilerinden(bir canlının evrimsel tarihi)den ayırarak ulaşılmaya çalışılan yaratılışçı safsatalarına hedef olmuş insan iradesinden bağımsız ve insanmerkezci anlayıştan uzak bilimsel teoridir. Teori dediysek bilimsel bir teoridir. Öyle bireysel kuşkuculuk davranışı gösterenlerin teorisi değildir.
    (bkz: kambriyen patlamasi/#4370739)
    0 ...
  28. 570.
  29. hakkında o kadar savunma yapılmasına rağmen ispatlanamamış, tarih boyu pek çok canlı türü ortaya çıkıp kaybolmuş olmasına ve fosilleri de bulunmasına rağmen sözde ara geçiş canlılarından bir tanesinin bile ortaya çıkarılamamasına karşın ortaya bir kanıt konulamadan felsefi tartışma kılıklı laf kalabalığı veya spekülatif ifadelerle dolu açıklamalarla bilimselliği ispatlanmaya çalışılan iddia ve inançtır.

    sadece hakkında yeterli bilgi sahibi olunmayan canlı türlerinin üzerinden spekülasyon yaparak aslında yaşayan canlı bir türünün bilinmeyen bir kuzeni olduğu yaklaşımını bile çürütemeyen fosiller öne sürülmektedir. fakat daha yaşayan canlı türlerinin hepsine bile hakim değilken, sürekli yeni yılan, böcek vs .türleri bulunuyorken bu kadar kesin konuşabilenlerin iddiaları ispata muhtaçtır. bilimde spekülasyona yer olmaz. doğruluğu test edilebilir ve onaylanabilir delil ve açıklamalar geçerli olur. biyoloji felsefe değildir, düşünsel olarak evrimi ispatlayamazsınız.

    birileri tübitak, tuka, uluslararası kaka vb. kuruluşların kabul ettiği için doğru olduğunu söyleyebilir ama bilimsel olarak kanıtı bulunmayan sadece felsefi açıklamalarla veya mevcut biyoloji/genetik bilgileri üzerine spekülasyonlarla savunulan bir iddiayı dogma haline getirip bilimsel gerçek diye dayatan şarlatanlara itibarımız yok. Ellerinde reddedilemez deliller olmadan söyledikleri yaradılış açıklamasından daha öte bilimsel değer taşımaz. bilimsel olarak test edilip doğrulanamayan bir açıklaması olmayan sadece spekülasyon yapar.

    aslında evrimi eleştirenler birilerinin bu teoriye inanmasını değil kişisel inançların ya da inançsızlığın ürünü bir iddiayı bilimsel dogma diye dayatan ahlaksızlığı eleştirmektedirler. onun ötesinde herkes istediğine inanır.

    not: adı abuzittin olanların evrim adlı kızlara aşık olması diye bir steve projesi de ben açayım da evrim kanıtlansın. inanan sayısının çokluğu bir iddianın doğruluğunu mu ispatlar inananların safdilliğini mi o inanılan şeye göre değişir. (bkz: yaygın olarak inanılan hurafeler)

    not 2: yazdıklarımı okuyup bilimsel bir açıklama ile karşılık veremiyorsanız bari susun. holiganlığınız bilimsellik olmuyor. sadece seviyenizi ortaya koyuyor. Buna rağmen illa bir şeyler yazmak için kendinizi zorlayacaksanız. Yemekteyiz darwin konusunda tartışın.

    not 3: spekülasyon veya sizin hayal ürününüz olan evrime karşı itirazları kendinize saklayın. bilimselliğe bakın. bilmiyorsanız bilimsel olmak nedir, bilim neyi kabul eder öğrenin.

    not 4: konuyu getirip din olgusuna bağlamak sizin evrime dine sarılır gibi sarıldığınızı gösterir. burada bilimsel kanıt isteniyor evrimcilerden.

    not 5: kavram kargaşası ile kafa bulandırmak acziyetten değilse cehalettendir.

    not 6: okuduğunuzu anlayamıyorsanız birşeyler iddia etmek için hiç zahmet etmeyin.

    son not: Allah'a inanmadığınız için evrimi savunuyor olsanız bile Allah rızası için zırvalamayın. *
    1 ...
  30. 569.
  31. aah ah. gün geçiyor geçmesine ama şu teoriye "inanmayan"lara laf anlatmakla harcadığım zaman yok mu, gerçekten yaşlı hissettiriyor kendimi.

    şimdi bak güzel kardeşim;

    benim anlatmakta, senin anlamamakta ısrar ettiğin nokta şu ki; elma ile armut karşılaştırılmaz. yani inanç sistemi ile bilimsel bir teorinin birbirleri ile karşılaştırılması kadar saçma bir şey dünya üzerinde pek enderdir.

    neden mi?

    din ve evrim kıyaslanamaz iki olgudur. kıyaslanamaz, çünkü evrim yıllarca sürmüş çalışmaların ürünü olan, sağlam ve bilimsel kanıtlara dayanan ve yıllardır harun yahya kılıklı yaradılışçılar tarafından çürütülmeye çalışılmasına rağmen çürütülemeyen bilimsel bir gerçektir. (gerçek olan evrim, yani canlıların evrimleşiyor olduğudur. darwin'in teorisi de bu alanda yapılmış en başarılı çalışmadır) kıyaslanamaz, çünkü din hiçbir gerçek ve bilimsel kaynağa dayanmayan, hiçbir çalışmanın ürünü olmayan, hiçbir sorgulanma yapılmaksızın aradaki boşlukların yaratıcı tarafından kapatıldığına gönül vererek inanılan gerçek bir dogmadır. birbirinden bağımsız bu ki olguyu kıyaslamak gerçekten çok, anlatamayacağım kadar çok saçmadır.

    hem biliyor musun çok merak ediyorum; charles darwin öyle zannettiğiniz gibi maymunun oğlu bir ateist değil bir hıristiyandı. evet, yanlış okumadın, darwin bir hıristiyandı.

    halbuki biraz kafa yorsan evrim üzerine, biraz genişletsen o ramazan ayında sıkıştırıp bıraktığın aklını.

    hem insanın maymundan geldiğine hem de çamurdan yaratıldığına islamiyet çerçevesinde pekala inanılabilir. "evet insan maymundan geliyor ama kaç yılda oldu bu", "evet, insan çamurdan da geliyor ama o çamur ne? bence koaservat" gibi savlarla desteklenebilir bu. hatta "allah dünyayı yarattı ama bu öyle birden bire olmadı. evrim de allah'ın dünyayı bu hale getirirken kullandığı yöntemlerden birisidir" bile düşünülebilir. yeter ki sen düşünmeyi iste.

    evet, evrim güçlü bir ateizm argümanıdır. ancak dini değerlerle taban tabana çelişmez. hatta incelendiğinde yaradılış ile birçok ortak noktası olduğu da görülebilir.

    "insan ırkı maymundan mı geliyor şimdi" değildir evrim teorisi. yaradılışı bu argümanlarla savunmak da ayrıca hiç de etik olmayan bir tartışma biçimidir. sen böyle dersen ben de sana "adem ile havva'dan geliyorsak da o zaman hepimiz ensest türüyüz" derim ve iş içindek çıkılamaz bir hal alır.

    bu satırların sahibinin dünya üzerinde hiçbir din ile bir alakası yok. evrimin kanıtlarına bakarak savlarına sonuna kadar katılıyorum (inanmıyorum katılıyorum çünkü evrim bir inanç sistemi değildir). ancak inançlarımı evrime dayandırdığım için, öyle hissettiğim için ya da bana öyle geldiği için değil. savlarını bana gayet güçlü kanıtlarla ve argümanlarla savunduğu için.
    1 ...
  32. 568.
  33. 567.
  34. 566.
  35. einstein'ın genel göreleliği ve marx'ın kapitalizmi tahlil edişiyle birlikte bilimde çığır açan en büyük 3 kuramdan birisidir. kanımca, bütün dinlerin anasını belleyen bu kuram, saldırıya uğraya uğraya kendisini her geçen gün daha da geliştirecek ve dinleri her geçen gün daha acımasız bir şekilde yavaş yavaş silecektir.
    3 ...
  36. 565.
  37. 564.
  38. :) ayasofyanın da canlıların da yapıtaşı atomlar ve moleküllerdir. bu durumda bilinçsiz moleküller bir araya gelip yoktan varolan bir canlı hücresi oluşturabiliyorsa pekala ayasofyayı da oluşturabilirler. tamamen bilimsel ve evrimsel.

    :( ilk canlı ametal atomlarından başlayarak hücreye kadar varan kimyasal evrim sonucu oluşmuştur. ayasofya yapısı kimyasal evrim sonucu oluşamaz, çünkü ilk canlı demek metabolizma demektir, söz konusu yapı ise metal bir iskelete sahip olup cansızdır.doğada bolca bulunan ametaller kolay bileşik oluşturup parçalanabilirken,ancak yıldızlardan gelebildiği bilinen metaller için durum tam tersidir.üstelik ilk canlı küçücük bir hücredir, ayasofya'nın ise maşalahı vardır. yani 100 molekülün bir araya gelmesi 100 trilyon molekülün bir araya gelmesi ile kıyaslanamaz.-şu demagojiye bakın hele-

    bu madde ile ilgili büdüt:"bu yaratılışçıların yüzünden ne hallere düşüyoruz yahu, canlılarla ayasofya'yı bile karşılıklı inceledik, yazıklar olsun bize"

    :)daha açıklanası bir şey yoktur demek bilime ihanettir. bilimin kendisi değişimi savunur, hipotezler kurulur, teoriler oluşturulur, yeni buluşlarla eskiler yıkılır yeni düzenler ortaya çıkar. burada mantık ve düşünce şekli denilen şey görecelidir, herkesin mantığı aynı şekilde işlemez, sana mantıklı gelen başkasına saçmalıktır. sevgili okur işte tam burada tam bu noktada, parçalanması atomdan zor denilen sabit fikri görmektesin iyi bak, tam da karşı tarafı sahip olmakla suçladıkları şekilde

    :( yazdığımı anladınız mı acaba, bu yazdıklarınızdan sonra ıq puanınızı ölçtürtmenizi rica etsem.

    :)cevap: evet aynı dogmatiklik evrim teorisine beslenen inançta da birebir ortaya çıkar. sadece bazıları görmek istemez, çünkü kafaları kumun içinde olduğundan dolayı görememektedirler. hahu..!

    :( din adamları ve kafası değişimi kabullenemeyen ahmaklar yaratılışa, bilimadamları ve zekilerde evrime iman eder

    amen.

    :)mesela yakın zaman önce evrimci bilimadamlarının adriyatik kıyısındaki bir adaya bırakılan kertenkelelerin 30 yılda evrim geçirdiğini iddia eden çalışmalarını ve yazılarını okumuş olsaydınız bunları yazmaktan kendinizi men ederdiniz?

    :(evet kertenkele alt türü oluşabilir, ama bu kadar kısa sürede "ilk" kertenkele oluşmaz.mesela bir sürüngen kuşa bu kadar kısa sürede dönüşmez.

    :) evet çevresel etmenler canlıların çevreye ayak uydurmasında önemlidir, lakin ilk canlı hücre de çevresel etmenlerle mi yoksa kaderin kör kurşunuyla mı oluşmuştur?

    :( hayır kimyasal evrim süreciyle. bu süreçte biyolojik evrim sürecinin doğal seleksyon ve değişim etmenlerini alır. en önce inorganik kimyasallar monomer organik kimyasallara monomerlerde polimer organik molekülleri oluşturmuş bunlar da koaservat denilen hücre öncülüne evrimleşmiş ve sonundada hücre ortaya çıkmıştır. yani evrim sadece türler için değil kimyasal bileşikler içinde geçerlidir.
    3 ...
  39. 563.
  40. iddia: "ayasofya" canlı değildir. canlılar ise metabolizmaya sahip olup ürer, tepki verir elenir ve nesiller boyunca değişime uğrarlar."

    cevap*: ayasofyanın da canlıların da yapıtaşı atomlar ve moleküllerdir. bu durumda bilinçsiz moleküller bir araya gelip yoktan varolan bir canlı hücresi oluşturabiliyorsa pekala ayasofyayı da oluşturabilirler. tamamen bilimsel ve evrimsel.

    iddia : daha açıklanası bir şey yoktur, canlılar ya sabittir, ya sürekli ve yavaşça tedrici biçimde değişir, ya da tedrici değişimleri sıcramalı kısa denge dönemleri izler. bunun bilimle ilgisi yok, mantık ve düşünce şekli bu üçünden biri olmalıdır, gerisi hikaye.

    cevap: daha açıklanası bir şey yoktur demek bilime ihanettir. bilimin kendisi değişimi savunur, hipotezler kurulur, teoriler oluşturulur, yeni buluşlarla eskiler yıkılır yeni düzenler ortaya çıkar. burada mantık ve düşünce şekli denilen şey görecelidir, herkesin mantığı aynı şekilde işlemez, sana mantıklı gelen başkasına saçmalıktır. sevgili okur işte tam burada tam bu noktada, parçalanması atomdan zor denilen sabit fikri görmektesin iyi bak, tam da karşı tarafı sahip olmakla suçladıkları şekilde.

    iddia: inanç -dogma- demek zaten gözü kapatmak akla mühür vurmak kafayı kuma gömmek demektir. sizin şu meşhur deyiminizle yanıt vereyim "bu benzerlikler tesadüf mü?" huha..

    cevap: evet aynı dogmatiklik evrim teorisine beslenen inançta da birebir ortaya çıkar. sadece bazıları görmek istemez, çünkü kafaları kumun içinde olduğundan dolayı görememektedirler. hahu..!

    iddia: evrim kuramının ne olduğunu öğrenmeden onu tartışmak yapılabilecek en büyük akılsızlıktır. önce bir evrim kuramı ne der, bu sürecin nasıl işlediğini açıklar bunları öğrenmelisiniz. siz evrimi hafta'da bir gerçekleşen sıradan bir olay mı sanıyorsunuz? bunun için milyon yıllık jeolojik dönemlerin geçmesi gerektiği, üstelik bu sürecin hız ve gelişiminin bu jeolojik dönemlerde değişkenlik gösterdiğini bilmeden nasıl böylesi soru sorabilirsiniz? insan uçmamıştır, ama bir başka memeli olan yarasa uçmuştur, aynı şekilde bambaşka bir memeli olan balina'da yüzmektedir. bunu belirleyen şey ne kör rastlantı ne de ihtiyaçtır, tek belirleyen etmen çevre değişiklikleri.

    cevap: evet, öğrenmelisiniz, mesela yakın zaman önce evrimci bilimadamlarının adriyatik kıyısındaki bir adaya bırakılan kertenkelelerin 30 yılda evrim geçirdiğini iddia eden çalışmalarını ve yazılarını okumuş olsaydınız bunları yazmaktan kendinizi men ederdiniz? şu da var; bu soruları sormak şununla eşdeğerdir: tanrının varlığı ispatlanamaz deyip peki tanrıyı kim yaratmıştır sen buna cevap ver gibi sorular sormakla. böyle bir tez ortaya sürüp sonra bu soruları nasıl sorabilirsiniz? evet çevresel etmenler canlıların çevreye ayak uydurmasında önemlidir, lakin ilk canlı hücre de çevresel etmenlerle mi yoksa kaderin kör kurşunuyla mı oluşmuştur? cevabı beklenen en önemli soru budur. evrimin çıkış noktası kendiliğinden tesadüflerle yoktan varolan bir hücreciktir; aynı yoktan varedilen sen gibi.

    iddia:buna da yanıtı diyalektik materyalizm vermektedir. hayvandaki kinestezik duyum şartlı refleksleri olusturur, şartlı refleksler (bkz: pavlov'un köpekleri) beyin kabugunda zamanla karmaşıklaşarak insana geçildiğinde kavramsal zeka ile ruhsal iç dünya'yı meydana getirir. "heceli" konuşma ise sadece insan beyninin sahip olduğu kavramsal zekanın dil organına yansımasıdır. yani şuur denilen şey insan beyninin evrim sürecinde frontal lob ve beyin kabuğunun gelişmesi sonucu ortaya çıkmıştır. diğer primatlarda da zayıf olarak mevcuttur ama en gelişmiş olarak insan beyninde ortaya çıkmıştır.
    yani hareketin bir biçmi diğerine sıcramalı olarak geçmektedir. bu da evrimsel süreçte kazanılmıştır.

    cevap: paragraf içinde geçen ruh kelimesi herşeyi açıklamakta. evrim teorisi materyalizmden çıkmıştır, bunu benim siz evrimcilere hatırlatmama gerek yok. artık kendinizle çelişmekten vazgeçin, belki lütfedilip bir açıklamada bulunulur.

    iddia: evrim bilinçsizce tanrının yokluğunu kanıtlar.

    ayar: bu konuyu binlerce yıldır tartışmışlar. ben detaya girmeyeceğim. lakin; evrimi tutunulacak dal olarak gören ate dostlarımız lafı eninde sonunda ama hep eninde sonunda buraya getirmektedirler. kendilerini hakaretleriyle beraber allah, kuran başlıklarında bulabilirsiniz. evet dönüp dolaşıp buraya gelmektedirler. dönüp dolaşıp aynı başlıklara aynı konulara gelmektedirler.

    dönüp dolaşıp gelmektedirler.

    dönüp..??

    dolaşıp..??

    dönüp dolaşıp..!!?

    yine aynı yere..

    gelmektedirler..?!?

    aynı yere?

    dönmektedirler..!!!!

    o zaman bu matematiksel işlemin hemen sağlamasını alalım da iyice bilimsel temele otursun:

    "Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allahı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda ona döndürüleceksiniz." (bakara:28)

    "Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz." (enbiya:35)

    "Sen Allah ile beraber başka bir ilaha ibadet etme. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. Onun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca onundur ve kesinlikle ona döndürüleceksiniz." (kasas:88)
    3 ...
  41. 562.
  42. iddia:"dünyanın en ihtişamlı yapılarından biri olan ayasofya'nın mesela*, yıllar ama bin yıllar milyon yıllar falan içinde rüzgar esip, yağmur yağıp, şimşek çakıp, fırtına esip, hadi bi de kasırga olsun kayaların taşın toprağın bir araya gelmesiyle oluştuğunu sanmaktan biraz daha fantastik olan sözde bilimsel teorimsi"

    yanıt: "ayasofya" canlı değildir. canlılar ise metabolizmaya sahip olup ürer, tepki verir elenir ve nesiller boyunca değişime uğrarlar.

    iddia:"sırf daha açıklanası bir teori ortaya atılmadı diye başı ve sonu belli olmayan bir hikaye anlatmak ne kadar bilimseldir?"

    yanıt:daha açıklanası bir şey yoktur, canlılar ya sabittir, ya sürekli ve yavaşça tedrici biçimde değişir, ya da tedrici değişimleri sıcramalı kısa denge dönemleri izler. bunun bilimle ilgisi yok, mantık ve düşünce şekli bu üçünden biri olmalıdır, gerisi hikaye.

    iddia:"bir de sırf bu teoriyi savunacağım diye inançlı insanları ''gözü kapalı inananlar'' diye tarif edenler var ki onlara söyleyecek söz bulamıyorum. yine sırf bazı canlıların yapılarında benzerlik var diye bu canlıların aynı atadan geldiğini savunmak bir dogmalar bütünü olduğunu baştan kabul ettiğimiz din inancından bile daha dogmatik bir yaklaşımdır."

    yanıt: inanç -dogma- demek zaten gözü kapatmak akla mühür vurmak kafayı kuma gömmek demektir. sizin şu meşhur deyiminizle yanıt vereyim "bu benzerlikler tesadüf mü?" huha..

    iddia:"-evrim varsa, neden hala evrim geçirmekte olan canlı yok? mesela insan neden kanatlanmamış. evrimin temelinde canlıların zayıflıklarını giderme ihtiyacı varsa dünya üzerinde uçmaya insan kadar ihtiyaç duyan bir varlık daha var mıdır?"

    yanıt: evrim kuramının ne olduğunu öğrenmeden onu tartışmak yapılabilecek en büyük akılsızlıktır. önce bir evrim kuramı ne der, bu sürecin nasıl işlediğini açıklar bunları öğrenmelisiniz. siz evrimi hafta'da bir gerçekleşen sıradan bir olay mı sanıyorsunuz? bunun için milyon yıllık jeolojik dönemlerin geçmesi gerektiği, üstelik bu sürecin hız ve gelişiminin bu jeolojik dönemlerde değişkenlik gösterdiğini bilmeden nasıl böylesi soru sorabilirsiniz? insan uçmamıştır, ama bir başka memeli olan yarasa uçmuştur, aynı şekilde bambaşka bir memeli olan balina'da yüzmektedir. bunu belirleyen şey ne kör rastlantı ne de ihtiyaçtır, tek belirleyen etmen çevre değişiklikleri.

    iddia:-zeka hemen her canlıda farklı şekil ve belli oranlarda var tamam da şuur neden yok? Neden hayvanlar konuşamıyor, neden tasarlayamıyor. aynı atadan geliyorsak bunların mümkün olması gerekmez mi?"

    yanıt: hayvandaki kinestezik duyum şartlı refleksleri olusturur, şartlı refleksler (bkz: pavlov'un köpekleri) beyin kabugunda zamanla karmaşıklaşarak insana geçildiğinde kavramsal zeka ile ruhsal iç dünya'yı meydana getirir. "heceli" konuşma ise sadece insan beyninin sahip olduğu kavramsal zekanın dil organına yansımasıdır. yani şuur denilen şey insan beyninin evrim sürecinde frontal lob ve beyin kabuğunun gelişmesi sonucu ortaya çıkmıştır. diğer primatlarda da zayıf olarak mevcuttur ama en gelişmiş olarak insan beyninde ortaya çıkmıştır. insanın dış dünya'yı iç dünyasına taklit ederek kopyalaması -çoğu zaman hata yaparak- ve yaratıcı çözümler bulması, iç dünyasındaki kavramları diliyle heceleyerek ifade edebilmesi işte bu beyin kabugunun evrim sürecinde gelişimine bağlıdır.

    iddia:"hala anlamıyorsunuz değil mi, evrim teorisi "allah yoktur" diye fevri bir iddiayı "kanıtlamaya" çalışmaz."

    yanıt: ama bilinçsizce bunu kanıtlar.
    3 ...
  43. 561.
  44. rantlarını kaybetmekten korkan din tüccarlarının kabusu olan bilimsel teoridir.

    en büyük engeli ''tanrı evrim teorisi'nin neresindedir'' sorusudur.

    yaradılış efsanesine inanan kişi, evrim konusunda bilgisizliğini ''maymundan geliyorsak neden hala ortalıkta maymunlar dolaşıyor'' sorusu ile ortaya koyar: eğer insanlar dedelerinin soyu ise neden dedeler-anneanne-babaanneler ortalıkta dolaşıyordur?
    bir kısım organizma, ailesinin ana gövdesinden ayrılıp, aileden uzak yaşayabilecek farklılığa erişince, yeni türler oluşur.
    ana gövde bundan sonra yaşamını sonsuza dek sürdürebilir ya da yok olabilir.
    insanlardaki omur uzantısı, kaslı, körelmiş kuyruğun bir anlamı olmalıdır!
    2 ...
  45. 560.
  46. yanlış (ya da yalan) olduğunu savunanların neden milyonlarca yıllık memeli fosilleri olmadığına açıklama getirmeleri gerekiyor. madem evrim yok, o zaman dünyada canlı hayat başladığı andan itibaren inek, kedi vs olmak zorunda demek ki. ama ne hikmetse bunların yüz milyon yıllık hiç bi fosili yok. şu işe bak sen..

    daha uzunu için,

    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=14555681
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük