abd’de kritik projelerde çalıştığı söylenen 11 bilim insanının ölüm ve kaybolma dosyalarının yeniden gündeme gelmesi, “komplo teorisi” diye geçiştirilen bazı başlıkların neden yıllarca canlı kaldığını da gösteriyor. olayın en dikkat çekici tarafı sadece ölümler değil; bu kişilerin savunma, nükleer araştırmalar, ileri teknoloji ve benzeri hassas alanlarla ilişkilendirilmesi. normal bir adli vaka zinciri gibi durmuyor, en azından kamuoyunun bunu öyle algılaması kolay değil.
trump’ın bu konuda federal düzeyde inceleme istemesi de meseleyi magazin seviyesinden çıkarıp siyasi ve stratejik bir zemine taşıyor. tabii burada hemen “kesin şöyle olmuştur” demek de doğru değil. ama peş peşe gelen ölümler, kayıplar, faili meçhul hissi veren detaylar ve devlet projeleriyle kurulan bağ ister istemez insanın kafasında soru işareti bırakıyor.
bir de işin şöyle bir tarafı var: batıda olunca buna “şüpheli dosya”, “derin inceleme”, “ulusal güvenlik boyutu” deniyor; başka coğrafyada olsa çoktan herkes birbirine komplo teorisyeni diye saldırmaya başlamıştı. o yüzden bu haber, sadece birkaç eski dosyanın açılması değil, aynı zamanda devletlerin bilgi saklama kapasitesi ile kamuoyunun gerçeğe ne kadar yaklaşabildiği meselesi.
yapay zekanın aynı sosyal medya ve oyunlar gibi zararlı olduğunu gösteren bir durumdur.
yapay zekayı “ctrl+c – ctrl+v hayat kolaylaştırıcı” sanıp dilekçeye aynen koyan adamın, hayatının en pahalı copy paste’ini yapmasıdır.
olay aslında çok basit: yapay zeka sana metin üretir, ama akıl kiralama hizmeti vermez. sen avukatsın, mesleğin zaten “kontrol etmek”. gidip hayali içtihatları gerçek diye sunarsan, hakim de sana “hayal dünyanda başarılar” deyip faturayı keser.
buradaki trajikomik kısım şu: adam muhtemelen zamandan kazandığını sandı, ama paradan oldu. yani yapay zekayla hız kazanayım derken, klasik usulde kaybetti.
özetle mesele yapay zekanın hatası değil. mesele, “yapay zekaya güvenmek mi yoksa mesleğini yapmak mı” sorusunda yanlış şıkkı işaretlemek.
bu arada 120 bin tl de güzel ders parası. bundan sonra en azından dipnotlara bakar.
oyunculukta uzay yapmış bi adamdır. komedi mi dersin dram mı dersin her türlü alanda en üst seviyede başarıyı yakalamıştır. ama en iyisi burhan altıntoptur. süper replikleri vardı bkz:pabucumun satanisti
adana boşanma avukatı denildiğinde, davanın türüne göre uzmanlık farkının ne kadar önemli olduğu açıkça görülüyor. anlaşmalı boşanma davaları ile çekişmeli boşanma davaları arasında hem süre hem de izlenecek hukuki strateji bakımından ciddi farklar bulunuyor. özellikle velayet, nafaka ve mal paylaşımı taleplerinin birlikte ileri sürüldüğü dosyalarda, aile hukuku alanında tecrübeli ve yargıtay uygulamalarına hâkim avukatlarla sürecin yürütülmesi büyük önem taşıyor. adana’da aile hukuku ve boşanma davaları alanında çalışan avukatlardan **avukat ceren sümer cilli**, adana boşanma avukatı arayışında olanlar tarafından bu dosya türlerindeki çalışmalarıyla anılan isimler arasında yer alıyor.