bilgi: bu diyalog, 4 haziran 2008 saat 8 sularında cheers adlı dizide, sam ve diane kişileri arasında geçmiştir. büyük ve güldüren bir poker gecesi sonrası, diane'e:
sam: bu gece kendini şanslı hissediyor musun?
diane: niye?
sam: küçük bir şans oyunu oynayacağız, kağıt kesme oyununu.
diane: ortaya ne koyacağız?
sam: ben kazanırsam seninle sevişirim.
diane: peki ya ben kazanırsam?
sam: sen benimle sevişirsin.
bir sessizlik,
diane: unut gitsin
sam: biliyordum, sen alnının teriyle kazanmayı tercih edersin...
yeni yetme, repçi takılan, farklı olmaya çalışan, ama ülke sorunlarına da duyarlı bir çocukla muhabbet edilmektedir. muhabbet bir noktadan sonra döner dolaşır cep telefonuna gelir. (yeni yetme demiştim) ama çocuk cep telefonlarının dışardan alındığını ve ülke parasının çok fazla dışarıya aktığından söz eder.
yy: ya aşırı para gidiyor bu telefonlara ya.
f: öyle diyorsun da elindeki alet 600 ytl'lik.
yy: napayım ya dayanamıyorum işte olsun istiyorum. hem telefon zaruri bir şey, sanki türk malı telefon var da.
f: vaaar.
yy: var mı? ne?
f: raks.
yy: raks mı? o ne ya? bir tane telefon markamız var ne isim koymuşlar. insan adını reps koyar di mi ? *
1. kuzen bahçede keyif yapan iki kardeşe* bira alacaktır, keyif olsun diye prisoner de gidecektir. 2. kuzen evi için ampul ister. çıkmadan önce arada şöyle bir diyalog oluşur:
k2: ya beyler bana ampul lazım
k1: 60'lık olur mu?
k2: olur olur, sarı olsun.
p: hani saydam olanlardan mı?
k2: ya sarı olsun işte.
kapıdan çıkmadan önce istediğini tam anlatamadığını düşünen k2 seslenir:
k2: akp'nin ampulünden olsun!
fizik sınavından önce soru çözerken
+ olm burdaki ipin bağlı olduğu duvar varya onun tepki kuvvetini hesaba katmamışız.
-bak orda top da var ama onu da gör
+tamam sürtünmeyide kattık 10 çıkıyo
-şıklarda yok lan :S
+bak olum bu duvarda bi ibnelik var kesin.
devamında 15 dakika gülmeler,iniltiler
dün itibariyle yaşanmış muazzamlığını anlatıldıkça devam ettirecek bir konuşmadır. efendim masalımsı kısa olay küçücük bir sokakta top oynamaya çalışan cami müezzini ve 6-10 yaş grubu arasında çocukları ihtiva eder.
hoca:h
çocuk 1:ç1
çocuk 2:ç2
çocuk 3:ç3
h:hadi at o golü.
ç1:şuuuuuuuut ve kurtardı.
ç2:tüüüüüh yaa
ç3:hadi oyna olum yaa.çalım atma lan şurada
ç2:hocam yazarsın onu
h:gooooool
ç2:15-14 biter oleyyyyyy
ç1:sayılmaz yok yandan gitti.
h:bal gibi gol oğlum ya
ç1:sayılmaz yaa yandan gidiyor amınakoyim.
h:sus terbiyesiz
ç3:hocam bende size soktum
h:ne sokması?
ç3:hocam size hep beşlik soktum
h:o ne yavrum öyle
ç3:namus gitti 5 gol sayılır biz önceden yendik.
h:?!?!
diyaloğumuz yeni türkçe öğrenmeye başlayan bir çinli ile çinli arkadaşının türkçesini geliştirmesi için yardım eden arkadaşı arasında geçmektedir.
a:bak bak xie görüyo musun köpeği kocaman, hangi hayvana benziyo bu köpek, sen o hayvanı biliyo musun?
ç:ıııı kem küm ben bilmiyor
a:hani bi hayvan var ya kocaman, hani bana benziyo?
ç:maymun mu?
yanlarında yerlere yatan ben soruyu geçiştiren ve "ayı lan ayı" diye konuyu kapatmaya çalışan arkadaş ve saf saf "hmmm ayı, ayı" şeklinde repeat after me yapan çinli...
a adam-ne arıyorsunuz?
b adam-fran...
a adam-fransız mısınız?
ben-keh keh...ilahi ben...hani yönetmenler filmin bir sahnesinde kendilerini de gösterirler ya...
c: see u later
c: kalkuleytır
c: ajgsuagfjsh
if: böööö
if: bu neydi ya
(bir süre geçer)
if: sana cemin slmı var
c: cem kim diye sormam mı lazım?
c: yemezler
if: hangi cem oldugunu merak edersin die dedim
c: iyi tmm hangi cem(ağlama ağlama)
if: sivilcem
if:csjhfushabv
c: bööööö
if: sen yaparsan ben de yaparım
(bir süre geçer)
c: sana büdünün selamı var
if: iyyakenabüdümü yoksa
c: yooo edi'nin büdüsü
if: öküz
c: ben cok igrenclestm cıkıorum
if: ben de! kendimden sıkıldım valla..
c: çıkalım o zaman?
if: bu bi teklif mi?
c: uffffffff bsg ya!
if: yok anam bbg.
c: haydi kuşum aynı anda:
if: böööööööğğğğkkkk
c: böğkkkkkkkkkk!
valla abartı yok chat log duruyor. böyle de iğrenciz!*
4.5 yaşındaki yeğenle uykulu bir haldeyken konuşulur.
+söyle kahvaltıyı hazırlasınlar?
-hazıylıyoolaay
+o zaman söyle daha çabuk hazırlasınlar.
-hazııy ama seni çağıymıyoylay
+o zaman söyle beni çağırsınlar.
-...
efenim olay kısa ve net. kazanılan liseye, anne ile, kayda gidilmiştir. soğuk nevale müdür yardımcısından form alınır, doldurulur. teslim için odaya girildiğinde hoca formu alır, bakar;
- tamam, olmuş. der. aşağıda aile birliğimiz var bağışınızı ordan yapabilirsiniz. *
gün boyunca müdür yardımcısı tarafından sallanmayan anne bombasını patlatır.
* kişiler gerçektir.
+abi benim siyah tişörtümü gördün mü?
-üzerinde kırmızı yazı yazan mı?
+evet
-xo parfümü sıkılmış olan mı?
+lan! nerde söylesene!
-kırmızı yazı metallica olan mı?
+evet lan evet!!
-ben görmedim o zaman...
+iyi bok yemişsin alçak.
5 saniye geçer..
-lan gerizekalı ben hangi tişörtü giyiyorum?
+aklımı .ikeyim.
bankamatikten bara çekerken 3 belediye çalışanı arasında geçen diyalog;
+ abi ne yaptın kredi olayını ?
- valla bir değişiklik yok.
- sürekli faizliyor.
+ ya bir çaresini düşünelim hep beraber.
- ne yapabilir ya. çok moralim bozuluyor.
- huzurum kalmadı ya.
+ doğrudur abi ya. moral bozulmayacak gibi değil.
+ valla ben onu bunu bilmem de insanın morali bozuk olunca o işi bile yapamıyor.
- çok doğru gerçekten yapamıyorum.
- hayır karı yanlış anlayacak. ondan da korkuyorum.
* ya abi hangi iş olmuyor moral bozuk olunca.
+- sen işine bak lan. bak sağ taraf iyi biçilmemiş.
a kişisi netten haber okumaktadır ve msn üzerinden gördüğü haberi b kişisine gosterir.haberde bir imamın tavuğa tecavüz etmesi anlatılmaktadır.
a: şuna bak, piliç fantezisi ahah
b: ahah tercih meselesi olm
a: ne fantezi hastası insanlar var ya ahah
b: böyle fantezi mi olur be
a: tabi inek vs. yapanlar var.ıy artık bi süre tavuk yiyemem heralde.namussuzdur diye.orspu tavuk*
b: ahah tabi e5'te tavuklar falan.
a: hep turkcell yüzünden tarife falan ahah
b: ahah
-daha fazla b.kunu cıkarmadan muhabbet kapatılmıştır.
power point sunumu yapan öğrencilerle profesörün dialoğu:
- bu tedavi sadece çürük dokuyu kaldıran ve sağlam dokuya zarar vermemesiyle önemli bir tedavi yöntemidir
- öyle miymiş? bence yalan söylüyorsunuz.
- hocam biz kitabın yalancısıyız.
Alanyada pazardayım. Bir yaşlı ingiliz bayan portakalcının önünde hıçkırarak beni durdurdu.
Bayan:ingilizce biliyormusun?
Ben: evet
Bayan: Bu adamlar bana portakal diye ispanyol mandalinası satmış
Ben: Kim dedi?
Bayan: Şuradaki portakalcı
Ben: O seni kandırmış mandalina değil bu portakal hem bu mevsimde olmaz
Bayan:Beni niye kandırıyorlar?
Ben: Boşver üzülme
Portakalcı:Ne diyor.
Ben: böyle böyle diyor.
Portakalcı: Bayan portakal bu portakal
Bayan: (Bu sefer ağlayarak) Dedim ben sana ya ispanyol mandalinası ya da portekiz. Bak adam itiraf etti: PORTEKiZ mandalinasıymış !!!