Muhtemelen benden epey büyük ama entrylerini okurken ufak afacan bi çocugun yazılarını okuyormuşum gibi hissediyorum. Sözlükte ona denk kuduruklukta biri daha var aktif görünce keyif aldıgım onun da akıl yaşı beş falan. Neşesi bol olsun her ikisinin de.
Hop burdayım.
Merak etme, senin istediğin gibi kavga etmek için gelmedim.
Az önce başlığa yazdım, ona ekleme yapacağım. Hangi yazarla ne zaman kavga edeceğimi ben belirliyorum ya. Karşı tarafın bunda bir etkisi olduğunu düşünmüyorum. Sorry.
Öncelikle duruşundaki o netliğe ve sözlüğün köklerine olan bağlılığına saygı duyuyorum. Fakat "Bilgi isteyen Wikipedia’ya gitsin" derken, aslında sözlüğün varoluş amacını ve o efsanevi günlerini var eden en temel kolunu biraz fazla kolay feda ettiğini düşünüyorum.
Google ve Wikipedia bize sadece kuru, ruhsuz ve steril veriler sunar. Bir kavramın teknik tanımını, bir olayın tarihini veya bir terimin anlamını oradan öğrenebiliriz; evet. Ama sözlüğü "sözlük" yapan şey, bilginin buraya özgü o benzersiz süzgeçten geçerek sunulmasıdır. Bir yazarın tecrübesiyle, zekasıyla, yeri geldiğinde ince mizahıyla veya analitik zekasıyla harmanlanmış bilgi, Wikipedia’nın o soğuk sayfalarında asla bulunamaz. Bilgi içerikli bir entry okumak; sadece ne olduğunu öğrenmek değil, o bilginin hayatın içindeki karşılığını bir başkasının zihninden süzülmüş haliyle görmektir.
Eğer burayı sadece kişisel hislerin, anlık dertleşmelerin ve espri denemelerinin havada uçuştuğu bir alana çevirip bilgiyi tamamen dışarı atarsak, geriye sadece gürültü kalır. Bilgi, entry’nin omurgasıdır. O omurga olmadığında yapılan mizah da, paylaşılan duygu da bir süre sonra içi boş bir geyikten öteye geçemez ve platform kalitesini yitirir. Sen bilginin gücüne ve ağırlığına hakim bir yazarsın. Platformun bu sığlığa teslim olmaması için tam da senin gibi yazarların elini taşın altına koyup o kaliteli, doyurucu ve özgün bilgi içerikli entry’leri girmesine ihtiyacımız var.
Eleştirdiğin o yüzeyselliği değiştirmenin en etkili yolu, sözlükten çekilmek ya da bilgiyi sürgün etmek değil; bizzat o özlediğimiz derinliği kendi kaleminle buraya yeniden kazandırmaktır. Ejder Parşömeni’nin gücünü başkalarından beklemek yerine, o parşömene nitelikli kelimeleri yazan kişi sen olmalısın.
Gelecek entry’lerinde o aradığımız gerçek sözlük ruhunu ve doyurucu bilgiyi senin kalemiyle yeniden okumak dileğiyle.
Tarihsizdi. Suca suruklenen cocukun fotoğrafıyla ilgili sert ve acımasız bir yorum yaptığım için çaylak yedim. Tabi küfür ve hakaret etmedim ama haketmiştim. zaten entryi girerken de çaylak olacağımın farkındaydım buna rağmen yazdım. Ayrıca tavsiyeler için teşekkür ederim abicim. Tek sorun ben birilerine sataşmıyorsam sözlükte de durmam. Burada olma amacım bu.