tanrıyı düşündüğümüz zaman tanrının sonsuz bir bilgiye ve bilince sahip olduğunu biliyoruz. tanrıya inanmayan insan için bu geçerli değildir elbette ama onlar da teorik olarak tanrı kavramının manasının bu olduğunu bilirler.
bazı dindar insanlara bakıyorum. kendilerini bazen tanrı zannediyorlar. tanrı adına konuşabileceklerini zannediyorlar. tanrı adına karar verebileceklerini zannediyorlar.
eğer insanlık tarihine bakarsak şu anda oldukça ilkel çağlarda olduğumuzu söyleyebiliriz. geçmişte yaklaşık bir 5000-10000 yıl bırakmışız ama önümüzde daha milyonlarca yıllık bir insanlık tarihi olacak. şu anda her ne kadar bilim ve teknolojide çok ileri gittiğimiz ilüzyonuna sahip olsak da, aslında evren hakkında bildiklerimiz bilmediklerimizin yanında bir hiçtir. fizik olsun, kimya olsun, psikoloji olsun hatta felsefede şu anda emekleme aşamasındayız.
bu nedenle şu anda biraz bilim öğrenip, biraz dinleri ezberleyip tanrı adına konuşabileceğini zannedenler tarihte de bunu yapmış insanlara baksınlar. şu anda kimse ciddiye almıyor ve hatta insanları tanrı inancından soğuttunu da söyleyebilirim. hiç kimse tanrı adına mutlak bir şekilde konuşamaz. insan algısının tanrı algısına yetişmesi imkansızdır.
bu nedenle herkesin inançlarının da farklı olması doğaldır. her insan inancına kendi kişiliğini, geçmişini yansıtıyor. bu eğer kişi bunun farkında ise yanlış değil. çünkü insanın tek yapabileceği budur. ama kendi kafasındaki inancı herkese zorlamaya çalışan insan aslında tarihte bir sürü insanın yaptığı yanlışı yapmaktadır. bilim ve felsefe gelecekte bugün doğru zannedilenleri tekrar çürütecek. buna tamamen eminim.
o yüzden siz de tarihte komik duruma düşmüş insanlardan olmayın. şu anda evrende olup biten çoğu şeyden hiç haberimiz olmadığını kabul edin, alçakgönüllü olun. o zaman işte kimse kimsenin inancından rahatsız olmaz.
tanrının varlık nedeni olmasa da olması gerektiği fikrine de şuradan kapılabiliriz. her insan aslında kendi zihninde farklı bir evren oluşturur. fikirlerimiz aslında başka insanların fikirlerinden o kadar farklıdır ki çoğu zaman başka insanlar tarafından yanlış anlaşılırız. davranışlarımız çoğu zaman içimizdekileri yansıtmaz. gösterdiğimiz duygular da, söylediklerimiz de tam olarak içimizdekileri yansıtmaz. insanlar bizi gerçekten anlamıyor. bizi anlayacak bir varlığa ihtiyaç duyuyoruz. ciğerimizi bilecek, bizi bizden iyi tanıyacak bir varlığa. uğradığımız haksızlıkları, yaşadığımız üzüntüleri anlayan, gören bir varlığa.
şimdi bu düşünce tanrının varlığını kanıtlamıyor elbette. ama insanın içinde bir his oluyor ki. bu kadar bilinmeyen olduğuna göre, bunları da bir bilen olması lazım. şimdi bilen olduğunu kanıtlamak imkansız. insan ancak bunu hissedebiliyor. materyalist bir insan bu işin içinden bu insanın kendisini rahatlatmak için bir yanılgıdır diyebilir. ama materyalizmde de yanılgı olmuyor mu? olabiliyor. ben tanrıyı hissediyorum. gerçekten bizi gören, anlayan bir tanrı olduğuna inanıyorum.
sessizliği ve sükûneti seven, asaletini ve ulaşılmazlığını da bu sayede sağlayan ve sürdürebilen, onun hakkında bir şeyler söyleyecek gibi olduğumuzda sık sık ''belki'' ve ''bence'' gibi öznel yargılara düşmemize neden olan, Nietzsche'ye göre bir ölü, birçok filozofa göre zaten hiç doğmamış olan, son kitabında zaten için doğmadığını ve doğurmadığını ilan eden, bütün bu soru işaretlerine rağmen de bütün insanlığın içlerinde, en temiz yerlerinde bulunan egemenliktir, iyi ki vardır, hep olsundur.
dikkat: bir anda sol frame'de görünce öldü sanmayın. oldu ki gene unuttuk bu aralar kendisini. malum, kriz...
Herkesin bir şekilde tanrıya ulaşmanın yollarını aramakta olduğunu hala yenileri çıkmakta olan inanış biçimlerinden anlayabiliriz.
O bu yoğun ilgiden memnun mudur yoksa bütün bu arayış ve devam eden belirsizlikten rahatsız mıdır acaba?
diye sormak istediğimdir kendisine.
inanılmasında zaman zaman tereddüde düşülmesi eğer sözkonusu tanrı allah ise son derece yararlı bir sonuca götürecek olan tapınılan varlık, arapçası rab.
zira allah arayarak, soruştırarak, araştırarak ve deneyip yanılarak kendisine ulaşanları, buna çaba gösterenleri sever. ön yargılardan arınmış olarak şüpheyle allah'ın varlığını aramak insanı cehenneme sürüklemez. önyargısız bir biçimde allah'ı aramak belki insana bir ömür tükettirebilir veya hiç bir şey bulamadan ölebilirsiniz de, ama bence, benim inandığım tanrı:allah, kuran'da bizimle konuşan allah bütün ömrünü kendisini aramakla geçirmiş ama çeşitli nedenlerle başarısız olmuş bir insanı asla helak etmez. ne karar vereceğini o bilir şüphesiz. tek şart ön yargısız olmak bence.
nereden çıkartıyorsun bunları lan kafir zındık diye bağıranların sesini duyar gibi oluyorum.
kuran-ı kerim'i açınız ve hz. ibrahim'in nasıl inanan olduğunu okuyunuz. elbette türkçe okursanız anlarsınız.
neden her kitabinda ayri ibadet sekilleri buyurdugunu ve neden cogu seyi yanlis anlasilabilir yazdigini anlayamadigim varlik.yani,hristiyanlara sarap icin diyorsun daha sonra muslumanlara ickiyi yasakliyorsun;hristiyanlara pazar gunu kutsaldir diyorsun muslumanlara cuma gunu onemlidir diyorsun;neden kadinlara kapatmalari gereken uzuvlarini acik bir sekilde soylemiyorsun da mahrem yerlerinizi ortun diyorsun;acikca soylemezsen insanlarin bunu suistimal edeceklerini bilmiyor musun;kimine gore kadinin saci ortulmesi gereken bir yer degildir kimine gore de kadinin gozleri bile gorunmemelidir;neden erkeklere bu kozu veriyorsun da milyonlarca kadina hapis hayati yasatiyorsun?neden intihari yasakladigini anlamadigim varliktir.yani adolf hitler gibi birisi de cehenneme gidecek ama zevk icin kimseyi oldurmemis,zevk icin calmamis,zevk icin gunah islememis birisi sadece hayatindan memnun olmadigi icin intihar ediyor ve sen onu da ayni yere layik goruyorsun.afrika da ki acliktan kivrilan,kotu bir aileye sahip,olmak istedigi gibi yasayamayan kisiden de ayni davranisi,ayni memnuniyeti bekliyorsun,zurih de guzel bir aileye sahip,olmak istedigi gibi yasayan,gelecegi garanti altinda olan birisin den de ayni seyi bekliyorsun.
kendisinden istedigim tek sey oldukten sonra tum bu seyleri,tum bu acilari,kendisini,amacini aciklamasini bekledigim varliktir.
tanrı yoktur demek herşeyden öte mantık dışıdır. vardır demekte öyle. ancak düşünürsek insanlar, dünya hiç birsey yokken bunları var eden olağanüstü birşey olmak zorunda. peki tanrı nası var oldu. onu nası biri yarattı. yoktan var nası oldu. bu böyle en başa kadar gider. bu da demek oluyorki, tanrı var yada bir yerde bir yaratıcı var.
düşüncek olursak tam bir çıkmaza giriyoruz. hiç birşey yoktan var olmaz ise tanrı nası oldu? tanrı varsa nası bişey, nerede, bunlar cok mantıksız değil mi? tanrı diye bir şey hiç yoksa, bütün bunlar nası oldu, sen nası oldun?
yani tanrı adı söylendiğinde ilk akla gelen ? oluyor.