retinadan, çekiçten örsten üzengiden bahsedebilecek kadar google bilgisi edinen çoluk çocuğun aklı ölçüsünde eleştirmeye kalktığı teori. 18.yy ile 19.yy arasındaki farkı bile ayırdetmekten aciz matematik ve tarih fukarası bu metabolizmalar oktar babuna ve harun hocaefendi zihniyetinde kıssalar saçmalayarak akıllarınca teoriyi çürütmüş oluyorlarmış, asmasak da beslesek mi bu armutları?
bu sevimli yavrucanlar herhalde aciz bilgi düzeyleri uyarınca evrim teorisini muşmuladan insan yaratma olarak gözlemleyebilmişler ki dna nın karmaşık yapısı, gözün muazzam çalışma şekli akıllarınca evrim teorisini çürütecek kanıtlarmış, cehalet bu derece büyük yani. hani şöyle ki insan canlılar evrim geçirince kağıttan uçak gibi basit birşey olmalıymış, ama yok yaratılmış ise acaip bir karmaşıklık, bir muazzamlık aman yarabbi! evrim teorisi makro ve mikro anlamda belli bir süreçten sonra yaşayan tüm canlıların bugün ulaştıkları durumu gösteren teori değilmiş zaten. acaba nereden okudu bu yavrular teoriyi, milli gazeteden mi? şimdi gelip "insan maymundan mı geliyor len" diyin de iyice bir gülelim halinize. çekiç, örs, üzengi ha?
ha bir de şu var, madem evrim teorisi varmış o hocalar toplanıp hücre yapsınmış, bak sen! evrim teorisine göre hücreler, organlar, dokular üniversite hocaları tarafından labda yaratıldı öyle mi? ah pardon içi jöle doluydu değil mi? kim diyor bunu, harun yahya hocanız? yok yok pardon darwin öyle demiş, tabi...
birarada yaşama, sevme, kızma gibi güdü(!)ler de insana yükleniyormuş, bir nevi kompüter canım! yavrucan öyle düşünüyor herhalde, yarabbim yaratıyor etten kemikten sonra kabloyu bağlayıp güdü yüklüyor insana. o davranış, duygu ve hareket tarzlarını vücutta hangi enzimler kontrol ediyor, hangi enzimin yetersizliği ya da fazlalığı ne gibi psikolojik rahatsızlıklara neden oluyor sayılır elbet ama gökten çaydanlıkla indiğini düşünen zerzevat için zaman ziyanlığı olur. açın bakın psikiyatri sitelerinden, onu da biz mi öğretelim...
ama musa kızıldenizi yardı, muhammed ayı parmağıyla ikiye böldü falan. bunlar hep ispatlı olaylar, görgü tanıkları var. çamurdan yaratıldık, içimize ruh üflendi, püf diye! hem masal dinlemek daha zevkli... değil mi?