varvaradan
143 (şirin baba)
on birinci nesil yazar 130 takipçi 934.57 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    edebiyatçı ressam asuman soydan atasayar

    1.
  1. (img:#2506516)

    (img:#2506528)
    (img:#2506528)
    (img:#2506528)
    (img:#2506528)
    (img:#2506528)
    (img:#2506528)

    Asuman Soydan Atasayar

    Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde doğdu. ilk, orta ve lise tahsilini burada tamamladı. Ankara 0niversitesi Fen Fakültesi Matematik bölümünün son sınıfında dönemin öğrenci olayları nedeniyle tahsiline ara vermek zorunda kaldı.
    Dört çocuk annesi olan sanatçı istanbul'da ikamet etmektedir. Çocuklarını topluma kazandırdıktan sonra, 2000 yılından itibaren sanat ve edebiyata yöneldi. Çeşitli kurs ve atölyelerden resim dersleri alarak karakalem ve yağlı boya ile resimler yaptı, çeşitli sergilere katıldı.

    Yaglı boya tekniğiyle tuval üzerine ürettiği eserlerini;
    Sultanahmet Basın Müzesi (2013).
    Altunizade Kültür Merkezi (2017)
    Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü (2020)
    Altunizade Kültür Merkezinde (2025)
    kişisel sergilerinde sanatseverlerle buluşturdu.

    Edebiyat alanında da üretken olmaya çalıştı.
    Yazı ve şiirleri pek çok dergi ve internet sitelerinde yayımlandı. Yayımlanmış iki roman ve üç şiir kitabıyla edebiyat dünyasında yer almakta olan Atasayar; pek çok kurum, kuruluş ve derneklerin düzenlediği sanat ve şiir organizasyonları tarafından plaket ve ödüllerle onurlandırıldı.

    "Resim sanatinda her fırça darbesi bir duyguyu
    her renk bir hissi yansıtır. Benim için resim sanatı, içimdeki bahçenin renkleriyle sevgiyi, barışı, huzuru temsil eden objeleri tuvale aktarma sürecidir." diyerek çalışmalarını tanımlayan sanatçı; içindeki bahçenin çiçek açmış hali olan, insana dair tüm güzel duyguları barındıran bu bahçede çiçek açan 150 kadar tabloya imza atmıştır.

    Sanat; soyut olan insan ruhunun somutlaşmış halidir. Gönül dünyasının dışarıya yansıyan izdüşümüdür, içinde sevgi taşır, aşk taşır, güzellik taşır, sorumluluk taşır. Sancılı olur doğumu çoğu zaman. Çoğu zaman deli fişek gibi yürek kabından öyle bir fırlarki, somutlaşmak için ışık hızıyla yarışır adeta...

    Sanatçı yüreği ana rahmi gibi her an doğuma hazırdır, acı çekme, kıvranma, çırpınma yetisine sahiptir. Çünkü ruhunun en güzel köşesini ortaya koymaktır amacı...görünmek ister, beğenilmek ister. O sebeple güzelden güzellikten ilham alır.

    Sanat toplumun bağrına ekilen çiçektir. Toplumlar sanatla nefes alır, sanatla yücelir, sanatla güzelleşir ve sanatla gelişir.

    YAYINLANAN ESERLERi:
    1) Üçüncü Mevsimdeyim Şiir 2010 istanbul
    2) Kahraman ve Öncü Kadınlarımız Destansı Şiirleri 2011-istanbul
    3) Yitik Parçam Roman 2012-istanbul
    4)Bir Yudum Ben Şiir 2013-istanbul
    5) Karanlıktan Gelen Roman
    1 ...
  2. italyan lisesi müdürü istenmeyen adam ilan edildi

    1.
  3. istanbul Özel italyan Lisesi Müdürü istenmeyen adam ilan edildi.

    Tez-Koop-iş Sendikası’ndan yapılan açıklamaya göre:
    istanbul özel italyan lisesi müdürü giuseppe finocchiaro'nun persona non grata ilan edildiğini duyurdu.
    sendika, işten çıkarılan 10 öğretmenin göreve iadesini isterken, okul yönetiminin sendikal haklara yönelik tutumunu eleştirdi.

    açıklamada, çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı arabuluculuğunda imzalanan mutabakata rağmen 10 öğretmenin iş akdinin feshedildiği belirtilerek, finocchiaro ile müdür yardımcısı nida intiba'nın yöneticilik görevlerinin milli eğitim bakanlığınca sona erdirildiği ifade edildi.

    açıklamada, bu kararın uluslararası hukukta en ağır diplomatik yaptırımlardan biri olduğu belirtilerek, finocchiaro'nun görevine devam edemeyeceği kaydedildi.
    -basından
    0 ...
  4. intersection karma resim sergisi

    1.
  5. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2505480/+

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2505704/+

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2505990/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2505990/+

    INTERSECTION
    1 Ağustos – 1 Eylül
    Espressolab Roastery
    Hasan Sarıtaş Gallery

    Intersection, çağdaş sanatın farklı üretimlerini gündelik yaşamın ritmiyle buluşturan bir kesişim alanı öneriyor. Espressolab Roastery’nin sosyal mekânı, bu sergide yalnızca bir ev sahibi değil; sanatın dolaşıma girdiği, karşılaşmaların ve yeni okumaların üretildiği yaşayan bir zemine dönüşüyor.

    Birbirinden farklı yaklaşımlara sahip sanatçıların eserleri, ortak bir anlatı kurmak yerine farklı düşünce ve ifade biçimlerinin kesişebileceği açık bir alan oluşturuyor. Sergi, izleyiciyi tüketilen bir deneyimin ötesine geçerek, sanatın gündelik yaşamla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeye davet ediyor.

    Intersection, çağdaş sanatın farklı disiplinlerini, bakış açılarını ve deneyimleri bir araya getiren; paylaşım, diyalog ve karşılaşma üzerinden yeni anlamların üretildiği bir kesişim noktası olarak kurgulanmıştır.

    Afiş tasarım: @daseindesignstudio

    sanatçılar:
    harun acı
    fırat altındal
    ceyda aşık rumeli
    zafer dilekçi
    hakan güven
    murat huvaj
    seydi murat koç
    emel köleoğlu
    neveser özenbaş
    zafer malkoç
    tevfik talha okan
    ayşe özen
    ahmet savıcı
    yener özer
    esra özsoy
    turgay sarıkaya
    ceyda tırtıl özdemir
    hande ekinci
    1 ...
  6. dijital artist ceyda aşık rumeli

    1.
  7. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2505265/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2505266/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2505267/+

    Ceyda Aşık Rumeli

    Ceyda Aşık Rumeli, dijital görüntüyü yalnızca bir üretim aracı olarak değil; zaman, hafıza ve algının yeniden kurgulandığı düşünsel bir alan olarak ele alır. Sanatçının üretiminde fiziksel gerçeklik ile sanal uzam arasındaki sınırlar geçirgenleşirken, ekranın yüzeyi sürekli dönüşen bir bellek katmanına dönüşür.

    Algoritmik süreçler, yapay zekâ destekli görselleştirme teknikleri ve dijital kolaj gibi farklı üretim yöntemlerini bir araya getiren Rumeli, teknolojiyi estetik bir gösteri unsuru olmaktan çıkararak çağdaş yaşamın görünmez yapılarını sorgulayan eleştirel bir dile dönüştürür. Ürettiği imgeler, kesin anlamlar üretmek yerine izleyiciyi belirsizlik, çoklu okuma ve yeni olasılıklar üzerine düşünmeye davet eder.

    Sanatçının pratiği; insan ile makine, organik olan ile sentetik olan, hatırlama ile unutma arasındaki gerilimleri görünür kılarken, dijital çağın değişen görme biçimlerine de eleştirel bir perspektif sunar. Bu yaklaşım, dijital medyayı yalnızca teknik bir araç olarak değil, çağdaş deneyimin kültürel ve felsefi bir zemini olarak yeniden düşünmeye açar.
    1 ...
  8. ailenizde yakınlarınızda sigaradan ölen oldumu

    1.
  9. Kalp krizi, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, akciğer hastalıkları, astım, koa vs.
    1 ...
  10. anne karnındaki bebeğe mucize ameliyat

    1.
  11. Hacettepe Üniversitesi Erişkin Çocuk Hastanesi’nde anne karnındaki 26 haftalık bebeğin omurliğindeki açıklık, Türkiye’de ilk kez uygulanan yöntemle giderildi.

    Hacettepe Üniversitesi Perinatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Deren ve Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Fadıloğlu ile Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. ilkay Işıkay, Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Banu Kılıçaslan ve Endoskopik Cerrahi uzmanı Doç. Dr. Derman Başaran’ın 30 kişilik ekiple birlikte konusunda dünya çapında uzman Prof. Dr. Alireza Shamshirsaz’ın uluslararası desteğiyle 14 Temmuz 2026 tarihinde 6.5 saat süren bir ameliyatla başarı sağlandı.
    Basından
    1 ...
  12. emekli maaş promosyonu emekli maaşı kadar olsun

    1.
  13. Bankaların 20.000TL nin üzerine maaş alan emeklilere aynı promosyonu ödemeleri eşit, adil ve sürdürülebilir değil.
    Hizmet yılları boyunca yüksek ve daha yüksek pirim ödeyen çalışanlar; aldıkları maaşın vergisinide verdikleri halde bu uygulama ile haksızlığa uğramaktadırlar.

    Maaş zam dönemlerinde düşük maaş alan emeklilerle eşitlenmeleri ayrıca büyük bir haksızlıktır.

    Elbette en düşük emekli maaş mağduriyetinin giderilmesi önemli bir gündem ve bir sosyal devlet sorumluluğu ancak bunun emekliden alınıp emekliye verilmesi gibi bir uygulama yanlış anlaşılmaktadır.
    0 ...
  14. şehir insan felsefe ressam turgay sarıkaya

    1.
  15. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2504255/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2504256/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2504257/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2504258/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2504259/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2504260/+

    Ufkun Ötesi Hilltown Resim Sergisi

    Turgay Sarıkaya
    20 Temmuz – 20 Eylül 2026
    Hilltown Küçükyalı

    Ufkun Ötesi, Turgay Sarıkaya’nın gökyüzü kompozisyonları ile Penceresiz Evler serisini ortak bir düşünsel düzlemde bir araya getiriyor. Sergi, bakış, mekân ve mesafe kavramlarını temsil üzerinden değil, algı ve deneyim üzerinden yeniden ele alıyor.

    Sarıkaya’nın resimlerinde gökyüzü, yön tayin eden bir ufuk çizgisinden çok, belirsiz ve ölçeksiz bir mekân olarak belirirken; Penceresiz Evler dizisinde mimari, işlevinden arındırılmış yalın bir forma dönüşüyor. Hareket ile durağanlık, açıklık ile kapalılık arasında kurulan bu karşılaşma, mekânın fiziksel gerçekliğinden çok zihinsel ve duyusal karşılığını görünür kılıyor.

    Anlatısal bir yapı kurmaktan uzak duran sanatçı, izleyiciyi kesin anlamlardan ziyade yavaşlayan bir bakış deneyimine davet ediyor. Ufkun Ötesi, ufku ulaşılacak bir sınır değil, her karşılaşmada yeniden üretilen düşünsel bir olasılık olarak öneriyor.
    0 ...
  16. ressam tatiana kirillova barış manço tablosu

    1.
  17. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2504063/+

    Bir yüz…
    Bir vapur…
    Bir ev…

    Belki çocukluğunuzdan kalan bir duygu…

    Belki yolculuğu sevmek…

    Belki farklı insanlara merakla yaklaşmak…

    Belki de hiçbir karşılık beklemeden paylaşmanın doğal olduğuna inanmak.

    Bu duygular size ait gibi gelir.

    Çünkü gerçekten de öyledir.

    Ama bazen insan, kendisini şekillendiren dünyanın farkına yıllar sonra varır.

    Barış Manço birçok insana sadece şarkılar bırakmadı.

    Bir bakış bıraktı.

    Bir ses tonu bıraktı.

    Bir nezaket biçimi bıraktı.

    Dünyaya duyulan merakı bıraktı.

    Farklı olanı sevmeyi bıraktı.

    Çocuklarla aynı göz hizasında konuşmayı bıraktı.

    Bu yüzden bu resim bir portre değildir.

    Bir insanı anlatmaktan çok, onun hâlâ yaşadığı görünmez alanı hissettirmeye çalışır.

    Belki siz de uzun zamandır o alanın içindesiniz.

    Ve bunu ilk kez şimdi fark ediyorsunuz…
    Çünkü bazı insanlar yalnızca eser bırakmaz.

    Bir iklim bırakır.

    insanlar o iklimin içinde yaşamaya devam eder.

    Farkına varsın ya da varmasın.

    Belki bu resim tam da o iklimi görünür kılmaya çalışıyor.

    Bu yüzden burada hiçbir renk tek başına değildir.

    Mavi yalnızca gökyüzü ya da deniz değildir.

    insanın içinde sessizce büyüyen bir boşluk da olabilir.

    Durup nefes alabildiği bir yer de.

    Kırmızı yalnızca bir renk değildir.

    Bazen cesaret olur.

    Bazen özlem.

    Bazen de yaşamın kendisi.

    Sarı ise dikkati üzerine çekmez.

    Işık gibi dolaşır.

    Fark edilmeden dokunur.

    Belki bazı insanların hayatımıza girişi de böyledir.

    Önce fark etmeyiz.

    Sonra onsuz nasıl biri olurduk, bunu düşünemeyiz.

    Bu resimde hiçbir çizgi tam olarak bitmez.

    Akış devam eder.

    Çünkü etkiler de böyledir.

    Bir insandan diğerine geçer.

    Bir kuşaktan diğerine ulaşır.

    Ve çoğu zaman görünmez.

    Barış Manço’nun evi de bu yüzden yalnızca bir bina değildir.

    Taşlardan yapılmış bir yapı olmaktan çok, insanların içinde yaşamaya devam eden bir yerdir.

    Bazı evler ziyaret edilir.

    Bazıları ise insanın hafızasında yaşamayı sürdürür.

    Bu resimde akış yalnızca suyun hareketi değildir.

    Bir duygunun, bir hatıranın, bir insanın başka insanlarda yaşamaya devam etmesidir.

    Belki bu yüzden hiçbir şey birbirinden tamamen ayrılmaz.

    Çünkü bizi şekillendiren şeyler de hayatımızda böyle kalır. Sessizce. Akarak.

    Bazı insanlar bir akış bırakır. Bir iklim bırakır.
    Tatiana KiRiLLOVA
    1 ...
  18. çağdaş sanatçı engin beyaz

    1.
  19. (resim:#1)

    Engin Beyaz
    1978, Erzurum Atatürk Üniversitesi ve Cumhuriyet Üniversitesi’nde resim eğitimi aldı.2007 yılından bu yana istanbul’da yaşayan sanatçı, resim ve yerleştirme alanlarında üretim yapmaktadır. Bugüne kadar çok sayıda kişisel ve karma sergiye katılmış; eserleri çeşitli kamu ve özel koleksiyonlara girmiştir.

    Sanat pratiğinde gündelik nesneler, kültürel bellek, doğa ve bilgi kavramlarını bir araya getirir. Kitap, ağaç ve organik formlar gibi imgeleri kullanarak hafıza, zaman ve insan-doğa ilişkisini sorgulayan katmanlı kompozisyonlar üretir. Geleneksel görsel referansları çağdaş sanat diliyle buluşturan yaklaşımı, Türkiye çağdaş sanatında kavramsal ve resim temelli üretimler arasında dikkat çeker
    1 ...
  20. ressam tevfik talha okan

    1.
  21. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503787/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503788/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503789/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503790/+

    Tevfik Talha Okan

    1997 yılında Nevşehir’de doğan Tevfik Talha Okan; erken yaşlardan itibaren resim pratiğini düşünsel ve estetik üretiminin temel ifade alanı olarak geliştirmiştir.
    Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ndeki eğitimi süresince Osmanlı minyatür sanatı üzerine yoğunlaşan sanatçı, bu geleneğin ritmik kompozisyon anlayışını, çoklu bakış sistemini ve bezemeye dayalı yüzey kurgusunu Avrupa ekspresyonizminin figüratif anlatımı ve güçlü renk diliyle yeniden yorumlayarak kendine özgü bir resim pratiği oluşturmuştur.
    Okan’ın üretimi, Doğu’nun anlatısal ve simgesel görme biçimi ile Batı resminin figür merkezli ifade geleneği arasında kurduğu yaratıcı diyalog üzerinden şekillenir.

    Sanatçının resimleri, Osmanlı minyatürünün perspektiften bağımsız mekân anlayışını çağdaş yaşamın gündelik sahneleriyle buluşturur. Kahvehaneler, ev içleri, banyolar, Anadolu halıları, desenler ve gündelik nesneler; yalnızca temsil edilen mekânlar değil, kültürel belleğin, toplumsal hafızanın ve bireysel deneyimin iç içe geçtiği görsel yapılara dönüşür. Bu yaklaşım, geleneği tarihsel bir referans olarak tekrar etmek yerine, onu günümüz insanının kimlik, aidiyet ve yaşam deneyimleri üzerinden yeniden düşünmeye imkân tanır.

    2017 yılından itibaren eserleri, Türkiye’deki sanat yazarları, küratörler ve eleştirmenler tarafından ilgiyle takip edilmeye başlayan Tevfik Talha Okan figür, mekân ve kültürel bellek ekseninde geliştirdiği özgün görsel diliyle genç kuşak Türk ressamları arasında dikkat çeken isimlerden biri hâline gelmiştir.

    Geleneksel estetik mirası çağdaş resmin ifade olanaklarıyla buluşturan sanatçı, Doğu ile Batı arasında kurduğu estetik ilişkinin güncel Türk resmindeki özgün temsilcileri arasında değerlendirilmektedir.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503792/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503792/+
    1 ...
  22. gagavuzya özerk türk cumhuriyeti yaşayacak

    1.
  23. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503471/+

    (img:#2503470)

    Türkiye'nin diplomatik desteğiyle 1994 yılında kurulan Gagavuzya Özerk Bölgesi vatandaşları, Moldova Hükümeti’nin anayasal haklarını ihlal etmelerini engellemek için büyük bir miting yaptı.

    Komrat Meydanı’ndaki mitingde,
    Gagavuzya Özerk Bölgesi halkı, Moldova Cumhuriyeti’nin başkenti Kişinev yönetimine karşı kararlılıklarını duyurdular.

    Gagavuzlar, Türkçe konuşan ancak büyük çoğunluğu Ortodoks Hristiyan olan bir Türk halkıdır.
    Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde, 1990 yılında tek taraflı olarak "Gagavuz Cumhuriyeti" ilan edildi.
    Moldova ile yaşanan gerginlikler silahlı çatışmaya dönüşmeden çözüldü.
    1994 yılında Moldova Parlamentosu, Gagavuzya'ya geniş özerklik tanıyan bir yasa kabul etti. Böylece bugünkü özerk statüsü resmiyet kazandı.
    0 ...
  24. hrisantos u kim öldürdü başak şamlıoğlu huvaj

    1.
  25. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503379/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503382/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503382/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503395/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503395/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503395/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503395/+

    Başak Şamlıoğlu Huvaj, tiyatro alanında çalışan bir oyuncu, oyun yazarı ve akademisyendir. Oyunculuk üzerine yüksek lisans yaptıktan sonra doktora çalışmalarını sürdürmüş; tiyatro kuramı ve sahne sanatları üzerine akademik yayınlar da üretmiştir.

    Hrisantos’u Kim Öldürdü? adlı oyunun yazarı ve oyuncusudur. Oyun, 1929’daki Tatavla yangınını, istanbul Rumlarının belleğini ve kimlik meselesini tarihsel bir kurgu içinde ele alır.

    Daha önce işgalde Rapsodi ve Bana Bir Masal Anlat gibi yapımlarda da oyuncu olarak yer almıştır.
    Akademik çalışmalarında özellikle absürt tiyatro, grotesk estetik ve Türk tiyatrosunun dönüşümü üzerine araştırmalar yapmaktadır.

    HRiSANTOS’U KiM ÖLDÜRDÜ?
    KUZGUNCUK SANAT TiYATROSU
    Yazan:
    Başak Şamlıoğlu Huvaj
    Yönetmen:
    Hasan Şahintürk
    Proje Danışmanı:
    Metin Deniz
    Dekor Tasarım:
    Başak Özdoğan
    Kostüm Tasarım:
    Mira Büşra Duman
    Işık Tasarım:
    Burak Yalçın
    Aksan Danışmanı:
    Yorgos Demir
    Oyuncular:
    Başak Şamlıoğlu Huvaj , Tuncay Çağıl
    Sahne Amiri:
    Mahmut Uğur
    Müzik Danışmanı- Düzenleme:
    Hasan Esen
    Yapımcı:
    Gizem Duman Şeşen
    70 dk Tek perde
    0 ...
  26. ressam fırat koç

    1.
  27. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503220/+

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503421/+

    Fırat Koç, 1989 yılında Elazığ’da doğdu. ilk ve orta öğrenimini
    burada tamamladı. 2009 yılında Fırat Üniversitesi Matematik
    Bölümü’nde lisans eğitimine başladı. 2010 yılında buradaki
    eğitimini yarıda bırakarak sırasıyla Anadolu Üniversitesi Güzel
    Sanatlar Eğitimi (2010-2014), Marmara Üniversitesi Güzel
    Sanatlar Eğitimi Yüksek Lisans (2015-2018), Anadolu
    Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Yüksek Lisans (2018-2021)
    bölümlerinde eğitim aldı. Fırat Koç birçok farklı şehirde karma
    sergilerde ve çalıştaylarda yer aldı. Çalışmalarına istanbul’da
    devam etmektedir.

    Fırat Koç'un "Algı Serisi”
    gerçekliğin doğasına dair temel bir
    sorgulamayı görsel dile taşır. Seri, kişinin kendi kavrayışı içinde
    inşa ettiği öznel evrende, nesnelerin, öznelerin ve deneyimlerin
    sabit bir "öz gerçeklikten" yoksun oluşunu merkezine alır.
    Koç'un ifadesiyle,
    "mutlak diye bilinen gerçeklik" yerine,
    "hissedilen ve algılayışımız ile değişen gerçekliğe" odaklanır. Bu
    nedenle, eserler geleneksel anlamda bir mantık dizgesini reddeder
    ve "her bireyin kendi zihinsel haritasında şekillenen bir gerçeklik"
    fikrini görselleştirir.
    Kompozisyonlar, bu türden mutlak gerçeklik iddialarının yerine,
    kişisel algı ve deneyimle şekillenen mikro-gerçeklikleri koyar

    (img:#2503230)
    (img:#2503230)
    (img:#2503230)
    (img:#2503230)
    (img:#2503230)
    0 ...
  28. iski kuzguncuk kültürevi bulgular resim sergisi

    1.
  29. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2501878/+

    BULGULAR

    Hafıza, Mekân ve Dönüşüm

    Küratör: Muzaffer Salih

    Bulgular, yedi sanatçının farklı üretim pratiklerini hafıza, mekân ve dönüşüm ekseninde bir araya getiriyor. Sergi, yapıtı tamamlanmış bir sonuç olarak değil; düşüncenin, deneyimin ve araştırmanın izlerini taşıyan bir bulgu olarak ele alıyor.

    istanbul’un kültürel belleğinde özel bir yere sahip iSKi Kuzguncuk Kültür Evi, bu sergide yalnızca bir sergileme mekânı değil, eserlerle birlikte anlam üreten yaşayan bir katman olarak konumlanıyor. Yapının tarihsel dokusu, Kuzguncuk’un çok kültürlü hafızası ve çağdaş sanatın güncel anlatıları arasında kurulan ilişki, serginin düşünsel omurgasını oluşturuyor.

    Resim, nesne ve farklı çağdaş üretim biçimleri aracılığıyla şekillenen sergi; bireysel hafıza ile kolektif belleğin, geçmiş ile bugünün ve mekân ile izleyicinin kurduğu ilişkileri yeniden düşünmeye davet ediyor. Her yapıt, bulunduğu mekânla birlikte yeni bir bağlam kazanırken, izleyiciyi de bu katmanlı deneyimin aktif bir parçası hâline getiriyor.

    Ortak bir üslup arayışından çok, farklı sanatsal yaklaşımların bir aradalığından doğan çoğul bir düşünce alanı öneren Bulgular, çağdaş sanatın kesin yargılar üretmekten ziyade yeni okuma biçimleri geliştiren araştırmacı niteliğini görünür kılıyor.

    Sergide eserleri yer alan sanatçılar

    Fırat Altındal • Hakan Güven • Murat Huvaj • Emel Köleoğlu • Tevfik Talha Okan • Esra Özsoy • Ceyda Tırtıl Özdemir
    0 ...
  30. ressam mehmet raif ersoy

    2.
  31. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503159/+

    Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503153/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503154/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503155/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503156/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503158/+

    Cumhuriyet sonrası Türk resim geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri olan Neşet Günal’ın atölyesinde yetişen Mehmet Raif Ersoy, figür resmini yalnızca plastik bir problem olarak ele almayan; onu toplumsal bellek, emek kültürü ve gündelik yaşamın tarihsel sürekliliğini görünür kılan bir anlatı alanına dönüştüren sanatçılar arasında yer alır. Ersoy’un sanatsal üretimi, Neşet Günal’ın Anadolu insanını merkeze alan toplumcu gerçekçi yaklaşımından beslenmekle birlikte, bu mirası çağdaş bir görsel dile taşıyarak özgün bir ifade alanı oluşturur.

    Sanatçının resimlerinde figür, bireysel kimliğin ötesinde kültürel hafızanın taşıyıcısı olarak konumlanır. Saraç ustaları, sokak satıcıları, yaşlı Anadolu insanı, kahvehane müdavimleri ya da üretim sürecinin görünmez emekçileri, Ersoy’un kompozisyonlarında yalnızca belirli meslek gruplarını temsil etmez; aynı zamanda modernleşme sürecinde giderek görünmez hâle gelen yaşam biçimlerinin sembolik temsilcilerine dönüşür. Bu yönüyle sanatçının üretimi, toplumsal değişimin görsel bir arşivi niteliğindedir.

    Mehmet Raif Ersoy’un resim dili, figürü çevreleyen nesneler aracılığıyla zenginleşen güçlü bir anlatısal yapı üzerine kuruludur. At koşum takımları, saraç aletleri, semaver, kahve fincanları, bastonlar, el işçiliğini temsil eden araçlar ve gündelik yaşama ait objeler, kompozisyon içerisinde yalnızca natürmort unsurları değildir. Bu nesneler, kültürel belleğin maddi tanıkları olarak işlev görür; üretim ilişkilerini, zanaat geleneğini ve Anadolu’nun gündelik hayat pratiklerini resmin ikonografik katmanına dönüştürür. Böylece nesne, işlevsel niteliğini aşarak tarihsel ve kültürel bir simgeye evrilir.

    Sanatçının kompozisyon anlayışında dikkat çeken bir diğer unsur, figür ile mekân arasında kurduğu organik ilişkidir. Mekân, perspektif kurallarına bağlı doğal bir çevre olmaktan çok, figürün toplumsal ve kültürel bağlamını tanımlayan sembolik bir düzleme dönüşür. Özellikle zanaatkârları konu alan resimlerde çalışma ortamı, üretim araçları ve çevresel unsurlar figürün kimliğini tamamlayan anlatısal bileşenler olarak kurgulanır. Bu yaklaşım, resimlere belgesel nitelik kazandırırken aynı zamanda güçlü bir şiirsellik de üretir.

    Renk kullanımı ise Ersoy’un anlatım gücünü belirleyen temel plastik unsurlardan biridir. Yoğun mavi, koyu kahverengi ve canlı yeşil tonları, figürlerin psikolojik etkisini artıran dramatik bir atmosfer oluşturur. Renk, doğayı olduğu gibi betimlemek yerine duygusal ve simgesel bir alan yaratmak amacıyla kullanılır. Bu tavır, sanatçının gerçekçi anlatımını dışavurumcu bir renk anlayışıyla buluşturarak eserlerine özgün bir görsel karakter kazandırır.
    2 ...
  32. nato zirvesini takip izni verilmeyen türk medyası

    2.
  33. Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, zirve güvenliğinin sağlanması, kamu düzeninin korunması ve vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğinin sürdürülebilmesi amacıyla gerekli güvenlik ve trafik tedbirleri alınmıştır.
    -Basından
    0 ...
  34. yol kenarında satılan dondurmanın topu 70tl olması

    1.
  35. Kuruyemişçinin önündeki dondurma tezgahı bir mekan yada büyük bir dondurma markası değil.
    Kaldıki marka ve mekan olsa bile yinede pahalı halk için.
    1 ...
  36. 24 haziran 2026 internet çalışmıyor

    1.
  37. Geceden beri yaşanılan durumdur.
    Arama portalları ve sosyal medya durmuş gibi.
    0 ...
  38. kağıt toplayan çocuklar

    4.
  39. Görmezlikten gelinen ama göz önündeki Türkiye gerçeği.
    0 ...
  40. yem borusu çalmak

    3.
  41. Halkı geçim sıkıntısı ve ekonomik zorluklar karşısında, kısa vadeli ama olmayacak varsayımlarla oyalamak adına yapılan işlerin tamamı.
    1 ...
  42. vedat bey in görkemli hayatı

    1.
  43. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2498604/+
    (img:#2498564)
    (img:#2498564)
    (img:#2498564)
    (img:#2498564)

    Vedat Özdemiroğlu
    Vedadigo
    7 kasım 1968, ankara doğumlu.
    ilkokula kars'ta başladı, malatya'da bitirdi.
    ortaokula malatya'da başladı, iskenderun'da bitirdi.
    liseyi iskenderun'da okudu.

    1986'da i.ü. iletişim fakültesi'ne başladı ve 1993'te mezun oldu.

    öğrenciyken çarşaf mizah dergisinde yazmaya başladı. (1987)

    gırgır dergisine geçti. (1988)

    gırgır, fırt, dıgıl, avni dergilerinden sonra leman yazarı oldu. (1992-2005)

    kısa süren fermuar dergisi (,2006) mesaisini takiben kuruluşundan kapanışına dek uykusuz dergisinin başyazarı oldu. (2007-2022)

    bu arada cumhuriyet ve milliyet gazeteleri ile öküz, kafa, ot gibi aylık dergilerde yazıları çıktı.

    selam dünyalı ben türküm adlı kitabı, 2003 yılının türkiye'de en çok satan kitabı oldu.

    bu kitap dışında kaldırım yazıları,
    tracy chiller, gece tarifesi, vedat bey'in görkemli hayatı, vösym, türkçe sözlü hafif komik, deniz tarafındaki kale, türk'ün dostoyevski'yle sınavı adlı kitaplara imza attı.

    2007'den beri kendi yazdığı tek kişilik "80 dakkada cümle âlem" oyununu türkiye genelinde ve bazı avrupa sahnelerinde sergiledi.

    metin akpınar&zeki alasya,
    okan bayülgen, settar tanrıöğen, beyaz, meltem cumbul ve ata demirer gibi isimler için tv kanallarına metin yazdı.

    bir tv kanalında 26 hafta boyunca "türkçe sözlü hafif komik" adlı talk show programı yaptı. (2009)

    Aziz emekli subay babası Ethem Ruhi Özdemiroğlu'ndan (1942-2016) kırtasiye ve muhteşem ev kadını annesi Ayşe Mukaddes Özdemiroğlu'ndan (1947-2025) kitap sevgisini devraldı.

    Ahmet ağbisi (1963) ve kızkardeşi Funda (1977) arasında.
    1998'de doğan oğlu Can Ilgaz Özdemiroğlu'nu 2024'te kaybetti.

    Canının içi kızı Lale Leyla Özdemiroğlu, 23 Mart 2015'te Ankara'da doğdu.

    Beşiktaş futbol takımının koyu taraftarı ve dünyanın bilinen tek takım şairi.
    0 ...
  44. thy uçağında kabine tuvaletini yapan kadın

    1.
  45. istanbul Malatya seferini yapan Türk Hava Yolları Uçağı iniş hazırlıkları yaparken, tuvalete geçmek isteyen kadın yolcuya güvenlik önlemleri nedeniyle görevliler tarafından izin verilmemesi üzerine yaşanılmış olaydır.
    -Basından
    0 ...
  46. ressam mustafa horasan vefat etti

    1.
  47. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2497654/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2497656/+

    Ressam Mustafa Horasan’ın vefat ettiği sosyal medya paylaşımlarıyla duyuruldu. Paylaşımlarda Horasan’ın “elim bir kaza sonucu” hayatını kaybettiği belirtildi.

    Mustafa Horasan, 1965 yılında Aydın’da doğdu. ilk ve orta öğrenimini izmir’de tamamladı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Ana Sanat Dalı, Özgün Baskı Resim Bölümü’nden mezun oldu.
    Resimlerinde figür, beden, kimlik, hafıza ve insanın iç dünyasına ilişkin temaları işleyen Horasan, uzun yıllar istanbul’da üretimlerini sürdürdü. Figüratif anlatımı ve desen ağırlıklı çalışmalarıyla tanındı.

    Yurt içi ve yurt dışında sergilere katılan Horasan’ın eserleri çeşitli özel koleksiyonlarda yer almaktadır.

    Mustafa Horasan’ın, motosiklet kullandığı sırada trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi.
    1 ...
  48. ressam fırat altındal yapısöküm sergisi galeri kev

    1.
  49. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2497419/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2498483/+

    Fırat Altındal
    Yapısöküm
    13.06 — 13.07.2026
    Galeri KEV Gümüşsuyu Bolahenk Sok No:5/A
    Beyoğlu/iSTANBUL Tel:05422010508
    Küratör: Hasan Sarıtaş

    Fırat Altındal’ın “Yapısöküm” başlıklı sergisi, post-yapısalcı düşüncenin dil, kimlik, hakikat ve güç ilişkilerine dair açtığı tartışmaları görsel bir düzleme taşıyor. Sergi, yalnızca imgelerin değil; anlamın, belleğin ve temsilin de parçalandığı bir alan öneriyor.

    Jacques Derrida’nın “deconstruction” kavramından hareketle şekillenen bu yaklaşım, izleyiciyi eserin sabit bir anlam taşıdığı düşüncesinden uzaklaştırarak çok katmanlı ve sürekli dönüşen bir okuma biçimine davet ediyor.

    Altındal’ın üretim pratiğinde sıkça karşılaşılan figürler, organik yüzeyler, kaktüs formları ve parçalanmış bedenler; bu sergide tek bir anlatının taşıyıcısı olmaktan çıkarak çoğul anlam alanlarına dönüşüyor.
    Her imge başka bir imgeye gönderme yaparken, yüzeyler de kendi içinde yeni çatlaklar ve yeni okumalar üretir. Böylece eserler, tamamlanmış yapılardan çok; sürekli yeniden kurulan, bozulan ve dönüşen düşünsel katmanlar hâline gelir.

    Sergi boyunca kullanılan katmanlı boya yüzeyleri, kırılgan dokular ve çarpışan renk ilişkileri; post-yapısalcılığın merkezsiz ve akışkan düşünce yapısını görsel olarak yeniden üretir.
    Altındal’ın resimleri, izleyiciyi güvenli bir anlam alanına yerleştirmek yerine; belirsizlik, çelişki ve dönüşümün içerisinde hareket etmeye zorlar.

    Michel Foucault’nun bilgi ve iktidar ilişkisine dair düşüncelerine paralel biçimde “Yapısöküm” görsel kültürün ürettiği normları da sorgular. Güzel olan, normal kabul edilen ya da sistem tarafından meşrulaştırılan imgeler parçalanır; yeniden kurulur ve kendi otoritesini kaybeder. Sanatçı bu noktada resmi yalnızca estetik bir nesne olarak değil, aynı zamanda ideolojik bir yapı olarak ele alır.

    Sabit anlamların çözüldüğü ve görsel dilin sürekli yeniden üretildiği bir düşünsel alan olarak kurgulanmıştır. Mekân içerisinde yer alan eserler; lineer bir anlatı kurmak yerine, izleyiciyi parçalı okumalar ve çoklu ilişkiler arasında dolaşmaya davet eder. Bu yaklaşım, post-yapısalcı düşüncenin merkezsiz yapısını mekânsal bir deneyime dönüştürür. izleyici burada yalnızca eserle karşılaşmaz; aynı zamanda kendi bakışını, algısını ve anlam üretim biçimini de sorgulamaya başlar.

    “Yapısöküm”
    Kesin hakikatlerin dağıldığı; merkezin kırıldığı ve anlamın çoğullaştığı bir görsel düşünme alanıdır. Fırat Altındal’ın eserleri bu sergide, yalnızca bakılan imgeler değil; içine girilen, çözülen ve yeniden inşa edilen yapılar olarak varlık kazanır.
    0 ...
  50. metro treni uzakta durunca sıra benimdi diyen mal

    1.
  51. Tren vagonları yaklaşırken aynı yerde durmuyor ve ivmeli uzama yapıyor fiziksel olarak.
    Mal bölgesi, treni numaralı zannediyor babasının malı gibi.
    Ulan senin önünde durmasa onun önünde duracaktı, binemedinmi ayrıcada.
    Birde yaşın kaç?
    0 ...
  52. bugün ilk başlık

    1.
  53. Bu saate kadar başlık açılmamış olması enteresan olmuş.
    Hayatınız sağlık, başarı ve güzelliklerle olsun.
    2 ...
  54. yeni bir haftaya güzel başlamak

    1.
  55. Her gün dünya yeniden kurulur ve her sabah taze bir başlangıçtır.
    Yeni bir haftanız pazartesi sendromu ile değil, pazartesi güzellikleri ile olsun.
    Bütün insanların içinde yeteri kadar bu güzellikler var zaten.
    1 ...
  56. toplu taşıma araçlarında gençlere yer verin

    1.
  57. Eskiden hamile ve çocuklu kadınlara, yaşlılara, harp malülü gazilere tahsisli olduğu yazılan ön sıralar vardı.
    Şimdi hepsi gençlere ve yeni yetmelere ait.
    Okuldan, aileden, çevreden öğretilen hiçbir saygı kuralı olmadığının, toplumun ne hale geldiğinin reel göstergesi.
    0 ...
  58. ibrahim tayfur bellek resim sergisi

    1.
  59. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2495013/+

    ibrahim Tayfur
    Bellek
    16—23.05.2026 Hasan Sarıtaş Gallery
    General Asım Gündüz Cad No:63/2 Kadıköy

    ibrahim Tayfur’un kent soyutlamaları ve yaşamdan imgelerini bir araya getiren bu sergi, şehir ile insan arasındaki görünmez ilişkileri odağına alıyor.
    Sanatçı, gündelik hayattan izleri; katmanlı yüzeyler, ritmik lekeler ve soyut kompozisyonlar aracılığıyla yeniden yorumluyor.

    Eserlerde kent, yalnızca fiziksel bir alan değil; hafızanın, zamanın ve kişisel deneyimlerin taşıyıcısı olarak karşımıza çıkıyor.
    Tayfur’un üretim pratiği, soyutlama ile tanıdık imgeler arasında kurduğu dengeli ilişki sayesinde izleyiciyi hem bireysel hem de kolektif bir hafıza alanına davet ediyor.

    16–23 Mayıs 2026 tarihleri arasında Hasan Sarıtaş Gallery’de gerçekleşecek sergi, çağdaş yaşamın ritmini ve kentsel deneyimin dönüşen yapısını sade ama güçlü bir görsel dil üzerinden ele alıyor.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2495015/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2495015/+
    0 ...
  60. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2026 uludağ sözlük