Bir çocuk okuması, gezmesi, eğlenmesi, müzik ve spor yapması gereken en güzel, en değerli günlerinde, yıllarında çöplükten ekmek parası ve hayatını kazanma, ailesini geçindirme sürgününe mahkum oluyorsa niçin?
Osmanlı ordularında filler, develer, atlar, katırlar, merkepler, köpekler olduğu zamanlarda bu canlıların yemek saatleri geldiğinde çalınan borudur.
Yat borusu, kalk borusu, hücum borusu, toplanma borusu gibi.
Savaş alanlarında ve uzun seferlerde bu canların yemek saati aralığını uzatmak ve biraz daha yol alabilmek, yiyeceklerini tasarruflu kullanabilmek için, arada boş yem boruları çalınırdu ve bu canlılar iştaha gelerek bir menzil daha yürürlerdi.
Vedat Özdemiroğlu
Vedadigo
7 kasım 1968, ankara doğumlu.
ilkokula kars'ta başladı, malatya'da bitirdi.
ortaokula malatya'da başladı, iskenderun'da bitirdi.
liseyi iskenderun'da okudu.
1986'da i.ü. iletişim fakültesi'ne başladı ve 1993'te mezun oldu.
öğrenciyken çarşaf mizah dergisinde yazmaya başladı. (1987)
gırgır dergisine geçti. (1988)
gırgır, fırt, dıgıl, avni dergilerinden sonra leman yazarı oldu. (1992-2005)
kısa süren fermuar dergisi (,2006) mesaisini takiben kuruluşundan kapanışına dek uykusuz dergisinin başyazarı oldu. (2007-2022)
bu arada cumhuriyet ve milliyet gazeteleri ile öküz, kafa, ot gibi aylık dergilerde yazıları çıktı.
selam dünyalı ben türküm adlı kitabı, 2003 yılının türkiye'de en çok satan kitabı oldu.
bu kitap dışında kaldırım yazıları,
tracy chiller, gece tarifesi, vedat bey'in görkemli hayatı, vösym, türkçe sözlü hafif komik, deniz tarafındaki kale, türk'ün dostoyevski'yle sınavı adlı kitaplara imza attı.
2007'den beri kendi yazdığı tek kişilik "80 dakkada cümle âlem" oyununu türkiye genelinde ve bazı avrupa sahnelerinde sergiledi.
metin akpınar&zeki alasya,
okan bayülgen, settar tanrıöğen, beyaz, meltem cumbul ve ata demirer gibi isimler için tv kanallarına metin yazdı.
bir tv kanalında 26 hafta boyunca "türkçe sözlü hafif komik" adlı talk show programı yaptı. (2009)
Aziz emekli subay babası Ethem Ruhi Özdemiroğlu'ndan (1942-2016) kırtasiye ve muhteşem ev kadını annesi Ayşe Mukaddes Özdemiroğlu'ndan (1947-2025) kitap sevgisini devraldı.
Ahmet ağbisi (1963) ve kızkardeşi Funda (1977) arasında.
1998'de doğan oğlu Can Ilgaz Özdemiroğlu'nu 2024'te kaybetti.
Canının içi kızı Lale Leyla Özdemiroğlu, 23 Mart 2015'te Ankara'da doğdu.
Beşiktaş futbol takımının koyu taraftarı ve dünyanın bilinen tek takım şairi.
Mikroskobik olarak bakıldığında atomik, biyolojik, minerolojik ve paleontolojik yapısal evrenler vardır.
Bilimsel ve felsefi anlamda bunları bütünleyebilirsiniz.
istanbul Malatya seferini yapan Türk Hava Yolları Uçağı iniş hazırlıkları yaparken, tuvalete geçmek isteyen kadın yolcuya güvenlik önlemleri nedeniyle görevliler tarafından izin verilmemesi üzerine yaşanılmış olaydır.
-Basından
Eskiden kuş vurmak için su borusundan ağızdan doldurma çakmaklı tüfekler yapılırdı.
Bu silahlar kara barutla çalışırdı. Barut, bez parçası, saçma, bez parçası şeklinde dolusu hazırlanırdı ve meme üzerideki kapsülle ateşlenirdi.
Ressam Mustafa Horasan’ın vefat ettiği sosyal medya paylaşımlarıyla duyuruldu. Paylaşımlarda Horasan’ın “elim bir kaza sonucu” hayatını kaybettiği belirtildi.
Mustafa Horasan, 1965 yılında Aydın’da doğdu. ilk ve orta öğrenimini izmir’de tamamladı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Ana Sanat Dalı, Özgün Baskı Resim Bölümü’nden mezun oldu.
Resimlerinde figür, beden, kimlik, hafıza ve insanın iç dünyasına ilişkin temaları işleyen Horasan, uzun yıllar istanbul’da üretimlerini sürdürdü. Figüratif anlatımı ve desen ağırlıklı çalışmalarıyla tanındı.
Yurt içi ve yurt dışında sergilere katılan Horasan’ın eserleri çeşitli özel koleksiyonlarda yer almaktadır.
Mustafa Horasan’ın, motosiklet kullandığı sırada trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi.
Fırat Altındal
Yapısöküm
13.06 — 13.07.2026
Galeri KEV Gümüşsuyu Bolahenk Sok No:5/A
Beyoğlu/iSTANBUL Tel:05422010508
Küratör: Hasan Sarıtaş
Fırat Altındal’ın “Yapısöküm” başlıklı sergisi, post-yapısalcı düşüncenin dil, kimlik, hakikat ve güç ilişkilerine dair açtığı tartışmaları görsel bir düzleme taşıyor. Sergi, yalnızca imgelerin değil; anlamın, belleğin ve temsilin de parçalandığı bir alan öneriyor.
Jacques Derrida’nın “deconstruction” kavramından hareketle şekillenen bu yaklaşım, izleyiciyi eserin sabit bir anlam taşıdığı düşüncesinden uzaklaştırarak çok katmanlı ve sürekli dönüşen bir okuma biçimine davet ediyor.
Altındal’ın üretim pratiğinde sıkça karşılaşılan figürler, organik yüzeyler, kaktüs formları ve parçalanmış bedenler; bu sergide tek bir anlatının taşıyıcısı olmaktan çıkarak çoğul anlam alanlarına dönüşüyor.
Her imge başka bir imgeye gönderme yaparken, yüzeyler de kendi içinde yeni çatlaklar ve yeni okumalar üretir. Böylece eserler, tamamlanmış yapılardan çok; sürekli yeniden kurulan, bozulan ve dönüşen düşünsel katmanlar hâline gelir.
Sergi boyunca kullanılan katmanlı boya yüzeyleri, kırılgan dokular ve çarpışan renk ilişkileri; post-yapısalcılığın merkezsiz ve akışkan düşünce yapısını görsel olarak yeniden üretir.
Altındal’ın resimleri, izleyiciyi güvenli bir anlam alanına yerleştirmek yerine; belirsizlik, çelişki ve dönüşümün içerisinde hareket etmeye zorlar.
Michel Foucault’nun bilgi ve iktidar ilişkisine dair düşüncelerine paralel biçimde “Yapısöküm” görsel kültürün ürettiği normları da sorgular. Güzel olan, normal kabul edilen ya da sistem tarafından meşrulaştırılan imgeler parçalanır; yeniden kurulur ve kendi otoritesini kaybeder. Sanatçı bu noktada resmi yalnızca estetik bir nesne olarak değil, aynı zamanda ideolojik bir yapı olarak ele alır.
Sabit anlamların çözüldüğü ve görsel dilin sürekli yeniden üretildiği bir düşünsel alan olarak kurgulanmıştır. Mekân içerisinde yer alan eserler; lineer bir anlatı kurmak yerine, izleyiciyi parçalı okumalar ve çoklu ilişkiler arasında dolaşmaya davet eder. Bu yaklaşım, post-yapısalcı düşüncenin merkezsiz yapısını mekânsal bir deneyime dönüştürür. izleyici burada yalnızca eserle karşılaşmaz; aynı zamanda kendi bakışını, algısını ve anlam üretim biçimini de sorgulamaya başlar.
“Yapısöküm”
Kesin hakikatlerin dağıldığı; merkezin kırıldığı ve anlamın çoğullaştığı bir görsel düşünme alanıdır. Fırat Altındal’ın eserleri bu sergide, yalnızca bakılan imgeler değil; içine girilen, çözülen ve yeniden inşa edilen yapılar olarak varlık kazanır.
Tren vagonları yaklaşırken aynı yerde durmuyor ve ivmeli uzama yapıyor fiziksel olarak.
Mal bölgesi, treni numaralı zannediyor babasının malı gibi.
Ulan senin önünde durmasa onun önünde duracaktı, binemedinmi ayrıcada.
Birde yaşın kaç?