insanlar tarafından yanlış anlaşılan teoridir.
sanıldığı gibi insanlar maymundan gelmemiştir efendim. yani maymundan gelmiştir fakat şimdiki şempanzeden, orangutandan veya gorilden gelmemiştir. national geographic programlarında da söylenildiği üzere şu anda yaşamayan maymun-insan tarzı bir türden gelmiştir insanoğlu. yani maymunun sadece bir türü. nasıl bizde siyah tenli, beyaz tenli varsa bizim atalarımız da insana benzeyen bir maymun türüydü. tıpkı orangutan ve şempanze gibi.
bu yüzden madem ki maymunlardan geldik neden hala maymunlar var sorunsalını yaşamak son derece saçmadır.
canlı varlıkların türemesini anlatan teoridir. evrimcilerin çoğu canlılığın abiyogenez ile başladığını savunur. evrime göre bir ortak atadan farklı atalar oluşmuş, bu atalarda yine farklı türleri oluşturmuştur. bu durumda her canlı akrabadır ve kökenleri ilkin dünyadaki ortak ataya dayanır.
dindarların, güç kazanmasından korkmaması gereken teori. zaten bilimsel bir çaba için duyulan herhangi bir kaygı ilk emri "oku" olan bir dinle de bağdaşmaz.
olabilir; evet canlılık cansızlıktan türemiş olabilir. hatta bence böyle olması daha heyecan verici. nasıl matematiğin özü zarif bir şekilde sadelik içeriyorsa, nasıl atomlar ve yıldızlar benzerlikler sergiliyorsa, var olan bütün canlıların da ortaklığı (ilk bakışta elbette büyük benzerlikler var), birbirinden türemesi vs. söz konusu olabilir. misal, program yazarken tekrarlarla karmaşıklaşan, birbiriyle, öncesiyle örtüşen kodlar üretmek isterim. benim için her oturuşumda farklı şekilde, farklı bir tarzda kod yazmak makbul değildir. çünkü daha sonra incelediğimde bu kafamı karıştırır. en iyi sistem yalın olan sistemdir. tamam, tanrı herşeyi ayrı ayrı da yaratmış olabilir, ol demesiyle bir kerede de olmuş olabilir. fakat o zaman bu akıl niye var. hep bir neden isteyen, sebep arayan, mantıkla süzen bu aklı neden yaratmış olsun ki eğer öyleyse? bu da kafa karıştırıcı bir soru bence. eğer aklın herşeyi sorgulama eğilimi varsa canlılığın bir güç tarafından aklın kabul edeceği şekilde evrimleşmesi fikri mantıksız değil. evrim teorisinin detaylarında tartışılacak çok şey vardır şüphesiz; ama ben genel olarak, teorinin canlı sistemleriyle ilgili açıklanması zor bilgi bütününü özetleme çabasına odaklanıyorum.
evrim teorisini yanlışlamak isteyenler meseleye yaklaşmadan önce allah aşkına biraz kitapları, kaynakları karıştırsınlar. ve bi zahmet kör cahil beyinlerini uyumadan önce çamaşır suyuna yatırsınlar. harun yahya saçmalıklarının dinimle özdeşleştirilmesi beni deli ediyor.
ve son söz: benim kendi tecrübelerimle varlığına iman ettiğim yaratıcının sonsuz aklının her türlü yaratıma gücünün yeteceğine inanıyorum. yaratıcıyı yarattıklarından yola çıkarak bir matematik denklemi gibi ispat etmeye çalışmak en azından olanaksızdır. bu metafiziksel bir konudur. ayrıca gördüğünüz gibi ilham almak istedikten sonra evrim teorisinden bile istifade edip o'na varabilmek mümkün.
ara geçiş formu dersiniz elle çizilmiş farazi resimler gösterirsiniz
resimlere bakarım yaratıktan bi uzuv küçülüyo yada büyüyo
e hani bunun fosili deriz yokki lan dersiniz..e nereye gitti o çizilen resimler.hani vardı?
o uzuvlar birden bire çıkmadı yada kaybolmadıysa o halddeyken ölen canlılar olmalı mı? evet şekerim olmalı.
ozaman fosilleride olmalımı? evet olmalı. yarım yamalak uzvu olan hayvan fosili getirin bana deriz
ulan cahil öyle bi fosil yok dersiniz..necisiniz lan siz.bi insan kendiyle bukadar çelişirmi?
sizin dışınızda herkes gerizekalı siz muhteşem şahane yaratıklarsınız demi. (bkz: evrimini tamamlamış insan olmak)
son olarak lafım şudur ki evrim diye bize anlattığınız şu masalın ve gösterdiğiniz şu resmin fosilininin linkini verin. fosilimiz el yapımı olmassa sevinirim.seversiniz siz öyle işleri.keratalar sizi.
saçmadır...
- ...hatta öyle saçma ki, hakkında hiçbir şey bilmeden/okumadan "saçmadır" diyebiliyorum. Bir de okusam ohooo, kim bilir daha ne saçmalığını görürüm. O yüzden okumuyorum işte, daha da kafamda rezil olmasın bu teori. teori işte sonuçta ya. Çay ister misin, yeni demledim, sonra yine tartışırız bu konuyu.
- yok ben de hiç okumadım.
- daha iyi.
- bu gece teoriyi çürütmeye iyi geliriz.
evet bu kadar kavramı birarada kullanabilecek kadar üst düzey kültüre, ansiklopedi-biyololji ve tarih bilgisine sahip darwinin yandan yemişi karakterlerin, hala demogojiden uzak, spesifik olarak bir hücrenin nasıl oluştuğunu, oluştuktan sonra nasıl kendi kıvrımlı beyinlerinin oluşabildiğini devirler ve deliller ışığında anlatamadıkları teori..
dolileri kopyalayabilen, kök hücreden nakiller yapan bilimadamları, doğadan daha mal olabiliyorlarmış..
teori doğanın eseriymiş.. ondan gayrısını allah çarparmış.. sadece dünyanın başlangıcındaki bir çorbadan oluşabilirmiş ilk hücre..
bir bilimadamı evrim teorisini savunuyorsa, o bilimadamından delil veya dinini sattığı teorideki oluşumların benzerini istemek suçmuş.. "sen bişeyler sallıyorsun üstadım ama bana dinimi satmam için bir delil getir.. bir tane kol yap. kaş yap. göz yap.." demek idamlık suçmuş..
ama biraz da haklılık payı var gibi..
evrim bizleri oluşturmuştur. onu taklit etmek veya sorgulamak veylul kuyusuna bile gitmemize sebep olabilir.. ama o zaman bir dakika sayın seyirciler.. müller denen maceracı bilimadamı neden bu kuralı bozdu o zaman? emin olamadığı bir şeyler mi vardı? ya da korktuğu?
hem neden, deneyindeki camfanusa başlangıçtaki dünyada olmayan kimyasallar ekledi? kendi de mi inanmıyordu acaba?
evrim ile yaratılış arasındaki farkı anlayamayan sucuklu yumurtalar, evrilince kağıttan uçak olmayı sandığımızı da kendi çaplarında, kendi fikir derecelerinde beyan etmekten geri durmamışlar velhasıl...
hayır değerli kardeşler öyle değil.. hayır hiç de öyle değil.. evrim denen silsileler zinciri, doğanın emrinde kağıttan bir uçak bile yapamaz görüşüdür ortak olan..
ha bu evrimcilerimiz, kağıttan uçak yapmanın doğa için kolay, çok kolay bir şey olduğunu en baştan kabullenmişler zaten..
zaten o kabullenilmese, nasıl; kağıttan değil gerçek uçaktan binlerce misli mükemmel aerodinamik yapıya sahip kuşların oluştuğunu kabullenebilsinler ki?
şimdi açıp psikiyatri kitaplarında bakacağımız bölümlere göz atalım..
insanların hislerinin enzim ve hormon dengeleriyle nasıl kontrol edildiğini anlayabilen fındıklar, kafalarını bir dakika daha meşgul edip, bu dengelerin nasıl kurulduğuna kafa yormadan hala tarih dersi vermeye çalışmıyor mu, ben ona gülüyorum..
hem bu biyolojik dengeler nereden canlıların yaratılmadığına delil oluyor ben onu hiç anlamıyorum..
din, zaten bunları da kapsıyor.. "herşeyin bir sebebi vardır, sebebin de bir yaradanı vardır" sözü buradan gelmiyor mu zaten?
sebep, hormonlardır, enzimlerdir, dengelerdir; yaratan ise allah'tır..
denklem bu kadar basit.. şuurlara mavi ekran verdirecek kadar zor bir şey değil ki bu..
a priori böyle bir şey oluyor demek ki.. yani evrim teorisine, allah'a inanmamak için inanıyor bazıları. yoksa neden, sorulan dna ve hücre evrimleri nasıl oldu sorularına laf ebeliği üretsin ki beyin?
beyin mi dedim ben? bak o tamamen ayrı mesele.. düşünüyor lan.. karar veriyor.. eline, "tut" diyor.. gözüne "gör" diyor.. midene "sen asiti salgıla, birazdan yemek cepte" diyor, adrenaline "bak ali fazla korktu, sen biraz devreye gir de ölmesin gariban" diyor..
ha tabi bütün bunlar google dan seçmece kavramlar.. entelektüel görünebilmek için seçtim ben bunları.. adrenalin de ne olaki yoksa? bi de, ya google de gezinirken harun yahya yı rasgele yazmamış olsaydım, ben bütün bunları nasıl bilirdim, nasıl söylerdim?
belki biraz uyukladığım, lise biyoloji derslerinden sallardım kalp, aort falan, belki de arkadaşlık ortamında konuşulan erotik konulardan arakladığım sperm, plasenta falan..
ama bunlara cevap alabilir miydim? tabi ki hayır.. tabi ki a priori..
evrim teorisini kabul eden kişilerle şebekçe muhabbet yapmak istemediğim teoridir. felsefe dersinde ''düşünüyorum öyleyse varım'' diyen bir psikoloji olduğuna göre bu teoride olabilir. yeniden dünyaya geleceğine inanan arkadaşla aynı kafadadır.
#736091* körü körüne dine sarılanlar sonucu kendilerini ve halkı yanlış yönlendirenlerin olmadığını savunduğu teoridir. fakat kimsenin araştırmadan, incelemeden yoktur böyle birşey diyemeyeceği kadar derin bir konu ve bilimdir. bugüne kadar yok diye diretir inat ederdim fakat bundan sonra gerçek değildir ya da yoktur dememin aksine olduğuna kanaat getirdiğim teoridir.
bence müslümanların yoktur demesinin tek kaynağı din alimlerinin hepsinin dinde bunun yeri yoktur, deyip inananları da dinsiz ve ateist olarak etiketlemelerinden kaynaklanmaktadır. oysa ki kimse araştırmadan bilmediği bir konu hakkında yorum yapmamalı, fetva vermemelidir. din kitabında yok diye olmasının mümkün olmadığını söylemek mümkün değildir. tıpkı allah'ın görünmeden de var olduğunun bilinmesi gibi.
james churchward mu ülkesinin çocukları adlı kitabında şöyle bir paragrafa yer vererek evrim teorisine karşı çıkmıştır;
"Hiçbir bilim adamı veya arkeolog Amerika'yı antik bir uygarlığa bağlayamadı, fakat Mu batmadan önce orada büyük bir uygarlık var olmuştu. O avrupalı yaşlı maymunlar gelecekteki bilim adamlarının kafalarını karıştırmak için kemiklerini yaramazca dağıtmadan onbinlerce yıl önce."
(bkz: kayıp kıta mu)
"ideolojik evrimi" bir müslüman hiç bir zaman kabul edemez! Kabul edebilmesi için Kur-an'ı Kerim'i yok sayması gerekir!
(#5823303) Her ne kadar objektif ve iyimser bir fikir olsa da ıskaladığı önemli bir nokta var:
Eğer sizin yanınıza "evrim teorisi nedeniyle kafam karıştı" diyen insanlar geliyorsa onlara ne cevap verirsiniz? Dese ki, "Kur-an'ı Kerim'de Hz. Adem ve Eşinden bahsediliyor, oysa ki bu teori aynı atadan (protein) evrimleşerek türeyen canlılardan bahsediyor?" dese cevabınız ne olur?
Bir de, yüzyıllardır bu teori dinsizliğin bir propoganda aracı olarak kullanıldığını biliyorsanız! Hiç kusura bakmayın, gerçekler ortaya çıkana kadar bu safsatayı manipülasyon adına kullananlara karşı mücadele vermek zorundayız!
Keşke birileri gerçek ortaya çıkana kadar sabırlı olsa da bizler de bu saçmalıkları konuşmak zorunda olmasak!
ısıtılıp, ısıtılıp yeniden önümüze sunulan tartışmanın kaynağı.
Arkadaş bıktım be yıllardan beri aynı geyiklerin çevrilmesinde. Biyolojinin, yan ve yardımcı dallarının konusudur evrim.
Şimdi ben burada mühendis olarak ne kadar atıp tutsam fayda etmez. Taraftar olsam da fayda etmez, karşıtı olsam da.
Bırakalım bilim adamları tartışsınlar, araştırsınlar takılsınlar. Biz neden bizle alakaız bir bilim dalında taraf olma isteği duyuyoruz ki?
evrim teorisi kanıtlansa ne olacak merak ediyorum?
Allah'ın yokluğu mu kanıtlanmış olacak?
veya evrim teorisi çürütülse ne olacak?
Bu zamana kadar ki bilimsel araştırmalar boşa gitmiş mi olacak?
Bilimsel araştırma boşa gider mi allah aşkına. yardımcı olacağı elbette başka dallar konular olur bu araştırmaların.
Ben Müslümanım kesin kez evrim teorisi yanlış çıkmalı veya da ben ateistim evrim teorisi doğru ülen diye şartlanmalar nedir allah aşkına?
bilimi kimse kendi kişisel görüşlerine alet etmesin.
darvin sanki türlerin kökenini araştırmaya çıkarken.
" ah ah ah şimdi Allah'ın yokluğunu kanıtlayacam" gibi bir mantıkla çıktı. adam baktı aklında bir şeyler oluştu araştırmaya başladı. günümüzün yine bilimle alakası olmayan bir şekilde takıntılı bir şekilde Ateist ekibi bilimi ateizme alet ediyor diye diğer araştırmacı bilim adamlarının da hakkını yememek lazım.
Ha ben mühendis olarak Tesadüfen komplike yapıların oluşacağına matematiksel olarak inanmam bir gemi tasarlanırken bile adamın anası ağlıyor, bi milyon tane sorun çıkıyor ve sorunlar azıcık büyükse gemi doğrudan suyun dibini boyluyor.
ama bu kişisel görüşümdür ve bilime müdahale etme, bilimin araştırmalarından rahatsızlık duyma gibi bir duyguyu içermez.
son ve tekrar söz
bilimi bilim adamlarına bırakın, siyasi iktidar, din iman başka şeylerin konusu onları da konuları altında inceleyin.
şöyle bir cevap verilebilir;
he tabi yalan olduğu çoktan ortaya çıktı, bilim adamları şokta ateistler panikte yengenleri alıp kuran kursuna yazdırmaya götürdüler.
bütün araştırmalar çöpe atıldı laboratuvarlar kapandı, evrimsel biyoloji bölümlerinin kapısına kilit vuruldu.
nasa yaşam araştıran uzay araçlarını geri çağırdı nasılsa evrimin yalan olduğu yırtık dondan çıkar gibi ortaya çıktı yaa.
(bkz: zuhahaha)
mine kırıkkanat'ın ancak hakaret ederek konuşabildiğine bir kez daha şahit olduğumuz programın sonucu olarak, bir kez daha şunu anladık evrimciler bu işin yalan olduğunu çoktan çözmüşler yoktan varedildiğini ve bir yaratıcı olgusu kabullendiklerinde tükürdüklerini yalamakdan çekinmektedirler.
evrim durumunu nasıl algıladıklarına baglıdır. iki saglıklı insan cinsel ilişkiye girer erkekten gelen sperm vajinaya girer sıvı zamanla gelişir gelişir gelişir ve bebek dünyaya gelir. buda bi evrimdir.
retinadan, çekiçten örsten üzengiden bahsedebilecek kadar google bilgisi edinen çoluk çocuğun aklı ölçüsünde eleştirmeye kalktığı teori. 18.yy ile 19.yy arasındaki farkı bile ayırdetmekten aciz matematik ve tarih fukarası bu metabolizmalar oktar babuna ve harun hocaefendi zihniyetinde kıssalar saçmalayarak akıllarınca teoriyi çürütmüş oluyorlarmış, asmasak da beslesek mi bu armutları?
bu sevimli yavrucanlar herhalde aciz bilgi düzeyleri uyarınca evrim teorisini muşmuladan insan yaratma olarak gözlemleyebilmişler ki dna nın karmaşık yapısı, gözün muazzam çalışma şekli akıllarınca evrim teorisini çürütecek kanıtlarmış, cehalet bu derece büyük yani. hani şöyle ki insan canlılar evrim geçirince kağıttan uçak gibi basit birşey olmalıymış, ama yok yaratılmış ise acaip bir karmaşıklık, bir muazzamlık aman yarabbi! evrim teorisi makro ve mikro anlamda belli bir süreçten sonra yaşayan tüm canlıların bugün ulaştıkları durumu gösteren teori değilmiş zaten. acaba nereden okudu bu yavrular teoriyi, milli gazeteden mi? şimdi gelip "insan maymundan mı geliyor len" diyin de iyice bir gülelim halinize. çekiç, örs, üzengi ha?
ha bir de şu var, madem evrim teorisi varmış o hocalar toplanıp hücre yapsınmış, bak sen! evrim teorisine göre hücreler, organlar, dokular üniversite hocaları tarafından labda yaratıldı öyle mi? ah pardon içi jöle doluydu değil mi? kim diyor bunu, harun yahya hocanız? yok yok pardon darwin öyle demiş, tabi...
birarada yaşama, sevme, kızma gibi güdü(!)ler de insana yükleniyormuş, bir nevi kompüter canım! yavrucan öyle düşünüyor herhalde, yarabbim yaratıyor etten kemikten sonra kabloyu bağlayıp güdü yüklüyor insana. o davranış, duygu ve hareket tarzlarını vücutta hangi enzimler kontrol ediyor, hangi enzimin yetersizliği ya da fazlalığı ne gibi psikolojik rahatsızlıklara neden oluyor sayılır elbet ama gökten çaydanlıkla indiğini düşünen zerzevat için zaman ziyanlığı olur. açın bakın psikiyatri sitelerinden, onu da biz mi öğretelim...
ama musa kızıldenizi yardı, muhammed ayı parmağıyla ikiye böldü falan. bunlar hep ispatlı olaylar, görgü tanıkları var. çamurdan yaratıldık, içimize ruh üflendi, püf diye! hem masal dinlemek daha zevkli... değil mi?
dünyada yaşamın oluşumu ile ilgili oluşturulan en sağlam ve bilimsel teori olduğuna inanan bir yığın insan olduğunu göstermiş teoridir. hem de bu yüzyılda. bu teknolojide, hala en bilimsel teori diyen şekerler var..
evrim teorisi mit i ortaya atıldığında, teorinin babası hücreye "içi jöle dolu kürecik" demiştir.. bu zaten kayıtlarda.
ama o zamandan beri evrim teorisi pek gelişmiş, evrim eski evrim değilmiş.
e güzelller o zaman şunu demek düşmüyor mu bizlere: darwin'in yaşadığı dönemde bilim gelişmemişti ve cahil insanlar ne denirse bir yerden sonra inanmak zorunda kalıyordu..
şimdi öyle mi akıllı kardeşler.. şimdi öyle mi?
bir 'göz' ün hangi alt parçacıklardan oluştuğu aşikar olmuş, bir kulaktaki çekiç-örs-üzengi gibi parçaların nasıl gerekli olduğu ve hikmeti gün gibi ortaya çıkmış, bir dna nın nasıl bir kütüphane olduğu evrimcilerin yüzüne yumruk gibi vurulmuş.... hala en bilimsel teoriymiş..
öyle bir bilimsel bir teoriymiş ki, evrimci bilimadamları toplanıp bir hücre üretebilmişler.. sonra onu mutasyonlarla ele, ayağa evirebilmişler.. sonra birarada yaşama, sevme, nefret etme, kızma gibi içgüdüleri yüklemişler. düşünebilen bir canlı oluşturmuşlar... da bu teori en bilimsel teoriymiş.
tarih dersi vermekle, ayar vermiş hisseden şekerler,
düşünmeden yoluna girdiğiniz hocalarınız toplansın ve bana bir dna ve hücre yapsın, en kral evrimci olayım.. belki size yapmıştır ve aranızda kalsın istiyorsunuzdur, orasını bilemem.
yok canım ama, aranızda kalacak olsa niye değişik kemikleri toplayıp, uçan ejderhalar yapsınlar ve medyayla dünyaya yaysınlar ki?..
yok yok, ben en iyisi yine bir dna ve bir hücreye fitim.
ateşli ateşli bilimsel diye çığırıyorsunuz ya.. işte bilim, işte siz, işte laboratuar..
dünya'da yaşamın oluşumu ile ilgili oluşturulan en sağlam ve bilimsel teroridir. neymiş, darwin hücre için "içi jöle dolu kürecik" demişmiş, bak sen! zaten evrim teorisi de charles darwin'den sonra hiç değişmedi, aynen o günkü gibi duruyor...
kitap ehlinden bahsetmeden önce okumayı yazmayı tam bir kavrayalım da ona göre yorum kasalım canlar. bugüün her yönüyle yaşama dair en kapsamlı ve tutarlı teori olma özelliğini devam ettiren evrim teorisi siz isteseniz de istemeseniz de bilimin açıklığa kavuşturduğu en ciddi çalışmalardan biridir. bir de saçma salak yorum yapmadan önce şunu bir hatırlayın, charles darwin 1809 yılında doğup 1882 yılında ölmüş, teori tamamen 19. yüzyılda temellendirilen bir teori olagelmiştir. hani teorinin temelleri 18. yy da atılmış diyordunuz ya, ilkokulu bitirin ondan sonra tartışalım şeker...
öbür tarafta cayır cayır yanmayalım diye oluşan göt korkusu sebebiyle bok atılıp durulan bilimsel gerçektir.
bugün ilaç sektöründen tutun genetiğe kadar her alanda kullanılan bir gerçekliğe bok atmanın yalanlamanın daha günah olduğu çoğu bünye tarafından anlaşılamaz.
birincisi kanun değildir. matematik teoremi değildir ki kanunlaşsın. fizik "kanun"ları bile sürekli güncelleniyorken canlılıkla ilgili bu teorinin kanunluğundan söz etmek saçmadır. aksi ispat edilemediği için (zayıf ispat) yerinde durmaktadır. fakat bu onu kesinkes doğru yapmaz. ancak disiplinleri bir araya getirmesi ve farklı bir bakış sunması açısından kayda değerdir.
tanrıyı gereksiz kıldığı görüşüne katılmıyorum. çünkü evrim teorisi yalnızca sürecin nasıl işlediğini açıklar. herşeyden önceyi yani yokluğu ve varlığa nasıl geçildiğini, maddenin nasıl oluştuğunu açıklayamaz. bu nedenle dinle çelişmemektedir. dine göre hz adem'in ilk insan olarak yaratılması ile evrime göre günümüzdeki primatlarla insanların aynı atadan gelmesi pekala birbiriyle çelişmeyecek şekilde bir araya getirilebilir. (bkz: evrim ve islam)
öte yandan evrimle din bir araya getirilmek zorunda da değildir. çünkü evrim henüz doğruluğu tam olarak ispatlanmış bir kanun değil. evrim teorisi bilimsel bir teoridir. bilimsel zeminde düşünülür tartışılır. ateizmin propagandası için kullanılamaz.
...da kime söylüyoruz? birileri için çoktan oyuncak olmuş bile.
bir dine tabi olan(hristiyan, müslüman, yahudi vb.) insanlar için, iki yüzyıl öncesinden acemice planlanmış; evrimciler için ise, gerçek bir bilimselliktir, kanundur..
olayın içyüzüne bakılırsa, yani birinci görüş ile ikinci görüş irdelenirse, ikisinin de birbiriyle paralel olduğu ama yönlerinin tamamen zıt olduğu görülür.. evet yüzseksen derecelik bir fark vardır iki görüş arasında..
dolayısıyla yazının kalan bölümünde, bu iki görüş ve asla kesişemedikleri "bilimsellik, ahlak, mantık, davranış, hayat tarzı" gibi olgularda birlikte değerlendirmeye çalışayım..
bilim ve evrim:
bilim: somut olanlarla ilgilenir.. birşeyin bilimsel olabilmesi için deneysell olarak ispatlanabilmesi gerekmektedir. diğer şekilde, düşünülen teoriler laboratuar ortamında veya doğal ortamında kanıtlanana kadar ütopyadır, bilinmezdir, tahmindir...
evrim teorisi: kurucusu charles darwin'in "hücre, içi jöle dolu küre.." demesiyle başlamış bir yolculuktur. temelleri, bilim adına dipsiz bir kuyuyu andıran 18. yüzyılda atılmıştır.
bilim: kanıt ister..
evrim teorisi: şimdiye kadar 'değişik hayvanlardan toplanmış kemiklerle oluşturulan uçan ejderha iskeleti' ve 'nehir kıyısında bulunmuş bir maymun kafatasından hareketle ortaya atılan, -evrim ailesi- resmi...' evet bir maymunun kafatası kemiğinden hayali olarak üretilen bir evrim ailesi.. yani biraz düzmece ve hayali deliller.. *
bilim: laboratuar ortamında anlaşılabilmeyi, araştırılabilmeyi ve az da olsa yaklaşılabilmeyi ister.
evrim teorisi: şimdiye kadar binlerce girişim boşa gitmiştir.. müller bunlardan sadece biridir. laboratuar ortamında, akıllı şuurlu binlerce evrimci bilim adamı, tek bir hücre bile üretememiştir..
evrim teorisi: bu ihtimali tutturduğunu iddia eder. hatta amino asitten sonra hız kesmeden, hücre organellerini ve hücreyi, sonra bildiğimiz organları, çiftleşebilmek için iki ayrı canlı oluşturmayı... başarabildiğini haykırır.
kıssadan hisse: evrimciler bilimsel, diğerleri geri kafalı.*
vicdan ve evrim:
vicdan: insanları tarafına çekebilmek için tamamen doğru olanları kullan..
evrim teorisi: farklı kemikleri toplar uçan ejderha yapar.. dişlerini törpüleyerek müzelerde eski gibi gösterir. deneylerinde (müller), başlangıçta dünya şartlarında olmayan bileşikleri kullanır..
vicdan: hiçbir zaman zayıfı ezme.. yere düşeni kaldır.
evrim teorisi: hayatta sadece güçlü olanlar kalır. güçlü olan zayıfı ezer ve ezmelidir.(adolf hitler'in evrim teorisini benimsediği gerçeği ve sakat olanları imha ederek, zayıfı güçlüden ayırma çabası buna örnek olarak gösterilebilir.)
vicdan: 'hücre jöle dolu bir küreciktir' ve 'göz beni tedirgin ediyor. eğer gözün kompleksliği kanıtlanabilirse, teorim tamamen çöker' vs. gibi sözler söyleyen bir insanın peşinden gidip kendini yakma..
evrim teorisi: hücre, jöle dolu parçacık değildir ama.. amasını karıştırma. başlangıçtaki dünya şartları ile, dna, endoplazmik retikulum, koful, hücre zarı, protein vs.. pekala oluşabilir.. darwin'in böyle sözler söylemesi önemli değildir..
kıssadan hisse: evrimciler, müferreh bir anne kucağı, diğerleri terörist, yakan yıkan...
gurur ve evrim:
gurur: bir yaratıcının varlığına ve bir dine inanmak zorunda değilsin. seni hiçbir şey sınırlamamalı. sınırları sen belirlemelisin..
evrim teorisi: gurur benim kardeşim. birbirimiz için, tencere-kapak gibiyiz. ben, gururun ne demek istediğini gayet iyi anlayabiliyorum. o ateistliği ve sınırsız özgürlüğü istiyor. barındırdığım olgular, bu yolu açacak birer ferah nane aroması.. biz birbirimiz için varız..
kıssadan hisse: evrimciler ilerici, modern ve özgür, diğerleri aşağılık ve yobaz.*