Yanılsamadan ibarettir. Beğeniden öte bir şey değildir. Sadece bu beğeni çokça düşünülür ise aşk diye adlandırılır. Çok fazla düşündüğümüz her konuya aşık olabiliriz. insan zihninin manasız oyunları.
aşık olmak, birine dair her şeyi bilmek isterken aslında kendini tanımaktan kaçmak gibi. karşılıklı olunca bile bir yerlerde hep bir yalnızlık kalıyor insana.
hem aptallıık hem dünyanın en garip hissi.
bünyede alıklık yapar. karşılıksızsa acı çektirir. yok öyle en güzeli uzaktan sevmek edebiyatı. o da seni sevmiyorsa uzaktan izlemek olur onun adı..
"Aşık olduğunuz zaman panik yapmayın. Arkanıza yaslanın ve katilinizle tanışmayı izleyin"
Güzel sözmüş sonuçta aşk dediğimiz şey karşıdakini gözümüzde büyütme, ondan büyülenip gözümüzün kör olması, onun kötü yönlerinden ziyade iyi yönlerini abartma ve onsuz yaşayamama sanrısı duyma hali kesinlikle şüphesiz. Bildiğin karşındaki insana ruhun köle oluyor keşke sadece katil olsa tek darbeyle işini bitirse. Yavaş yavaş öldürüyor seni.
insanın hayatında 1 defa olan, sonrasında hep oldum sanılan durumdur. Hiç biri ilki kadar heyecan vermemektedir insana. Hayattaki bir çok ilk tecrübe gibi en mutlu edeni, en uzun sürecek hissiyatı vereni, en sonsuza dek o mutluluğu sürecek hissettireni ilk seferdir. Gerçek aşk, ilk aşktır.
Üç aşamadan oluşur;
ilk aşk: Size ergence duygular hissettirip hatalar yaptırır. Gelecekte bunları düşünüp düşünüp utanıp, pişman olursunuz. Terlersiniz, kalbiniz hızlı atar, bağlanırsınız fakat eninde sonunda poka sarar.
ikinci aşk: ilk aşk ile aynı duyguları yaşayacağınızı zannederek başlarsınız. Biraz uzun sürebilir çünkü tecrübe edindiğinizi zannederek devam ettirme çabasına girersiniz ama aslında bir pok bildiğiniz yoktur. Bu aşk için biraz zırlayabilirsiniz fakat çok da umursamamak lazım.
Üçüncü aşk: ilk iki aşkın tecrübesiyle; daha iyi, mantıklı ve sağlıklı yönetebileceğiniz aşktır. Heyecan olmaz ama sevgi olur, terleme olmaz ama şefkat olur, takıntı olmaz ama bağlanma olur. Bir anne/baba gibi karşınızdakine karşı endişe duyarsınız ve ilgi beslersiniz. Birbirinizi sıkmazsınız, tecrübelerinizle daha güzel, sakin ve anlayışlı vakitler geçirirsiniz. Ona karşı özleminiz hormonlarınızla değil duygularınızla olur.
Bonus:
Cinsel aşk: "Aşk" demenin bile suç olarak sayılması gerektiği o lanet ilişkiye verilen isimdir. "Empati yoksunlarının, kalbi kırık eziklerin, daha çocuk zihniyetinden çıkamamış ergenlerin tercih ettiği ilişki" olarak da tanımlanabilir. Arada sadece hormonlardan ibaret bir bağ vardır ve kopması için işinizi halletmeniz yeterlidir.
Uzun lafın kısası; aşk, "olgunlaştıkça tanımı değişebilen, mantık ve olgunluk araya girmediği sürece kalp kırabilen, bir insana karşı beslenen, sıkı sevgi ve güçlü bağdır" diye de tanımlanabilir.
onun gozleri kimsede yoktur. onun bakısı kimsede yoktur. onun dokusunusu kimsede yoktur. onun sarılısı kimsede yoktur. onun sohbeti kimsede yoktur. onun entelektuel birikimi kimsede yoktur. onun zekası kimsede yoktur. onun esprileri, seni guldurmesi kimsede yoktur. onun halden anlaması kimsede yoktur. onun tatlı ukalalıkları kimsede yoktur. onun kotu gun dostlugu kimsede yoktur. onun sıcaklıgı kimsede yoktur. onun verdigi mutluluk ve huzur kimsede yoktur. onun melek kalbi kimsede yoktur. onun seni akıllı, guzel, seksi ve melek hissettirmesi kimsede yoktur. onun teninin kokusu kimsede yoktur. onun tutkusu kimsede yoktur. onun koruyuculugu, kollarının arasında hissettigin guven kimsede yoktur.
cok adam bulunur dunyada. 4 milyar adam var. ama bir sen bulamam..