varvaradan
131 (şirin baba)
on birinci nesil yazar 128 takipçi 923.20 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    ressam tevfik talha okan

    1.
  1. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503787/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503788/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503789/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503790/+

    Tevfik Talha Okan

    1997 yılında Nevşehir’de doğan Tevfik Talha Okan; erken yaşlardan itibaren resim pratiğini düşünsel ve estetik üretiminin temel ifade alanı olarak geliştirmiştir.
    Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ndeki eğitimi süresince Osmanlı minyatür sanatı üzerine yoğunlaşan sanatçı, bu geleneğin ritmik kompozisyon anlayışını, çoklu bakış sistemini ve bezemeye dayalı yüzey kurgusunu Avrupa ekspresyonizminin figüratif anlatımı ve güçlü renk diliyle yeniden yorumlayarak kendine özgü bir resim pratiği oluşturmuştur.
    Okan’ın üretimi, Doğu’nun anlatısal ve simgesel görme biçimi ile Batı resminin figür merkezli ifade geleneği arasında kurduğu yaratıcı diyalog üzerinden şekillenir.

    Sanatçının resimleri, Osmanlı minyatürünün perspektiften bağımsız mekân anlayışını çağdaş yaşamın gündelik sahneleriyle buluşturur. Kahvehaneler, ev içleri, banyolar, Anadolu halıları, desenler ve gündelik nesneler; yalnızca temsil edilen mekânlar değil, kültürel belleğin, toplumsal hafızanın ve bireysel deneyimin iç içe geçtiği görsel yapılara dönüşür. Bu yaklaşım, geleneği tarihsel bir referans olarak tekrar etmek yerine, onu günümüz insanının kimlik, aidiyet ve yaşam deneyimleri üzerinden yeniden düşünmeye imkân tanır.

    2017 yılından itibaren eserleri, Türkiye’deki sanat yazarları, küratörler ve eleştirmenler tarafından ilgiyle takip edilmeye başlayan Tevfik Talha Okan figür, mekân ve kültürel bellek ekseninde geliştirdiği özgün görsel diliyle genç kuşak Türk ressamları arasında dikkat çeken isimlerden biri hâline gelmiştir.

    Geleneksel estetik mirası çağdaş resmin ifade olanaklarıyla buluşturan sanatçı, Doğu ile Batı arasında kurduğu estetik ilişkinin güncel Türk resmindeki özgün temsilcileri arasında değerlendirilmektedir.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503792/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503792/+
    1 ...
  2. elfida

    175.
  3. Yazık oldu galiba. insanın kendi kendisine yaptığını derlerdi eskiden.
    0 ...
  4. franz kafka

    880.
  5. Milena’ya mektuplar.
    “Her şeye rağmen, mutluluktan ölünebiliyorsa, o zaman kesinlikle bu şekilde öleceğim. Ayrıca, ölüm döşeğindeki biri, mutluluk sayesinde hayata tutunabiliyorsa o zaman ben de hayatta kalacağım.”
    0 ...
  6. karnımızı içimize çekince nereye gidiyor

    5.
  7. Madde ve enerjinin sakımı (korunumu) kanunu:
    “Yoktan var olmaz, vardan yok olmaz.”
    1 ...
  8. de leri ayırmayan kız

    5.
  9. Bunlar öğrenilecek eksiklikler kusur sayılmaz.
    Normalde Türkçe çalışmak büyük bir gerek her okur yazar için.
    0 ...
  10. eski sevgilinin en sevilen özelliği

    6.
  11. bilgi içerikli başlıkların pek tutmaması

    10.
  12. Tabi bereket Tanrısı’nın sünnetli ve abaza modelleri bilgiye gerek duymaz hiç bir zaman.
    Cahilim,
    Cahilsin,
    Cahil.
    0 ...
  13. ilk adımı karşıdan bekleyen erkek

    52.
  14. Kadınada bir hamle vermek en doğrusu belkide.
    Her hareketi başarıyla yaparak ilerlemek mükemmellik değil.
    0 ...
  15. yarrağı olan adamı bile özler olduk amk

    14.
  16. Sözlük iğrençlikleri. Bu başlıklarınızı çocuklarınıza saklayın öğretici olur.
    2 ...
  17. manifest grubu

    48.
  18. Yüksek imaj, güzel kızlar ve cesaret.
    1 ...
  19. gagavuzya özerk türk cumhuriyeti yaşayacak

    1.
  20. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503471/+

    (img:#2503470)

    Türkiye'nin diplomatik desteğiyle 1994 yılında kurulan Gagavuzya Özerk Bölgesi vatandaşları, Moldova Hükümeti’nin anayasal haklarını ihlal etmelerini engellemek için büyük bir miting yaptı.

    Komrat Meydanı’ndaki mitingde,
    Gagavuzya Özerk Bölgesi halkı, Moldova Cumhuriyeti’nin başkenti Kişinev yönetimine karşı kararlılıklarını duyurdular.

    Gagavuzlar, Türkçe konuşan ancak büyük çoğunluğu Ortodoks Hristiyan olan bir Türk halkıdır.
    Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde, 1990 yılında tek taraflı olarak "Gagavuz Cumhuriyeti" ilan edildi.
    Moldova ile yaşanan gerginlikler silahlı çatışmaya dönüşmeden çözüldü.
    1994 yılında Moldova Parlamentosu, Gagavuzya'ya geniş özerklik tanıyan bir yasa kabul etti. Böylece bugünkü özerk statüsü resmiyet kazandı.
    0 ...
  21. fazla araştırmak kötü müdür

    8.
  22. kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması

    18.
  23. ilkel, dürtüsel, zıpçık bir önerme.
    0 ...
  24. hrisantos u kim öldürdü başak şamlıoğlu huvaj

    1.
  25. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503379/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503382/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503382/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503395/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503395/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503395/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503395/+

    Başak Şamlıoğlu Huvaj, tiyatro alanında çalışan bir oyuncu, oyun yazarı ve akademisyendir. Oyunculuk üzerine yüksek lisans yaptıktan sonra doktora çalışmalarını sürdürmüş; tiyatro kuramı ve sahne sanatları üzerine akademik yayınlar da üretmiştir.

    Hrisantos’u Kim Öldürdü? adlı oyunun yazarı ve oyuncusudur. Oyun, 1929’daki Tatavla yangınını, istanbul Rumlarının belleğini ve kimlik meselesini tarihsel bir kurgu içinde ele alır.

    Daha önce işgalde Rapsodi ve Bana Bir Masal Anlat gibi yapımlarda da oyuncu olarak yer almıştır.
    Akademik çalışmalarında özellikle absürt tiyatro, grotesk estetik ve Türk tiyatrosunun dönüşümü üzerine araştırmalar yapmaktadır.

    HRiSANTOS’U KiM ÖLDÜRDÜ?
    KUZGUNCUK SANAT TiYATROSU
    Yazan: Başak Şamlıoğlu Huvaj
    Yönetmen: Hasan ŞAHiNTÜRK
    Proje Danışmanı: Metin Deniz
    Dekor Tasarım: Başak Özdoğan
    Kostüm Tasarım: Mira Büşra DUMAN
    Işık Tasarım: Burak Yalçın
    Aksan Danışmanı: Yorgos Demir
    Oyuncular: Başak Şamlıoğlu Huvaj , Tuncay Çağıl
    Sahne Amiri: Mahmut UĞUR
    Müzik Danışmanı- Düzenleme: Hasan Esen
    Yapımcı: Gizem Duman Şeşen
    70 dk., Tek perde
    0 ...
  26. götümü de açsam bakmayacaksınız

    47.
  27. Görmek, bakmak ve iki yüzlü olmamak. Belkide açmasanda bakarlar; böylesi ültimatomlar kulağa insani ve kültürel gelmiyor.
    0 ...
  28. kızılderililerin muhteşem insanlar olması

    2.
  29. Büyük soykırımlara rağmen, dünya üzerinde kültürlerini en zengin şekilde yaşatan bir ulus.
    1 ...
  30. hiç fuhuş yaptınız mı

    27.
  31. Maria Magdalena hikayesi.
    “ilk taşı hiç zina yapmayan atsın.”
    H.isa
    0 ...
  32. kiraz cicegi kolonyasi

    50.
  33. mezun olunan okula yıllar sonra tekrar gitmek

    10.
  34. istanbul Kabataş Erkek Lisesi K.E.L. herzaman.
    0 ...
  35. ressam fırat koç

    1.
  36. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503220/+

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503421/+

    Fırat Koç, 1989 yılında Elazığ’da doğdu. ilk ve orta öğrenimini
    burada tamamladı. 2009 yılında Fırat Üniversitesi Matematik
    Bölümü’nde lisans eğitimine başladı. 2010 yılında buradaki
    eğitimini yarıda bırakarak sırasıyla Anadolu Üniversitesi Güzel
    Sanatlar Eğitimi (2010-2014), Marmara Üniversitesi Güzel
    Sanatlar Eğitimi Yüksek Lisans (2015-2018), Anadolu
    Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Yüksek Lisans (2018-2021)
    bölümlerinde eğitim aldı. Fırat Koç birçok farklı şehirde karma
    sergilerde ve çalıştaylarda yer aldı. Çalışmalarına istanbul’da
    devam etmektedir.

    Fırat Koç'un "Algı Serisi”
    gerçekliğin doğasına dair temel bir
    sorgulamayı görsel dile taşır. Seri, kişinin kendi kavrayışı içinde
    inşa ettiği öznel evrende, nesnelerin, öznelerin ve deneyimlerin
    sabit bir "öz gerçeklikten" yoksun oluşunu merkezine alır.
    Koç'un ifadesiyle,
    "mutlak diye bilinen gerçeklik" yerine,
    "hissedilen ve algılayışımız ile değişen gerçekliğe" odaklanır. Bu
    nedenle, eserler geleneksel anlamda bir mantık dizgesini reddeder
    ve "her bireyin kendi zihinsel haritasında şekillenen bir gerçeklik"
    fikrini görselleştirir.
    Kompozisyonlar, bu türden mutlak gerçeklik iddialarının yerine,
    kişisel algı ve deneyimle şekillenen mikro-gerçeklikleri koyar

    (img:#2503230)
    (img:#2503230)
    (img:#2503230)
    (img:#2503230)
    (img:#2503230)
    0 ...
  37. sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi

    13.
  38. Baba Mario Puzo,
    Kelebek Henri Charriere,
    Artemio Cruz’un Ölümü Carlos Fuentes,
    Onca Yoksulluk Varken Emile Ajar,
    Sancı Emine Işınsu.
    1 ...
  39. abd iran ateşkesinin kalıcı olamaması

    7.
  40. Kızılderililer o zamanki ABD Başkanı Abraham LiNKOLN’a bütün görüşmelerinde “Büyük Baba” diye hitap ediyorlardı ama “Büyük Baba” katliamların hızını kesmedi.
    Kaynak:
    Dee Brown Kalbimi Vatanıma Gömün
    1 ...
  41. ressam mehmet raif ersoy

    2.
  42. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503159/+

    Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503153/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503154/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503155/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503156/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2503158/+

    Cumhuriyet sonrası Türk resim geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri olan Neşet Günal’ın atölyesinde yetişen Mehmet Raif Ersoy, figür resmini yalnızca plastik bir problem olarak ele almayan; onu toplumsal bellek, emek kültürü ve gündelik yaşamın tarihsel sürekliliğini görünür kılan bir anlatı alanına dönüştüren sanatçılar arasında yer alır. Ersoy’un sanatsal üretimi, Neşet Günal’ın Anadolu insanını merkeze alan toplumcu gerçekçi yaklaşımından beslenmekle birlikte, bu mirası çağdaş bir görsel dile taşıyarak özgün bir ifade alanı oluşturur.

    Sanatçının resimlerinde figür, bireysel kimliğin ötesinde kültürel hafızanın taşıyıcısı olarak konumlanır. Saraç ustaları, sokak satıcıları, yaşlı Anadolu insanı, kahvehane müdavimleri ya da üretim sürecinin görünmez emekçileri, Ersoy’un kompozisyonlarında yalnızca belirli meslek gruplarını temsil etmez; aynı zamanda modernleşme sürecinde giderek görünmez hâle gelen yaşam biçimlerinin sembolik temsilcilerine dönüşür. Bu yönüyle sanatçının üretimi, toplumsal değişimin görsel bir arşivi niteliğindedir.

    Mehmet Raif Ersoy’un resim dili, figürü çevreleyen nesneler aracılığıyla zenginleşen güçlü bir anlatısal yapı üzerine kuruludur. At koşum takımları, saraç aletleri, semaver, kahve fincanları, bastonlar, el işçiliğini temsil eden araçlar ve gündelik yaşama ait objeler, kompozisyon içerisinde yalnızca natürmort unsurları değildir. Bu nesneler, kültürel belleğin maddi tanıkları olarak işlev görür; üretim ilişkilerini, zanaat geleneğini ve Anadolu’nun gündelik hayat pratiklerini resmin ikonografik katmanına dönüştürür. Böylece nesne, işlevsel niteliğini aşarak tarihsel ve kültürel bir simgeye evrilir.

    Sanatçının kompozisyon anlayışında dikkat çeken bir diğer unsur, figür ile mekân arasında kurduğu organik ilişkidir. Mekân, perspektif kurallarına bağlı doğal bir çevre olmaktan çok, figürün toplumsal ve kültürel bağlamını tanımlayan sembolik bir düzleme dönüşür. Özellikle zanaatkârları konu alan resimlerde çalışma ortamı, üretim araçları ve çevresel unsurlar figürün kimliğini tamamlayan anlatısal bileşenler olarak kurgulanır. Bu yaklaşım, resimlere belgesel nitelik kazandırırken aynı zamanda güçlü bir şiirsellik de üretir.

    Renk kullanımı ise Ersoy’un anlatım gücünü belirleyen temel plastik unsurlardan biridir. Yoğun mavi, koyu kahverengi ve canlı yeşil tonları, figürlerin psikolojik etkisini artıran dramatik bir atmosfer oluşturur. Renk, doğayı olduğu gibi betimlemek yerine duygusal ve simgesel bir alan yaratmak amacıyla kullanılır. Bu tavır, sanatçının gerçekçi anlatımını dışavurumcu bir renk anlayışıyla buluşturarak eserlerine özgün bir görsel karakter kazandırır.
    2 ...
  43. istanbul da ev kiraları

    9.
  44. Yeni konut yapılmıyor, kentsel dönüşümlere kat izni verilmiyor ve projeler belediyelerden geç çıkıyor.
    Kira artış oranları maaş zam oranlarından çok daha fazla.
    0 ...
  45. istanbul da ev kiraları

    7.
  46. Büyük bir proje, asla tesadüf veya kaçınılmaz değil.
    0 ...
  47. aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması

    15.
  48. ikiyüzlü olmasak nasıl olur?!
    Özgürlükleri destekliyoruz, ülkemizde gelinen aşamanın sosyolojik nedenleri var.
    Toplumsal değişmelere duygusal karşı çıkışlar patolojiktir.
    Ektiğimizle biçtiğimiz farklı çıktı niye acaba?
    4 ...
  49. iski kuzguncuk kültürevi bulgular resim sergisi

    3.
  50. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2502687/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2502688/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2502689/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2502690/+

    Hafıza ve mekan zaman ekseninde birlikte yol alıyor.
    Hiçbir sonuç bir son değildir ancak her sonuç yeni bir başlangıçtır.

    Bireysel hafızalar birleşerek toplumsal hafızayı oluşturur.

    Farklı disiplinlerin tarihsel bir mekanda yollarının kesişmesi gibi;
    Yol üzerindeki bütün duyguların birleşerek, geleceğin hafızasını oluşturmasını diliyoruz.
    Muzaffer SALiH

    Fotoğraflar:
    Tatiana KiRiLLOVA
    Muzaffer SALiH
    0 ...
  51. iski kuzguncuk kültürevi bulgular resim sergisi

    2.
  52. kağıt toplayan çocuklar

    7.
  53. Ağır işçi, sistemin çocuk köleleri.
    1 ...
  54. dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı

    4.
  55. Hiçbir hakaret ifade özgürlüğü değildir.
    1 ...
  56. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2026 uludağ sözlük