insanların en yakın atalarının şempanzeler olduğunu iddia eden teori.
böyle bir iddiadan mütevellit sallamadığım teoridir. atalarımın maymun olabilme ihtimali kafama kesinlikle yatmamaktadır. atalarının şempanze olduğunu kabul edenlere de allah akıl fikir versindir. böyle bir saçmalığa nasıl inanıyorlar hayrettir.
kambriyen patlaması ve trilobit gözü gibi yaratılışçı iddiaların hepsi evrimi değil tedrici evrim görüşünü reddeder. oysa ki stephen j gould tarafından ortaya konulan kesintili denge kuramı yani evrim teorisinin diyalektik materyalizm çerçevesinde tekrar düzenlenmesi, bu sorunu tamamen ortadan kaldirir.
kesintili denge kuramı göstermiştir ki, evrim süreci kimi jeolojik dönemlerde çok hızlı kimisin de vasat kimisinde ise çok yavaş(günümüzde olduğu gibi) işleyebilir. kambriyen patlaması denilen olayın olduğu jeolojik dönem ise eşeyli üreme ve meyoz bölünmenin evrimleştiği tarihe denk gelir. bu iki olgunun ortaya cıkması o donem için evrim sürecini aşırı hızlandırmış ve belli bir süre sonrada dengeye ulaştirmiştir.
fosil kayıtlarının bir türlü evrimi doğrulayamaması, hatta aksini ortaya koyması ve bu nedenle kayıtların eksik olduğunun iddia edilmesi gibi gülünç iddialarla savunulan teoridir.
4.5 milyar yıllık dünya tarihi ve 2.5 milyar yıllık kaya oluşumları içinde, önceki dönemin ilkel yaşam formlarından ara geçiş canlıları olmadan bir anda kompleks canlıların ortaya çıkması için bilimsel yayınlarda kullanılan "sudden", "rapid" vb. kelimelerin * yaşam tarihinin uzunluğu ve fosil kayıtları dikkate alındığında aniden anlamında çevrilebileceğini, o günlerden bugüne evrimleşmemiş canlıların varlığını vb. konuları idrak edemeyenlern aşırı evrimleşmiş işkembelerinden salladıkları itirazlarla savunulmaya çalışılan teoridir. ağababaları dawkins bile "bir gün elbet evrim teorisini doğrulayan bu fosiller bulunabilir" den öte birşey söyleyemezken bu şahısların hangi kanıtlara sahip oldukları merak konusudur.
evrim teorisi bir teoridir, iddiadır. ispatı gerekir. bilimsel geçerliliği olan ve içeriğindeki iddialar başka bir makalede çürütülmemiş iki tane makaleyi referans veremeyenler, gözün evrimi ile ilgili trilobitler kambriyen dönemde aniden görmeye başladı şeklinde karikatürize edilebilecek düzeyde komik açıklamalardan öte bir model ortaya koyamayanlar, başkalarının yazdıklarını okuyup anlayamayanlar, sciencedirect.com'un sadece evrimci dergileri içerdiğini iddia ettiğimi uyduranlar ancak sözlüklerde anonim olarak varolabilirler.
iddia sahibi iddiasını sağlam delillerle ispatlar. evrim teorisi de insanın ve diğer canlıların varoluşunu açıklama amaçlı ortaya konulan bir iddiadır. evrim teorisinin çürüklüğünü konuyu harun yahya namlı şahsın zatında kişiselleştirme ucuzluğuyla bu konuyu örtbas edemeyeceklerinin farkında olmayanlar sadece komik olurlar.
madem üniversitenizin web sitesinden sciencedirect.com a girip dergi isimlerini görebiliyorsunuz, o zaman size prekambriyen dönemde bakteriyel yapıda olan canlı formlarının nasıl aniden kambriyen dönemde çok farklı ve kompleks yaşam formları olarak ortaya çıktıklarını araştırın. "natural selection" teorisinin nasıl bu konuda aciz kaldığını görün. güneşi balçığı, ucuz kahramanlığı bırakın bilimsel değeri olan açıklamalar getirin. ha bir de bilimsel bir yayına nasıl referans verlir öğrenin ve kaynaklarınızın referansını da yazdıklarınıza ekleyin. biraz araştırma cehaletinizi yoketmez ama ciddi oranda azaltır.
yazılanlara bakıp başka zırvalarla sözlük veritabanını dolduracaklar için peşinen bir hususu belirtmek istiyorum:
hayatın varoluşunu ve insan dahil bugün varolan kompleks canlıların nasıl varolduğunu açıklayan bir bilimsel bir model yoktur. evet yoktur. evrim teorisi de ortaya kolaylıkla itiraz edilip çürütülemeyen bir model koyamamıştır. dolayısıyla teori niteliğini bile haketmediği öne sürülebilir ki evrim taraftarlarının bu konuya bir dindarın yaradılışa iman ettiği gibi sarılması da bu duruma işaret etmektedir. konu bilimsel tartışmadan çıkmış evrimcilerin yaradılışa inanmamalarını bilimsellik kisvesi halinde dayatmalarının mücadelesi haline gelmiştir. tartışmayı doğuran da bir tarafın kişisel inançlarının bilimsel olduğu ve herkes tarafından kabul edilmesi gerektiği iddiasıdır.
sciencedirect.com dışında hakemli dergileri içeren veritabanlarından örnekler verilerek harun yahya'nın zırvalarının desteklendiğinin gösterilmesinin beklendiği tartışma konusudur bu teori.
sciencedirect.com'u yalnızca evrimci dergileri içeren bir veritabanı zanneden zavallı bilimden bihaber arkadaşları, dünyadaki tüm hakemli dergi makalelerini içermediğini didiklemekten çok içeriğini didiklemeleri beklenmektedir.
evrim karşıtı olup* bilim çevreleri tarafından hakemli kabul gören dergileri içeren başka bir veri tabanını görmek isteriz*.
sıva canım, sıva. balçık bitmez cehalette nasıl olsa. bilimi inanç zannetmekle sıvamışsın başka yerleri zaten...*
edit: eheh, hani veritabanı, hani kaynak, hani referans? harun yahya'dan gayrı ne var elinde anlayamadım henüz.
edit 2: sciencedirect.com'da dergilerin hepsine erişilebilir, makalelerin abstract'ları dışındaki tam hallerine erişmek için üye olmak gerekir. üniversitesi bu veritabanına üye olmayanların bilimsellikten anlayamamalarını anlayışla karşılıyorum.
edit 3: akciğer solunumu yapan insanoğlunun embriyosunda hamilelik süreci içinde bir süreliğine kulakların arkasında solungaç oluşumu görülür, araştırılmasını tavsiye ederim.
edit 4: mitokondri ve klorofil organellerinin kendilerine ait dna'ları bulunmaktadır ki bunun nedeni bu organellerin, içinde bulundukları hücre ile ilk başlarda simbiyotik yaşadılarını göstermektedir. henüz cikletten çıkma dışında buna ışık tutacak başka bir teori üretilememiştir.
edit 5: bir tane referans gösterebilseler referans göstermeyi bazılarından öğreneceğim. dawkins şöyle demiştir, böyle demiştir demek kolay. dawkins'in kitaplarındaki referanslarla harun yahya'nın balon kaynaklarını karşılaştırmak gerek maça sıkıyorsa.
edit 6: harun yahya'nın kuşe kağıda bastırdığı evrim aldatmacası kitabını ege üniversitesi biyomühendislik bölümünün kütüphanesine göndermesi ve bölümdeki bilim insanlarının hiçbir bilim çevresinde kabul görmeyen bu kitabı saçma bulup geri çevirmeleri, konuyla ilgili olarak bilim çevrelerinin düşüncesini açıkça ortaya koymaktadır.
edit 7: sabaha kadar en büyük kozu hidayet tavsiyesi olan insanlarla bilimsel konuları tartışacak değiliz elbet. bilimsellikten dem vurup dogmanın kölesi olarak en fazla ne kadar uzağa gidilebilir ki.* eh, birileri çatlasa da patlasa da bilimsel yaklaşım birdenbire oluşumu ciddiye almıyor elbette canım.*
sciencedirect.com u tüm hakemli dergileri içeren arşiv zanneden okumuş cahillerin söz konusu teoriyi açıklama üzerine üretilen teorilerden oluşan ve yine evrimci dergilerinde yayınlana yazılardan medet umup, hakkında ikna edici bir kanıt ya da model öne süremedikleri ve içinde evrim karşıtları tarafından tutarsızlıklarla dolu olduğundan dolayı makaraya alınmayan bir bilimsel makaleye referans veremedikleri bir inanç sistemidir. ** bilimsel yaklaşım değil inançtır. inananlara sözümüz yok. allah hidayet versin deriz. ama kendi inançlarını bize bilim diye dayatmaya kalkanlara cevap vermek elzemdir.
aynı kuantum teorisi, newton'un yer çekimi teorisi, izafiyet teorisi gibi bilimsel bir teoridir: canlılığın nasıl başlamış olduğunu kanıtlayan teoridir.
sudan karaya geçiş diyor evrimciler. valla saygıdeğer bilim insanları benim aklım hiç bir balık solungacının, insan akciğerine dönüşebilitesini almıyor.
tamam doğada bir mücadele ve onun sonunda kazanan-kaybeden durumu (bkz: doğal seçilim)olması kaçınılmazdır. evrim bu konuda doğru söylüyor olabilir fakat türlerin birbirlerine dönüşmesi falan bunlar birazcık saçma geliyor bana. öyle ki evrim evrim diye bağıran sayın arkadaşlar bu türlerin değişim sürecinde neden bir ara form bulunamıyor? neden bu bulunması halinde belkide -teori- olmaktan çıkıp belkide -kanun- haline gelmesi söz konusu olabilecek durum bir türlü gerçekleşmiyor?
(#4355257) de yediği ayarın acısını 500 kelime seviyesiz ifadelerle dolu ve saptıma amaçlı bir yazı ile sözlükte hissettirenlerin körükörüne savunduğu iddiadır.
'gerçek olsa teori olur bak kanıtlanamamış ki teori bazında hala'
ulan bu sözü diyen adama azıcık bilim bilgisi olsan bir insan kıçıyla güler be. arkadaşım anladık tamam cahilsin, üstüne vazife olmayan şeylerle ilgili ukalaca laflar söylüyorsun fakat bu kadar da rezil duruma düşmek koymuyor mu sana?
şu evrimi teori diye küçük görmeyin allaseniz. gidin azıcık birşeyler öğrenin sonra gelin burada s.k yarıştırın!
modern tıp evrim teorisi dışında gelişmiş diyen çokbilmişler tıp alanında bu teorinin yol açtığı gelişimi belgelesinler de görelim. işkembeden atanı çok gördük de uluorta def-i hacet etmeyin bari.
tüm dünya evrim teorisini benimsemiş bir tek harun yahya ve ona kanan biz zavallılar itiraz ediyormuşuz. internetin başına oturup da cahil kalabilek bir de işkembeden sallayabilmek büyük mutluluk olsa gerek.
evrim ile ilgili iddialar, başta darwinin günümüzdeki yansıması dawkins'in masalları olmak üzere hızla cevaplanmakta ve tutarsızlıkları alay konusu olmaktadır. evrimcilerin çıkardığı iki tane dergi adı öğrenmekle bu iş bitmez. ayrıca sciencedirect.com da tüm hakemli bilimsel dergileri içermez. sayı çokluğu sizi yanıltmasın. önce araştırın, öğrenin. bunu yapmazsanız sonra komik iddialara ortaya atarsınız. evrim teorisinden bilim dalı diye söz edersiniz.
bu arada üstünüze balçık bulaşmış. son icraatınızdan kalmış olsa gerek.
bunu daha önce de yazmıştım, ancak, geçerliliği tüm dünya bilim çevreleri tarafından kabul gören teoridir. atom teorisi ya da einstein'ın meşhur görelilik teorisi gibi.
tüm dünyadaki bilimsel makale veritabanlarını barındıran sciencedirect.com sitesine girip "all fields" bölümüne "human evolution" yazıp aratın bakalım, yalnızca bu sene içinde evrim teorisine dayanarak hakemli dergilerde yayınlanmış kaç makale bulacaksınız. özellikle bazı hakemli dergi isimlerine dikkatinizi çekerim; journal of human evolution, evolution of human behavior, vb.
doğusuyla* batısıyla bütün dünya evrim kuramını benimsemiş, bilimsel çalışmalarında bu kurama ilişkin pek çok malzemeyi kullanmakta.
türkiye'de ne olmakta? harun yahya* isminde bir soytarının yazıp büyük şehirlerin meydanlarında beleşe dağıttığı ve hiçbir bilim çevresinde en ufak bir itibar bile görmeyen hurafelerle dolu bir kitaptan alıntılarla genetik, biyoloji, antropoloji, biyokimya, biyososyolojinin pek çok dalına kaynak ve malzeme teşkil eden bir bilim dalını her geçen gün karalamaya uğraşmakta.
güneşi kimin balçıkla sıvamaya çalıştığı belli. önce biraz bilimsel altyapı oluşturun, ondan sonra konuşun bari be...
inançsızlığın örtbas edilmesi gereken utanç verici bir durum olduğu fikrine kapılan bir takım güruhun(kendilerine inançlı diyorlar), hakkında bildikleri kulaktan dolma bilgilerle yorum yaptıkları teori. inançsızlık örtbas edilmesi gereken bir duygu, durum, vaziyet değildir. bilimsel bilginin elde ediliş şekli de bilimsel olmalıdır. aksi taktirde şehrinizin dört bir yanını sarmış sahte müzelerle(yaratılış müzesi) inancınıza inanç kattığınız yanılgısına düşebilirsiniz.
bu teoriden korkacak, çekinecek, ad hominem duygularla saldırmaya gerek duyacak hiçbir neden yok. sadece okuyun ve öğrenmeye çalışın. öğrendikce değişmeye, değiştikce korkularınızdan kurtulmaya açık bir insan olun yeter.
evrim teorisi hakkında yetersiz olan arkadaşlar için nacizane tavsiyem: bilim ve gelecek kitaplığı'ndan çıkan son derece yoğun çalışılmış bir eser,
birilerinin american PBS kanalının evrimci Dan-Erik Nilsson and Susanne Pelger tarafından bir makalede öne sürülen iddiaları kanıt gibi sunmasını, araştırmadan sırf google linkinde çıktı diye delil olrak ortaya koyup kabul etmemizi beklediği teoridir.
Madem linklerle münazara ediyoruz, buyrun aşağıdaki linklerde Dan-Erik Nilsson and Susanne Pelger tarafından yayınlanan ve pbs kanalının yanlış yansıttığ, sanki gözün evrimi ile ilgili sağlam bir model ortaya konulmuş izlenimi veren yayına yönelik değerlendirmeler yer almaktadır. özellikle ilk makalede modeli bulduğu söylenen kişinin hala bir model üzerinde çalıştığını belirtmesi dikkate şayandır.
dönelim sorumuza: gözün evrimini gerçekten açıklayabiliyor mu bu evrimciler? nilsson küçük nokta büyüseydi, görmeye başlasaydı vs. diye kurguluyor ama hala modelini geliştirmeyi başararamış. yani göz evrimleşebilir ifadesinden öte bir kanıt/model yok elimizde. henüz "teyzemin şeyi olsaydı dayım olurdu" mantığından daha ciddi bir açıklama duymadık.
not: bir kaynak veriyorsanız tamamını okuyun/izleyn ve doğruluunu da araştırın. evrimci sitelerde yazılması doğru anlamına gelmez. öyle olsaydı evrim iddiası bilimsel bir gerçek olurdu.
not 2:inanmanın, imanın ne olduğunu bilmeyenler sırf din düşmanlıklarından dolayı evrime sarılmakta ve siz evrime iman etmişsiniz diyenleri blimsel olmamkla suçlamaktadırlar. cahillere sözümüz okumaları olur da bu tiplerin akıllarını din düşmanlığı köreltmiş ne dediklerinin farkında bile değiller.
not 3: bilimsel gelişme/aydınlanma şüphe ile başlar diyenler evrimi kanıt olmadan kabulleniyor. neremizle gülelim?